İlgili Mevzuat:

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

10 / 3.746 sonuç gösteriliyor

Kanun 3671
1990-10-28

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÜYELERİNİN ÖDENEK, YOLLUK VE EMEKLİLİKLERİNE DAİR KANUN

Bu yasa Meclis üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik haklarını belirler. Aylık ödenekler en yüksek devlet memurunun aldığı tutara göre belirlenir ve bu kapsamda vergi muafiyeti uygulanır. Yolluklar ilgili ödenek üzerinden verilir ve haczedilemez. Meclis üyeleri en yüksek devlet memurunun mali ve sosyal haklarından yararlanır. Meclis üyeleri ve dışarıdan atanan bakanlar emeklilik süreciyle sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilir ve emekli olduklarında bazı aylıklar kesilebilir; hizmet yılları için fiili hizmet zammı uygulanır. Meclis üyeleri ile görevleri sona erenler ve bakmakla yükümlü oldukları aileler için tedavi ve diğer sosyal haklar Meclis bütçesinden sağlanır ve kamu kurumlarının sosyal tesislerinden yararlanabilir. Ölüm halinde ölüm yardımı ödenir ve dul ve yetimlerin hakları için gerekli destekler sağlanır. Meclis üyeliği ve eski üyeliklerle ilgili işlemlerde kimlik belgesi verilir ve bu belge resmî kimlik olarak kabul edilir; bu belgeyle ilgili işlemler ve bildirimler resmî kurumlar nezdinde kolaylık sağlar. Uygulama usulleri yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 1135
1969-03-29

TÜRK VATANDAŞLARINA AİT OLUP YUGOSLAV FEDERATİF HALK CUMHURİYETİNCE MİLLİLEŞTİRİLMİŞ BULUNAN MAL, HAK VE MENFAATLERİN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, Yugoslavya tarafından millileştirilen veya el konulan mal, hak ve menfaatler nedeniyle zarar gören Türk vatandaşlarına tazminat ödenmesini amaçlar. - Hak sahipleri olmak için Türk vatandaşı olduklarını ve millileştirme veya diğer sınırlayıcı tedbirlerle mal varlıklarının kullanılamaz hale geldiğini gösteren belgeler ile ilgili durumlarını kanıtlamalıdır; taşınmazlar için tapu ve benzeri kanıtlar, diğer mal ve haklar için ise bu hakların niteliğini ve tutarını gösteren belgeler istenir; gerektiğinde mirasçıları da taleplere dahil edilebilir. - Bazı kişiler tazminattan yararlanamayabilir; bu durumlar daha önceki hukuki işlemler ve belirli göçmenlik/vatandaşlık durumları gibi özel hallerle sınırlı olarak belirlenir. - Başvuru sahibi hak sahiplerinin durumu, yetkili bir komisyon tarafından incelenir ve komisyon kararları çoğunlukla alınır; kararlar yazılı olarak bildirilir ve itiraz için bir süre tanınır. - Komisyon, tespit ettiği mal ve hakların millileştirme kapsamındaki değerlerini dikkate alarak tazminat miktarını belirler; değerler ilgili belgeler ve kararlar esas alınarak saptanır ve gerekiyorsa yerel para birimine çevrilir; toplam tazminat, mevcut fonlar doğrultusunda indirimler uygulanabilir. - Tazminat ödemeleri, hak sahiplerinin tamamı belirlendikten ve miktarlar karara bağlandıktan sonra yapılır; ödemelerin şekli ve usulleri yönetmelikte belirlenir. - Ön ödeme imkanı koşullara bağlı olarak uygulanabilir; belirli şartlar karşılandığında kısmi veya geçici ödemeler yapılabilir. - Başvuru sürecinde gerekli belgelerin sunulmaması veya süresinin geçmesi halinde hak kaybı doğabilir; ancak bazı durumlarda mirasçılar gibi hak sahiplarının durumları korunabilir. - Mal varlığı değerlemesi için esas alınacak kriterler, taşınmazlar ve diğer mallar için belirli ölçütlerle uygulanır ve değerlemeler kararlarda dikkate alınır.

Kanun 3346
1987-04-09

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İLE FONLARIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNCE DENETLENMESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Parlamento, kamu iktisadi teşebbüslerinin denetlenmesini sağlayan bir komisyon kurar ve bu komisyon bu denetimi yürütür. Denetimin kapsamına giren kuruluşlar, mali tabloları ve bilanço ile netice hesaplarını içeren raporlar sunar; bu raporlar ilgili görüşler ve cevaplarla birlikte değerlendirilir. Komisyon, alt komisyonlar ve raportörler aracılığıyla yerinde inceleme yapabilir ve gerektiğinde merkez dışındaki yerlerde kısa süreli incelemeler için hareket eder. Denetim, kuruluşların özerk biçimde verimli ve karlı şekilde yönetilmesini, mevzuata, uzun vadeli kalkınma planına ve uygulama programlarına uygunluğu sağlamayı amaçlar. Komisyonun incelemeleri sonucunda raporlar tasvib edilirse yönetim kurulları ibra edilir; tasvip edilmeyle ibra edilmesi reddedilir ve karar meclise iletilir. Komisyon raporları meclisin Genel Kuruluna sunulur; Genel Kurul bu raporları görüşerek karar verir ve sonuç yayımlanır. İbra edilmeyen kuruluşların sorumluları hakkında gerekli adli veya idari işlemler için kararlar verebilme olanığı doğar. Bazı genel görüşmeye tabi olan kuruluşlar için raporlar üzerinde oy kullanılamaz; bunlar yalnızca genel görüşme konusu olarak ele alınır. Denetim süreci, üst teşebbüslerle birlikte yürütülür ve hangi teşebbüsün hangi üst teşebbüs tarafından denetleneceğine ilişkin esaslar uygulanır. Denetim, mevzuata, uzun vadeli kalkınma planına ve uygulama programlarına uygunluk açısından yönetim ve performans ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir.

Kanun 4982
2003-10-24

BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU

Bu kanun, kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları bilgi ve belgelerin başvuranlara sunulmasını amaçlar. Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir ve başvurular yazılı veya elektronik olarak yapılabilir. Talep edilen bilgi veya belgeler elinde mevcut olanlar olmalıdır; başka bir yerde bulunanlar için yönlendirme yapılabilir. Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgiler başvuru kapsamı dışındadır; bu durumda nasıl ve nerede yayımlandığının bildirilmesi yeterlidir. Gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile özel hayat, güvenlik, devlet sırrı, ticari sır gibi nedenlerle saklanabilir; ayrıştırma mümkünse açıklanmaz. Başvurular reddedildiğinde karar gerekçesi ve başvuru yolları bildirilir; itiraz süreçleriyle kararlar verilir. Bilgi edinme faaliyetleriyle ilgili raporlar tutulur ve ilgili mercilere sunulur; böylelikle süreçler izlenebilir ve hesap verebilirlik sağlanır. Bazı işlemler yargı denetiminin dışında kalabilir.

Kanun 1117
1927-07-07

KÜÇÜKLERİ MUZIR NEŞRİYATTAN KORUMA KANUNU

Küçüklerin manevi gelişimini bozabileceği düşünülen basılı eserler için inceleme ve sınırlama mekanizması oluşturulur. Yetkili bir kurul, hangi eserlerin zararlı olduğuna karar verir ve kararında temel amaç ve ilkeleri dikkate alır. Kurulun bir kararı halinde, eser sahipleri ve sorumlu müdürler bilgilendirilir ve zararlı bulunduğu belirtilen eserler için okunabilir bir uyarı damgası basılır; ayrıca bu eserler aleni olarak teşhir edilemez, reklamı yapılamaz ve açık bir şekilde satışa sunulamaz. Satış yalnızca yetişkinlere yönelik ve içi görünmeyen zarflı veya poşetli olarak yapılır; bu şekilde dağıtılması gerekir. Eserler okul gibi yerlere sokulamaz ve kamuya açık alanlarda sergilenemez. Kurul kararları sonraki baskılar için de geçerli olur; ancak eser sahipleri kararın yeniden incelenmesini talep edebilir ve uygun bulunursa sonraki baskılar için uygulanmaz. Karar verilmediği durumda, eser sahipleri kendi takdirleriyle zararlı gördükleri eserleri damgalı olarak satışa çıkarabilir; bu durumda da aynı sınırlamalar uygulanır. Kurulun herhangi bir karar vermemiş olması halinde bile, eserlerin konusu veya içeriği nedeniyle zararlı olduğu düşünülen eser sahipleri bu durumu kendiliğinden belirterek damga basabilir ve satışa sunabilir; bu durumda da ilgili sınırlamalar uygulanır. Eserlerin ve baskılarının, kurula iletilmesi amacıyla her nüshadan kopya sunulması zorunludur; bu yükümlülüğe uyulmaması halinde cezai yaptırımlar uygulanır. Güzel, kıymetli edebi, ilmi ve sanatsal eserler bu sınırlamaların kapsamı dışındadır. Küçükler için zararlı olduğuna karar verilen eserler için karar tebliğinden itibaren uygulanacak sınırlamalar, cezai yaptırımlar ve yükümlülükler söz konusudur; tüm uygulama ve denetim, ilgili makamlarca yürütülür.

Kanun 7262
2020-12-31

KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASININ FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE İLİŞKİN KANUN

Bu yasa, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanını önlemek amacıyla BM kararlarının uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Uygulamada, karar kapsamına giren kişi, kuruluş veya onların yararına her türlü fon toplama veya sağlama ile bu kişiler Türkiye’de iş ilişkilerine girme faaliyetine girmesi yasaktır. Ayrıca karar kapsamındaki nükleer veya balistik füze programlarıyla ilgili faaliyetlerle bağlantılı taraflar için de fon toplama veya sağlama yasağı uygulanır. Türkiye’de temsilcilik açma, bankalarda şube açma veya iş ortaklığı kurma gibi faaliyetler yasaktır ve mevcut olanlar sonlandırılır. İthalat, ihracat ve transfer konularındaki yasaklar, kararlar kapsamında uygulanır. Malvarlıklarının dondurulması ve deniz ulaşım araçlarının dondurulması gereği uygulanır; bu kararlar hızla yürürlüğe konulur. Denetim ve İş Birliği Komisyonu, uygulamayı koordine etmek ve bilgi istemekle sorumludur; gerektiğinde görüş ve öneride bulunabilir. İhlaller halinde hapis ve adli para cezaları öngörülür; ağırlaştırıcı sebepler ve tüzel kişiler için ek yaptırımlar söz konusu olabilir. Yasayla birlikte uygulanacak yönetmelik, usul ve esasları belirler ve yürürlüğe girer. Mevcut kararların uygulanması ve geçici hükümler bu kapsamda değerlendirilir.

Kanun 3201
1985-05-22

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler, istek halinde sosyal güvenlik açısından değerlendirilir ve hak kazanım amacıyla borçlanma yoluyla Türkiye içindeki sigortalılığa dahil edilme imkanı doğar. Bu süreler arasındaki veya sonunda prim ödenmemiş olsa dahi borçlanma yoluyla emeklilik hakları elde edilebilir; borçlanılan süreler karşılığında borçlar ödenerek hak sahiplerinin aylık hesaplarına konu olabilir. Borçlanılan sürelerin karşılığında hesaplanan borçlar ödendiğinde bu süreler sigortalılığa eklenir; borçlar ödenmediğinde ise bu süreler aylık hesaplarına dahil edilmez. Aylık bağlanması halinde, yurt dışında çalışmaya başlanması veya ikamete dayalı bir ödeneğe başlanması gibi durumlar aylık ödemelerinin kesilmesine yol açabilir; Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlananlar için ilgili uygulamalar dikkate alınır. Kısa süreli işlerde çalışılması durumunda bu süreler bu hükümlerin kapsamı dışında sayılır ve aylıklar etkilenmez. Yabancı ülkelerdeki primlerin Türkiye’ye transfer edilmesi halinde, transfer edilen primlerle ilgili süreler borçlanılarak karşılık gelen haklar ve tutar üzerinde uygulanır ve hak sahiplerine iade edilir. Kısmi aylık alanlar için borcun tamamen ödenmesi halinde aylığın tam aylığa dönüştürülmesiyle ilgili esaslar uygulanır. Bu kapsamda hak sahibi olanlar veya aylık bağlanmış olanlar için bu hükümlerin uygulanması mevcut durumun sınırlı olarak dışındadır; ayrıca bazı kişiler veya durumlar için istisnalar bulunmaktadır. Bu hususların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 3577
1989-07-01

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı ithalatta haksız rekabet oluşturan dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın yol açtığı maddi zarar veya zarar tehdidine karşı üretim dalını korumak için uygulanacak önlemlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Şikayet veya gerekli hallerde inceleme yoluyla damping veya sübvansiyonlu ithalat incelenebilir. Şikayet eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek/tüzel kişiler başvurabilir. İnceleme sonucunda zarar veya zarar tehdidi tespit edilirse, damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar damping vergisi veya telafi edici vergi uygulanabilir; gerektiğinde zarar giderilmesini sağlayacak şekilde daha düşük bir oranda vergi uygulanabilir. Geriye dönük uygulama ve diğer ayrıntılar ilgili ilkelerle belirlenir. Soruşturma sürecinde geçici önlemler uygulanabilir; bu önlemlerin amacı zararı önlemektir ve belirlenen oran veya miktarda teminat veya geçici tedbirler alınabilir; süreler ve uygulanış şekilleri düzenlenir. Kesin önlemler, zarar giderilene kadar veya belirlenen şartlar gerçekleşince uygulanır; damping ve telafi edici vergi birlikte uygulanamaz; ancak dampling veya sübvansiyonlu ithalatın üretim dalını tamamen durdurması amaçlanmaz. Taahhütler de söz konusu olabilir; ithalat yapan ülke veya ihracatçı kendi kendine veya kurul önerisiyle taahhütte bulunabilir. Taahhütler uygulandığında soruşturma durdurulabilir veya sonuçlandırılabilir; taahhütler yerine getirilmediğinde gerekli önlemler alınabilir. Mükellefler damping veya telafi edici vergi ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişiler olarak belirlenir. Vergi toplama ve tahsilat işlemleri ilgili gümrük uygulamalarıyla uyumlu olarak yapılır; gerektiğinde teminat alınabilir ve teminatlar iade edilebilir. Soruşturma kapatıldığı veya durdurulduğunda geçici önlemler kaldırılır ve alınan teminatlar iade edilir; kararlar doğrultusunda yeniden soruşturma açılabilir veya mevcut önlemler gözden geçirilebilir. Bu mekanizmanın dünya ticaret kurallarıyla uyumlu çerçevede uygulanması hedeflenir ve ithalata ilişkin kararlar üretici/üretim dalı ile ithalatçı taraflar arasında adil bir denge sağlamayı amaçlar.

Kanun 5072
2004-01-29

DERNEK VE VAKIFLARIN KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İLE İLİŞKİLERİNE DAİR KANUN

Kamu kurum ve kuruluşları ile bağ kuran dernek ve vakıfların faaliyetlerinde, kamu kurumlarının isminin kullanılması, hizmet binalarında veya bunlara ait alanlarda faaliyet gösterilmesi ve kurumların araç-gereçlerini kullanması engellenir. Kamu hizmetleriyle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden karşılık veya bağış alınamaz. Kamu hizmetlerinde kullanılan evrak ve malzeme bu dernek ve vakıflardan temin edilemez. Kamu görevlileri dernek ve vakıf organlarında görev alamaz, bu görevler nedeniyle ücret talep edilemez. Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlileri ücret veya diğer karşılık alamaz. Kamu görevlileri bu dernek ve vakıfların yardım toplama veya bağış kabul hizmetlerinde çalıştırılamaz. Kamu kurumları bütçelerinden bu dernek ve vakıflara ödenek veya kaynak aktarımı yapılamaz; personel maaşlarından yapılan kesintilerle de bu derneklere kaynak aktarılamaz. Kurumlar ile ilgili bulunan veya kurumlarla ilgili olan yönetimlerin çoğunluğunu elinde bulunduran şirketler, bu kurumların ihalelerine katılamaz. Aykırı hareket eden kamu görevlileri ile dernek ve vakıf yöneticileri, haklarında cezai yaptırımlar uygulanır; ayrıca hizmetin engellenmesi veya geciktirilmesi halinde cezai yaptırımlar artırılabilir. Dernek ve vakıfların tüzük veya senedi kanuna aykırı ise kapatılır; kapatılan mal varlığı hazineye ya da Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eder. Yöneticilere de bu yaptırımlar uygulanır. Ek madde kapsamında uluslararası anlaşma ile kurulmuş bazı vakıfların bu çerçeveye dahil olduğu belirtilir. Önceden kurulan dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili isimleri ve unvanları kullanma haklarını korurlar. Geçici hükümlere göre, önceden kurulan dernek ve vakıfların bu Kanuna uyum sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri yapmaları için süre tanınır; uyum sağlamayanlar kapatılır ve malları devralınır; yöneticilere uygulanacak yaptırımlar da bu hükümler kapsamında uygulanır. Bu düzenlemeler, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesini güvence altına almak amacıyla uygulanır.

Kanun 3082
1984-12-01

KAMU YARARININ ZORUNLU KILDIĞI HALLERDE, KAMU HİZMETİ NİTELİĞİ TAŞIYAN ÖZEL TEŞEBBÜSLERİN DEVLETLEŞTİRİLEBİLMESİ USUL VE ESASLARI HAKKINDA KANUN

Kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde, özel teşebbüslerin kamu hizmeti niteliği taşıması durumunda devletleştirilmesi mümkün hale gelir; bunun için hizmetin ülke çapında kamu ihtiyacına cevap vermesi, bu hizmetin kontrol, rekabet veya ikameyle sağlanamaması ve hizmetin durdurulması halinde kamunun büyük zarar göreceği şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Devletleştirme kararı alınır ve uygulanır; karar ilan edildiğinde geçerli sayılır. Devletleştirme bedeli, devletleştirme kararının ilanı günündeki gerçek karşılığa göre belirlenir ve nakden peşin olarak veya en fazla bir süre içinde ödenebilir; avans olarak ödenen miktar varsa bedelden düşülür; hak sahibi adına belirlenen bakiye bir bankaya yatırılır. Değer tespit ve takdir işleri, hizmetin niteliğine göre belirlenen bir komisyonca yürütülür; komisyon tutanakla işlerin mevcut durumunu kaydeder ve gerçek değerleri tespit eder. Devletleştirilmesine karar verilen özel teşebbüste çalışan yöneticiler, işçiler ve diğer personelin durumu, devletleştirme sonrası geçici yönetime devredilmesini, hizmet süresi ile ücret ve diğer özlük haklarının resmi kayıtlara göre belirlenmesini sağlar; kıdem ve ücret gibi haklar önceki işverenle birlikte ödeme sorumluluğunu sürdürür; devletleştirme sonrası iş mevzuatı uygulanır; önceki işverene rücu hakkı saklıdır. Ödeme ve tebligat konusunda, belirlenen bedel hak sahibine bildirilir ve bedelin ödenmesi için gerekli süreç başlatılır; bedelin ödenişine ilişkin itirazlar için dava yoluna başvurulur ve davalar ivedilikle görülecek şekilde ele alınır. Yasaklar ve geçersiz tasarruflar, karar ilanından sonra bazı kişiler komisyon veya incelemelerde görev alamaz; komisyon tarafından görev alan kişiler tarafından çıkar sağlanamaz; karar ilanından sonra mal veya hakların kısmen veya tamamen devri ve temliki yapılamaz ve bazı tasarruflar geçersiz sayılır. Görevli kişiler suç işlediğinde kamu görevlisi gibi cezalandırılır; cezalar artırılabilir; bu Kanuna aykırı hareket edenler hapis ve adlî para cezaları ile karşılaşır. Komisyonun yapısı, üyelerin kimlerden oluşacağı, giderler ve uygulanmasıyla ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir. Bu hükümlerin yürürlüğe girişiyle uygulanmaya başlanır.