İlgili Mevzuat:

YABANCI MEMLEKETLERLE MUVAKKAT MAHİYETTE MODÜSVİVENDİLER VE TİCARET ANLAŞMALARI AKDİ VE BUNLARIN ŞUMULÜNE GİREN MADDELERİN GÜMRÜK RESİMLERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE ANLAŞMAYA YANAŞMIYAN DEVLETLER MUVAREDATINA KARŞI TEDBİRLER ALINMASI HUSUSUNDA HÜKÜMETE SELAHİYET VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.018 sonuç gösteriliyor

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 431
1924-03-06

HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN

- Hilafet makamı kaldırılmıştır; hilafet kavramı ve ona bağlı yetki artık mevcut değildir. - Osmanlı hanedanı üyelerinin Türkiye sınırları içindeki tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı, hükümetin kararıyla tasfiye edilmek üzere millete devredilir; tasfiye işlemi tamamlandığında hak sahiplerine bedeller ödenir. - Osmanlı hanedanına ait saraylar, kasırlar, mefruşat, tablolar ve diğer değerli emval millete intikal eder ve bu değerler kamuya geçer. - Emlaki hakaniye kapsamındaki malvarlığı ile daha önce millete devredilen emlak ve benzeri mülkler, birlikte millete intikal eder. - Millete intikal eden emvali ve gayrimenkulün tesbit ve korunması için bir düzenleme hazırlanır. - Kanundan yararlananlar Türkiye’ye geldiklerinde mal edinme hakkına sahip olabilir ve vatandaşlık konularında düzenlemeler uygulanabilir; miras payları ilgili mercilerce belirli süreçlerle dağıtılır. - Türkiye’ye gelenler veya vatandaşlık kazananlar hanedan adı ve unvanlarını kullanamaz; bu unvanları kullananlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Bu kanun yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 6217
2011-04-14

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa yargı hizmetlerinin hızlandırılmasını amaçlar ve bazı mevcut kanunlarda kapsamlı değişiklikler getirir. Yüksek yargı organlarına yeni kadrolar ihdas edilerek bu organlarda personel kapasitesi artırılır ve karar süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. İlgili mevzuatlar yüksek yargı organlarının işleyişiyle uyumlaştırılır ve yargı süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılır. İşyeri kiralamalarıyla ilgili olarak kiracı tüzel kişileri için bazı eski hükümler uygulanmaz hale getirilir; taraflar sözleşme serbestisiyle hareket eder ve mevcut sözleşme hükümlerine göre düzenleme yapılır. Kira sözleşmelerinin yenilenmesinde maliyet artışlarının hesaplanmasına ilişkin uygulamalarda endeks esaslı değişimlere yer verilen bir çerçeve öngörülebilir. Özelleştirme kapsamındaki bazı şirketlerle ilgili olarak Sayıştay denetim hükümlerinin uygulanması geçici olarak kaldırılır veya sınırlı olarak uygulanır. Geçici hükümlerle bazı alanlarda mevzuat uyumunun sağlanması ve uygulanabilirliğin netleştirilmesi amaçlanır; yürürlüğe giriş ve uygulanmasına ilişkin koşullara ilişkin düzenlemeler getirilir. Genel olarak, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mevcut uygulamaların sadeleştirilmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin daha hızlı çözüme kavuşturulması hedeflenir.

Kanun 831
1926-05-10

SULAR HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suların tedarik ve idaresinin belediyelere veya köy ihtiyar meclislerine devrini ve ortak suların paylaşımla yönetilmesini öngörür. Suların yönetimi, mevcut paylar ve teamüllere göre belirlenir; ortak sular için birlik kurulabilir ve kararlar bağlayıcıdır. Suların tesis, iletim, bakım ve işletme masrafları belediyeler ile hissedarlar arasında paylaştırılır; masraflara katılmayanlar için yasal yollara başvurulabilir. İçme sularının sağlık ve hijyen şartlarına uygun olarak korunması belediyelerin sorumluluğundadır; zarar verecek tarla açma, hayvan otlatma ve sulama faaliyetleri belediye veya ihtiyar meclisi tarafından yasaklanabilir. Kaynaklar belediye sınırı dışında olsalar dahi bakım ve idaresi konusunda belediyeler veya ilgili birlikler karar alır ve uygulanır; birlik kurulmuşsa yetkiler bu birlik tarafından yürütülür. Vakıf sularının idaresi ve gelir paylaşımı vakıf idareleri veya mütevellileri tarafından düzenlenir ve belediyeler ile köy ihtiyar meclisleriyle olan ilişkiler bu çerçeve içinde yürütülür. Suların planlı olarak iyileştirilmesi ve altyapı yenilemesi sağlık şartlarına uygunluk gözetilerek hazırlanır ve uygulanır.

Kanun 4049
1994-12-06

11.10.1983 TARİH VE 2913 SAYILI KANUN, 28.5.1986 TARİH VE 3292 SAYILI KANUN, 26.10.1990 TARİH VE 3671 SAYILI KANUN, 8.6.1949 TARİH VE 5434 SAYILI KANUN İLE 14.7.1965 TARİH SAYILI KANUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı eski yasa maddelerini değiştirmek ve bazı hükümleri yürürlükten kaldırmak suretiyle mevcut düzenlemeyi günceller. Değişiklikler, ilgili hükümlerin içeriğini yeniden yazdırır ve ödemeler ile tazminatlar ve emeklilikle ilgili uygulamaları etkiler. Önceden belirlenen makam tazminatlarının ödenmesi, değişiklikten önceki kurallar çerçevesinde yapılır. Uygulamaya ilişkin geçiş hükümleri, yeni düzenlemenin uygulanabilirliğini sağlar. Böylelikle haklar ve yükümlülüklerle ilgili mevcut uygulamalar yeniden düzenlenmiş olur.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 1608
1930-05-20

UMURU BELEDİYEYE MÜTEALLİK AHKAMI CEZAİYE HAKKINDA 16 NİSAN 1340 TARİH VE 486 NUMARALI KANUNUN BAZI MADDELERİNİ MUADDİL KANUN

Belediyenin karar organları ve encümeni, kanun ve nizamlara uygun olarak aldığı kararlar kapsamında muhalif hareket edenlere veya yasaklanan fiilleri işleyenlere idari para cezası uygulanabileceğini ve faaliyetin menine karar verilebileceğini belirtir; kararda ilgili kişiye süre verilmesi olanaklıdır. Emredilen fiilin belirtilen süre içinde yapılmaması hâlinde belediye fiili yerine getirir ve masrafları artırılarak tahsil edilebilir. Bu hükümlerin başka hükümlerde özel bir düzenleme bulunmadığı durumlarda uygulanması öngörülür. Belediyenin karar organları tarafından belirlenen yolcu taşıma araçlarına ilişkin ücret tarifelerine uymayanlar için cezai yaptırım uygulanır. Bazı maddeler yürürlükten kaldırılmıştır. Ek maddeler de kaldırılmıştır. Bu düzenlemede bazı mevzuat değişiklikleri bulunmaktadır.

Kanun 6645
2015-04-23

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını mevcut çerçevede günceller ve denetim süreçlerinin tutarlılığını artırır. İlgili mevzuatta yer alan kurumların görev ve yetkileriyle ilgili düzenlemeler netleşir ve sorumluluk dağılımı sadeleşir. Depremden zarar görmüş bölgelerde riskli yapı olarak kabul edilme ve bu yapıların işlemlerinin nasıl yürütüleceği konusunda yeni yaklaşım uygulanır. Sosyal güvenlik ve emeklilik alanında bazı uygulamalarda kapsam ve şartlar konusunda değişiklikler yapılır; bu durum ödeme ve hesaplama süreçlerini etkileyebilir. Geçici hükümlerle bazı uygulamaların uygulanabilirliği için geçiş süreleri ve mevzuat uyumunu kolaylaştırıcı esneklikler sağlanır.

Kanun 4157
1941-12-26

POSTA, TELGRAF VE TELEFON İDARESİNİN BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞI HAKKINDA KANUN

Bu kanun iki ayrı biriktirme ve yardım sandığı kurulmasını öngörür; bunlar Posta ve Telgraf Teşkilatı Biriktirme ve Yardım Sandığı ile Türk Telekom Personeli Biriktirme ve Yardım Sandığıdır ve bu sandıklar, PTT veya Türk Telekom’un hisselerinin çoğunluğunu elinde bulunduran kuruluşlarda çalışan personeli kapsayabilir. Sandıkların gelir kaynakları üyelerden alınan aidat, gayrimenkul ve işletme gelirleri, tasfiye ve teberruların faizi, işletmelere ilişkin gelirler ve diğer gelirlerdir. Sandıkların idaresi kendi genel kurulları tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir; mevcut mevzuat bu yönetmelikler yürürlüğe girene kadar uygulanmaya devam eder. Sandıkların varlık ve alacakları devlet mallarına ait hak ve rüçhanlara tabidir. Ek maddeyle atıfların ilgili kurumlara yapılmış sayılması gerektiği belirtilir. Geçici hükme göre sandıklar tasfiye edilerek paylaştırılır; tasfiye işlemleri, çalışanların emeklilik ve diğer haklarının korunmasına uygun şekilde paylaştırılır ve tasfiye vergiden, resimden ve harçtan muaf tutulur. Tasfiye tamamlandıktan sonra çalışanların ihtiyaçlarına göre özlük hakları ve paylaştırma işlemleri yürütülür.

Kanun 1005
1968-02-24

İSTİKLAL MADALYASI VERİLMİŞ BULUNANLARA VATANİ HİZMET TERTİBİNDEN ŞEREF AYLIĞI BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

- İstiklal Madalyası verilmiş olanlar ile Kore ve Kıbrıs’ta fiilen görev yapan Türk vatandaşları vatani hizmet tertibi üzerinden aylık alır; bu ödeme yaşamları boyunca sürer. - Ölüm halinde dul eşe aylık bağlanır; dul eşin yeniden evlenmesi durumunda aylık kesilir. - Bu hüküm, kanundan önce başka bir özel kanunla aylık bağlananlar için uygulanmaz. - Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiçbir şekilde haczedilemez. - Mevcut aylıklar, asgari seviyeye yaklaşması amacıyla artırılabilir. - Geçici hükümler gereğince geçmişe dönük toplu ödemeler yapılabilir ve bu ödemeler vergiden muaf tutulur; haciz uygulanmaz. - Kanun kapsamına girmeyen kişiler için aylık ödemesi yapılmaz.