İlgili Mevzuat:

DENİZDE ZAPT VE MÜSADERE KANUNU

10 / 483 sonuç gösteriliyor

Kanun 4922
1946-06-14

DENİZDE CAN VE MAL KORUMA HAKKINDA KANUN

Bu metin, denizde can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla gemilerin denetim süreçlerini, gerekli donanımları, tehlikeli yük taşımacılığını ve yolcu–yük güvenliğini belirleyen ve ihlal halinde uygulanacak yaptırımları ortaya koyar. - Gemi liman dışına çıkmadan önce uygunluk açısından denetlenir; belgenin geçerliliği ve gerekli belgelerin uygunluğu kontrol edilir; uygun olmadığı veya gerekli belgeler eksik olduğu durumda yolculuğa çıkış izin verilmez. - Yolculuk öncesi bakım ve donanım denetimi, can kurtarma ve güvenlik teçhizatı ile ilgili kurallara uyulması gerekir; eksiklikler kısa sürede giderilemiyorsa yolculuğa çıkış engellenir veya belgesi iptal edilebilir. - Gemiye ilişkin temel veriler ve yük taşıma kapasiteleri ile yükleme ve seyir güvenliği kuralları, yönetmeliklere uygun olarak belirlenir ve bunlara aykırı hareket yolculuğa izin verilmemesi sonucunu doğurur. - Tehlikeli yükler taşıyan gemiler için özel kurallar uygulanır; tehlikeli eşya olarak kabul edilen maddelerin taşınması bu kurallara uygun şekilde gerçekleştirilir. - Her kaptan, denizde tehlikeye düşmüş kimselere yardım etmekle yükümlüdür; imdat işaretleri üzerinden yardım talebi gelirse acil ve güvenli şekilde yardım etmek gerekir; yardım eden kaptarlar hakkında kayıtlar tutulur ve gerektiğinde iletişim kurulur. - Çatışan gemilerin kaptanları, zarar ve tehlikeyi en aza indirecek şekilde birbirlerine yardım etmekle yükümlüdür; olayın nedenlerini ve şartlarını mümkün olduğu kadar süratle bu şekilde kayda geçirirler. - Tehlikeli hava koşulları, buzlar veya yolculuğu doğrudan etkileyebilecek diğer tehlikeler görüldüğünde kaptanlar durumu bildirmekle ve gerekli haberleşme araçlarını kullanmakla yükümlüdür. - Denizde can kurtarma ve güvenlik kurallarına uyulmadığında veya gerekli belgeler yoksa gemi derhal seferden alıkonulur; donatan, belirli yükümlülükleri yerine getirmediği veya belgeleri süresiz olarak teminat gösteremediği takdirde ağır para cezaları uygulanabilir ve ileriki tekrarlarda belgelerin iptali veya daha uzun süreli seferden alıkonma söz konusu olabilir; gerektiğinde geminin satışı yoluyla alacaklar tahsil edilebilir. - Yolcu taşımasına izin verilmese dahi yolcu taşıyan gemilere ek yaptırımlar uygulanabilir; tekrarlayan ihlaller halinde belgeler iptal edilir, seferden alıkonma süreleri uzatılır ve cezalar artırılır. - Gemilerde ve limanlarda kullanılacak fener, alamet ve manevra işaretleri ile ilgili kurallar, yönetmelikle belirlenir; her Türk gemisinde bu yönetmeliklerden en az biri bulundurulur ve bu belge ve şartlar gemi belgeleri olarak kabul edilir.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

Kanun 1632
1930-06-15

ASKERİ CEZA KANUNU

Bu kanun, askeri personelin işlediği fiiller için uygulanacak esasları belirler ve askeri suçlar ile askeri olmayan suçlar için ayrı uygulanabilir çerçeve getirir; genel ceza kanunlarının askeri alanda uygulanmasıyla ilgili temel prensipleri düzenler. Askeri suçlar, ağır veya ölüm cezası gibi ağır yaptırımlarla cezalandırılabilir; hafif cezalar ise kısa hapishane, göz hapsi ve oda hapsi gibi disiplin cezalarını içerebilir. Kapsam, subaylar, astsubaylar, erbaş ve erler ile askeri öğrenciler ve ilgili sivil personel gibi askeri hizmet kapsamındaki kişileri içerir. Askeri şahısların yabancı ülkelerde işledikleri fiiller Türkiye’de yargılanabilir; yabancı ülkedeki hüküm Türkiye’de yeniden muhakeme edilerek uygulanabilir ve gerekli hallerde cezadan indirim yapılabilir. Seferberlik ve harp hükümleri, seferberlik durumunda hangi cezaların uygulanacağını belirler; genel olarak savaş hali veya benzeri durumlarda harp hükümleri yürürlükte olur. Fer’i cezalar olarak rütbenin geri alınması, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ve askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme bulunur; bu cezalar asıl cezayla birlikte veya bağımsız olarak uygulanabilir ve bazı durumlarda kamu otoritesi tarafından kararlaştırılır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ve rütbenin geri alınması gibi cezaların sonuçları, askerî rütbe ve karşılama açısından temel kayıplar doğurur ve tekrar hizmete alınmama sonuçlarını doğurabilir. Memuriyetten mahrumiyet, bazı durumlarda kıdem ve emeklilik sürelerinden indirim yapılmasını gerektirebilir ve bazı durumlarda disiplin cezalarıyla birlikte uygulanabilir. Kararların bazıları temyize tabi değildir veya itirazlar belirli aşamalarda yapılır; itirazlar üzerine duruşmada hüküm verilir. Kısa hapis cezaları, ilgili rütbe ve göreve göre uygulanır ve infaz şekli belirli disiplin düzenlemelerine tabidir; maaş ve tahsisatlar bu cezalar sırasında korunabilir. İcra ve infaz konuları, cezaların nasıl yürütüleceğini ve hangi yerlere uygulanacağını belirler.

Kanun 3634
1939-06-16

MİLLİ MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

- Seferberlik veya savaş halinde, askerî ihtiyaçların karşılanması için vatandaşlardan mal ve hizmet sunsun talep edilmesi mümkün olur. - Bu yükümlülükler ülkenin tamamında veya belirli bölgelerde uygulanabilir; başlatılmasına yetkili makam karar verir. - Kişisel yükümlülüğe tabi tutulmayan gruplar vardır; bazı kişiler için kişisel yükümlülük uygulanmaz. - Verilen her hizmet veya mal için sahibine karşılık verilmeyenler de olsa adil biçimde tazminat ödenir; zarar ve hasar durumunda devlet tarafından tazmin veya tamir uygulanır; tamiri mümkün değilse devlet malı olarak satılır. - Yöresel seviyede milli müdafaa mükellefiyeti komisyonları kurulup yönetimi sağlar; bazı yerlerde bu komisyonlar bulunmazsa doğrudan askeri makamlar devreye girer. - Askere ihtiyaç halinde konaklama ve barınma için sivil binalar veya mevcut gayrimenkuller kullanılır; konuklama için kira veya bedel ödenir, bazı durumlarda bedelsiz konaklama da olabilir; su, elektrik gibi hizmetlerin maliyeti belirli esaslara göre karşılanır. - Konaklanan bölgelerde aile bağlarının bozulmamasına özen gösterilir; ev sahipleriyle birlikte yaşayanlar için özel kurallar uygulanır; bazı kişilerin yanında yaşayan kadın ve çocuklar için ayrılık gözetilmez. - Askerî kıtaların iskan ve konaklamasından doğan zararlar devlet tarafından karşılanır; zararlar önceden uzmanlarca kaydedilir; zarar iddiaları için belirli sürelerle itiraz ve tespit süreçleri bulunur. - Nakil vasıtalarının tahriri, sınıflandırılması ve ihtiyaç halinde emrine alınması süreçleri belirli komisyonlar tarafından yürütülür; bu süreçte ilgili köy ve mahalle muhtarları gerekli bildirimleri yapar. - Motorlu ve motorsuz kara vasıtaları ile hayvanlar milli müdafaa yükümlülüğünün kapsamına alınabilir; bu varlıkların elden çıkarılması halinde sahipler yükümlülükleri bildirmek ve kayıt yaptırmakla yükümlüdür. - Bu yükümlülükler kapsamında çalışanlardan, askerlik dışı görevleri süresince ücret veya tazminat ödenir; işerken hastalanma, malûliyet veya vefat durumlarında benzer muameleler uygulanır. - Genel amacı, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli her türlü mal, teçhizat ve hizmetin güvenceye alınmasıdır; devlet, özel binaların ve eşyaların kullanımına ilişkin kayıtlama, denetim ve zarar tazmini mekanizmalarıyla sistemi işler.

Kanun 815
1926-04-29

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYİ SANAT VE TİCARET HAKKINDA KANUN

Bu metin Türkiye sahillerinde deniz taşımacılığı ve limanla kara suları içindeki ticari hizmetlerin esas olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere ait olduğunu, Türk tebaasının bu tür işlemleri münhasır olarak yürütmesini öngördüğünü gösterir. Yabancı gemi ve sahiplerinin bu alanda faaliyet göstermesi belirli istisnalarla sınırlanır ve genel olarak iç pazar ve liman hizmetleri Türkler lehine organize edilmiştir. Kara suları ve limanlar içinde yapılan nakliyat, balıkçılık ve deniz esnafı faaliyeti esas olarak Türk bayrağı taşıyan gemiler ve Türk personeli tarafından yürütülür; kaptanlık, tayfalık, amelelik gibi temel denizcilik meslekleri de Türk vatandaşlarına aittir. Petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda, bu alanda hak sahibi yabancıların Türk kara sularında çalışma yürütme imkanı bulunmaktadır; ayrıca hükümet gerektiğinde geçici olarak yabancı tahlisiye gemileri ve petrol arama/üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının icrasını Türk tahlisine uygun şekilde yapabilmesi için yabancı uzman değerlendirmenin ve istihdamının yolunu açabilir. İdare, uygulamada bu hakları delinmesi halinde mevcut yaptırımlarını devreye sokar; ihlaller için para cezaları verilebilir ve gemi ya da deniz taşıtları seferden alıkonulabilir veya limanda malî olarak tutulabilir. Kanun, bu haklarda değişiklikler yapılmasına ve bu alanlarda belirli genişletmelere imkan verir; petrol arama/üretim faaliyetlerinin yabancı sahiplerce yapılması ve bu alanlardaki geçici istihdam konuları da bu kapsamda düzenlenir.

Kanun 5233
2004-07-27

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişiler ile mirasçılarına zararlarını sulh yoluyla karşılanma imkanı sağlar. Kapsama giren zararlar; mal varlığına verilen zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve zararın ortaya çıkardığı çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararları içerir; bazı zararlar ise kapsam dışı olarak belirlenir. Kapsam dışı sayılanlar arasında devletçe başka yollarla karşılananlar, mahkeme kararlarıyla veya resmi işlemlerle ödenenler, terör dışı nedenlerle ortaya çıkan zararlar ve kişinin kendi kusuru veya kasıtlı fiilleri nedeniyle meydana gelen zararlar bulunabilir. Başvurular, zarar gören veya mirasçıları tarafından olayın öğrenilmesini izleyen süre içinde yapılır; zararlar bir komisyon tarafından incelenir ve zararın varlığı belirlenir. Komisyon, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, bilirkişi ve uzmanlardan yararlanabilir ve sulhname tasarısını hazırlar. Taraflar sulhnameyi kabul ederse zarar sulh yoluyla karşılanır; kabul edilmezse uyuşmazlık tutanağı düzenlenir ve yargı yoluna başvurma hakkı saklı tutulur. Karşılanan zararlar ayni olarak veya nakdi olarak ödenebilir; mümkün olduğunda ayni ifade öncelik taşır ve kalan kısım nakdi olarak ödenir; ödemeler kamu kaynağı üzerinden gerçekleştirilir. Ödemeyle ilgili giderler ve avukat/bilirkişi ücretleri belirli esaslar dahilinde karşılanır ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir. Süreçte yönetmelikler ve denetimler uygulanır; sulh yoluyla çözülemeyen durumlarda tarafların yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.

Kanun 5326
2005-03-31

KABAHATLER KANUNU

Bu Kanun kabahat olarak kabul edilen ihlaller için uygulanabilir idari yaptırımları belirler. Kabahatler karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar idari para cezası ile idari tedbirlerdir; tedbirler arasında mülkiyetenin kamuya geçirilmesi ve ilgili diğer tedbirler bulunur. Kabahatler kasıtlı veya ihmal yoluyla işlenebilir; ihmal halinde hukuki yükümlülüğün varlığı gerekir. Organ veya temsilci aracılığıyla işlenen kabahatlerde tüzel kişi de sorumlu tutulabilir; temsilci olarak hareket edenin fiili tüzel kişi hakkında yaptırım doğurabilir. Çok sayıda kişinin iştiraki halinde her kişi hakkında yaptırım uygulanabilir; özel faillik niteliğine sahip kişiler için de sorumluluk söz konusu olabilir. Aynı fiil çok sayıda kabahate yol açtığında uygulanacak en ağır idarî para cezası esas alınabilir; diğer yaptırımlar varsa bunlar da uygulanabilir. Aynı fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan yaptırım uygulanır; aksi durumda kabahatten yaptırım uygulanır. Teşebbüs cezalandırılmaz; bazı hallerde teşebbüsün cezalandırılabileceğine ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. Hukuka uygunluk nedenleriyle kusurun ortadan kalktığı durumlar bu kabahatler için de geçerlidir. Soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı ile yerine getirme zamanaşımı gibi süreler aşılırsa yaptırım uygulanamaz veya yerine getirilemez hale gelebilir. Karar verme yetkisi ilgili idari makamlar ile bazı durumlarda yetkili merciler tarafından belirlenir; kararlar tutanakla kayıt altına alınır ve gerekli deliller gösterilir. Kararlar tebliğ edilerek başvuru yolları açılır; itiraz süreçleri ve süreleri belirlenmiştir. Ödeme halinde indirim ve taksit gibi imkanlar söz konusu olabilir; ödeme süresi, muhatabın kanuni hakkını etkilemez. Mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararında ilgili koşullara göre uygulanabilirlik belirlenir; bazı durumlarda eşya kullanılamaz hale getirilebilir veya imha edilebilir. Genel amaç toplum düzeninin korunması, genel ahlâkın ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile ekonomik düzenin korunmasıdır.

Kanun 492
1964-07-17

HARÇLAR KANUNU

Bu düzenleme, yargı ve noter işlemleri başta olmak üzere çeşitli işlemler için ödenecek harçları belirler ve bu harçların nasıl hesaplanacağını, kimlerin ödemekle yükümlü olduğunu ve hangi durumlarda muafiyet, iade veya ödeme zamanlarını düzenler. - Harçlar, işlemin türüne ve değerine göre nispi veya maktu olarak alınır; bazı işlemler için değer gösterilmesi gerekir; değer beyanı eksikse gerekli tespit yapılır. - Yargı işlemlerinde harçlar, davayı açan veya işlemi yaptıran kişinin ödemesi gerekir; vasinin hesaplarına ilişkin işlemlerde harçlar vasiden alınır; bazı resen yapılan işlemlerde harçlar ilgili taraftan talep edilir. - Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi ve Danıştay/yerel idareler gibi kurumların işlemleri için harç uygulanır; bazı işlemler bu kapsam dışında değildir. - Hakem kararlarının infazı ve ihtilaf konularında verilen kararlar için harçlar ödenir; bozulan hükümlere ait harçlar da yeni hükme dahil olur. - Karşılık davalar, müdahaleler ve davaya müdahale edenler için harçlar geçerli olur; bazı durumlarda harçlar talep eden taraftan alınır. - Yeniden harç alınması, muamelelerin yeniden yapılması gereken durumlarda uygulanır; haklı çıkılan durumlarda harçlar geri veya mahsup edilebilir. - Harçtan muaf olan işlemler ve kişiler bulunmaktadır; işçi alacaklarının takibi gibi bazı durumlarda harç alınmaz; kamu makamlarının belirli işlemleri ve bazı vakıflar için muafiyetler söz konusudur. - İcra ve icra takiplerinde harçlar, takiple ilgili işlemler için hesaplanır; takip sonrası faizler harç hesaplamasında dikkate alınmaz; feragat, kabul veya sulh halinde harçlar belirli oranda azaltılabilir. - Merkezî Takip Sistemi kapsamında başlatılan takiplerde harçlar peşin alınır ve bazı durumlarda iadesi söz konusu değildir; takip sonuçlandırılamazsa harç iade edilmez; kesinleşen takipte ise ilgili tutar hesaplamaya dahil edilir. - Ödeme usulü ve zamanına ilişkin esaslar: harçlar ilgili mahkeme veya daire tarafından alınır; işlemin yapılmasından önce veya belirlenen aşamalarda ödenir; süresi içinde ödenmeyen harçlar için takip süreçleri durabilir veya başka yollarla tahsil edilebilir. - Noter işlemlerinde harçlar, düzenlenen işlemin değerine veya türüne göre hesaplanır; çok nüshalı belgeler için sadece bir nüsha harç alınır; bazı özel bağışlar veya vakıflar için harç muafiyetleri uygulanabilir. - Kamu hukuku ile ilgili bazı talepler için istenen suretlerden harç alınmaz; yetkili makamların talep ettiği suretler bu kapsamda değildir. - İşlemi yapan kişiler, noter harçlarını ödemekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyonlar veya ek olarak ödenmesi gereken tutarlar belirlenir. - Taşınır ve taşınmaz değerlerine ilişkin işlemlerde harç hesapları, işlem kapsamındaki değer üzerinden yapılır; kiralar veya mukavele süresi gibi unsurlar harç hesaplamasında dikkate alınır. - Harç ödemeleriyle ilgili eksik veya yanlış beyanlar, işlemlerin ilerleyişini etkileyebilir ve gerektiğinde düzeltici adımlar uygulanır.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 5434
1949-06-17

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU

Bu metin, emeklilik ve malullük halinde ödenecek aylıklar ile dul ve yetim aylıklarının hangi hak sahiplerine, hangi şartlarda ve nasıl bağlandığını gösteren temel bir çerçeve sunar. Emeklilik, adi malullük ve görev malullüğü gibi durumlarda ödenen aylıklar ile bunların hesaplanması ve hak sahiplerine ödenmesi süreçlerini düzenler; yaş sınırları ve uygunluk kriterleriyle hangi çalışan grubunun hangi durumda hakkının doğacağına ilişkin esaslar içerir. Sağlık hizmetleri ve tedavi giderleri açısından gerekli yardımlar, ilaç ve malzeme desteği, yurt içi ve yurt dışı tedavi olanakları gibi konuları kapsar. Harp malullüğü durumunda eksik organların tamamlanması, tedavi ve yolculuk giderlerinin karşılanması, yatılı eğitim ve diğer sosyal destekler gibi kapsayıcı yardımlar öngörülür. Dul ve yetim aylıkları için hak sahiplerinin belirlenmesi ve bu hakların sürdürülmesini sağlayan esaslar bu yapının parçasıdır. Görevleri sırasında silah altında olanlar için malullük durumunda ek ödemeler veya özel aylık şeklinde ek düzenlemeler uygulanabilir. Genel olarak, emeklilik ve malullük haklarının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar güvence altına alınır.