İlgili Mevzuat:

VERGİ USUL KANUNU, AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN, GELİR VERGİSİ KANUNU,KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU, GİDER VERGİLERİ KANUNU, EMLAK VERGİSİ KANUNU, VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU,MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU, DAMGA VERGİSİ KANUNU, HARÇLAR KANUNU, 3505 SAYILI KANUN,KATMA DEĞER VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ HAKKINDA KANUN, BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU, 1318 VE 4208 SAYILI KANUNLAR İLE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

10 / 2.112 sonuç gösteriliyor

Kanun 4811
2003-02-27

VERGİ BARIŞI KANUNU

Vergi barışı kapsamındaki alacaklar için yapılandırma ve bazı af imkanları sağlanır; ödenmemiş vergiler için gecikme zamı ve faizi yerine endeks üzerinden hesaplanan tutarla ödeme yapılabilir ve ödeme planı dahilinde tamamen ödenmesi şartları bulunur; bazı durumlarda ceza ve gecikme zamlarının tamamı veya önemli bir kısmı tahsilinden vazgeçilir. Ayrıca vergi aslına bağlı olmayan cezaların ve gecikme zamlarının bazıları, ödenmesi şartıyla kaldırılabilir. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için de benzer yapılandırma ve vazgeçme imkanları uygulanır; ancak bu olanaklar belirli şartlar ve koşullara bağlıdır. Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar kapsamında hesaplanan vergilerde pişmanlık zammı ile usulsüzlük cezalarının önemli bir kısmı veya tamamının ödenmesi karşılığında tahsilattan vazgeçilir. Matrah artırımı yoluyla yıllara ilişkin beyan edilen matrahı artıranlar için artırım yapılan yıllarda tarhiyat ve inceleme yapılması durdurulur ve bazı istisnalar dikkate alınır; basit usulde vergilendirilenler için de belirli durumlarda tarhiyat ve incelemeden muafiyet mümkün olabilir. Ayrıca, kanundan yararlanırken ödenen alacaklara sonradan gecikme zammı uygulanmaz.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 4481
1999-11-26

17.8.1999 VE 12.11.1999 TARİHLERİNDE MARMARA BÖLGESİ VE CİVARINDA MEYDANA GELEN DEPREMİN YOL AÇTIĞI EKONOMİK KAYIPLARI GİDERMEK AMACIYLA BAZI MÜKELLEFİYETLER İHDASI VE BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Deprem sonrası oluşan ekonomik kayıpları telafi etmek amacıyla bazı vergilere ek yükler getirilmiştir. Uygulanan ek vergiler ek gelir ve ek kurumlar vergisi, ek emlak vergisi, ek motorlu taşıtlar vergisi, özel iletişim vergisi ve özel işlem vergisidir. Muafiyetler bulunmaktadır; depremden zarar görmeyenler veya zararını beyan edenler için muafiyetler uygulanabilir; ayrıca depremde yakınını kaybedenler için özel durumlar söz konusudur. Ücret gelirleri için ek vergi muafiyeti söz konusudur. Ek emlak vergisi konut ve arsalarda belirli şartların karşılanması halinde muafiyet uygulanabilir; verginin hesaplanması ve ödenmesi koşulları düzenlenir. Ek motorlu taşıtlar vergisi bazı taşıtlara istisna veya muafiyet içerir; diğer taşıtlar için ek vergi uygulanır ve ödemeler düzenlenir. Özel iletişim vergisi cep telefonu hizmetlerine uygulanır; vergi matrahı katma değer vergisi matrahını oluşturmaz; beyan ve ödeme katma değer vergisi beyannamesiyle yürütülür; mücbir durumlarda uygulanması durdurulabilir. Özel işlem vergisi belirli işlemler ve belgeler için uygulanır; beyan edilir ve ödenir; bazı istisnalar ve kolaylıklar bulunmaktadır. Uygulama usul ve esasları ile vergi sorumlulukları, dar mükellefiyet ve temsilci atama gibi hususlar belirlenir; bunlar kanun kapsamındaki genel esaslar olarak uygulanır. Yöneticilerin sorumluluğu; yöneticiler ödenmesi gereken vergilerin zamanında ve tam olarak toplanmasını sağlamakla sorumludur; aksaklık halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. Geçici ve özel düzenlemeler ile genel vergi mevzuatıyla uyumlu bir uygulama öngörülür.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 4854
2003-05-06

BAZI KANUNLARDAKİ CEZALARIN İDARİ PARA CEZASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE DAİR KANUN

Bu Kanunla pek çok eski yasa hükmünde yer alan cezalar idari para cezasına dönüştürülüyor ve bazı davranışlar için hapis veya diğer cezai yaptırımlar yerine bu tür cezalara geçiş sağlanıyor. Böylece cezalar tek tip ve yüksek miktarlı idari para cezaları olarak uygulanır hale geliyor ve kapsam genişliyor. Ayrıca bazı durumlarda malın müsaderesi/elde edilmesinin yanı sıra ruhsatların geri alınması veya belirli sürelerle kapatılması gibi idari tedbirler de devreye alınabiliyor. Uygulama ise merkezi idari makamlarca yürütüleceğinden adli süreçlerden bağımsız, daha hızlı ve standartlaştırılmış bir tahsilat ve uygulama mekanizması oluşuyor. Sonuç olarak cezalar idari para cezalarına dönüştürülüyor ve çeşitli alanlarda idari tedbirlere ek olarak uygulanabiliyor; bu durum bireyler ve işletmeler için finansal yükü artırabilir ve itiraz süreçlerini etkileyebilir.

Kanun 1567
1930-02-25

TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN

- Yasa, döviz, para, kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunları içeren her türlü eşya ve işlemin düzenlenmesini ve bu alanda kararlar alınmasını yetkilendirir; bu kararlar yayımlanıp yürürlüğe girer. - Bu alanlarda faaliyet göstermek için izin ve düzenlemeler bulunur; izinsiz hareketler tespit edildiğinde idari yaptırımlar uygulanır ve bu yaptırımlar tekrarlama halinde güçlenebilir. - Yurda getirilmesi veya yurtdışına çıkarılması gereken kıymetler üzerinde izinsiz işlem yapanlar veya bu işlemleri muğlak, saklı veya yanıltıcı biçimde gerçekleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; tüzel kişiler de bu yaptırımlardan sorumlu olur. - Yetkisiz faaliyet gösteren işletmelerin faaliyetleri durdurulur ve izinlerin iptali ya da faaliyetin belirli bölgelere kaydırılması gibi tedbirler uygulanabilir; gerekli izinler alınmadığı sürece işlemlere devam yapılamaz ve ücretli düzenlemeler uygulanır. - Faaliyet izinleri için belirlenen ücret tarifeleri uygulanır ve bu tarifeler belirli koşullara göre güncellenebilir; izin değiştirme veya ek faaliyetler için ek ücretler alınabilir. - Faaliyetler, verilen izinlerin kapsamı ile sınırlı olup, bu kapsam dışındaki hareketler izinine uygun olarak düzeltilecek veya iznin iptali yoluna gidilecek şekilde değerlendirilebilir. - Faaliyet gösteren anonim ve benzeri şirketler, amaç ve konular açısından izinlerle uyum içinde olmak zorundadır; aksi durumda iznin kaldırılması veya bölgeye göre yeniden düzenlenmesi mümkün olur. - İhbarda bulunanlara ilişkin ödüller öngörülebilir, ancak ödülün miktarı sınırlıdır. - Yasa kapsamındaki uygulamalar ve kararlar, mevcut mevzuat çerçevesinde yürütülür; uygulanabilirlik için ilgili kurumlar sorumludur. - Yasadaki yaptırımlar, para cezaları ve bu cezaların tahsiliyle ilgili uygulamaları içerir; gecikme ve kur farkı gibi hesaplamalar da bu kapsamda ele alınır.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

Kanun 3787
1992-04-03

BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİLATININ HIZLANDIRILMASI VE MATRAH ARTIRIMI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun kapsamındaki uygulanabilir adımların pratik etkisi şu şekildedir: - Kesinleşmiş kamu alacaklarında gecikme zammı, faiz ve cezalara ilişkin bir kısmı ödenmesi şartıyla kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir; ödeme şartları yerine getirildiğinde tahsilat önemli ölçüde hafifletilir. - Bu hüküm ihtilaflı alacaklar için de geçerlidir; ödenmesi gereken miktar belirlenecek şekilde ödemeler yapıldığında kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir. - Önceden tecil edilmiş alacaklar için de benzer bir yapı uygulanabilir; ödenmesi olanaklı bir kısmın ödenmesi halinde kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir; sürece ve şartlara uyulduğu sürece uygulanabilirlik sağlanır. - İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan alacaklar için, tarhiyat tamamlandıktan sonra belirli bir ödeme yapıldığında kalan tutarların tahsilinden vazgeçilir; bu durumda uzlaşma ve bazı cezai işlemler için özel durumlar söz konusu olabilir. - Götürü usulde vergilendirilenler için de, ilgili dönemlere ilişkin yükümlülükler yeniden tarh edilmeden işleme alınabilir. - Pişmanlıkla beyan halinde, belirli bir zaman diliminde ödeme yapıldığında kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir. - Matrah artırımı kapsamında gelirin veya kurum kazancının artırılması halinde, belirli yıllara ilişkin artırım yapıldığında bu yıllar için tarhiyat ve inceleme yapılmaması sağlanır; artırılan matraha göre vergilendirme uygulanır ve bazı harici vergi avantajları veya sınırlamaları doğrudan ilişkilendirilir. - Katma değer vergisi bakımından matrah artırımı yapılırsa, artırılan tutarlara bağlı olarak ilgili dönem için katma değer vergisi ödenmesi halinde, bu noktada inceleme ve tarhiyat yapılmaz; ancak iade, mahsup veya devreden indirimlerle sınırlı bazı durumlar için inceleme hakkı saklı tutulur. - Artırım işlemlerinin uygulanması, ilerideki iç vergi tarhiyatı ve geçici vergi hesaplarını etkilemez; mevcut inceleme ve tarhiyatlar için esneklik sağlasa da, artırımın genel olarak yalnızca ilgili yıllara özgü sonuçları olur. - Çeşitli cezaların uygulanmaması veya indirimler getirilmesi, ödeme sürecinde ve ihtilafsız ödemelerde geçerli olabilir; özellikle işyeri kapatma cezaları ve bazı suçlarla ilgili süreçler, belirli şartlar yerine getirildiğinde etkili olabilir. - Ödeme kaydedici cihazlarla ilgili yükümlülükler konusunda, süreci yerine getiren mükelleflere yönelik cezai yaptırımlarda ilerleyici olarak ilerleme gösterilir; süreçte uyum sağlandığında dava açılmaması veya dava konusunun sona ermesi mümkün olabilir. - Ecrimisil ve bazı cezalar için indirim veya kaldırımlar uygulanabilir; ödemelerin belirli taksitlerle tamamlanması halinde gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir ve bazı cezalar için de sınırlı indirimler söz konusu olabilir. Genel olarak bu Kanun, belirli şartlar altında vergi ve diğer kamu alacaklarının tahsilatını hafifletmeye, bazı durumlarda tamamen kaldırmaya ve vergi inceleme süreçlerini esnetmeye yöneliktir; aynı zamanda artırım yoluyla matrahı yükselten mükellefler için ayrıntılı düzenlemeler ve vergi uygulamalarında özel esneklikler getirir.

Kanun 5736
2008-02-27

BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme, geçmişe ait vergi, resim, harç ve fon payları ile bunlara bağlı cezalar ile usulsüzlük cezalarının uzlaşma yoluyla tahsil edilmesini ve uzlaşma tutanağı düzenlendiğinde kalan alacakların tamamen ödenmesi şartıyla tahsilattan vazgeçilmesini sağlar. - Uzlaşma talebinde bulunanlar için, uzlaşma sürecine uyulduğu durumda alacaklar taksitler halinde ödenir ve ödemenin tamamen yapılması halinde kalan tutar tahsilattan çıkarılır. - Uzlaşmanın kapsamı dışında kalan bazı cezalar ve bazı alacak türleri bulunmaktadır; bu hüküm bunlar için uygulanmaz. - Uygulama, taksitli ödeme imkanı sağlayabilir; taksitlerden birinin ödenmemesi halinde gecikme faizi ve diğer tahsilat işlemleri uygulama extentine göre devreye girebilir. - Davalar devam etmekteyse veya nihai karar henüz kesinleşmemişse, uzlaşmadan yararlanmak için gerekli başvurular ve koşullar belirli şekilde yerine getirilmelidir; aksi halde uzlaşma dışında kalan yollar sürer. - Ecrimisil ve bazı özel alacaklar gibi bazı konular için ayrı uygulama kuralları bulunmaktadır; bunlar bu hükmün kapsadığı genel uzlaşma düzeninin dışında olabilir. - Uygulama süreçlerini ve esasları belirleyen genel çerçeve ve yönlendirme mekanizması bulunmaktadır; bu çerçeve içinde talepler değerlendirilir ve kararlar uygulanır.

Kanun 7524
2024-08-02

VERGİ KANUNLARI İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler temel olarak vergi mevzuatında uygulamaya yönelik yeni yöntemler ve kapsamlı düzenlemeler getirir. - Ticari ve mesleki faaliyetlerden elde edilen hasılatın günlük olarak yoklama yoluyla belirlenmesi ve bu bilgilerden aylık/aylık ve yıllık hasılatların hesaplanması sağlanır; farklar için izah süreci uygulanır; izahın değerlendirilmesi buna göre yapılır; bu yaklaşım kurumlar vergisi mükelleflerine de uygulanır. - Aracı hizmet sağlayıcıları ile elektronik ticaret aracı sağlayıcılarına ilişkin ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılması öngörülür; kesinti konusu ödemeler ve oranlar faaliyete veya sektöre göre ayrıştırılabilir veya birlikte ele alınabilir. - Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına olanak tanınır. - Deniz taşıma aracı olarak kabul edilmeyen belirli araçlar için vergi uygulamalarında sınırlayıcı açıklama getirilir. - Katma Değer Vergisi açısından indirilemeyen KDV ile ilgili olarak özel bir hesap uygulaması gündeme gelir; bu KDV sonraki döneme devredilir ve talep halinde gider olarak dikkate alınabilir; talep edilmezse gider olarak yazılamaz. - Vergi iadesi taleplerinin, inceleme raporunun sonucuna göre yerine getirilmesi esası getirilir; iade süreçlerinde inceleme raporu esas alınır. - Uygulama usul ve esasları ilgili kurumlarca belirlenir; bu kapsamda uygulamada geçiş süreleri ve yürürlüğe giriş zamanları hedeflenen şekilde düzenlenir.