İlgili Mevzuat:

BOZCAADA VE İMROZ KAZALARININ MAHALLİ İDARELERİ HAKKINDA KANUN

10 / 3.524 sonuç gösteriliyor

Kanun 4109
1941-08-15

ASKER AİLELERİNDEN MUHTAÇ OLANLARA YARDIM HAKKINDA KANUN

Bu yasa, muhtaç ailelerin askerlik hizmeti süresince maddi ve ayni yardıma ulaşmasını amaçlar. - Yardımdan yararlanabilecekler, askerin yakınları ve belirli akrabalık ilişkisine sahip diğer kişiler olup, ailenin geçimlik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayamaması gerekir. - Yardım, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar verilır; ailenin kendi imkânlarıyla kısmen karşılayabildiği ihtiyaçlar için kalan kısmı destek olarak sağlanır. - Yardımın miktarı ve ne şekilde yapılacağı, yerel yönetimler tarafından belirlenen yaşam standardına ve bölgenin geçim maliyetine göre tespit edilir. - Yardım şehir ve kasabalarda belediye meclisleri tarafından, köylerde ihtiyar meclislerince tetkik edilerek belirlenir; gerektirdiğinde büyük şehirlerde mahallelere göre dağıtım ve alt komisyonlar oluşturabilir. - İmece ve ayni yardımlar önceliklidir; ihtiyaç tamamen karşılanamayınca nakdi yardım da yapılır. - Yardımların finansmanı, belediye bütçesi üzerindeki bazı vergi ve harcama yetkileriyle desteklenebilir; ihtiyaç oluştuğunda diğer yerel kaynaklardan da katkı alınabilir; bu katkıların aşırı büyütülmesi engellenir ve devlet görevlilerinin maaş ve ücretlerini etkileyebilecek sınırlar gözetilir. - Yeterli kaynağın bulunmadığı durumlarda, yardımlar bazı yerel işletmelere veya benzeri mükelleflere de dağıtım yoluyla temin edilebilir; tasarruf ve adalet açısından paylaştırmada tekerrür tarhiyat yapılmadan uygulanır. - Muhtaçlık durumunun tespitinde belediyeler ve köy ihtiyar heyetleri sorumludur; yardımı almayanlar için hak ve yükümlülükler yerel mevzuata göre uygulanabilir. - İmece ve ayni yardımların dışında nakdi yardım gerektiğinde, yıl içinde tahsis edilen miktarın üzeri geçilmez; kullanılmayan paralar ertesi yıla devredilir ve aynı amaç için kullanılır. - Başvurular ve itirazlar resmî işlemlerde harç ve ek giderlerden muaftır. - Bu yardıma ilişkin mali yükümlülükler, belediyeler ve köy ihtiyar heyetleri tarafından belirlenen oranda katılımı gerektirebilir.

Kanun 3573
1939-02-07

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa zeytinciliğin ıslahı amacıyla yabani zeytinliklerin aşılanması, temizlenmesi ve zeytinlik alanlarının oluşturulması süreçlerini düzenler. Yabani zeytinlikler ile fıstık ve sakız türlerine ait alanlar zeytin yetiştirmeye elverişli olarak tespit edilip haritalanır ve ilan edilir. Bu alanlar yerel koşullara göre parçalara ayrılır; zeytin aşısı ve dikim işlerini yapacak kişiler belirlenir ve yükümlülük belgesi verilir; fidanlar devletçe temin edilir. Verilen alanlar amacı dışında kullanılamaz; miras dahil bölünemez ve kullanım amacına uygun şekilde kullanılamadığında devletçe geri alınabilir; ilgili tapulara şerh konulur. Zeytinliklere hayvan girişi, belirli sınırlandırmalarla düzenlenir; çift sürme ve nakliyat için hayvanlara ağızlık takılması gerekebilir; ihlaller cezai yaptırımlara tabidir. Aşılama ve bakım için kredi ve mali destek sağlanır; kredinin geri ödenmesi koşulları uygulanır ve süreçte başarısızlık durumunda geri ödeme ve tapu işlemlerinde yaptırımlar uygulanabilir. Arazinin açılması ve delicelerin aşıya hazır hale getirilmesi sonrası, tapu ve finansal işlemlerle ilgili düzenlemeler uygulanır; planlanan süre içinde işlemler tamamlanmazsa belirli sonuçlar doğabilir. Zeytinlik bakımında emeği olanlara veya aşılı zeytinlikleri en iyi yapanlara teşvikler verilir. Zeytinlik hastalık ve zararlılarıyla mücadele amacıyla birlikler kurulur; devlet kaynakları bu birliklere sağlanır; üreticilerin bu mücadele giderlerindeki payları ödenir. Zeytinlik alanlar içinde veya yakın bölgelerde tesisler kurulumuna kısıtlamalar uygulanır; izin ve teknik koşullara uyulur; izinsiz kesim veya zarar durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. Bu kanunun ihlalleri halinde idari para cezaları uygulanabilir. Bazı alanlarda kanun hükümleri uygulanmaz; istisnalar mevcut olabilir.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.

Kanun 4541
1944-04-15

ŞEHİR VE KASABALARDA MAHALLE MUHTAR VE İHTİYAR HEYETLERİ TEŞKİLİNE DAİR KANUN

Bu kanun, şehir ve köylerde mahalle düzeyinde mahalle muhtarı ve ihtiyar heyeti kurulmasını ve bunların mahalle yönetiminde merkezi bir rol üstlenmesini öngörür. Muhtarın başkanlığında çalışan heyet, mahalleye ilişkin günlük idari işlerin yürütülmesini sağlar. Günlük hayata etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Nüfus kayıtları, doğum- ölüm, adres değişiklikleri ve kimlik gibi konularda vatandaşlara bilgi verme ve ilgili bildirimleri yürütme görevi uygulanır. - Askerlikle ilgili süreçlerle ilgili gerekli bilgileri sağlama, davet mektuplarını ibraz edenlere teslim etme ve ilgili işlemlerde yardımcı olma görevi bulunur. - Yol ve köprü vergileriyle ilgili kayıt ve cetveller hazırlama, vergiyle ilgili belgelerin temin edilmesi süreçlerine katılım sağlama görevi söz konusudur. - Hukuk ve ceza muhakemeleri kapsamında gerekli belgelerin tasdiki, imza işlemlerinin doğrulanması ve adli yardım başvurularında belgelerin düzenlenmesi gibi işlemler muhtar ve heyet tarafından desteklenir. - Veraset ve intikal işlemleri ve ölüm olaylarının ilgili makamlara bildirilmesi süreçlerinde rol alırlar. - Hayvan hırsızlığına karşı işlemler, zararın tazmini için gerekli kayıtların tutulması ve zabıtların düzenlenmesi görevlerinde bulunurlar. - Hayvan hastalıkları, salgınlar ve zararlı haşereler gibi durumlar hakkında kamuya bildirimde bulunur ve gerekli bilgilendirme süreçlerini yürütürler. - Yoksul ve yardıma muhtaç vatandaşlar için uygun belgelerin hazırlanması ve ihtiyaç durumlarında destek sağlanması konularında çalışmalar yürütülür. - Mahalledeki çocukların eğitimi ve devamsızlık gibi konularda ilgili bilgilendirme ve takip çalışmaları yapılır. - Kadastro ve tapu işlemleriyle ilgili belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde mahallede hazır bulunulması görevi bulunmaktadır. - Şüpheli kişi veya durumlar hakkında zabıtaya haber verme ve mahalle güvenliğini destekleyici iletişim kurma sorumluluğu vardır. - Mahalle bekçileriyle işbirliği içinde güvenliğin sağlanması teşvik edilir. - Sunulan hizmetler karşılığında muhtarlar tarafından harçlar alınabilir; ihtiyaç sahibi durumlarda belirli istisnalar uygulanır; elde edilen gelirler ilgili hizmetlerin finansmanında kullanılır. - Görevlerde çift akrabalık veya yakın ilişki nedeniyle çıkar çatışması olabilecek durumlar engellenir; bazı görevler ancak uygun çoğunlukla yürütülebilir. - Görevlerini ihmal edenler için yazılı uyarı ve gerekli hallerde görevden alınma süreçleri uygulanır. - Uygulamanın nasıl yürüyeceğine dair iç düzenlemeler ve uygulama esasları ilgili mevzuatla belirlenir. - Mahalle muhtarları ve ihtiyar heyetinin ilk görev başlangıcı ve seçim süreçleri mahalle halkının katılımıyla gerçekleştirilir.

Kanun 3241
1937-06-24

EREĞLİ ŞİRKETİNDEN ALINAN LİMAN, DEMİRYOLU VE MADENLERLE KOZLU VE KİLİMLİ DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİ VE HAVZADAKİ DENİZ İŞLERİNİN İNHİSAR ALTINA ALINMASI HAKKINDA KANUN

Hükümetin Ereğli Şirketi’nden devraldığı madenler, liman ve demiryolları ile havzadaki deniz işlerinin işletilmesi, Etibanka ait bir işletme tarafından yürütülür ve bu işletme yönetim olarak belirlenen çerçeve içinde faaliyette bulunur. Zonguldak Limanı ve mıntakatta kömür nakil, tahmil ve tahliye işleri bu işletmenin tekelinde olur. Kömür havzasında mevcut nakil teşkilatı ve ilgili vasıtalar, belirlenen değer üzerinden bu işletmeye satılır; değer tespit edilir ve ödenir; bu bedel, Amele Birliği’nin işletme masrafları karşılığında elde edilen gelirlerle karşılanır. Kömük havzasında kullanılan kayıkların devri ve değerinin tespiti için komisyon kurulur; komisyon kararları taraflarca kabul edilmeyen hallerde mahkeme tarafından değer takdiri yapılır ve kararın temyizi mümkün değildir; kayık sahipleri, karar karşısında satış konusunda adım atabilir veya vazgeçebilir. Amele Birliği’ne ait mevcut nakil tesisatı ve vasıtaları da bu işletmeye devredilir ve bedeli bu suretle tespit edilip ödenir; Amele Birliği bu bedeli işçilerden kesilen ödemelerle ilişkilendirilmiş kaynaklardan karşılar. Limanda, kayık, demiryolu ücretleri ile gemilere verilecek su bedeli bu işletme tarafından tanzim edilir ve tasdik edilecek tarifelere göre uygulanır; yeni tarifelerin tasdiki tamamlanana kadar mevcut tarifeler uygulanır. İşletmenin yönetimi, merkezi bir idare ile yürütülen sınırlı sorumluluk taşıyan bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyete geçer; gerekli tüzük ve sermaye yapısı bu kapsamda belirlenir. Devre ilişkin işlemler vergi ve resimlerden muaf tutulur ve uygulanması için ilgili makamlar sorumlu tutulur.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 984
1927-03-12

ECZA TİCARETHANELERİYLE SANAT VE ZİRAAT İŞLERİNDE KULLANILAN ZEHİRLİ VE MÜESSİR KİMYEVİ MADDELERİN SATILDIĞI DÜKKANLARA MAHSUS KANUN

Bu düzenleme ecza ticarethanelerinin açılmasından işletilmesine, satışına, depolanmasına ve denetlenmesine ilişkin kapsamlı kurallar getirir; uyulmaması durumunda çeşitli yaptırımlar uygulanır. - Ecza ticarethanelerinin açılması için izin alınması ve müdür olarak diploması olan bir eczacının görevlendirilmesi şartı bulunur; gerektiğinde eczacı olmayan bir kişi de müdür olarak gösterilebilir, ancak yetkili bir eczacı müdür olarak atanır. - Şubeler açılabilir; her şubenin açılması için izin ve o şubenin mesul müdürünün bir eczacı olması gerekir; depolama ve ardiye gibi yerlerin gerekli niteliklere sahip olması zorunludur. - Satışlar belirli sınırlar içinde yapılır; ecza ticarethaneleri yalnızca ecza ve kimyevi maddelerle ilgili işlemleri gerçekleştirir ve belirli satış türleri için ayrı kurallar uygulanır; bazı ürünler ve işlemler için ek düzenlemeler bulunur. - Zehirli ve müessir maddelerin muhafazası için özel talimatlar uygulanır; bu maddelerin saklanması, güvenli bulundurulması ve gerektiğinde denetimlerde görülmesi zorunludur; teftişler sırasında uygun olmayan durumlar tespit edilirse tedbirler alınır ve işlemler mühürlenir. - Defter tutma, kayıt ve bildirim yükümlülükleri vardır; teftişlerde gerekli belgeler ve bilgiler sunulmak zorundadır; denetimlerde istenen bilgi ve mevzuata uygunluk sağlanmalıdır. - Denetim ve cezai yaptırımlar ciddi olup, kurallara aykırılık halinde para cezaları ve ruhsatın iptali gibi sonuçlar doğabilir; kamu sağlığı açısından tehlike durumunda işletmenin faaliyeti geçici olarak durdurulabilir. - Yurt dışından ithal edilen tıbbi ürünler ve zehirli maddeler için kalite kontrolleri ve laboratuvar incelemeleri yapılır; uygun bulunan ürünler piyasaya sürülür. - Beşeri tıbbi ürünler ile özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içinde izlenebilirlik sağlanır; bu izlenebilirliğe aykırı hareket edenler hakkında yaptırımlar uygulanır; tekrarlayan ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Genel olarak, denetimler sıkı uygulanır ve ilgili makamlar gerektiğinde müdahale ederek düzenleyici önlemler alır.

Kanun 831
1926-05-10

SULAR HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suların tedarik ve idaresinin belediyelere veya köy ihtiyar meclislerine devrini ve ortak suların paylaşımla yönetilmesini öngörür. Suların yönetimi, mevcut paylar ve teamüllere göre belirlenir; ortak sular için birlik kurulabilir ve kararlar bağlayıcıdır. Suların tesis, iletim, bakım ve işletme masrafları belediyeler ile hissedarlar arasında paylaştırılır; masraflara katılmayanlar için yasal yollara başvurulabilir. İçme sularının sağlık ve hijyen şartlarına uygun olarak korunması belediyelerin sorumluluğundadır; zarar verecek tarla açma, hayvan otlatma ve sulama faaliyetleri belediye veya ihtiyar meclisi tarafından yasaklanabilir. Kaynaklar belediye sınırı dışında olsalar dahi bakım ve idaresi konusunda belediyeler veya ilgili birlikler karar alır ve uygulanır; birlik kurulmuşsa yetkiler bu birlik tarafından yürütülür. Vakıf sularının idaresi ve gelir paylaşımı vakıf idareleri veya mütevellileri tarafından düzenlenir ve belediyeler ile köy ihtiyar meclisleriyle olan ilişkiler bu çerçeve içinde yürütülür. Suların planlı olarak iyileştirilmesi ve altyapı yenilemesi sağlık şartlarına uygunluk gözetilerek hazırlanır ve uygulanır.

Kanun 151
1337-09-10

EREĞLİ HAVZAİ FAHMİYESİ MADEN AMELESİNİN HUKUKUNA MÜTEALLİK KANUN

- Maden ocaklarında çalışanlar için konaklama, dinlenme alanları ve gerekli hijyen olanakları ile temel tesisler sağlanması gerekir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. - Zorla çalıştırma yasaktır ve çocuk yaşta çalıştırma kabul edilmez. - Her işçi, çalıştığı işin ücret miktarı ve kimlik bilgilerini gösteren kaydı tutmak ve bu kaydı denetçilere ibraz etmek zorundadır. - Ameleler için kurulan ihtiyat ve teavün sandıklarına ödenecek tutarların, ücretlerin belirli bir oranı üzerinden finansmanı sağlanır. - İş kazası veya meslek hastalığı sonucu zararlar için tazminat yükümlülükleri düzenlenir ve yerine getirilir. - Maden ocakları civarında hastane, eczane ve nitelikli sağlık hizmetleri bulundurulması gerekir; bunların yer ve sayısı ile maliyet paylaşımı için ayrı düzenlemeler yapılır. - Sağlık ve güvenlikle ilgili yükümlülükler yerine getirilmediğinde ruhsatlar veya imtiyazlar feshedilebilir. - Maden ocağı işçilerinin asgari ücretinin tayini, işçi temsilcileri ve ilgili makamlarca gerçekleştirilir. - Nizamnamede çelişen hükümler geçersiz sayılır. - Madene ilişkin çalışanlar için ibadet ve gece eğitimlerini desteklemek amacıyla mescit kurulması ve gece dersleri için öğretmen tutulması yükümlülüğü bulunur.