İlgili Mevzuat:

VAKIFLAR UMUM MÜDÜRLÜĞÜ VAZİFE VE TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN

10 / 3.527 sonuç gösteriliyor

Kanun 6487
2013-06-11

BAZI KANUNLAR İLE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı mevcut düzenlemelerin kapsamını değiştirerek uygulamada mevcut hükümler yerine yeni çerçeve getirir. Faustaki amaç, bağımlılıkla mücadele ve toplumsal fayda hedefiyle hareket eden aynı amaçları gerçekleştirmek üzere merkezi İstanbul’da bir vakıf kurulmasını öngörür. Vakıf kurularak Yeşilay’ın amaçlarıyla uyumlu faaliyetlerin yürütülmesi sağlanır. Vakıf, bağışlar yoluyla finanse edilebilir ve bağış yapanlar için vergi indirimi söz konusudur. Vakıf, vergi ve harçlar konusunda bazı muafiyetlerden yararlanır; miras ve intikal vergisi ile damga vergisi gibi bazı vergilerden muafiyet sağlanabilir ve işlemlerden doğan harçlardan muafiyet uygulanabilir. Vakıf için yıllık olarak Sağlık Bakanlığı bütçesinden ödenek ayrılması öngörülür ve bu ödenek, standart kamu mali yönetimi kurallarının bazı uygulamalarının dışında gerçekleştirilir; hükümlerin uygulanmasıyla ilgili finansal destek süreklilik ve istikrar taşıyabilir ve yeniden değerleme oranına göre ayarlanır. Bu değişiklikler, mevcut birçok hükmün yerine geçerek idari ve mali açıdan vakfın kurulması ve faaliyet göstermesi yönünde yeni bir çerçeve oluşturur.

Kanun 3653
1939-07-04

YALOVA TERMAL KAPLICALARININ İDARESİ VE İŞLETİLMESİ HAKKINDA KANUN

Yalova kaplıcaları ve bunlara ait alanlar devlete ait olarak kalır ve işletme için kamu yönetimiyle doğrudan işletim veya özel kişi/özel hukuk tüzel kişilerine kira verilmesi ya da restore-et-işlet-devret yöntemiyle devredilmesi seçenekleriyle işletilebilir. İşletme çalışmalarının nasıl yürütüleceği ve muhasebe uygulamalarının esasları için uygun esaslar belirlenir. Kiraya verildiğinde gelirler belirli kaynaklara aktarılır ve kalan kısmı bütçeye gelir olarak kaydedilir. Kiralama yoluyla işletilmeye geçildiğinde bazı hükümler uygulanmaz. Binaların yerleşimi ve inşa şekli belirli plana göre yapılır; plana aykırı olan yapılar yıkıma tabi olabilir. Her bina için verilecek arsa miktarı sınırlıdır; bu sınır aşıldığında arsa konusundaki kararlar bu çerçevede alınır. İnşaate başlanması için belirli bir süre öngörülür; süre dolmadan tamamlanmayan inşaatlar devlet adına işlem görür ve bazı durumlarda süreler uzatılabilir; varisler için de haklar devralınabilir. Tarife işletme sahibiyle birlikte belirlenir ve uygulanır; kiralama veya devri söz konusu olduğunda tarife yeniden düzenlenebilir. Kaplıcalara ilişkin tüm mal varlığı devlet adına korunur ve suiistimaller durumunda cezai yaptırımlar uygulanır.

Kanun 5653
2007-05-18

YUNUS EMRE VAKFI KANUNU

Bu yasa Yunus Emre Vakfı’nın kurulmasını ve amacını belirler; Türkiye’nin kültür mirasını, Türk dilini, kültürünü ve sanatını tanıtmayı; Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki dostluğu geliştirmeyi ve kültürel alışverişi artırmayı hedefler; yurt dışında kültür merkezleri kurup işletilmesini sağlamayı amaçlar. Yurtdışında eğitim ve sertifika programları geliştirerek bu alanlarda hizmet vermeyi ve bu konularda bilgi ve belgeleri dünyaya sunmayı öngörür; üniversite ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler yürütmeyi ve ilgili yazılı/görsel yayınları yapmayı veya yaptırmayı amaçlar. Uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmayı ve benzer kurumlarla koordineli çalışmayı amaçlar; ayrıca bilgibankalarıyla çalışmalar yürütüp toplanan bilgileri dünyaya sunmayı ve yurtiçi ve yurtdışında bu alanlarda çalışmalar için kurumlar arası işbirliklerini güçlendirmeyi öngörür. Vakfın faaliyetlerini desteklemek ve yürütmek için gerekli kurumsal yapılanmayı kurar; yönetim, denetim ve danışma organlarını ve kültür merkezleri koordinasyon kurullarını oluşturarak karar alma, icra ve denetim süreçlerini düzenler; merkezlerin yerinin belirlenmesi, personel ve müdürün seçimi, bütçe ve programların oluşturulması gibi konularda koordinasyon sağlar. Vakfın gelir kaynaklarını çeşitlendirir; hizmet karşılığı ücretler, kamu bütçesi aktarımı, bağışlar, taşınmaz gelirleri ve işletme gelirleri gibi çeşitli finansman imkanlarını kullanır; ayrıca vakıf ve kültür merkezleri için vergi muafiyetleri ve bağışların vergi matrahından indirilmesi gibi avantajlardan yararlanmayı öngörür; gerektiğinde enstitü, iktisadi işletme veya sermaye şirketi kurabilir. Yurt dışında görevlendirilen personelin resmi vazifeler kapsamında haklar ve kolaylıklardan yararlanması için gerekli düzenlemeler sağlar. Kültür merkezlerinin bulunduğu ülkelerdeki faaliyetlerin mevzuata uygun yürütülmesini sağlamak, denetim ve koordinasyon mekanizmaları aracılığıyla faaliyetlerin farkında olmayı ve gerektiğinde durdurulması için acil önlemlerin alınmasını hedefler. Kuruluş sonrası geçiş süreçlerinde kamu kurumlarına ait ilgili birimlerin vakfa devri ve personelin haklarının korunması gibi uygulamaları öngören geçici hükümler içerir.

Kanun 3291
1986-06-03

1211 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU, 3182 SAYILI BANKALAR KANUNU, 2983 SAYILI TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN, 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU, 7/11/1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI KANUN, 2499 SAYILI SERMAYE PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE 1177 SAYILI TÜTÜN TEKELİ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun devlet sahipliğindeki işletmelerin özelleştirilmesini düzenleyen çerçeveyi günceller ve farklı sektör mevzuatları arasındaki ilgili kuralları uyumlu hale getirerek özelleştirme süreçlerini tek bir çatı altında toplamayı amaçlar. Özelleştirme işlemleri için karar alma süreçlerini netleştirir ve gerekli yetki devri imkanlarını kurallarla çerçevelendirir; bazı durumlarda yetkilerin başka bir kurum veya organ tarafından yürütülmesine imkan sağlar. Özelleştirme programının finansmanını ve varlık yönetimini desteklemek için kurulan fonlar arasındaki aktarma ve kullanım esaslarını düzenler. Çeşitli alanlarda ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerle özelleştirme hedeflerinin uyumlu bir şekilde uygulanmasını sağlar; bu alanlar bankacılık, sermaye piyasası, konut ve kamu teşebbüslerinin çalışması gibi konuları kapsar. Mevzuatta daha önce yürürlükte olan bazı hükümler, diğer yargı kararları veya üçüncü kişilerle ilgili düzenlemeler nedeniyle değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olabilir; bunun sonucu özelleştirme uygulamalarının uygulanabilirliği ve kapsamı yeniden şekillenmiştir. Geçiş dönemine ilişkin ek hükümler ve mevcut özelleştirme faaliyetlerinin uygulanmasına yönelik yeni veya değiştirilen kurallar eklenmiştir; uygulama ve denetim süreçlerinin netleşmesi hedeflenmiştir. Genel olarak, devletin sahip olduğu işletmeleri özelleştirme yoluyla özel sektöre devretmesini kolaylaştırmak, bu süreç için karar ve işlem mekanizmalarını düzenlemek ve ilgili mevzuatı uyumlu hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır.

Kanun 4636
2001-04-13

MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI AKARYAKIT İKMAL VE NATO POL TESİSLERİNE İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

Bu kanun, akaryakıt ikmali ve NATO POL tesislerinin işletilmesini düzenleyen bir idari yapı kurar ve merkez ile taşra teşkilatının görevlerini belirler. Yönetim kurulu ile denetim mekanizmaları oluşturarak yetki ve sorumlulukları tanımlar. Başkanlığın mali işlemleri için uygulanacak belirli hesap ve denetim esaslarını öne çıkarır ve bazı kamu muhasebe ve sayıştay ile ilgili hükümlerin uygulanmamasını öngörür. Başkanlığın gelir ve giderleri belirli muafiyetler kapsamındadır ve vergi, resim, harç vb. yükümlülüklerden muaftır. Akaryakıt ve madeni yağ temini için ihtiyaç duyulan malzemelerin alımına ilişkin işlemlerde gerekli mali ilkeler uygulanır. Personel rejimi devlet memurları kanununa tabi olarak çalışır; ayrıca sözleşmeli personel ve işçiler istihdam edilir ve buna uygun ödemeler yapılır. Başkanlığa ait tesislerin güvenliği, ilgili mevzuat çerçevesinde sağlanır. Taşınır ve taşınmaz mallar ile diğer aynî haklar haczedilemez ve bunlara zarar veren eylemler cezai hükümlerle cezalandırılır. Mevcut tesisler kapsamında depolama ve iletim faaliyetleri yürütülebilir ve gerektiğinde depolama alanları işletilebilir. Denetim kurulu üyelerine ve yönetim kurulu üyelerine belirli ödemeler yapılır. Bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun 2531
1981-10-06

KAMU GÖREVLERİNDEN AYRILANLARIN YAPAMAYACAKLARI İŞLER HAKKINDA KANUN

Kamu görevlerinden ayrılanlar, bağlı bulundukları kurumun görev alanıyla ilgili konularda ayrılıştan sonra belirli bir süre doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaz, taahhüt veremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar. Bu kısıtlama ilgili yerler için geçerlidir ve özel kanunlarda yer alan yasaklar saklıdır. Seferberlik ve eğitim amacıyla silah altında bulunanlar için bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak muvazzaflık hizmetini bitirenler için bazı özel koşullar uygulanabilir. Uzman tabipler, tıp uzmanlık yapanlar, diş tabipleri ve eczacılar kendi adlarına yaptıkları mesleki faaliyetler konusunda kurum ve kuruluşlarla sözleşme yapabilirler. Bu kanuna aykırı hareket edenler hapis cezası ile cezalandırılabilir. Kanunda daha önceki bazı hükümler kaldırılmıştır. İstisnalar ve uygulamadaki ayrıntılar özel yasa ve mevzuata bağlı olarak belirlenir.

Kanun 3533
1938-07-16

UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN DAİRELER VE BELEDİYELERLE SERMAYESİNİN TAMAMI DEVLETE VEYA BELEDİYE VEYA HUSUSİ İDARELERE AİD DAİRE VE MÜESSESELER ARASINDAKİ İHTİLAFLARIN TAHKİM YOLU İLE HALLİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, devlet, belediyeler veya hususi idareler tarafından sermayesi sahip olunan daire ve müesseseler ile umumi veya katma bütçe kapsamındaki daireler arasında çıkan ihtilafların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörür. Umumi bütçe kapsamındaki daireler arasındaki ihtilaflar, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak bir hakem aracılığıyla çözülür. Diğer bütçe türlerine sahip daireler veya sermayesi devlet, belediye veya özel idarelere ait dairelerle bunlardan biri arasındaki uyuşmazlıklar, ilgili yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem olarak çözümlenir; süreç, bulunduğu yer ve tarafların yerleşimine göre belirlenir. Taraflardan birinin yazılı talebiyle hakemlik süreci başlar; hakem, işlemlerin nasıl yürütüleceğini ve süresini belirler, gerektiğinde tarafları dinler. Hakem kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf bölge adliye mahkemesi tarafından kararın usul ve esas yönünden incelenir ve gerekli görürse karar verir. İstinaf, hakem kararının icrasını durdurur. Belediyeler arasındaki alacak iddialarına ilişkin özel hükümlerde, teminat gösterilmesi halinde icra işlemine ilişkin bazı uygulamalar kaldırılabilir; teminatın niteliği ve değeri ile ilgili itirazlar hakem tarafından çözümlenir; nihai karar teminata dönüştürülür, iade edilir veya terkin olunur. Hakem kararları, genel ilamların icrasıyla ilgili kurallar çerçevesinde infaz olunur. Geçici hükümler, mevcutta devam eden davalara da uygulanır. Bu çerçevedeki düzenlemeler, ihtilafların daha hızlı ve taraflar için daha uygulanabilir bir süreçle çözümlenmesini amaçlar.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 6815
1956-07-24

SINIR, KIYI VE KARA SULARIMIZIN MUHAFAZA VE EMNİYETİ VE KAÇAKÇILIĞIN MEN VE TAKİBİ İŞLERİNİN DAHİLİYE VEKALETİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

- Kaçakçılık men’i ve takibi ile sınır güvenliğiyle ilgili sorumluluklar merkezi bir düzene kaydırılarak, operasyonlar iç güvenlik ve kolluk sistemi içinde yürütülür hale gelir; bu kapsamda yetkiler devralınır ve uygulanır. - Bazı özel bölgelerde ve alanlarda kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili yetkiler mevcut kurumlar tarafından sürdürülür; bu bölgelerde yürütülen görevler korunur. - Sınır koruma görevleri için geçici olarak seyyar jandarma birliklerinin görevlendirilmesi ve bu birliklerin görev yapısının belirlenmesi planlanır. - Jandarma ve ilgili güvenlik yapıları aracılığıyla sınır ve gümrük bölgelerindeki faaliyetler koordine edilir; bazı yetki ve sorumluluklar yeniden organize edilir. - İç güvenlik amacıyla istihbarat teşkilatı kurulur ve gerekli bütçe ayrılır; bu teşkilat kaçakçılıkla mücadelede bilgi toplama ve analiz kapasitesini güçlendirir. - Subaylar ve diğer personelin yetiştirilmesi, istihdamı ve disiplin uygulanması yeni çerçevede düzenlenir. - Gümrük muhafaza birimlerinin sahip olduğu teçhizat ve malzeme yönetimi yeniden yapılandırılır; bazı ekipmanlar devredilir, kalanlar mevcut çerçevelerde kullanılır. - Mevcut personelin haklarının korunması ve devrin sürekliliğini sağlamak amacıyla geçici hükümler uygulanır. - Bu değişiklikler, sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadelede merkezi bir yapıya geçiş yoluyla operasyonel süreçleri yeniden organize etmeyi amaçlar.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.