İlgili Mevzuat:

TABİİ AFET NEDENİYLE MEYDANA GELEN HASAR VE TAHRİBATA İLİŞKİN HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KANUN

10 / 4.089 sonuç gösteriliyor

Kanun 1164
1969-05-10

ARSA ÜRETİMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme arsaların üretimi ve dağıtımı yoluyla konut, sanayi, eğitim, sağlık, turizm yatırımları ile kamu tesislerini desteklemeyi ve aşırı fiyat artışlarını önlemeyi amaçlar. - İlgili merkezi birim, arazi edinimi, arsa stoğu oluşturma, tanzim satışları yapma ve ihtiyaç sahiplerine satış, kiralama veya kullanım hakkı tesis etme işlerini yürütür. - Kamu yatırımları için tahsis edilen sahalarda altyapı ve planlama çalışmaları yapılır; planlar ilgili kurallar çerçevesinde onaylanır. - Planlama kapsamında satışlarda öncelik ve satış şartları belirli haklar çerçevesinde uygulanır; satış bedeli ve masrafların ödenmesi için süreçler işletilir. - Kamu kurumları arsa ihtiyaçlarını bildirir; taleplerin karşılanamaması halinde zorunluluklar veya taleplerin karşılanmasına ilişkin yükümlülükler kısmen ortadan kalkabilir; bazı arsa veya haklar bedelsiz devre ilişkin istisnalara tabidir. - Kamu hizmetleri için ayrılan arsalar altyapı inşaatları tamamlanıncaya kadar satılamaz, devredilemez veya haczedilemez; gerekli hâllerde kullanım şartlarını güvence altına alan kayıtlar ve sözleşmeler yaptırılabilir. - Arsa üretimiyle elde edilen projelerde kamu kurumları, özel hukuk tüzel kişileriyle ve belediyelerle teknik işbirliği ve ortaklıklar kurabilir; bu işbirliklerinin esasları yönetmelikte belirlenir. - Arsa üretimiyle devlet malı olan arsalara yönelik ihlallerde muhafaza ve tahsilat süreçleri düzenlenir; elde edilen gelirler ve giderler belirli şekillerde dağıtılır. - Arsa üretimiyle ortaya çıkan değer artışlarının vergilendirme sürecinde dikkate alınması için gerekli bildirim ve koordinasyon yapılır. - Hukuki ihtilaflarda merkezi bir birimin yetkisi vardır; bu birimin aleyhine hüküm alan veya tahsilat yapılan durumlarda ilgili işlemler uygulanır. - Sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak arsa üretiminden kaynaklanan finansman için menkul kıymet ihraçı mümkün olabilir; ihraç ve satışı ilgili düzenlemelere tabidir. - Yönetmeliklerle hesaplama, harcama, intikal, tazminat takdirleri ve diğer idari işlemlerin nasıl yürüyeceği belirlenir; maliye ve ilgili kurumlarla koordineli çalışma esas olur.

Kanun 3291
1986-06-03

1211 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU, 3182 SAYILI BANKALAR KANUNU, 2983 SAYILI TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN, 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU, 7/11/1985 TARİHLİ VE 3238 SAYILI KANUN, 2499 SAYILI SERMAYE PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE 1177 SAYILI TÜTÜN TEKELİ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun devlet sahipliğindeki işletmelerin özelleştirilmesini düzenleyen çerçeveyi günceller ve farklı sektör mevzuatları arasındaki ilgili kuralları uyumlu hale getirerek özelleştirme süreçlerini tek bir çatı altında toplamayı amaçlar. Özelleştirme işlemleri için karar alma süreçlerini netleştirir ve gerekli yetki devri imkanlarını kurallarla çerçevelendirir; bazı durumlarda yetkilerin başka bir kurum veya organ tarafından yürütülmesine imkan sağlar. Özelleştirme programının finansmanını ve varlık yönetimini desteklemek için kurulan fonlar arasındaki aktarma ve kullanım esaslarını düzenler. Çeşitli alanlarda ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerle özelleştirme hedeflerinin uyumlu bir şekilde uygulanmasını sağlar; bu alanlar bankacılık, sermaye piyasası, konut ve kamu teşebbüslerinin çalışması gibi konuları kapsar. Mevzuatta daha önce yürürlükte olan bazı hükümler, diğer yargı kararları veya üçüncü kişilerle ilgili düzenlemeler nedeniyle değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmış olabilir; bunun sonucu özelleştirme uygulamalarının uygulanabilirliği ve kapsamı yeniden şekillenmiştir. Geçiş dönemine ilişkin ek hükümler ve mevcut özelleştirme faaliyetlerinin uygulanmasına yönelik yeni veya değiştirilen kurallar eklenmiştir; uygulama ve denetim süreçlerinin netleşmesi hedeflenmiştir. Genel olarak, devletin sahip olduğu işletmeleri özelleştirme yoluyla özel sektöre devretmesini kolaylaştırmak, bu süreç için karar ve işlem mekanizmalarını düzenlemek ve ilgili mevzuatı uyumlu hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır.

Kanun 2983
1984-03-17

TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, kamu altyapı projelerinin finansmanı için özel sektörün katılımını mümkün kılar ve tasarrufları teşvik ederek ek finansman kaynakları yaratmayı hedefler; bunun için gelir ortaklığı senetleri ve işletme hakkı gibi mekanizmalar kurar. Bu araçlar, kamuya ait altyapı tesislerinin gelirlerine gerçek ve tüzel kişilerin ortak olması veya belirli bir süre için işletme haklarına sahip olması yoluyla yatırımcıya ortaklık veya işletme yapma imkanı verir. Kapsam geniş olup köprü, baraj, enerji santralları, karayolları, demiryolları, telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanım amaçlı liman ve hava limanları gibi altyapılar bu düzenlemenin kapsamına girer. İşletme hakkı kapsamında, belirli süre ve şartlarla gerçek veya tüzel kişiler tesisleri işletir ve varsa mamullerinin pazarlama ve dağıtımını yapabilir. Gelir ortaklığı senetlerinden elde edilen gelirler belirli bir süre vergi muafiyetine tabi olur; muafiyet süresi dolduktan sonra bu gelirler sermaye iradı olarak vergilendirilir. Bu mekanizmalara ilişkin işlemlerde bazı geleneksel mevzuat hükümlerinin tamamı uygulanmaz veya farklı şekilde uygulanır; ihaleler, muhasebe ve denetim gibi konularda özel düzenlemeler geçerli olur. Kamu altyapı ortaklığı programını destekleyen özel bir bütçe ve yönetişim yapısı kurulur ve gerekli harcamalar bu yapı üzerinden karşılanır. Geçiş süreçlerinde mevcut personel ve varlıkların yeni yapı içine devri ile personelin haklarının korunması güvence altına alınır ve geçişle ilgili uyum düzenlemeleri yapılır. Mevcut hükümlerle çelişen diğer mevzuat hükümleri bu düzenlemeye uygun şekilde uygulanır.

Kanun 2946
1983-11-11

KAMU KONUTLARI KANUNU

Kamu konutlarıyla ilgili tahsis, oturma süresi, kira ve yönetim işlemlerinin temel ilkeleri belirlenir ve kamu kurumlarına ait konutların personel yararlanmasına ilişkin esaslar ortaya konulur. Kapsam olarak bu konutlar yurt için ve yurt dışında inşa veya satın alınır, bu kurumların personeli için ayrılır; ancak zaruri hallerde kiralama yapılabilir. Konut türleri özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olarak sınıflandırılır; hangi türün kimlere tahsis edileceği ve tahsis şartları yönetmelikte belirlenir ve puanlama esasına göre uygulanır. Oturma süreleri özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda görevin veya hizmetin devamı süresince oturulabilir; sıra tahsisli konutlarda oturma süresi sınırlı tutulur ve süre tamamlandığında başka uygun kişi yoksa uzatma durumu değerlendirilebilir. Kira uygulaması belirli konutlar için uygulanmazken, diğer konutlarda kira maaş üzerinden kesilerek tahsil edilir ve bütçeye gelir olarak kaydedilir. İşletme, bakım ve onarım gibi konutla ilgili detaylar bu kanunun uygulama kısmında ele alınır; bazı hükümler geçerli olanlar ise yönetmelikte belirtilir. Konutlardan çıkış, tahsis esasındaki görevin son bulması veya oturma şartlarının kaybolması gibi durumlarda zorunlu hale gelir; emeklilik, nakil veya memuriyet sıfatının sona ermesi gibi hallerde de konutların tahliye edilmesi gerekir; ölüm halinde aileler konuttan çıkarılır. Konutlara izinsiz işgal veya oturma durumunda gerekli işlem başlatılır; bu durumda konutlar, genel olarak yetkili makamlarca tahliye ettirilir ve bu süreç mahkeme başvuruları sonucunda durdurulmaz. Konutların nitelikleri açısından inşa veya satın alınacak konutlar için belirli bir büyüklük sınırlaması bulunur; özel tahsisli veya görev tahsisli konutlarda bu kısıtlama uygulanmayabilir. Yasak hükümler olarak toplu iş sözleşmeleri veya özel sözleşmelere bu kanuna aykırı hükümler konulamaz; idari yetki kullanılarak da bu kanuna aykırı işlem yapılamaz. Yönetmelik, bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve yürürlüğe girer. Kanunun bazı hükümleri belirli koşullarda yürürlüğe girer ve diğer hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 2090
1977-07-05

TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, tabii afetlerden zarar gören çiftçilere ve tarımsal üretim kooperatiflerine materyal ve üretim imkânlarının yeniden sağlanmasını amaçlar. - Yardımlar kredi açma, karşılıksız mal veya para verme veya teknik yardım gibi farklı şekillerde sunulur; ayrıca tesislerin maliyetine katılım da bu kapsamda değerlendirilebilir. - Küçük ölçekli ve aile işletmeleri öncelikli olarak destek kapsamına alınır. - Yardımlar, üretim araçları ve tesislerinde meydana gelen zararın büyüklüğüne ve çiftçinin borçlanma olanağına göre değerlendirilir; borçlanma imkanı bulunmayan ve üretimini sürdürme imkanı kalmayan durumlarda destek verilir. - Karşılıksız yardım ancak gerekli koşullar sağlandığında verilir; tesislerin onarımı veya yenisinin sağlanmasına katılım belirli sınırlar içinde olabilir. - Hangi afetler için hangi ürünler ve hangi şartlarda yardım yapılacağı yönetmelikte açıklanır. - Zarar ve ziyanlar, daha önce devletçe karşılanmışsa veya tarımsal sigortadan yararlanma imkânı varsa bu kanun gereğince ayrıca yardım yapılmaz. - Zararın ve ziyanların tespiti için il ve ilçelerde hasar tespit komisyonları kurulur; zarar oranları ve karşılanacak tutarlar bu komisyonlarca belirlenir. - Afet bölgelerinde zarar gören hayvanlar, tohumluk, gübre, mücadele ilaçları, alet, makine ve diğer üretim araçları veya tesisler için ayni destek verilebilir; bazı durumlarda bedeller ve takaslar söz konusu olabilir. - Kanun uygulanırken zararın kötüye kullanılmaması için gerekli yaptırımlar öngörülür; yardımın usulsüz kullanılması halinde yaptırımlar uygulanır.

Kanun 5902
2009-06-17

AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI İLE İLGİLİ BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile önceki hükümlerin çoğunun yürürlükten kaldırılması, merkezi örgütlenme ile taşra teşkilatları arasındaki yapı ve görev dağılımında köklü değişiklikler doğurmuştur. Araştırma, etüt ve proje yaptırma işlerindeki kamu ihale kanunu uygulamasından muafiyet sağlanması, bu tür çalışmaların daha hızlı ve esnek yürütülmesini mümkün kılar; uygulanacak usul ve esaslar ileride düzenlenecektir. Afet ve acil durum faaliyetleri için mali kaynakların yönetiminde esneklik getirilmiş; bu kaynaklar özel hesaplarda izlenerek gerekli gördüğünde ilgili kamu kurumları ve yerel idarelerle paylaşılabilir; uluslararası insani yardım için de özel bir bütçe ve hesap mekanizması uygulanabilir. Genel bütçeli idarelerin afet ve acil durum yatırımları merkezi düzeyde izlenir ve koordine edilir; özel bütçeli kuruluşlar da afet ve acil durumlarda kullanılmak üzere ödenek kullanabilir. Hizmet satın alımı yoluyla ihtiyaçlar karşılanabilir; bu, görevlerin yerine getirilmesinde esnekliği artırır. Denetim kadrolarına naklen atanma gibi kariyer hareketliliği imkanları getirilmiş olup, bu süreçler belirli esaslar çerçevesinde yürütülür. Taşra teşkilatıyla ilgili bazı düzenlemelerin kaldırılması, yerelde uygulamalarda değişikliklere yol açabilir. Uluslararası yardımların koordinasyonu için insani yardım kampanyaları başlatılabilir ve harcamalar, belirlenen mali çerçeveye uygun olarak yönetilir.

Kanun 5366
2005-07-05

YIPRANAN TARİHİ VE KÜLTÜREL TAŞINMAZ VARLIKLARIN YENİLENEREK KORUNMASI VE YAŞATILARAK KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin amacı, yıpranmış kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlarda yenileme ve yaşatılarak kullanımı sağlayarak bölgenin konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatılarla gelişmesini desteklemektir. Yenileme alanları, yerel yönetimler tarafından çoğunluk oyu ile belirlenir ve kararlar ilgili organlarda onaylanıp uygulamaya konulur. Projeler yerel yönetimler tarafından hazırlanır; gerektiğinde kamu kurumları veya özel tüzel kişiler tarafından da yürütülebilir ve toplu konut idaresiyle ortak çalışmalar mümkündür. Yenileme alanlarında yapı parselleri üzerinde, projenin bütünlüğünü bozmamaya özen gösterilerek mevcut yapılar korunabilir ve sahipler belirlenen amaçlar doğrultusunda kendi parsellerini kullanabilir; uygulama süreci projeyle uyumlu olarak başlatılır ve tamamlanır. Uygulama sırasında doğal afet riskine karşı önlemler alınabilir ve gerekli yasaklar getirilebilir; bu konudaki esaslar yönetmelikte belirlenir. Uygulama boyunca vergi, harç ve benzeri yükümlülükler muaf sayılır. Projeleri onaylayabilecek kurullar kurulur; onaylanan projeler belediye ve ilgili kurumlarca uygulanır. Yatırımların mal ve hizmet alımlarıyla ilgili bazı istisnalar söz konusudur ve kamu ihale mevzuatına göre düzenlenir. Yenileme alanlarında kamulaştırma veya tasfiye yoluyla alanlar elde edilebilir; anlaşma yoluyla çözülemeyen hallerde kamulaştırma yoluna gidilebilir; ayrıca toplu yapı ve paylaşımlı mülkiyet gibi hususlar proje ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenir. Mülkiyetin korunmasına yönelik seçenekler arasında, uygun gördükleri durumda bazı hakların sınırlı ayni hak olarak tesis edilmesi de bulunur; bedeli ve kullanım süresi ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir. Devri ve kullanıma ilişkin uygulamalarda bazı taşınmazlar için bedelsiz devrin veya kullanım haklarının devri gibi yöntemler öngörülebilir; devir süreci sonunda belirli yükümlülükler uygulanabilir ve proje alanında kullanılamayan taşınmazlar devri re’sen Hazine adına tescil edilebilir; bu süreçler ve gelir paylaşımı proje giderleri düşüldükten sonra belirlenir. Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar ve vakıf kayıtlı taşınmazlar için uygulanacaklar, ilgili makamlarca müştereken belirlenir. Sınırlı ayni hak tesisi yoluyla kamu yararı için kullanılan tesisler üzerinde sınırlı haklar kurulabilir; bedel ve kullanım süresi ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin yönetmelikler yürürlüğe girer. Bu düzenleme, diğer yasal hükümlerle çelişen hükümler açısından uygulanmaz; uluslararası yükümlülükler saklıdır.

Kanun 3717
1991-05-16

ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanunun amacı adli personel ile devlet davalarını takibi konusunda yol gideri ve tazminat ödenmesini sağlamaktır. Yol gideri ve yol tazminatı, yapılan keşif, icra işlemleri ve rapor işlemleri gibi görevler için ödenir; kapsama sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagogu gibi meslek grupları dâhil edilmiştir. Yol tazminatı, görevlilere ödenir ve bütçeden aylık olarak ödenir; yevmiye ödenmez. Yol tazminatı vergilerden muaf tutulur (damga vergisi hariç). Ödenecek miktarın üst sınırı bulunmaktadır ve bu sınır aşılmamalıdır. Yol giderleri, birden çok iş söz konusu olduğunda mesafeye göre orantılı hesaplanır ve ilgili kişiler tarafından karşılanır. Hazine avukatları ile bu işlemleri yapmaya yetkili daireler için yol gideri ve tazminatı ödenir; il ve ilçelerde davaları takibe yetkili diğer birimler için de uygulanır. Yasa, yürürlüğe giren değişikliklerle bazı meslek gruplarının kapsama dahil edilmesini sağlamış ve uygulama açısından bazı hükümleri değiştirmiştir; ayrıca yürürlükten kaldırılan hükümler söz konusu olmuştur.

Kanun 4736
2002-01-19

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMET TARİFELERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmetlere uygulanacak tarife konusunda genel olarak ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm taşır. Ancak belirli hak sahipleri ve belirli hizmetler için ücretsiz ya da indirimli tarife sağlanması mümkün kılınır; belediyeler ve belediyeler tarafından kurulan toplu taşıma hizmeti sağlayıcıları da şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde bu hakları uygulayabilir. Ücretsiz veya indirimli yolculuk hakkının kullanılmaması durumunda tarife üzerinden idari para cezası uygulanabilir. İlgili hizmetlere ilişkin uygulama usul ve esasları düzenleyici işlemlerle belirlenir. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle daha önce uygulanmakta olan bazı ücretsiz veya indirimli tarife uygulamaları sona erer. Geçici hüküm, mevcut ücretsiz seyahat haklarının korunmasını sağlar. Yasanın uygulanmasına ilişkin kararlar ve uygulamayı yönlendiren kurallar düzenleyici süreçlerle belirlenir.