10 / 388 sonuç gösteriliyor

Kanun 2797
1983-02-08

YARGITAY KANUNU

Bu metin Yargıtay’ın en üst karar merci olarak adli yargı kararlarını son inceleme için denetlediğini ve bu kapsamda başka bir merciye bırakılmayan kararları karara bağladığını gösterir. Yargıtay’ın yapısı, ana başkanlık, daireler, genel kurullar ve diğer yönetim organları ile idari birimlerden oluşur ve bunların görev alanları net olarak belirlenir. Daireler ve kurullar içtihat birliğini sağlama, içtihat uyuşmazlıklarını giderme ve karar alma süreçlerini koordine etme işlevlerini yürütür. Büyük Genel Kurulun kararları kesin olarak uygulanır ve başka bir merciye başvurulamaz. Birinci Başkanlık ve ilişkili yönetim organları, daireler arasındaki iş bölümü, atama, nakil, terfi, disiplin ve diğer yönetim konularını düzenler. Hukuk ve Ceza Genel Kurulları, bozma kararlarına karşı direnme kararlarını inceleyerek karar verir, içtihat uyuşmazlıklarını giderir ve ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen hükümlerin temyiz incelemesini yapar. Yüksek Disiplin Kurulu, disiplin kovuşturmasını gerektiren eylemleri değerlendirir. Yönetim Kurulu ise personel atama, nakil, disiplin ve özlük işlerini yönetir. Bu yapı, işin adil ve tutarlı bir şekilde bölüşülmesini, içtihatların tutarlı hale getirilmesini ve yargısal kararların merkezi bir denetim çerçevesinde işlemesini sağlamayı amaçlar.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

KHK 659
2011-11-02

GENEL BÜTÇE KAPSAMINDAKİ KAMU İDARELERİ VE ÖZEL BÜTÇELİ İDARELERDE HUKUK HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu Kanun Hükmünde Kararname, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesini ve uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlar. Hukuk hizmetleri muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri kapsar. İdareler için kurulan hukuk birimleri, adli ve idari davalarda idareyi temsil eder, dava ve icra işlemlerini takip eder ve hizmet satın alınması süreçlerini koordine eder. Hukuk birimleri ayrıca mevzuat taslaklarını inceleyerek hukuki mütalaa verir, uyuşmazlıkları önleyici tedbirler konusunda görüş bildirir ve idarenin amaçlarını mevzuata, plan ve programa uygun şekilde gerçekleştirmek için gerekli hukuki teklifleri hazırlar. Hukuk birimleri, hukuk uyuşmazlıklarının komisyon yoluyla değerlendirilmesi ve sekreterya hizmetlerini yürütür. Cumhurbaşkanlığı ve Maliye Bakanlığı gibi kurumların teşkilat kararnamelerindeki hükümler saklıdır. Muhakemat hizmetinin temini, idarenin ihtiyacına göre hukuk birimlerinden veya gerekli görüldüğünde Maliye Bakanlığı aracılığıyla sağlanabilir; özel hallerde doğrudan temin yoluyla serbest avukatlar veya avukatlık ortaklıklarından da hizmet satın alınabilir. Hizmetler, vekil sıfatıyla temsil yetkisini haiz avukatlar ve hukuk birimleri tarafından yürütülür. İdareler kendi iş ve işlemleriyle ilgili adli ve idari davalarda taraf sıfatını haizdir; vekil sıfatıyla temsil yetkisi hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir. Üst yönetici talimatı ile gerekli görüldüğünde temsil yetkisi, merkez veya taşra birim amirine devredilebilir. Gerekli görüldüğünde belirli durumlarda idare vekili veya temsilcisiyle birlikte duruşmalar yapılabilir; vekil listesi yazılı veya elektronik olarak ilgili mercilere bildirilir ve listede yer alanlar vekaletname olmaksızın temsiliyet yetkisine sahiptir. Yetkinin devrine ilişkin usuller ve sınırlar üst yöneticinin belirleyeceği esaslarla uygulanır. Birden çok idarenin taraf olduğu davalarda ve Cumhurbaşkanlığına bağlı öncelikli hususlarda takip ve müdafaa belirli usuller çerçevesinde yürütülür. Ulusal ve uluslararası mahkeme ve tahkim mercilerinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti veya idareler taraflı veya müdahil olduğunda gerekli görülenler Cumhurbaşkanlığı hukuk birimi tarafından takip edilir. Adli uyuşmazlıklarda sulh yoluyla hallin esas olduğu benimsenir. Sulh için taraflara uygun süreler tanınır ve başvuru sonuçlandırılıncaya kadar dava açma süresi işlemeye devam eder. Sulh başvurularının sonuçlandırılması zorunlu olup süresinin sonunda sonuç alınamazsa istek reddedilmiş sayılır. Sulh anlaşmaları ilam hükmünde sayılır ve icra hükümlerine göre infaz olunur; vadeye bağlanmış alacaklarda vadelerin dolması beklenir, aksi halde kanuni faiz hesaplarıyla takip ve tahsil edilir. Sulh halinde üzerinde anlaşılan hususlar kamu yararına uygun olmadıkça dava açılamaz veya yeniden incelenemez. İdari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli ve vazgeçme yetkileri, maddi ve hukuki olarak kamu menfaati görülen durumlarda karar mercileri tarafından uygulanır. Tutarlara göre kararlar ve yetkilerin devri hususunda üst yönetime başvuru ve onay süreçleri uygulanır; alt kademe yetkilileri belirli sınırlar içinde bu yetkileri kullanabilir. Görüleceği üzere bu çerçeve, hukuk hizmetlerinin planlı, merkezi ve denetimli bir şekilde yürütülmesini; uyuşmazlıkların önlenmesi ve sulh yoluyla çözülmesini; temsil yetkilerinin net biçimde belirlenmesini ve gerektiğinde özel sektöre başvurulmasını amaçlar. Bu yaklaşımla maliyetlerin ve süreçlerin daha öngörülebilir olması hedeflenir.

CB Yönetmeliği 3935
2021-04-30

DEVLET MEMURLARI DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik devlet memurlarının disiplin işlemlerine ilişkin kurumsal yapıyı kurar ve işlerlik kazanmasını sağlar. Disiplin işlemleri merkezi, taşra ve yerel yönetimler düzeyinde ayrı disiplin kurulları ile yüksek disiplin kurullarınca yürütülür; hangi memurlar hakkında soruşturma açılacağı ve hangi cezaların uygulanabileceği düzenlenir. Disiplin amirliği yetkisi, ilgili kamu idaresindeki belirli görevlilere tanınır ve yüksek disiplin kurulları ise en ağır cezaların verildiği veya verilmesi talep edildiği durumlarda karar verir. Disiplin kurulları ve yüksek disiplin kurulları için başkan ve üyelerin kimlerden oluşacağı, sendika temsilcisinin katılımının nasıl sağlanacağı ve atama/uygunluk şartları belirlenir; sendika temsilcileri toplantılara bildirilir ve katılım toplantı yeter sayısını etkilemez. Disiplin cezaları uyarma, kınama ve aylıktan kesme olarak uygulanabilir; cezaların itirazlarına ilişkin inceleme bu kurullar tarafından yapılır; kurul kararları gerekçeli olarak yazılır ve oy çokluğu ile alınır; kararlar açık oyla ve çoğunlukla verilir; başkanın oyunun belirleyici bir önemi vardır. Kurullarda çatışma ve çıkar çatışması durumunda katılım engelleri uygulanır; üyelerin yakın akrabalarıyla ilgili konular nedeniyle toplantılara katılamamaları gerekir. Soruşturma dosyası inceleme imkanı kurullara tanınır ve gerekli bilgi, evrak ve tanıklar sağlanır; raportör ve sekreterya hizmetleri kurullar tarafından düzenlenir. Disiplin kurulları, cezaların zaman aşımını önlemek amacıyla sürelere ilişkin hükümlerle hareket eder ve görev başında bulunmayan üyeler yerine vekiller bulunabilir. Disiplin ve yüksek disiplin kurulları özel durumlar dışında kendi içlerinde başka bir cezayı vermeye yetkili değildir; kararları kabul veya reddeder. Disiplin kurulları ve yüksek disiplin kurulları için belirlenen görev süreleri dolduğunda yeniden görevlendirme yapılabilir; bazı cezalar alanlar için görevlilik yasağı ve süreler uygulanabilir. Disiplin kurulları ile yüksek disiplin kurulları, gerektiğinde dosyayı incelemek için ilgili kurumlar arasındaki bilgi akışını sağlayabilir ve bazı fonlar veya bağlı kuruluşlarla ilişkili disiplin işlemlerinde ilgili kuruluşların kurulları yetkili olabilir. Sendika temsilcilerinin toplantılara katılımı önceden bildirilir; bildirilmezse toplantı kararlarına etkisi sınırlı kalır.

Kanun 7036
2017-10-25

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

Bu metnin iş mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulüne ilişkin temel sonuçları, taraflar için pratik etki olarak şu şekilde özetlenebilir. - İş mahkemeleri, tek hâkimli şekilde kurulup iş ilişkilerine ve buna bağlı uyuşmazlıklara bakar; ihtisaslaşma amacıyla bazı yerlerde bölümler veya daireler oluşturulabilir ve dava, bu kapsamda belirlenen yerlerde görülür. - Arabuluculuk zorunluluğu uygulanır; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi gibi konularda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir; taraflar arabuluculuk sürecinde iletişim bilgilerini paylaşır ve arabuluculuk sonucunda varılan anlaşma veya varılamaması davayı doğrudan etkiler. - Arabuluculuk süreci belirli bir sürede sonuçlandırılmaya çalışılır; taraflar görüşmelere katılmazsa veya iletişim sağlanamazsa arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bazı durumlarda yargılama giderlerinin paylaşımı konusunda yaptırımlar uygulanır; ayrıca arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. - Arabuluculuk şartının istisnaları bulunmaktadır; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri gibi bazı konular için bu şart uygulanmaz. - Arabuluculuk bürosunun görevi, uygun mediatori belirlemek, tarafların iletişimlerini organize etmek ve yetkili büroyu kurumsal olarak belirlemektir; yetki konusunda tarafların itirazları olduğunda yetkili büro ve mahkeme karar verir. - Arabuluculuk sonucunda taraflar eşit olarak ücret ve giderleri paylaşabilir; anlaşma halinde taraflar belirlenen şekilde ödemeyi yapar; anlaşma olmaması durumunda giderler belirli kurallara göre karşı tarafa yüklendirilebilir. - Bazı kararlar temyiz yoluna kapalıdır; bu, fesih bildirimine itiraz, disiplin cezalarının iptali gibi belirli tür kararlar için geçerlidir; bu, bu tür kararların istinaf veya temyiz yoluyla denetlenemeyeceği anlamına gelir. - Sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklarda, Sosyal Güvenlik Kurumu veya ilgili kurumlar davaya taraf olarak müdahil veya ihbar edilmiş olarak katılabilir; bu durum süreçte kurumun görüş ve işlemlerinin dikkate alınmasını sağlar. - Yürürlük, geçiş ve uygulama açısından yeni kurallar mevcut davalara uygulanır; eski davaların akışı devam eder ve bazı hükümler yeni davalarda uygulanır. - Genel olarak, dava süreçleri basit yargılama usulüne uygun olarak yürütülür; tarafların ispat yükü ve delillerinin değerlendirilmesi, dava birikiminin her talep açısından ayrı ele alınması gibi hususlar uygulanır.

Kanun 2576
1982-01-20

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzu bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kurulmasını ve bağımsız genel görevli mahkemeler olarak görev yapmasını sağlar. Bölge idare mahkemeleri, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer, istinaf başvurularını inceler ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirir. Bölge idare mahkemeleri yapısı, başkanlıktan ve dairelerden oluşur; her daire en az başkan ve üye ile çalışır; bölge idare mahkemesi başkanlığı ve daire başkanlıkları atama ile yürütülür ve gerektiğinde kurul halinde çalışabilir. Bölge idare mahkemesi başkanları ve daire başkanları, mahkemenin uyumlu ve verimli çalışmasını sağlama, genel yönetimi yürütme, personeli denetleme ve benzeri görevleri üstlenir. Daire başkanları ise daire içi işlerin koordinasyonunu sağlar, dosyaların uygun üyelere yönlendirilmesini denetler, personelin özlük işlerini yönetir ve daire ile ilgili diğer görevleri yapar. Üyeler ise kendilerine verilen dosyaları inceler, kararları yazar ve duruşmalara katılır. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu, daireler arasındaki iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlar ve gerektiğinde uyumsuzlukları gidermek amacıyla karar verir; bazı durumlarda konuyla ilgili kararı istinaf yoluna başvurma hakkını kullanarak Danıştay gibi merciye yönlendirme yolunu da izleyebilir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. Dairelerin görevleri, istemler doğrultusunda istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak, yürütmenin durdurulması kararlarına itirazları değerlendirmek ve yargı alanı içindeki yetkili mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözmek olarak belirlenir. Aynı zamanda benzer veya uyuşmazlık doğuran hâller için gerektiğinde daireler birlikte karar alabilir. Adalet komisyonu her bölge mahkemesinde bulunur; komisyon başkanlık görevini üstlenen ve daire başkanları arasından belirlenen üyelerden oluşur; komisyon çoğunlukla karar verir ve iş bölümüne ilişkin tedbirler alır, ayrıca mahkeme içi adalet işlerini denetler. Müdürlükler ve memurlar bölge mahkemelerinin yazı işleri ve idari işlerini yürütür; gerektiğinde mali, teknik ve diğer müdürlükler kurulur ve her müdürlükte ilgili görevleri yürütecek personel bulunur. Soruşturma ve kovuşturma usulü çerçevesinde, başkan, daire başkanı ve üyelerin görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarıyla ilgili işlemler, ilgili mevzuata göre yürütülür; bu süreçler bulunduğu yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin uygulamasına göre yürütülür. İdare ve Vergi Mahkemelerinin yapısı, başkan ve üyelerden oluşan bir kurulu ve bu kurulun başkan ile iki üye etrafında düzenli çalışmasını içerir; başkan yokluğunda vekalet uygulanır. Danıştay üyelerinin geçici olarak bölge idare mahkemesi veya daire başkanlıklarına atanabilmesi; bu görevlendirme süresince Danıştay üyeliği korunur ve bütçe, disiplin gibi hususlar ilgili hükümler çerçevesinde yürütülür; görevin sonunda eski görevlerine geri dönebilirler. Tek hâkimle çözülecek bazı basit davalar, belirli türdeki idari işlemler ve vergiyle ilgili bazı davalar tek hâkim tarafından çözümlenebilir; daha karmaşık davalar ise daireler tarafından ele alınır. Vergi mahkemelerinin görevleri, vergi, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davaları çözer; vergi alacaklarının tahsine ilişkin davalarla ilgili işlerle ilgilenir ve diğer kanunlarda verilen görevleri yerine getirir. Yönetmelik, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin idari işleri ve kalem hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli usul ve esasları belirler.

Kanun 5253
2004-11-23

DERNEKLER KANUNU

- Derneklerin Türkiye’deki faaliyetlerinin çerçevesini belirler; amaçları, yapıları, denetimleri ve uygulanacak yaptırımları kapsar. - Dernek kurma hakkını güvence altına alır ve tüzükte bulunması gereken asgari konuları tanımlar. - Genel kurul, yönetim ve denetim kurulları ile diğer organların görevlerini, yetkilerini ve üyelik süreçlerini düzenler. - Şubeler, temsilcilikler, platformlar, federasyonlar ve konfederasyonlar gibi tüzel kişilikleri ve organları arasındaki ilişkiyi ve yönetimini kurallandırır. - Uluslararası faaliyetlere ilişkin esasları getirir; yurt dışında temsilcilik veya şube açma, yabancı kuruluşlarla işbirliği ve Türkiye’de faaliyet için gerekli izin/görüş süreçlerini belirler. - Tüzel kişilerin oy kullanmasını ve temsil yetkilerini düzenler. - İç denetim zorunluluğu getirir ve bağımsız denetim kuruluşlarıyla denetim yapılmasına olanak tanır; denetim sonuçlarının ilgili kişiler ve kurul tarafından sunulmasını sağlar. - Gelir ve giderlerin belgelenmesini, saklama sürelerini ve mali süreçlerin yürütülmesini standardize eder; bankacılık işlemleri için gereken belgeleri belirtir. - Derneklerin maddi yardım alabileceği ve verebileceği tarafları, kamu kurumlarıyla ortak projeler için mali paylaşımına ilişkin esasları ve ilgili sınırlamaları kurallaştırır. - Sandık kurulumu ile üyelerin zaruri ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin esasları düzenler. - Üyelik kabulü, çıkışı, değişiklikler ve organ üyelerinin bildirilmesi gibi işlemlerde uygulanacak usulleri belirler. - Taşınmaz mal edinme ve tasfiye süreçlerini, mal varlığının korunması ve devriyle ilgili esasları düzenler. - Kolluk kuvvetlerinin müdahale yetkileri ve el koyma hallerinde hakim kararının gerekliliğini ve bildirim yükümlülüğünü belirtir. - Yurtdışından yardımların alınması ve yurtdışına yapılacak yardımların bildirilmesi ile kayıt altına alınmasına ilişkin esasları getirir. - Faaliyetlerin ve hesapların şeffaflığı için beyanname verilmesi ve yıl sonunda denetimlerin yapılmasına ilişkin uygulamaları özetler.

Kanun 6087
2010-12-18

HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KANUNU

- Hâkimler ve Savcılar Kurulu bağımsız bir organ olarak çalışır ve hiçbir organ, makam veya kişi ona emir veremez. - Kurulun temel amacı, adaletin ve hâkimlik ile savcılık teminatının korunmasını sağlamak ve mahkemelerin bağımsızlığını gözetmektir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, ataması, nakli, geçici yetkisi, yükselmesi, kadro dağıtımı ve meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme gibi mesleki işlemleri yürütür. - Hâkim ve savcıların görevlerini kanun ve mevzuata uygun yapıp yapmadıklarını denetler ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma işlemlerini başlatır; ihbar ve şikayetleri inceler. - Hâkim ve savcılarla ilgili etik ilkelerin belirlenmesi ve bunlara uyumun sağlanmasına ilişkin düzenlemeler yapar. - Yargıtay ve Danıştay üyesi seçimi işlemlerini gerçekleştirir. - Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, atama, nakil, geçici yetki, yükselme, kadro dağıtımı ve disiplin gibi konularda yönetmelik çıkarma ve genelgiler düzenleme yetkisine sahiptir. - Kurulun işleyişinin yönetsel ve mali yönleri Genel Sekreterlik tarafından yürütülür; ayrıca Kurulun dava ve icra işlerinde avukatlar aracılığıyla temsil ve takip işlemleri yapılır. - Kurulun büro işlemlerini yürüten Genel Sekreterlik, hâkim ve savcıların sicillerini ve şahıs dosyalarını tutar, arşiv hizmetlerini sağlar, mali hizmet ve strateji geliştirme birimlerine ilişkin hizmetleri yürütür, izin ve emeklilik işlemlerini takip eder ve özlük işlerini yürütür. - Teftiş Kurulu, Kurulun denetim ve teftiş görevlerini yerine getirir; başkan yardımcıları, müfettişler ve tetkik hâkimlerini atayarak inceleme ve soruşturma süreçlerini yönetir. - Kurul, birimlerin ve dairelerin görev ve işbölümü konularında karar verir; gerekli görüldüğünde etik ve mesleki standartlar ile ilgili uygulamaları belirler.

CB Kararnamesi 95
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ (KARARNAME NUMARASI: 95)

Nükleer Düzenleme Kurumu bağımsız olarak nükleer güvenlik ve radyasyon güvenliğini sağlamak için düzenleyici ve denetleyici yetkileri kullanır. Tesislerin ve faaliyetlerin kurulumu, işletilmesi, işletmeden çıkarılması veya kapatılması süreçlerinde lisans/izin/yetki verilmesini ve denetlenmesini sağlar. Nükleer maddelerin üretimi, taşınması, depolanması, ihracatı/ ithalatı, ticareti, bulundurulması, devri, işlenmesi ve kullanılması konularında düzenleyici kontrol uygular. Radyasyon kaynaklarının üretimi, taşınması, depolanması, ihracatı/ithalatı, ticareti, bulundurulması, devri, kullanılması ve bunlarla ilgili tesisler için güvenlik standartlarını belirler ve uygular. Radyoaktif atıkların bulundurulması, devri, işlenmesi, taşınması, depolanması, bertarafı konularında kurallar koyar ve uygulanmasını sağlar. Nükleer güvenlik ve radyasyon koruma kapsamında onay gerektiren hususları belirler, onay verir ve uygunluk kriterleri oluşturur. Yetkilendirilen kişilerden ve kurumlarından gerekli bilgileri talep eder, bunları değerlendirir ve yetkilendirme koşullarını belirler. Yetkilendirme ve denetim süreçlerini uygular; yerinde incelemeler yapar ve gerektiğinde ek tedbirler alınmasını sağlar. Ulusal radyasyon kaynakları kayıtları, doz kayıtları ve nükleer madde sayım sistemi kurar ve işletir. Ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapar, ortak projelere katılır ve bilgi paylaşır. Acil durum yönetiminde saha içi ve saha dışı koordinasyonu sağlar; AFAD ve ilgili kurumlarla işbirliği yapar. Doğal radyasyon kaynakları ve içme suları gibi konularda güvenlik tedbirleri belirler ve denetim yetkisini kullanır. Kurul karar organı olarak düzenleyici işlemler, strateji belirleme, bütçe ve raporlama konularında karar verir. Kurul toplantı kuralları ve etik yükümlülükler uygulanır; çıkar çatışması kuralları ve gizli bilgiler korunur. Başkanlık kurumun yönetimini sağlar, stratejiyi uygular, bütçeyi ve insan kaynağını yönetir ve kamuya bilgi verir. Başkan ve yardımcıları arasında görev dağılımı yapılır; gerektiğinde yetkileri devreder. Yetkilendirilen kişiler için eğitim programları belirlenir ve uygulanır.