10 / 769 sonuç gösteriliyor

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 5275
2004-12-29

CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları belirler ve hedef olarak toplumsal güvenliği sağlamak, hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasını güçlendirmek ve suça dönmeyi önlemek amacı güder. - Infaz sürecinde herkese eşit davranılması ve insan onurunun korunması esastır; zalimane veya aşağılayıcı davranışlar yasaktır. - Hapis infazı, hükümlülüğün kesinleşmesiyle başlar ve infazın izlenmesi ilgili yetkili makamlarca yürütülür; sürecin adil ve denetlenebilir olması amaçlanır. - Hapis cezalarının infazında güvenli, düzenli ve disiplinli bir ortam sağlanır; özgürlük sınırlamaları, hükümlünün temel haklarıyla orantılı ve kanunlar çerçevesinde uygulanır; hükümlünün sağlık ve güvenliği korunur. - İyileştirme amacıyla rehabilitasyon odaklı programlar kullanılır; haklara saygı korunur; kanuna uygunluk temel ilke olarak esas alınır; kişilik ve yaşam kurallarına uygun bireyselleştirilmiş planlar önemsenir. - Infaz sürecinde adaletli hareket edilir; disiplin cezaları ve güvenlik tedbirleri ölçülü şekilde uygulanır ve savunma/itiraz yolları sağlanır. - Başarı ölçütü, hükümlünün yeni tutum ve beceriler kazanmasıyla değerlendirilir; iyileştirme çabalarına gönüllü katılım teşvik edilir. - Farklı infaz kurumları türleri vardır: kapalı yüksek güvenlikli tesisler; kadınlar için özel kapalı tesisler; çocuklar ve gençler için eğitim-odaklı kapalı tesisler; açık infaz kurumları; ayrıca hükümlülerin uygun yere yerleştirilmesini belirleyen gözlem ve sınıflandırma merkezleri bulunur. - Kapalı tesisler, güvenlik ve disiplinin sağlanması için gerekli tedbirleri içerir; ihtiyaca göre bireyselleştirilmiş veya grup halinde iyileştirme yöntemleri uygulanır; kapasite yetersiz olduğunda diğer kapalı tesislerin yüksek güvenlikli bölümleri devreye girebilir. - Kadınlar, çocuklar ve gençler için özel düzenlemeler vardır; kadın tesislerinde güvenlik görevlileri kadınlardan oluşur; çocuklar için eğitim ve yaşa uygun bölümler önceliklidir; gerektiğinde çocuklar için ayrı bölümler veya diğer uygun bölümler kullanılır; eğitime ve topluma yeniden entegrasyona öncelik verilir. - Açık infaz kurumları, iyileştirme, çalışma ve meslek edinimini ön planda tutar; firar veya güvenlik açısından riskli durumlar için bazı sınırlamalar söz konusudur; belirli şartlar altında bazı hükümlüler doğrudan açık kurumlara alınabilir veya açık kurumlardan kapalı kuruma geçiş yapılabilir. - Gözlem ve sınıflandırma merkezleri, hükümlünün durumuna uygun kuruma yerleşimini belirler; kurumlar arası geçişler bu merkezlerin kararlarıyla düzenlenir. - Hastalık veya gebelik gibi hallerde infaz ertelenebilir; özellikle akıl sağlığı, ağır hastalıklar veya çocuk sahibi olan durumlar için ertelenme düzenlemeleri bulunur; erteleme süresi ve denetim şartları, sağlık durumunun takibi ve ilgili makamların kararlarıyla şekillenir; şartlar değişirse ertelenme kaldırılabilir. - Gebe olan veya doğum sonrası dönemde olan kadınlar için özel hükümler uygulanır; doğum sonrasındaki süreler ve şartlar infazın nasıl devam edeceğini etkiler. - Çocukların hastalığı veya engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olması durumunda ilgili erken erteleme veya özel düzenlemeler uygulanabilir; kararlar bireysel durumlara göre değerlendirilir.

Kanun 5326
2005-03-31

KABAHATLER KANUNU

Bu Kanun kabahat olarak kabul edilen ihlaller için uygulanabilir idari yaptırımları belirler. Kabahatler karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar idari para cezası ile idari tedbirlerdir; tedbirler arasında mülkiyetenin kamuya geçirilmesi ve ilgili diğer tedbirler bulunur. Kabahatler kasıtlı veya ihmal yoluyla işlenebilir; ihmal halinde hukuki yükümlülüğün varlığı gerekir. Organ veya temsilci aracılığıyla işlenen kabahatlerde tüzel kişi de sorumlu tutulabilir; temsilci olarak hareket edenin fiili tüzel kişi hakkında yaptırım doğurabilir. Çok sayıda kişinin iştiraki halinde her kişi hakkında yaptırım uygulanabilir; özel faillik niteliğine sahip kişiler için de sorumluluk söz konusu olabilir. Aynı fiil çok sayıda kabahate yol açtığında uygulanacak en ağır idarî para cezası esas alınabilir; diğer yaptırımlar varsa bunlar da uygulanabilir. Aynı fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan yaptırım uygulanır; aksi durumda kabahatten yaptırım uygulanır. Teşebbüs cezalandırılmaz; bazı hallerde teşebbüsün cezalandırılabileceğine ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. Hukuka uygunluk nedenleriyle kusurun ortadan kalktığı durumlar bu kabahatler için de geçerlidir. Soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı ile yerine getirme zamanaşımı gibi süreler aşılırsa yaptırım uygulanamaz veya yerine getirilemez hale gelebilir. Karar verme yetkisi ilgili idari makamlar ile bazı durumlarda yetkili merciler tarafından belirlenir; kararlar tutanakla kayıt altına alınır ve gerekli deliller gösterilir. Kararlar tebliğ edilerek başvuru yolları açılır; itiraz süreçleri ve süreleri belirlenmiştir. Ödeme halinde indirim ve taksit gibi imkanlar söz konusu olabilir; ödeme süresi, muhatabın kanuni hakkını etkilemez. Mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararında ilgili koşullara göre uygulanabilirlik belirlenir; bazı durumlarda eşya kullanılamaz hale getirilebilir veya imha edilebilir. Genel amaç toplum düzeninin korunması, genel ahlâkın ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile ekonomik düzenin korunmasıdır.

Kanun 5320
2005-03-31

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mevcut soruşturma ve kovuşturma süreçleri yeni hükümler temel alınarak yürütülür; kesinleşmiş kararlar korunur. Gıyabi tutuklama kararları, yeni hükümlerin uygulanmasıyla yakalama emrine dönüşür ve yabancı ülkelerdeki kaçaklar için özel bir düzenleme söz konusu olur. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümler, uygulamada belirli dönemler için geçerli olur; önceki dönemdeki işlemler için eski mevzuat uygulanmaya devam eder. İtiraz ve temyiz süreçlerine ilişkin süreler ve usuller netleşir; acele itirazlar için uygulanacak hükümler geçerli olur. Şahsî dava kavramı kamu davasına dönüşür; mevcut şahsî dava dosyaları kamu davası olarak sürdürülür ve davacı olanlar katılan statüsüne geçer; uzlaştırma hükümleri uygulanır. Müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin esaslar belirlenir ve bu ödemelerin yargılama gideri sayılacağı öngörülür; uygulanacak tarifeler yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik çıkarılması, zamanaşımı, kolluk bildirimi, sahte para bilgileriyle ilgili uygulamalar ve eski hükümlerle uyum sağlama konuları düzenlenir; geçiş sürecinde eski hükümlere uygun çözümler geliştirilir. Ek ve geçici hükümler sulh Ceza mahkemelerinin yapısı ve yetkileriyle ilgili geçişleri düzenler; denetimli serbestlik ve tedavi uygulamalarıyla uyum sağlanır.

Kanun 6413
2013-02-16

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DİSİPLİN KANUNU

Bu metin, Türk Silahlı Kuvvetlerinde disiplin sisteminin kurulması, korunması ve sürdürülmesine ilişkin yöntemleri belirler. Disiplin ihlali kasten veya taksirli olarak işlenebilir; aynı fiil için birden çok disiplin cezası verilemez; ağır olan ceza uygulanır; başka kanunlarda idari yaptırımlar bulunması, disiplin cezası verilmesini engellemez. Adli soruşturma veya kovuşturma, disiplin soruşturması ve tahkikat ile disiplin cezaları birbirini engellemez; her iki süreç de bağımsız yürütülebilir. Disiplin cezalarının verilmesi ve uygulanmasına ilişkin takdir hakkı, ölçülü, adaletli ve hakaniyetli şekilde kullanılır; kararlar gerekçeli olarak açıklanır; itirazlar dışında hiçbir idari makam bu takdir haklarını kaldırmaz. Disiplin soruşturması ve tahkikatı başlatma yetkisi disiplinsizliği tespit eden amire aittir; soruşturmacılar veya gerekli görürse bir heyet görevlendirilebilir; soruşturma kapsamında bilgi toplama, savunma alma, tanık dinletme, bilirkişi görevlendirme ve gerekirse kriminal inceleme yaptırma yetkisi mevcuttur. Disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi, disiplin cezasını tespit edilen personellere uygulanır; aynı tür fiiller için benzer cezalar öngörülebilir; disiplin amiri olmak için belirli statü ve yetkinlikler gerekir; vekâleten atananlar, vekâlet ettikleri kadroda gösterilen yetkileri kullanır; tebliğden önce amir değişirse yeni amir ceza verme sorumluluğunu devralır; cezayı verme yetkisi olmayan amirler, disiplin amirine başvurur. Üst disiplin amirleri, bazı hallerde disiplin soruşturması ve ceza verme görev ve yetkisini kullanabilir; özellikle ağır veya çok sayıda kişinin etkilendiği durumlarda devreye girerler. İkaz ve disiplin eğitimi yetkisi, amirlerin maiyetine hatalarını göstermek, onları geliştirmek amacıyla ikaz ve ilave görevler vermesini kapsar; bu tür işlemler cezai sonuç değildir. Disiplin cezalarının türleri arasında uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam, aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme, oda hapsi ve silahlı kuvvetlerden ayırma bulunur; cezaların uygulanma yöntemi ilgili cezaya göre belirlenir ve bazı cezalar belirli koşullarda uygulanabilir. Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, kişinin ilişkisinin kesilmesi veya sözleşmesinin feshi sonucunu doğurur; bu durumda kişi seferberlik ve savaş hallerinin dışında görev alamaz; kararlar üst disiplin kurulları tarafından alınır ve bazı durumlarda onay gereklidir; yedek subay ve yedek astsubaylar için kalan askerlik hizmetlerinin tamamlanması farklı kurallara tabi olabilir. Sözleşmeli personel için uygulanacak özel hükümler saklıdır; diğer ilgili mevzuatlar bu süreçte geçerli hükmünü korur. Genel olarak bu düzenlemeler, disiplin ihlallerinin nasıl değerlendirileceğini, hangi mercilerin hangi durumlarda ne tür cezalar verebileceğini, cezaların nasıl uygulanacağını ve süreçlerin nasıl işleyeceğini belirler.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

Kanun 4616
2000-12-22

23 NİSAN 1999 TARİHİNE KADAR İŞLENEN SUÇLARDAN DOLAYI ŞARTLA SALIVERİLMEYE, DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUN

Bu yasa, belirli geçmişte işlenen suçlar nedeniyle soruşturma ve ceza infaz süreçlerinde ertelenme ve cezaların hafifletici şekilde ele alınması yönünde uygulanır. Hüküm giymiş veya tutuklu olanlar için toplam ceza üzerinden tek seferlik bir indirim uygulanır; indirim, toplam cezaya etkili olur ve kalan ceza üzerinden şartlı salıverme sağlanabilir; salıverme durumu, karar verildiği anda uygulanır ve talep aranmaz. Erteleme konusu suçlarda, erteleme süresi içinde yeni bir suç işlenirse dava devam eder veya yeniden açılır; erteleme süresi dolduğunda ise kararlar uygulanır veya hüküm kesinleşir. Erteleme konusu olan cezalar, belirli sınırları aşan suçlar değildir ve bu kapsama giren suçlar için uygulanır; bazı suç türleri veya mevzuata göre bu hükümler uygulanmaz. Geçici veya değişiklik niteliğindeki hükümler nedeniyle, bazı maddelerin uygulanması farklı şekilde düzenlenmiş veya iptal edilmiştir.

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

Kanun 6132
1953-07-15

AT YARIŞLARI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, at yarışlarının ülke sınırları içinde nasıl düzenleneceğini, yurt içi ve yurt dışı yarışlar üzerinden ortak bahis kabulünü ve yarış gelirlerinin kullanımını belirler. Mahalli olmayan yarışlar için programlar ve ödül planları onaylanır ve gerekli izinler alınır. Yarış gelirleri, ikramiyeler, tesis bakım ve ıslahı, damızlık alımı, teşvikler ve genel giderler gibi amaçlar için kullanılabilir. Belediyelerin Hipodrom ya da yarış yerlerinden aldıkları eğlence payı sınırlı olabilir. Yarışlarda usulsüz hareket edenler veya yarış dürüstlüğünü bozanlar için ihtar, para cezası, geçici veya süresiz yasaklar ve yarışlardan men gibi disiplin cezaları uygulanabilir; cezalar tekrarda artış gösterebilir. Yasaklı madde veya uygulama tespit edildiğinde at, sahip, antrenör ve diğer ilgili kişiler sorumlu tutulabilir; bazı durumlarda atın yarışlara katılımı engellenebilir ve cezalar uygulanabilir. Birden çok yasaklı madde tespit edilirse ağır olan yaptırım uygulanır; numuneler üzerinden yapılan testlerin sonucu kesin olarak kabul edilir ve gerektiğinde ek analiz yapılabilir. Tedavi amacıyla kullanılan bazı yasaklı maddeler için istisnalar bulunabilir; ancak kanıtlanamazsa yaptırımlar uygulanabilir. Yarış dışı numunelerde tespit edilen yasaklı madde veya uygulamanın bazı hallerinde, tedavi amacıyla kullanıldığı ispatlanamazsa ilgili kişilere para cezaları uygulanabilir ve bazı durumlarda yarış dışı kalma veya yasaklar devreye girer. Numune tesiriyle tespit durumlarında ikinci analiz kesin karar olarak kabul edilir. Köy, kasaba ve şehirlerde şenlik ve eğlence amacıyla düzenlenen at yarışları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır. At yetiştirme ve ıslahını teşvik amacıyla derneklere hak ve yetkilerin devri ve bu dernekler aracılığıyla denetim, izleme ve bazı yönetim işlemleri yapılabilir; devrin şartları ve denetim mekanizmaları uygulanabilir. Genel olarak, bu düzenleme yarışların güvenliği, dürüstlüğü ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yapılan disiplin, denetim ve yönetişim önlemlerini içerir.

Kanun 1632
1930-06-15

ASKERİ CEZA KANUNU

Bu kanun, askeri personelin işlediği fiiller için uygulanacak esasları belirler ve askeri suçlar ile askeri olmayan suçlar için ayrı uygulanabilir çerçeve getirir; genel ceza kanunlarının askeri alanda uygulanmasıyla ilgili temel prensipleri düzenler. Askeri suçlar, ağır veya ölüm cezası gibi ağır yaptırımlarla cezalandırılabilir; hafif cezalar ise kısa hapishane, göz hapsi ve oda hapsi gibi disiplin cezalarını içerebilir. Kapsam, subaylar, astsubaylar, erbaş ve erler ile askeri öğrenciler ve ilgili sivil personel gibi askeri hizmet kapsamındaki kişileri içerir. Askeri şahısların yabancı ülkelerde işledikleri fiiller Türkiye’de yargılanabilir; yabancı ülkedeki hüküm Türkiye’de yeniden muhakeme edilerek uygulanabilir ve gerekli hallerde cezadan indirim yapılabilir. Seferberlik ve harp hükümleri, seferberlik durumunda hangi cezaların uygulanacağını belirler; genel olarak savaş hali veya benzeri durumlarda harp hükümleri yürürlükte olur. Fer’i cezalar olarak rütbenin geri alınması, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ve askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme bulunur; bu cezalar asıl cezayla birlikte veya bağımsız olarak uygulanabilir ve bazı durumlarda kamu otoritesi tarafından kararlaştırılır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ve rütbenin geri alınması gibi cezaların sonuçları, askerî rütbe ve karşılama açısından temel kayıplar doğurur ve tekrar hizmete alınmama sonuçlarını doğurabilir. Memuriyetten mahrumiyet, bazı durumlarda kıdem ve emeklilik sürelerinden indirim yapılmasını gerektirebilir ve bazı durumlarda disiplin cezalarıyla birlikte uygulanabilir. Kararların bazıları temyize tabi değildir veya itirazlar belirli aşamalarda yapılır; itirazlar üzerine duruşmada hüküm verilir. Kısa hapis cezaları, ilgili rütbe ve göreve göre uygulanır ve infaz şekli belirli disiplin düzenlemelerine tabidir; maaş ve tahsisatlar bu cezalar sırasında korunabilir. İcra ve infaz konuları, cezaların nasıl yürütüleceğini ve hangi yerlere uygulanacağını belirler.