10 / 1.387 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 2010139
2010-04-06

TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Bu düzenlemenin amacı Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybı, ispatı ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerde uygulanacak usul ve esasları belirleyerek uygulamada birlik sağlamaktır. - Vatandaşlık başvuruları yurt içinde ilgili makamlarca, yurt dışında ise dış temsilcilikler tarafından yürütülür. - Türk vatandaşlığını kazanmanın yolları ikiye ayrılır: doğumla kazanılan ve sonradan kazanılan. - Doğumla kazanılan vatandaşlık, anne veya baba ile soy bağına dayanılarak veya doğum yerine göre kendiliğinden kazanılır; bazı durumlarda doğumdan itibaren vatandaşlık gerçekleşir. - Doğumla kazanılan vatandaşlık çocuk için, evlilik birliği içindeki çocuklar için ve baba tarafından vatandaşlık durumuna bağlı olarak uygulanır. - Sonradan vatandaşlık, yetkili makam kararıyla veya evlat edinme ya da seçme hakkının kullanılmasıyla mümkün olur. - Genel olarak vatandaşlık kazanımı için adayların, uzun süreli ikamet, yasal ikamet ve toplumsal uyum göstergeleri, sağlık durumu, iyi ahlak ve kamu güvenliği açısından engel olmama, Türkiye’de geçimini sağlayacak gelir veya mesleğe sahip olma ile Türkçe dil becerisi gibi şartları karşılaması gerekir. - Başvurular ön inceleme, gerekli belgelerin incelenmesi, güvenlik ve adli soruşturma süreçleriyle değerlendirilir; mülakat yapılabilir ve son karar bu değerlendirme sonucunda verilir; şartları taşımayanların başvurusu reddedilebilir. - İstisnai olarak vatandaşlık kazanımı, devletin kararına bağlı olarak belirli yatırım veya katkı türleriyle sağlanabilir; bu kapsamda yatırım, konut edinimi, istihdam yaratma ve benzeri alanlarda şartlar bulunur. - Çocuklar için doğumla vatandaşlık kazanımı veya sonradan kazanım süreçleri ayrıca belirlenen prosedürler çerçevesinde uygulanır; ispat ve kayıt işlemleri buna göre gerçekleştirilir.

Kanun 2802
1983-02-26

HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU

Bu düzenleme, adli ve idari yargıda çalışan hakim ve savcıların bağımsızlık ve güvence içinde görev yapmasını sağlamayı amaçlar. Hakimler ve savcılar, vicdani kanaatlerine göre karar verir ve yetkili makamların emir veya telkinde bulunması yasak olarak kabul edilir. Gözetim ve denetim mekanizmalarıyla meslekî davranışlar ile görevlerin yerine getirilmesi yakından izlenir ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma süreçleri işletilir. Hâkim ve savcı yardımcılığı, mesleğe girişin ilk aşaması olarak tanımlanır; adaylardan sağlık, ahlaki uygunluk ve mesleğe ilişkin temel yeterlilikler gibi kriterler istenir. Giriş için adli ve idari yargı ayrımlarına göre farklı nitelikler aransa da genel olarak yükseköğrenim ve mesleğe uygunluk gibi şartlar esas alınır. Yazılı sınav ve mülakatla yürütülen değerlendirme süreçlerinde adaylar, yetenek, bilgi ve mesleğe uygunluk açısından ölçülerek, ihtiyaç doğrultusunda karar verilir. Avukatlık geçmişi olan adaylar için özel kurallar ve ek değerlendirme hususları uygulanabilir; geçmiş deneyimler ve akademik başarılar atama sıralamasında dikkate alınır. Disiplin cezaları ve meslekten çıkarılma gibi yaptırımlar için gerekli çerçeve ve süreçler öngörülerek mesleki etik ve güvenilirlik korunur.

CB Kararı 7804
2023-11-18

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (N) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK MAL VE HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 7804)

Bu karar savunma ve güvenlik alanında acil ihtiyaçlar için mal ve hizmet alımları ile hava yoluyla taşıma hizmetlerini kapsayan bir uygulama çerçevesi koyar ve uygulanacak esasları belirler. Acil ihtiyaçların hızlı ve etkili teminini sağlamak için uygun alım yöntemleri ve bu yöntemlerin hangi hallerde uygulanacağı açıklanır. Şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik ve kaynakların verimli kullanımı temel ilkeler olarak öne çıkar; ihtiyaç hâlinde güvenlik ve milli çıkarlar öncelikli olarak değerlendirilir. Garanti edilmis yararlanma hakki ve uyuyan sözleşme gibi mekanizmalar mevcut olabilir; bu tür sözleşmeler yükümlülük doğurmazken, ihtiyaca göre esneklik ve hazırlıklı olma imkanı sunar. Ulusal ve uluslararası güvenlik ve gizlilik gereklilikleri nedeniyle bazı aktörlerin ihalelere katılamayacağı durumlar kabul edilebilir. İhale süreçleri bir alım komisyonu tarafından yürütülür; kararlar çoğunlukla alınır, çekimser oy kullanılmaz ve kararlar gerekçelendirilir. Yaklaşık maliyet belirlenmesi gereken hâllerde fiyat araştırması yapılarak bir maliyet tahmini oluşturulur; bazı özel durumlarda maliyet belirsiz olabilir ve bu durum açıklanır. İhaleye katılım için gerekli belgeler ve yeterlilikler belirlenir; hangi belgelerin hangi amaçla kullanılacağı ve hangi belgelerin taahhütname olarak sunulabileceği önceden bildirilir; yanlış bilgiler katılımın reddedilmesine yol açabilir. Birçok kâğıt işinin uygun şekilde hazırlanması ve belgelendirilmesi gerekir; bazı durumlarda mevcut belgelerle yeterlilik sağlanabilir veya belgelerin eksikliği nedeniyle değerlendirmeye alınmayabilir. Kapsama giren dokümanlar, teknik şartnameler ve stok/standart kullanımı yoluyla alım gerçekleştirilebilir; gerektiğinde dokümanda değişiklik yapılması için gerekli kurallar öngörülür. Davete bağlı olarak yapılan çalışmaların dışında, bazı durumlarda ek onaylar ile dokümanlarda değişiklik yapılabilir. Teklifler belirlenen usullere uygun olarak zarflara konulur ve kapalı olarak sunulur; açılış, eksiklerin tespiti ve değerlendirme süreçleri bu çerçevede yürütülür. Tekliflerin geçerlilik süresi ve gerektiğinde uzatma imkanları ortaya konur; değerlendirme süreci belirlenen kriterlere göre gerçekleştirilir.

Kanun 5258
2004-12-09

AİLE HEKİMLİĞİ KANUNU

- Aile hekimliği hizmetlerinin yürütülmesi için Sağlık Bakanlığı, ilgili kurumlar ve çalışanlar arasındaki sözleşmeli veya görevlendirmeye dayalı istihdam yapısını düzenler; bu sayede acil durumlarda personel temininde esneklik sağlanır. - Aile hekimi ile birlikte çalışan aile sağlığı çalışanlarının (hemşire, ebe, sağlık memuru gibi) da sözleşmel ile görevlendirilmesi öngörülür; ihtiyaç halinde kurumlarca görevlendirilebilirler ve gerektiğinde fazladan personel alınabilir. - Sözleşmeli çalışanların mevcut kadro veya statüleri korunur, önceki hizmet süreleri dikkate alınır ve istek halinde eski görevlerine dönme imkanı tanınır. - Ödemeler, bölgesel gelişmişlik düzeyi, hizmet giderleri ve performans gibi kriterlere göre belirlenir; performans hedeflerine ulaşılamaması durumunda ödeme veya sözleşme yenilenmeme gibi yaptırımlar uygulanabilir. Ayrıca nöbet ve ek ödemeler gibi yan ödemeler sözleşmelere göre düzenlenir. - Disiplin cezaları, mevcut yöntemler ve disiplin kurulları aracılığıyla uygulanır; bazı durumlarda sözleşmenin feshiyle sonuçlanan yaptırımlar sözleşme hükümleri kapsamı dışında uygulanır. - Hizmetin esasları kapsamında vatandaşlar aile hekimine kaydeder ve hizmetler bu kaydı esas alarak planlanır; hasta kayıtları ve sevk belgeleri devredilir ve kişiye ait sağlık dosyaları güvenli şekilde muhafaza edilir. - Taşınmazlar, aile sağlığı merkezlerinin kurulması ve işletilmesi amacıyla kamu kurumlarına kiralanabilir; kamuya ait taşınmazların kullanımıyla merkezlerin fiziki altyapısı sağlanır. - Aile hekimliği hizmetleri kapsamında kayıtlama, değiştirme ve hizmet akışını düzenleyen süreçler netleştirilir; toplumun birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimi ve sürekliliği artırılır. - Yabancılar için bazı hizmetler ücretsiz veya belirlenen koşullarda sunulur; acil durumlar ve özel istisnalar için ise uygulamalar Bakanlığın belirlediği esaslara göre yapılır. - Yabancılar ve yerel halk için hizmet veren merkezler, dış hizmetler ve ek ödemeler konusunda gelir akışlarını yönetir; bu kapsamda gelirlerin ve giderlerin nasıl hesaplanacağına ilişkin esaslar belirginleşir. - Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından tutulan kişisel kayıtlar il/ilçe sağlık idarelerinde saklanır ve gerektiğinde güvenli şekilde devredilir; raporlar, sevkler ve reçeteler resmî kayıt olarak kabul edilir. - Aile hekimliği dışındaki birinci basamak hizmetleri toplum sağlığı merkezleri tarafından sunulur; bu merkezlerin organizasyonu ve çalışma esasları Bakanlıkça belirlenir. - Kamu sağlığının geliştirilmesi amacıyla desteklemeler ve performans ölçütleriyle ilgili uygulamalar devreye alınır; gerekli gördüğünde hizmet sunumu için gerekli kaynak ve altyapı kullanılır.

CB Yönetmeliği 20047189
2004-04-27

BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN ESAS VE USULLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Uygulamanın pratik etkileri şunlardır: - Gerçek ve tüzel kişiler bilgi edinme hakkını kullanabilir; yabancı vatandaşlar ve yabancı tüzel kişiler karşılıklılık ilkesine göre başvuru yapabilir. - Kurumlar, bilgi edinme başvurularını karşılamakla yükümlüdür; mevcut bilgiyi kolayca bulunabilir hale getirmek için tasnif ve arşiv düzeni oluşturarak iş yükünü etkin şekilde yönetir. - Kamuoyuna yönelik bilgi paylaşımı yoluyla, kurumsal temel kararlar, hizmetler, süreçler ve istatistiki veriler gibi bilgiler internet sayfalarında yayımlanabilir. - Kurumlar içinde bilgi edinme birimleri kurulur veya mevcut birimlere bu görevler devredilir; yeterli personel ve uygun çalışma koşulları sağlanır. - Başvuruların hangi birim tarafından cevaplanacağı ve cevaplanma süresinin ne olduğu başvuru anında belirlenir; başvurular ilgili birimlere yönlendirilir. - Başvurular, gerçek veya tüzel kişinin kimliğini doğrulama ve başvurunun geçerliliğini kontrol etme süreçleriyle alınır; eksik veya hatalı başvurular reddedilebilir ve başvuru sahibine bildirilir. - Başvurular elektronik ortamda, posta, faks veya yazılı olarak iletilebilir; kurumlar bu kanallara uygun cevaplar verebilir ve gerektiğinde yerinde inceleme imkanı sağlar. - Özürlü başvuranlar için kimlik tespitinde kullanılan özel işaretler veya imza yerine geçme imkanı sunulur. - Yayımlanmış olan bilgi veya belgeler başvuru konusu değildir; ancak yayımlanan içeriğin nasıl ve nerede yayımlandığı bildirilir. - Bilgi edinme başvurularının kolaylaştırılması amacıyla kurumlar, başvuruyu hızlı ve doğru işlemek için gerekli rehberlik ve bilgi sağlar; başvurunun uygun birimlere iletilmesi için prosedürler uygulanır.

CB Yönetmeliği 10896
2026-01-22

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN TERTİPLENECEK ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR VE TOPLANTILARDAN CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN BELİRLENENLERİN YÜRÜTÜLMESİNE YÖNELİK 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (z) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK ALIMLARA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

- Bu düzenleme, uluslararası organizasyonlar ve toplantılar için yapılacak mal ve hizmet alımlarının nasıl planlanacağını, hangi yollarla temin edileceğini ve hangi kontrollerle yürütüleceğini belirler. - Alımlar ilan yoluyla yapılabileceği gibi doğrudan temin yoluyla da gerçekleştirilebilir; bu sayede ihtiyaca uygun ve hızlı çözümler üretme esnekliği sağlar. - İhtiyaçlar belirlenir, maliyet yaklaşık olarak hesaplanabilir ve gerektiğinde piyasa araştırması yapılabilir; yapılan değerlendirme ve hesaplama süreci belgelenir. - Alım işlemlerinde gerekli görüldüğünde alım komisyonu kurulur; kararlar çoğunlukla oy çokluğu ile alınır ve yazılı tutanakla kaydedilir. - Yeterlilik kriterleri belirlenir; ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler değerlendirilir, eksik beyan durumunda teklif değerlendirme dışı bırakılır. - Teklifler, idari ve teknik şartlara uygunluk açısından değerlendirilir; gerekli görüldüğünde açıklama istenir ve en uygun teklif belirlenerek onay süreçleri başlatılır. - İhtiyaçlar tek bir tedarikçiden veya birden çok tedarikçiden temin edilebilir; yurt içi veya yurt dışındaki kaynaklar kullanılabilir; süreçler elektronik ortamda da yürütülebilir.

Kanun 5717
2007-12-04

ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKİ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN

- Bu yasa, velayet hakkı ihlâli ile bir ülkeden başka bir ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini ve/veya şahsî ilişki kurma hakkının kullanılmasını sağlamaya yöneliktir. - Uygulama, çocukların velâyet veya şahsî ilişki kurma haklarının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu ülkedeki çocuklara yöneliktir. - Süreç, ilgili makamlarca koordine edilerek çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması amacıyla gerekli idari ve adli işlemler başlatılır. - Taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanması teşvik edilir; sulh mümkün olmadığında konuyla ilgili karar yetkili mahkemece verilir. - Dava, öncelikle hızlı ve sade usule göre görülür; esasa girilmeden önce sulh yoluyla çözüme çalışılır. - Geçici koruma tedbirleri uygulanabilir; çocuğun bakımının güvenli birine verilmesi, güvenilir bir yerde geçici bakıma alınması, resmi kayıtların korunması ve benzeri tedbirler devreye alınabilir. - Şahsî ilişki kurulması talebi, iade talebiyle ilişkili olarak değerlendirilir; gerektiğinde geçici olarak taraflar arasında şahsî ilişki kurulabilir. - İade kararında velâyetle ilgili ayrı bir karar verilmez; reddedilirse velâyet hakkında karar verilebilir. - İade veya şahsî ilişki kurulması yönündeki kararlar kesinleşir ve uygulanır; gerekli hallerde teslim işlemleri ilgili tarafın huzurunda veya yetkili birinin eşliğinde yapılır ve gerektiğinde kolluk desteği kullanılabilir. - Çocuğun giderleri devletçe karşılanır; hatalı ödeme yapanlar için geri ödeme yapılabilir. - Dava ve işlemler mali yükümlülükler açısından taraflı değildir; bazı masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanabilir; başvuru sahibine adli yardım sağlanabilir. - Bu süreçte usul hükümlerine uygun olarak, mevcut diğer kanun hükümleri de uygulanır ve adli tatil sürecinde de işlemeye devam edilebilir.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Yönetmeliği 20169487
2016-11-25

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI RESMİ OKULLARDA YATILILIK, BURSLULUK, SOSYAL YARDIMLAR VE OKUL PANSİYONLARI YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik yatılılık, bursluluk, sosyal yardımlar ve okul pansiyonlarıyla ilgili başvuru, değerlendirme, yerleştirme, izleme ve yönetim süreçlerini düzenler. Kapsam ve etkisi - Resmi okullarda eğitim gören öğrencilere yönelik yatılılık, bursluluk, sosyal yardım ve pansiyon işlemlerinin uygulanabilirliğini belirler. Başvuru süreçleri - Yatılılık başvuruları veliler tarafından ilgili okul müdürlüğüne iletilır; bursluluk başvuruları velinin yazılı başvurusuyle okul müdürlüğü üzerinden elektronik ortamda yapılır. - Evci öğrenci uygulaması, velinin yazılı talebi doğrultusunda belirlenen adreste kalmayı ifade eder. Maddi durum tespiti - Ailenin maddi durumunu gösteren beyanname ve buna ilişkin gelir belgesi gibi belgeler istenir; velinin ve bakmakla sorumlu olduğu aile bireylerinin bilgileri beyan edilir. - Bir kısıt dahilinde bazı öğrenciler için beyanname istenmez. - Maddi durum incelemesi sonucunda maddi imkânlar açısından yetersiz görülen öğrencilerin parasız yatılılık veya bursluluk başvuruları dikkate alınır; gerekli işlemler başlatılır ve durum ilgili makamlara bildirilir. Şartlar ve uygunluk - Burs ve yatılılık başvurusu için belirli sınıflarda öğrenci olmak, vatandaşlık koşulunu karşılamak ve önceki yılda okul değiştirme cezası olmamış olmak gibi şartlar aranır. - Yatılı okumaya engel bir sağlık sorunu bulunmamalı; bazı durumlarda mesleki eğitim merkezlerinde öğrenim gören öğrenciler için özel kurallar uygulanır. Maddi durumunun tespiti ve araştırması - Başvuru sırasında beyanname ve ilgili belgelerle aileye dair bilgiler toplanır; gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluştan doğrulama yapılır. - İnceleme sonucunda verilen karar, başvurunun reddedilmesi veya onaylanması yönünde olabilir ve sonuç hakkında bilgilendirme yapılır. Komisyonlar ve görevleri - Bursluluk sınavı ve yatılılık işlemleri için ilgili komisyonlar kurulur; sınav tarihleri, başvuru süresi ve yerleştirme takvimi belirlenir. - İl ve ilçe komisyonları, öğrenci bilgilerinin veri tabanlarına girilmesini sağlar, yerleştirme işlemlerini uygular, pansiyon doluluklarına göre yerleştirme yapar ve gerekli durumlarda taşıma ve alternatif yerleştirme tedbirlerini alır. - Okul komisyonu, başvuru, kayıt kabul, nakil, geçiş ve yerleştirme işlemlerini yürütür; pansiyondan sorumlu müdür yardımcısı komisyonun başkanıdır. - Pansiyon kontenjanları ve yerleştirme esaslarına göre açık kontenjanlar üzerinden yerleşim sağlanır; izleme ve değerlendirme çalışmaları gerçekleştirilir. Kontenjan tespiti ve dağılımı - Yatılılık ve bursluluk kontenjanları belirlenir ve uygulanabilir şekilde ilan edilir; kontenjanlar belirli öğrenci kategorilerine göre dağıtılır. - Boş kontenjanlar, sınıflar ve durumlar dikkate alınarak diğer öğrencilere, açık kontenjanlar üzerinden ve uygunluk sırasına göre dağıtılır. - Boş kontenjanların kullanımında esnek uygulamalar yapılabilir; gerekli hallerde ek tedbirler alınır. - Yeni pansiyonlar açıldığında kontenjan, öğrencilerin program türü ve süresi dikkate alınarak dengeli şekilde dağıtılır. Veri yönetimi ve izleme - Yerleştirme ve takip işlemleri e-Okul/e-Mesem sistemi üzerinden yürütülür; başvuru ve yerleştirme durumları bu sistemlere girilir ve güncellenir. - Pansiyonlarda düzenli olarak izleme ve değerlendirme çalışması yapılır; süreçlerin etkinliği denetlenir. Genel etkiler - Öğrenciler, maddi durumlarına göre yatılılık veya bursluluk imkanlarına başvurabilir; uygun bulunanlar pansiyonlarda barınma, beslenme ve sosyal hizmetlerden yararlanır. - Evde kalmayı tercih eden veya pansiyonda kalması gerekmeyen öğrenciler için alternatif yapılandırmalar ve yerleştirme seçenekleri uygulanır. - Başvuruların ve yerleştirme işlemlerinin belirli usul ve esaslara göre yürütülmesi, adil ve şeffaf bir süreç oluşturmayı hedefler.