10 / 1.839 sonuç gösteriliyor

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 6749
2016-10-29

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Olağanüstü hal kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplarla ilişkili özel sağlık, özel öğretim, vakıflar ve sendikalar gibi kurumların kapatılması ve varlıklarının uygun bir kamu kurumuna bedelsiz devredilmesi, borçlardan sorumluluk taleplerinin karşılanmaması sonucunu doğurur. Taşınmazlar ve diğer mal varlıkları ilgili kamu otoriteleri tarafından devralınır ve kayıtlar buna göre düzenlenir. - Kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlar ve yöneticiler için kamu görevinden çıkarılma tedbirleri uygulanır ve bu kişilerin kamu hizmetinden men edilmesi sağlanır; bazı haklar ve pozisyonlar yeniden yapılandırılır. - Kapatılan yükseköğretim kurumlarındaki öğrenciler için yerleştirme ve geçiş süreçleri yapılır; öğrenciler mevcut durumlarına göre Devlet veya kamuya ait üniversitelere yönlendirilir ve öğrenim sürecinin devamı kapsamında ödemelerin nasıl sürdürüleceği belirlenir. - Yargı ve ilgili meslek grupları için milli güvenliğe tehdit oluşturan yapı, oluşum veya gruplara üyelik veya iltisak bulunanlar hakkında meslekten çıkarılma kararları uygulanır; bu kararlar yayımlanır ve gerektiğinde itiraz süreçleri işletilir. - Kamu görevlileri için geniş kapsamlı çıkarılma yetkileri kullanılır; her kurum kendi yapısına uygun usullerle çalışır ve görevden çıkarılanlar bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmez. - Tutuklu ve savunma süreçlerinde güvenlik ve kamu yararı gerekçesiyle denetim, kayıt altına alma ve sınırlamalar uygulanabilir; avukat görüşmeleri denetim ve kayıtlara konu olabilir. - Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde belirlenen güvenlik tedbirleri uygulanır; yakalama, gözaltı ve ifadelerin alınması süreçleri bu tedbirlere uygun olarak yürütülür. - Mağdur ve hak sahiplerine yönelik maddi ve sosyal haklar ile emeklilik ve tazminat konularında ilgili uygulamalar devreye girer; bu haklar belirli şartlar dahilinde sağlanır ve nakdi tazminatlar söz konusu olabilir.

CB Yönetmeliği 200712454
2007-08-04

AKLAMA SUÇU İNCELEMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik aklama suçu ile mücadelede inceleme ve denetim elemanı süreçlerini belirler; incelemenin nasıl başlatılacağı, kimin görevlendirileceği ve hangi sürelerle tamamlanacağına dair esaslar getirir. İnceleme süreçleri ilgili birimler ve yükümlü makamlar tarafından yürütülür; aklama suçunun işlendiğine dair güçlü emareler bulunduğunda inceleme sonuçlandırılır ve raporlar hazırlanır. Cumhuriyet savcısının talebi veya savcılığın koordinasyonu halinde incelemenin savcılık denetiminde veya savcının yönlendirmesiyle yürütülmesi mümkün kılınır. İranıza ilişkin uluslararası bilgi taleplerine uygun hareket edilmesi için usuller belirlenir ve bilgi talepleri bu usullere göre yerine getirilir. Denetim elemanlarının yetkileri ve görevleri tanımlanır; inceleme süresince gerekli görülen hallerde malvarlığına el koyma gibi koruma tedbirleri için savcılığa öneride bulunma imkanı öngörülür. Kamu kurumları ve kolluk birimleri dahil olmak üzere ilgili tarafların inceleme sürecine kolaylık göstermekle yükümlü olduğu belirtilir. Raporlar düzenlenir; inceleme sonuçları başkana sunulur ve gerekiyorsa raporlar üzerinde düzeltme veya nihai karar süreçleri işletilir. El koyma talepleri ve diğer koruma tedbirlerinin izlenmesiyle dava takibi için gerekli işlemler ilgili mevzuata göre yürütülür. Çoklu denetim elemanlarıyla çalışmanın koordinasyonu ve bilgi akışının sağlanması için ekip yapıları ve koordinasyon mekanizmaları belirlenir. İnceleme sırasında gerekli görüldüğünde savcılık veya ilgili birimlerin talebiyle güvenlik ve operasyonel kolaylıklar sağlanır.

CB Yönetmeliği 3095
2020-10-17

DENİZ VE HAVA ARAÇLARI KAZALARINDA ARAMA KURTARMA YÖNETMELİĞİ

Bu düzenlemenin pratik etkileri şunlardır: - Deniz ve hava arama-kurtarma faaliyetleri merkezi bir koordinasyon yapısı altında yürütülür ve kamu kurumları, özel sektör ve yetkilendirilmiş sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği netleşir. - Olay ihbarları hızlı şekilde merkezi koordinasyon merkezine iletilir ve olay yerine müdahale için planlama, görevlendirme ve koordinasyon sağlanır. - Arama-kurtarma hizmetleri ücretsiz olarak sunulur; ancak gereksiz talep veya meşgul etme durumlarında masrafların tazmini yoluna gidilebilir. - Tıbbi tavsiye, tıbbi tahliye ve ilk yardım hizmetleri tele sağlık baştabipliği aracılığıyla koordine edilir. - Yetkilendirilmiş sivil toplum kuruluşları ve bunların personeli için eğitim, belgelendirme ve yetkilendirme süreçleri uygulanır; operasyonlarda bu kuruluşlar yer alır. - Uluslararası kuruluşlarla uyum ve COSPAS-SARSAT sistemiyle entegrasyon sağlanır; gerektiğinde yeni arama-kurtarma irtibat noktaları kurulur ve mevcut iş birlikleri güçlendirilir. - Deniz ve hava araçları için güvenlik ve tehlike bilgileri NAVTEX ve NOTAM aracılığıyla yayımlanır; gerekli protokoller uygulanır. - Arama-kurtarma performansı için istatistikler tutulur, analizler yapılır ve sonuçlar paylaşılır. - Kapsamlı tatbikat ve eğitimler yoluyla arama-kurtarma kapasitesi ve prosedürleri güçlendirilir; ilgili kurumlar ile sivil toplum kuruluşları birlikte çalışır. - Olay yeri koordinasyonu ve karar alma mekanizması, duruma uygun şekilde belirlenir ve ilgili merkezler arasında koordine edilir. - Sistem, Türk arama kurtarma bölgesi içinde ve dışında deniz ile hava araçlarına yönelik arama-kurtarma görevlerini kapsar; karasal iç sular da dahil edilerek kapsam genişletilir. - Kapsam dışı durumlar olarak askeri operasyonlar, bazı yerel afetler ve deniz/hava araçları dışındaki tıbbi hizmetleri içeren kapsamlar bulunabilir.

Kanun 3628
1990-05-04

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU

Kamu görevlileri ve bu kapsama giren diğer görevli konumlarda bulunanlar kendilerine, eşlerine ve bakımları altındaki çocuklarına ait mal varlıklarını beyan etmek zorundadır; beyan konusu taşınmazlar ile para, hisse senetleri, tahviller, altın ve mücevherler, diğer taşınır mallar, haklar, alacaklar ve gelirler ile bunların kaynakları ve borçlar olarak belirlenmiştir. Beyan konusu olanlar ve kapsam aileye ve kişisel mal varlığına yayılarak belirlenir; beyanlar mal varlığıyla ilgili bütün bu unsurları kapsar. Beyanların zamanı, atama ve göreve başlama, görevi sürdürme süreci içinde önemli değişiklikler olduğunda, yönetim kurulu üyelikleri veya benzeri görevler başlangıçlarında; görev sona erince ve beyan yenilendiğinde gerçekleşir. Bildirimlerin verileceği merciler yetkili merciler olarak belirlenir; bildirimler bu mercilere iletilir ve gerektiğinde ilgili kurumlar tarafından işleme alınır. Beyanlar gizli tutulur; özel dosyada saklanır ve içerikleri kamuya açıklanmaz; inceleme amacıyla gerektiğinde kontrole tabi tutulabilir; doğruluk kontrolü için ilgili kurumlar talepte bulunabilir. Yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kişilerden alınan, değeri belirli bir sınırı aşan hediye veya bağışlar beyan edilip teslim edilmelidir; bazı istisnalar bulunabilir. Haksız mal edinme, elde edilen mal veya varlıkların kaynağı ve yaşam standardı ile uyumsuz harcamalar bu kapsamda haksız mal edinme olarak değerlendirilir. Soruşturma ve ihbar süreçleri doğrudan savcılığa yapılır; muhbirlerin kimliği korunur; delil elde edildiğinde ilgili kişiler veya yakınları da mal beyanında bulunmakla yükümlü hâle gelebilir; inceleme ve soruşturma süreçleri ilgili makamlarca yürütülür. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak durumunda cezai yaptırımlar uygulanır; hapis cezaları, para cezaları ve zoralım ya da bedelin devlete ödenmesi gibi sonuçlar doğabilir; ayrıca kamu hizmetlerinden yasaklanma gibi sonuçlar doğabilir. Bu konuların uygulanmasıyla ilgili ayrıntılar için yönetmelikler çıkarılır ve bunlar uygulanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

KHK 655
2011-11-01

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI ALANINA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın teşkilat ve görevlerinde yeniden düzenleme yapılır; bazı birimler kaldırılır veya görevler yeniden dağıtılır. - Altyapı yatırımları kapsamında projelerin mülkiyet devri ve işletme devri süreçleri düzenlenir; devralan kuruluşlar maliyetlerle ilgili ödemeler ve üstlenilecek yükümlülükler konusunda sorumluluk taşır ve belediyelerin ilgili yükümlülükleri devralan kuruluşa ait olarak yürütülebilir. - Kriz ve afet durumlarında bakanlığın deniz ulaştırması, liman ve tersane hizmetlerinin planlanması, koordine edilmesi ve ihtiyaç duyulan malzeme ve araçların temin edilmesi görevi yerleşir. - Türk boğazlarında güvenli geçişin sağlanması için gemi trafik yönetim tesislerinin kurulması ve bu tesislerin tasdik, ruhsat ve planlama işlemlerinin belirlenen esaslara göre yürütülmesi görevi vardır. - Bağlama kütüğü kaydı yükümlülüğü getirildiği için ticari ve özel kullanımdaki gemi, deniz ve içsu araçlarının kayda alınması zorunluluğu ve bu işlemlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir. - Araştırma ve geliştirme destekleri kapsamında ilgili kurumlar gelir elde edilen tutarlardan pay aktarır ve bu destekler belirli alanlarda kullanılmak üzere planlanır; gerekli bilgi paylaşımı ve işbirliği yükümlülüğü doğar. - Denetim ve idari yaptırımlar konusunda uyarma, geçici faaliyet durdurma ve yetki iptali gibi yaptırımların uygulanması için yetkiler ve uygulama esasları tanımlanır. - Yabancı plakalı araçlar için cezaların tahsili ve ilgili bildirim süreçleri belirlenir; uygulama usul ve esasları ilgili kurumlarca müştereken belirlenir. - Bölge limanlarında denetim ve diğer hizmetler için normal çalışma saatleri öncelikli olmak üzere, gerektiğinde mesai dışı hizmet bedelleri üzerinden ek ödemeler yapılabilir; bu ödemeler belirli koşullarda vergiden muaf tutulabilir. - Mevcut ve devralınacak metro ile raylı sistemlere ilişkin geçici ve kalıcı hükümler uygulanır; mevcut işlerin yürütülmesi ve kadro değişiklikleri düzenlenir. - Genel olarak, bu düzenlemelerle deniz, kara ve hava ulaşımına ilişkin koordinasyon, denetim ve maliyet paylaşımı ile altyapı projelerinin yönetimi üzerinde yeni bir çerçeve kurulur.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 7269
1959-05-25

UMUMİ HAYATA MÜESSİR AFETLER DOLAYISİYLE ALINACAK TEDBİRLERLE YAPILACAK YARDIMLARA DAİR KANUN

Pratik etki şu şekilde olabilir: - Afet sonrası ve muhtemel afetler için hayatı ve kamu hizmetlerini korumaya yönelik acil yardım ve tedbirler uygulanır. - Hasar tespiti yapılarak tehlikeli durumlar belirlenir; gerekli görülen yapılar boşaltılır veya güvenli hale getirilir, yeniden yapım ve onarım için teknik şartlar uygulanır. - Binaların yeniden yapımı, onarımı veya önemli değişiklikleri için uygulanacak kurallar belirlenir; hatalı yapılar için gerekli tedbirler alınır. - Afet bölgelerinde veya yakınında acil kurtarma ve yardım çalışmaları koordine edilir; sivil savunma ile iş birliği yapılır. - Afetlerden etkilenen vatandaşlar için temel hizmetler sağlanır; sağlık hizmetine erişim güvence altına alınır; gerektiğinde özel hastanelerdeki tedaviler için ödemeler sonradan yapılabilir. - İlk kurtarma çalışmalarında çalışanlara ücret ödenmez; ancak beslenme ve temel ihtiyaçlar karşılanır; hasar gören ekipmanlar onarılır veya değiştirilir. - Hasar tespitine dayalı kararlar hızlıca uygulanır; tehlikeli durumlar giderilene kadar gerekli güvenlik ve yıkım önlemleri sürdürülür. - Geçici barınma, yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlar karşılanır; geçici konutlar sağlanabilir veya kiralama/tedarik imkânları kullanılır; nakdi yardım da verilebilir. - Hasar gören bölgelerde yeni yapılaşma veya ikamet için sınırlamalar uygulanabilir; güvenli olmayan alanlarda inşaata ve ikamete izin verilmeyebilir; bu tedbirler gerektiğinde daraltılabilir veya kaldırılabilir. - Toplulukların bir kısmının veya tamamının başka yerlere taşınması gerekiyorsa, uygun planlar ve kararlar doğrultusunda yerleşim sağlanır. - Teknik çalışmalarla hasar ve riskler değerlendirilir; buna uygun olarak hasarsız görülen yerlerin veya zararların giderilmesine ilişkin uygulamalar yürütülür.