10 / 16 sonuç gösteriliyor

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 4686
2001-07-05

MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU

Bu yasa, yabancı unsuru taşıyan ve tahkimin Türkiye’de yer alması veya tarafların tahkim yolunu seçmesi halinde uluslararası nitelikteki uyuşmazlıkları tahkim yoluyla çözüme kavuşturmayı amaçlar; Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradesine tâbi olmayan uyuşmazlıklar ise kapsamın dışında kalır. Yabancılık unsuru şu göstergelerle ortaya çıkabilir: tarafların yerleşim yerleri veya işyerleri farklı devletlerde olması; yükümlülüklerin önemli bölümünün ifa edileceği yerin diğer bir devlette bulunması; ana sözleşmenin yabancı sermayeyi içerdiğini veya yurtdışından kredi/garanti sözleşmelerinin gerekli olduğunu gösteren durumlar; sözleşme veya hukuki ilişkinin bir ülkeden diğerine sermaye/mal geçişini içermesi. Tahkim anlaşması, taraflar arasındaki ilişkiden doğan tüm uyuşmazlıkların ya bazılarını ya da tümünü tahkim yoluyla çözmeyi amaçlayan yazılı bir anlaşmadır; bu anlaşma tarafların belirlediği hukuka uygun olabileceği gibi, taraflar tarafından başka bir hukuk seçilmemişse Türk hukukuna da uygun olabilir. Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı ya da tahkim anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu yönündeki itirazlar kabul edilmez. Bir uyuşmazlık mahkemede dava edilirse, karşı taraf tahkime itiraz edebilir; tahkim itirazı kabul edilirse dava mahkemenin usulüne uygun olarak reddedilir ve dosya ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir. Tahkim öncesi veya sırasında taraflardan birinin talebiyle mahkeme ya da hakem kurulu ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verebilir; hakem kurulu, uygun güvence karşılığında bu tür kararları verebilir; bu kararların uygulanması için gerekli destek, gerektiğinde yetkili mahkeme tarafından sağlanabilir. Hakem sayısı tarafların kararlaştırmasına bağlıdır; aksi kararlaştırılmamışsa bir hakemli veya çok sayıda hakemli bir tahkim yoluna gidilir; hakemler bağımsız ve tarafsız olmalı; reddedilecek durumlar net olarak belirlenir ve reddin kararları kesinleşir; hakemlerin reddi durumunda tahkim sonlanabilir veya hakemler yeniden seçilir. Hakemler kendi yetkilerini ve tahkim sürecinin usulünü belirler; yetkilerini aşan konularda itirazlar en erken cevap dilekçesinde yapılır; yetkisizlik itirazı, tarafların kendi seçtikleri hakemleri ve usulleri etkilemez; yetkileri aşan bir itiraz ileri sürülmezse geçerli olmazsa, sonraki aşamada kabul edilebilir. Hakemler, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadıkları veya tarafsızlığı şüphe uyandıran koşullar bulunduğunu görürlerse reddedebilirler; taraflar hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştıralabilirler. Hakemler görevi kabul ettiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, görevlerini yerine getirmekten kaçınmaları halinde zarardan sorumlu tutulurlar; hakemler fiilen görevlerini hiç ya da zamanında yerine getiremediğinde görevi sona erebilir ve yeni bir hakem seçilir; tahkim süresi, hakemlerin değiştirilmesi nedeniyle durmaz. Hakemler yetkilerini kendi kararlarıyla belirler; hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itiraz en geç ilk cevap dilekçesinde yapılmalıdır; yetkili olduğuna karar verilirse tahkim sürer ve karar verilir; yetkisizlik itirazı ön sorun olarak incelenir ve karara bağlanır; yetkili olduğuna karar verilirse davaya devam edilir. Tahkim yargılamasında uygulanacak usuller taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; aksi belirtilmemişse kanun hükümleri uygulanır; taraflar eşit haklara sahiptir ve yabancı taraflar da temsil edilebilir; tahkim dilinin seçimi taraflarca belirlenebilir, aksi kararlaştırılmamışsa hakemler karar verir; dil ve çeviri için gerektiğinde belgeler sunulur. Tahkim yeri, taraflarca veya seçilen tahkim kurumu tarafından serbestçe belirlenir; anlaşma yoksa hakemler olayın özelliklerine göre yer belirler; gerektiğinde toplantı başka bir yerde yapılabilir. Dava dilekçesi ve cevap, taraflarca belirlenen süreler içinde hakem veya hakem kuruluna sunulur; taraflar delillerini ekleyebilir ve ileride sunacakları delillere yönelik yol gösterimi yapabilirler; taraflar uyuşmazlığı tahkim kapsamı içinde değiştirme veya genişletmede bulunabilir fakat kapsam dışına çıkacak şekilde değiştirme yapılamaz. Görev belgesi, hakemler ve taraflarca imzalanır ve tarafların iletişim adresleri, istemler, hakemlerin kimlikleri, tahkim deren yeri ve süresi gibi bilgiler içerir. Duruşma veya yazılı yargılama kararıyla karar verilir; taraf olma niteliğini kaybetme durumunda tahkim süreci ertelenir; bildirim yapılmaması durumunda belirli süre sonunda tahkim sona erebilir. Tahkim yoluyla çözülen uyuşmazlıklar için Türkçe veya tanınan başka bir devletin resmi dilinde yargılama yapılabilir; dil seçimi belirlenmezse hakemler karar verir; belgelerin çevirileri de gerektiğinde sunulur. Türkiye’deki taşınmazlar üzerindeki aynî hak uyuşmazlıkları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır.

Kanun 6328
2012-06-29

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU

Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerini insan haklarına dayalı adalet anlayışıyla inceleyen ve gerekli görülen yerlerde idareye öneride bulunan bağımsız bir denetim kurumudur. Görevi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerini tutum ve davranışlarıyla birlikte incelemek, araştırmak ve uygun gördüğü biçimde idareye öneride bulunmaktır; ayrıca bu çalışmalarla ilgili raporlar hazırlayarak kamuoyuna duyurur. Kapsamı, merkezi yönetim ve sosyal güvenlik kurumları ile yerel idareler ve bağlı kuruluşları, kamu tüzel kişilikleri ve kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişilerini kapsar; ancak yasama işlemleri, yargı kararları ve askerî nitelikteki bazı faaliyetler görev alanı dışındadır. Başvuru konusunda gerçek ve tüzel kişiler başvurabilir; başvuru sahibi talebi üzerine işlemler gizli tutulabilir; başvuru ücrete tabi değildir; illerde ilgili makamlar aracılığıyla da başvuru yapılabilir. İnceleme sürecinde bilirkişi görevlendirilebilir ve gerektiğinde tanık dinletilebilir; inceleme en geç belirlenen sürede sonuçlandırılır ve sonuç idareye iletilir; idarenin önerinin uygulanabilir olmadığı durumlarda gerekçeli yanıt verilir. Başvurunun reddedilmesi veya kabulü, dava süresinin işlemesi üzerinde etkili olabilir; Kurum, yürütülen inceleme sonucunda elde ettiği bulgularla karar ve önerilerini ilgili makama ve başvuran kişiye bildirir. Kurum bağımsız ve tarafsız çalışır; hiç kimse Başdenetçi veya denetçilere emir, talimat, genelge veya baskı kuramaz. Göreve başlanması sırasında ant içilir; görevin süresi belirli bir periyot olarak öngörülmüş olup, belirli koşullar oluştuğunda görevin sona ermesi ve yeni atama süreçleri işletilir. Başdenetçi ve denetçilerin mali ve sosyal hakları, en üst düzey devlet yöneticileriyle karşılaştırılabilir düzeydedir; vergiler ve benzeri kesintilere tabi olmayan haklar sağlanır. Kapsam dışı kalan alanlarda ise denetim yetkisi bulunmaz; bu nedenle bazı kamu yetkileri veya kararları kurumun denetim alanı dışında kalır.

Kanun 5429
2005-11-18

TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNU

Bu düzenleme resmi istatistiklerin üretilmesi, derlenmesi, yayımlanması ve dağıtımı için merkezi bir çerçeve oluşturur ve bu çalışmaları ilgili kurumlar arasında koordine eder. Kalite ilkelerini, güvenilirlik ve tarafsızlık ilkesini temel alır; gizlilik ve şeffaflık sağlanır; kullanılan yöntemler kamuya açıklanır ve paylaşılır. Resmi istatistik programı, ihtiyaçlar ve kaynaklar gözetilerek belirlenen konuları kapsar ve sayım ile araştırmaları bu program çerçevesinde yürütür; program için istişari görüşler alınır ve uygulanır. Kurumlar, resmi istatistiklerin üretimi için gerekli veri ve bilgileri talep edilmesine uygun şekilde sağlar; doğruluk ve tutarlılık için gerekli kontroller yapılabilir; süreçler elektronik olarak yürütülebilir ve arşivlenebilir. Kurumlar, programda yer almayan konulardaki çalışmalarını resmi istatistik olarak kabul etmez; araştırma sonuçları kamuoyuna açıklanan bilgilerle birlikte, yöntemi ve örneklemi de şeffaf biçimde paylaşmakla yükümlüdür. Veri toplama ve dağıtım, belirlenen süre ve standartlarda yapılır; verilerin güvenli ve eşit erişilebilir şekilde kullanıcılarla buluşturulması için gerekli tedbirler alınır; dağıtım öncesi veriler gizli değildir ifadesiyle paylaşılmaz. Gizli veriyle ilgili kurallar sıkı tutulur; yetkili kişiler dışında kimseye verilmez; toplulaştırılmış veya dolaylı tanımlama ile bile olsa veriler kişileri belirleyecek şekilde yayımlanamaz; verilerin istatistik amacı dışında kullanımı yasaktır; gizli verilerin açıklanması yasakları, görevi bitmiş çalışanlar için de geçerlidir. Bireysel verilerin kullanımı, kimliği belirleyici unsurlar gizlendiğinde ve belirli amaçla sınırlı olduğunda izinle ve bilimsel çalışmalarda yapılabilir; üçüncü taraflara verilmesi yasaktır. Araştırma sonuçlarının yayımlanması halinde, çalışmaların kapsamı, örnekleme ve veri toplama yöntemleri açıklanır; böylece şeffaflık ve güven sağlanır. İstatistik örgütlenmesi, ana hizmet birimleri ve danışma birimlerinin varlığıyla düzenlenir; bu yapı resmi istatistiklerin koordinasyonu ve kalite kontrollerinin yürütülmesini sağlar.

Kanun 6085
2010-12-19

SAYIŞTAY KANUNU

Kamu kaynaklarının elde edilmesi, muhasebeleştirilmesi ve kullanılması süreçlerinde hesap verebilirliği güçlendirmek amacıyla bağımsız bir denetim kurumu kurulur ve bu kurumun görevleri net olarak belirlenir. Denetim kapsamı ve türleri genel olarak mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsar; bu sayede hesapların ve faaliyetlerin hem mevzuata uygunluğu hem de belirlenen hedeflere ulaşıp ulaşılmadığı incelenir. Sayıştay, merkezi yönetim, yerel idareler ve kamuya ait payı bulunan kuruluşlar ile kamu adına kurulan diğer yapıların hesap ve işlemlerinin denetlenmesini sağlar; kamuya ilişkin tüm hesaplar ve kaynaklar denetim kapsamına alınabilir. Sayıştay bağımsız bir kurum olarak hareket eder ve denetim süreçlerinde tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesini korur. Denetim yetkileri arasında gerekli görülen bilgi ve belgelerin sunulması, yerinde inceleme yapılması ve konuyla ilgili uzman görüşü alınması, ilgili kişilerden sözlü bilgi elde edilmesi gibi uygulamalar bulunur. Sorumlular ve kamu idareleri, denetimde istenen bilgi, belge ve kayıtları geciktirmeden vermekle yükümlüdür; sunulmayan bilgi ve belgeler nedeniyle denetim süreci güçleşirse yaptırımlar uygulanabilir ve gerekiyorsa disiplin veya cezai işlemler başlatılabilir. Denetim sonuçları, denetim raporları aracılığıyla açıkça ortaya konur ve hesap verebilirliğin sağlanması amacıyla gerekli bildirim mekanizmaları işletilir. Sayıştay’ın iç yapısı ve personeli, başkanlık, daireler ve diğer komisyonlar gibi organlardan oluşur; nitelikler ve seçim/atama süreçleri kurumsal bağımsızlığı güvence altına almak için belirlenir. Bu düzenleme, kamu idarelerinde hesap verebilirlik, mali saydamlık ve kaynakların etkili kullanımı üzerinde pratik ve sürekli etki yaratır.

Kanun 6112
2011-03-03

RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenler ve bu hizmetlerin kamu yararı gözetilerek işlemesini sağlayacak düzenleyici çerçeveyi belirler. - İçeriklerin editoryal bağımsızlığı korunur; yayınların içeriğine önceden müdahale edilmez ve önceden denetlenemez. - Yayınların içeriği ve sunumu, tarafsızlık, hukuk üstünlüğü, insan onuru ve özel hayatın gizliliğine saygı ile toplumsal değerlere uygunluk ilkesine uymalıdır. - Terörü övme veya teşvik etme, ayrımcılık yapma, toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı içerikler yayınlama gibi hususlar yasaktır. - Medya hizmet sağlayıcıları, sahip oldukları haksız çıkarlar bakımından tarafsız ve bağımsız kalmakla yükümlüdür; hissedarlar veya üçüncü dereceye kadar yakınlarla çıkar çatışmasına girmemelidir. - Ticarî iletişimler ve reklamlar ile program desteği gibi unsurların sunumu belirlenen kurallara tabidir; yayınların şeffaflığı ve izleyiciyle hesap verebilirliği sağlanır. - Yayın dili esas olarak Türkçedir; ancak Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. - Yayınların künye, iletişim ve adres bilgileri ile izleyici temsilcisinin iletişim bilgilerinin yayınlanması gerekir. - Yayın hizmetlerinin yeniden iletimi serbesttir ve bu ilke, uluslararası sözleşmelerin gerekli kıldığı durumlar çerçevesinde uygulamaya konulur; aynı hizmetin farklı ortamlardan eşzamanlı iletimi yeniden iletim değildir. - Yayın ilkeleri gereği, tematik yayın ilkesiyle gün içinde belirli oranda belli konulara (haber, belgesel, eğitim, kültür vb.) odaklanılması teşvik edilir. - Olağanüstü dönemlerde ifade ve haber alma özgürlüğü korunur; ancak milli güvenlik, kamu düzeni gibi gerekçelerle geçici yayın yasakları getirilebilir; bu kararlar yargı denetimine tabidir. - Yayıma ilişkin ihlaller, yayınların durdurulması veya lisansın iptali gibi yaptırımlarla karşılaşabilir; tekrar eden ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Yeniden iletim serbest olsa da sınırlamalar ve düzenlemeler, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde uygulanır; yayın hizmetinin çeşitleri (televizyon, radyo, isteğe bağlı hizmetler, ticari iletişim) kendi kurallarıyla yönetilir.

Kanun 2954
1983-11-14

TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNU

Bu kanun, radyo ve televizyon yayınlarının devlet tarafından düzenlenen kapsamlı bir çerçeve içinde yürütülmesini ve özerklik ile tarafsızlığı güvence altına almayı amaçlar; yayınlar devlet kontrolünde organize edilir ve kamu yararı gözetilir. Yayınlar ülke genelinde erişilebilir ve çok kanallı biçimde sunulur; frekans planlama ve tahsis işlemleri ilgili mevzuata tabidir. İfade ve haberler açısından temel ilkeler belirlenir; haberler tarafsızlık, doğruluk ve ayrıştırma ilkesine göre sunulur; yorumlar ile haberler açıkça ayırt edilir; kişisel haklara saygı ve kamusal değerler gözetilir; zararlı içeriklerin, şiddet veya umutsuzluk yaratacak yayınların önüne geçilmeye çalışılır. Kamuya ait temel içeriklerin kapsamı ve sunumu, kamu yararı ve demokratik değerlere uygun şekilde düzenli ve istikrarlı biçimde gerçekleştirilir; açık eğitim ve genel öğretim içerikleri belirli kanallarda sunulur ve bu süreç protokollerle düzenlenir; farklı dillerde yayın imkanı da değerlendirilebilir. Siyasi partilerin veya hükümet açıklamalarının yayınlanması, belirli kurallara ve haber değeri ilkesine bağlıdır; bu tür içerikler hemen dengeleyici karşı görüşlerle zenginleştirilmek zorunda değildir. Parlamento faaliyetlerinin dengeli ve tarafsız bir şekilde özetlenmesi sağlanır; TBMM faaliyetleri için özel bir yayın düzenlemesiyle belirli bir kanal üzerinden aktarım yapılır; bu yayınlar ücretlendirilmez. Seçimler döneminde siyasi parti yayınları ve propaganda, mevcut hükümler ve diğer kanunlar çerçevesinde düzenlenir; bu kanun, seçim kampanyası için ayrı kuralları bağlayıcı şekilde kapsamaz. Milli güvenlik nedeniyle yayınlar menedilebilir; karar yazılı olmalı; gerekli hallerde karar hızlı iletilebilir; itirazlar ve yargı süreçleri uygulanır; men kararları dışında kalan yayınlar için bildirim yükümlülükleri vardır. Reklamlar, gerçek ve güvenilir içerikle sınırlı olup siyasi propaganda içermez; reklamlar ve sponsorlu içeriklerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir; çeşitli kurumlar reklam verebilir, bu süreçte yanıltıcı uygulamalara izin verilmez. Düzeltme ve cevap hakkı kapsamında, haysiyetini zedeleyen yayınlar için ilgili kişiler düzeltme ve cevap talep edebilir; talebin incelenmesi ve sonuçların uygulanması süreçlere bağlanır; reddedilirse itiraz ve yargı yolları bulunur; kararlar kesinleşince yayın zorunlu olarak gerçekleştirilir; haklar mirasçılara geçebilir. Yayın metinleri ve tespitler belirli süreler boyunca saklanır; yasal soruşturma ve incelemeler sonucunda ilgili kurumlar tarafından bildirilir ve belgeler saklı tutulur. Yayınlanmayan haberler ve içeriğin askıya alınması durumunda ilgili protokoller ve bildirimler uygulanır; kurum programları, yazılı izni olmadan tamamen veya kısmen yeniden kullanılmaz veya piyasaya sürülemez. İçerik üretiminde sorumluluk, metni yazan veya yöneten kişilerle sınırlı olup, kurumun genel sorumluluğu ve uygulamaları bu çerçevede yürütülür; yayınlar dışında kalan içerik ve haberler için kurumun ilgili taraflara rücu hakları bulunabilir.

Kanun 6701
2016-04-20

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU KANUNU

Pratik etki özeti: - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu adıyla kurulan bağımsız ve mali-iddari özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip kurum, insan haklarını korumak, geliştirmek ve ayrımcılığın önlenmesini sağlamak için faaliyette bulunacak ve ihlalleri giderme sürecini yönetecek. - Temel haklar ve hizmetlere erişimde ayrımcılığın önlenmesini hedefleyen bir çerçeve kuracak; kamu ve özel sektörde sunulan hizmetlere erişimde eşitlik sağlanması için uygulanabilir tedbirler geliştirecek. - Eğitim, adalet, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, konaklama, kültür ve spor gibi alanlarda hizmet alan herkesin ayrımcılığa karşı korunacağını güvenceyecek. - Engellilerin haklarını tam ve eşit kullanabilmesini sağlamak için makul düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtecek ve gerekli erişilebilirlik önlemlerinin uygulanmasını teşvik edecek. - İstihdam ve serbest meslek alanında işe alma, kariyer gelişimi, eğitim ve çalışma şartları konularında ayrımcılık yasağını kapsayacak; gebelik ve çocuk bakımı gibi nedenlerle ayrımcılığa karşı koruma getirecek. - Ayrımcılığın çeşitli türlerini tanımlayacak: doğrudan ve dolaylı ayrımcılık, ayrı tutma, ayrımcılık talimatı, çoklu ayrımcılık, işyerinde yıldırma, taciz gibi uygulamaların önüne geçecek. - İstisnaların varlığını tanıyarak gerekli görülen durumlarda amaca uygun ve orantılı farklı muamelenin mümkün olabileceğini belirtecek; bazı özel durumlarda dinî hizmetler gibi istisnaların uygulanabileceğini açıklayacak. - Kurum, ihlalleri resen veya başvuru üzerine inceleyecek, kararlar verecek ve mağdurlara gerekli çözümler konusunda yol gösterecek; uygun gördüğünde adli ve idari süreçleri yönlendirecek. - İnsan hakları ihlallerini ve ayrımcılık vakalarını kamuoyuna bildirecek ve farkındalık amacıyla bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapacak; üniversiteler, sivil toplum ve meslek kuruluşlarıyla işbirliği halinde çalışmalar yürütecek. - Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin uygulanmasını izleyecek ve bu alandaki inceleme/denetim mekanizmalarına katkıda bulunacak; gerektiğinde uluslararası toplantılarda temsilci gönderecek. - Özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin ve koruma altına alınan kişilerin bulunduğu yerleri düzenli ziyaretler yoluyla denetleyecek ve raporlayacak; bu süreçte gerekli kolaylığı sağlayacak. - Sivil toplum örgütleri ve kamu kurumlarıyla işbirliği içinde rehberlik sunacak, başvuruların takip edilmesini sağlayacak ve mağdurların başvuru süreçlerinde yanıt ve yol gösterme sunacak. - Kamuya açık hizmetlerin ve mal- hizmetlerin sunumunda ayrımcılık yapılmaması için planlama, sunum ve denetim süreçlerinde kapsayıcılık ve adreslenebilirlik ilkelerini esas alacak. - Üye olanlar ve görevleri süresince bağımsız hareket etmeye, tarafsız kararlar vermeye ve görevlerini etkileyebilecek ilişki ve çıkar çatışmalarını önlemeye odaklanacak.

Kanun 6698
2016-04-07

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

Bu kanun, kişisel verilerin işlenmesini güvenlikli ve haklara saygılı bir çerçevede düzenler; veri sorumluları ve veri işleyenler için uyum yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları getirir. - Kişisel verilerin işlenmesinde temel esaslar uygulanır; işlemler hukuka uygun, dürüstçe, doğru ve güncel olmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı; saklama süresi amaca uygun biçimde belirlenmelidir. - Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez; ancak kanunda öngörülen veya sözleşmenin yürütülmesi için gerekli gibi sınırlı durumlarda rıza aranmadan da işlenebilir. - Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi genel olarak yasaktır; ancak açık rıza, hukuken öngörülen durumlar veya hayati riskler gibi istisnalar söz konusudur; ayrıca güvenlik önlemleriyle bu verilerin işlenmesine izin verilebilir. - Verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi, ihtiyaç kalmadığında veya uygun şartlar oluştuğunda zorunlu hâle gelir; süreçler yönetmeliklerle düzenlenir. - Verilerin aktarılması, açık rızan olmadan yapılamaz; belirli güvenli koşullar sağlandığında ve yurt içi/ yurtdışı aktarımı için uygun koruma önlemleri veya yeterlilik kararı bulunması gibi şartlar gerekir. - Veri güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunludur; verinin yetkisiz erişim veya hukuka aykırı kullanımını önlemek için önlemler esas alınır; veri sorumluları, başkaları tarafından işlenen veriler konusunda müştereken sorumlu olabilir ve denetim yükümlülüğü altındadır. - İlgili kişiler, kendileriyle ilgili olan verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenen verinin amacı ve kullanımı hakkında bilgi alma, veri aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme, verilerin düzeltilmesini, silinmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme, ve otomatik kararlar nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin itiraz veya tazminat talep etme haklarına sahiptir. - Başvuru ve şikâyet süreçleri sayesinde bireyler haklarına ilişkin taleplerini iletebilir; cevap verilmediğinde veya yetersiz bulunduğunda denetim/mevzuat otoritesine başvurabilirler; ihlallerin giderilmesi için kararlar uygulanır. - Veri sorumluları sicili aracılığıyla hangi tarafların hangi verileri işlediği ve hangi amaçlarla aktardığı gibi bilgiler kamuya açık olarak kaydedilebilir; kayıt zorunluluğu, kriterlere göre istisnalar içerebilir.