10 / 1.086 sonuç gösteriliyor

Kanun 6172
2011-03-22

SULAMA BİRLİKLERİ KANUNU

Bu Kanun, sulama birliklerinin su varlıklarını rasyonel biçimde kullanmayı hedefleyerek kurulmasını, işletilmesini ve yönetilmesini sağlar. Birlikler, devraldıkları tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu üstlenir; sulama hizmet bedelleri ve katılım paylarını toplar, yatırımları geri öder ve gerektiğinde tesisleri geliştirmek veya yenilemek amacıyla projeler yapabilir; yenilenebilir enerji girişimleri kurup işletilebilir. Görev alanlarındaki tarım desenlerini ve üretim hedeflerini, paydaşlarla iş birliği halinde planlar. Ortak tesisler için yapılan işletme ve bakım masraflarını kendi paylarına düşen miktar üzerinden karşılar ve enerji üretiminden elde edilen geliri bu giderleri karşılamakta kullanabilir. Gelir ve gider dengesi gözetilir, bütçe esasları uygulanır ve borçlanma yetkisiyle finansman sağlanabilir. Denetim ve mali yönlerden bağımsız denetçilerce denetlenebilir; zarar verme halinde gerekli işlemler uygulanır. Üyeler, kendi bölgesindeki su kullanıcıları arasındaki hizmetlerden yararlanmak için üyelik zorunluluğuna ve buna bağlı yükümlülüklere tabidir; üyelik, suya erişimden yararlanmak için gereklidir. Mevcut birliklerin yeni sisteme uyum sağlaması için geçiş ve düzenlemeler uygulanır.

Kanun 3836
1992-07-11

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ BİRBİRİNE OLAN BORÇLARININ TAHKİMİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, kamu kurum ve kuruluşları arasındaki borçların tahkim yoluyla çözümlenmesini sağlayarak mali istikrarı destekler. Borçlar ana para, faiz ve gecikme cezalarını içerecek şekilde tahkime tabi tutulur. Takas ve mahsup yoluyla tasfiye edilen borçlar ile bazı borçlar tasfiye edilip Hazine hesaplarına devredilerek tahkime konu edilir ve vergiden muaf tutulur. Borç ve alacakların niteliklerine göre değerlendirilmeye ve uygulamadaki sorunların çözülmesine yöneliktir. Kapsama giren kurumlar arasında merkezi yönetim, bankalar, belediyeler ve sosyal güvenlik kurumları gibi aktörler bulunur; bu mekanizma bu aktörler arasındaki borç ilişkilerini düzenli ve adil bir şekilde netleştirmeyi amaçlar.

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.

Kanun 4749
2002-04-09

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu metin kamu finansmanı ve borç yönetimini düzenleyen temel çerçeveyi ve uygulanabilir pratik etkilerini ortaya koyar. - Devletin iç ve dış borçlanması, hibe alımı/verimi, borç ve hibe verme ile nakit yönetiminin koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlayan merkezi bir yönetim çerçevesi kurulur. - Kapsam içine giren kamu idareleri ve ilgili kuruluşlar için borçlanma, garanti verme ve bu yükümlülüklerin yönetimine ilişkin esaslar belirlenir; bazı işlemler için usul ve sınırlar öngörülür. - Borç ve hazine alacaklarının yönetimine ilişkin tanımlar netleşir; borç, garantiler, dış finansman, ikraz ve tahsis gibi temel kavramlar düzenlenir. - Hazine garantileri ve türleri bu çerçevenin içinde ele alınır; garantilerin maliyeti ve karşılıkları belirli kurallara bağlanır. - Dış finansmana erişim ve temin süreci izne bağlanır; dış finansman teminine ilişkin mali şartlar ve sözleşmelerin uygulanabilirliği güvence altına alınır. - Proje finansmanı ve yap-işlet-devret gibi modeller kapsamındaki projeler için finansman sağlayıcıları ve garantilerle ilgili usul ve koşullar belirlenir. - Piyasa işlemleri ve likidite yönetimi için piyasa yapıcılığı, takas işlemleri ve likidite artırıcı mekanizmalar kurulabilir; bu mekanizmaların işletilmesiyle finansal akışların etkinliği hedeflenir. - Risk yönetimi için stratejik ölçütler, risk hesapları ve türev ürünlerle riskin azaltılmasına yönelik araçlar kullanılır. - Tek hazine hesabı uygulamasıyla kamu idarelerinin mali kaynaklarının ilişkilendirilmesi ve bütçe dışı kayıtlardan bağımsız olarak yönetilmesi öngörülür. - Ulusal Fon ve Avrupa Birliği fonları gibi dış finansman kaynaklarının kullanımına ilişkin sorumluluklar ve uygulama birimleri belirlenir; yararlanıcılar tanımlanır. - Bazı kamu kurumları için sorumluluk sınırları konulur; belirli işlemler için ön izin ve onay süreçleri uygulanır. - Garantiler, ödemeler ve masraflar dahil olmak üzere mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi maliyet olarak kaydedilir ve raporlanır; bu giderler için gerekli mali kaynaklar tahsis edilir. - Yasal çerçevenin uygulanmasıyla hesap verebilirlik ve şeffaflık sağlanarak kamu borç yönetiminin izlenmesi güvence altına alınır.

Kanun 5411
2005-11-01

BANKACILIK KANUNU

- Banka kurulması ve Türkiye’de şube açılması için belirli şartlar ve süreçler uygulanır; kurucu ortaklar ve yöneticiler için nitelikler ve güvenilirlik gereklilikleri getirilir, yapı ve ortaklık şeffaflığı artırılır. - Bankaların faaliyet alanları net olarak tanımlanır; mevduat ve katılım fonu kabulü, kredi verme, ödeme ve transfer işlemleri, saklama hizmetleri, ödeme araçları, yatırım hizmetleri, portföy yönetimi ve danışmanlık gibi işlemler kapsamına alınır; bazı banka türlerinin belirli faaliyetleri sınırlanabilir. - Dolaylı pay sahipliği ve kontrol mekanizmaları belirginleşir; gerçek ve tüzel kişiler için dolaylı ilişkiler daha kapsamlı şekilde dikkate alınır ve raporlama kolaylaştırılır. - Yurt dışı merkezli bankaların Türkiye’de şube açması belirli şartlara bağlı olarak mümkün olur; merkez ülke denetiminin uyumu, sermaye yeterliliği ve yönetsel nitelikler gibi hususlar gözetilir. - Faaliyet izni ve kuruluş izni süreçleri uygulanır; başvuru esnasında gerekli belgeler ve şartlar sağlanmadığında karar verilmeyebilir veya iznin kapsamı sınırlanabilir; izin verilen faaliyetler net olarak belirtilir. - Sermaye yapısının uygunluğu ve ödenmiş sermayenin belirli esaslara göre karşılanması gibi finansal yükümlülükler uygulanır; ortakların sorumlulukları ve ortaklık yapısının fon hesaplarına etkisi tanımlanır. - Kurumsal yönetim, iç kontrol ve iç denetim gereklilikleri hayata geçer; risk yönetimi ve denetim mekanizmaları güçlendirilir. - Konsolide raporlama ve ana-ortağı ilişkileriyle ilgili yükümlülükler belirginleşir; finansal tablo bütünlüğü ve şeffaflık artırılır.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

Kanun 5253
2004-11-23

DERNEKLER KANUNU

- Derneklerin Türkiye’deki faaliyetlerinin çerçevesini belirler; amaçları, yapıları, denetimleri ve uygulanacak yaptırımları kapsar. - Dernek kurma hakkını güvence altına alır ve tüzükte bulunması gereken asgari konuları tanımlar. - Genel kurul, yönetim ve denetim kurulları ile diğer organların görevlerini, yetkilerini ve üyelik süreçlerini düzenler. - Şubeler, temsilcilikler, platformlar, federasyonlar ve konfederasyonlar gibi tüzel kişilikleri ve organları arasındaki ilişkiyi ve yönetimini kurallandırır. - Uluslararası faaliyetlere ilişkin esasları getirir; yurt dışında temsilcilik veya şube açma, yabancı kuruluşlarla işbirliği ve Türkiye’de faaliyet için gerekli izin/görüş süreçlerini belirler. - Tüzel kişilerin oy kullanmasını ve temsil yetkilerini düzenler. - İç denetim zorunluluğu getirir ve bağımsız denetim kuruluşlarıyla denetim yapılmasına olanak tanır; denetim sonuçlarının ilgili kişiler ve kurul tarafından sunulmasını sağlar. - Gelir ve giderlerin belgelenmesini, saklama sürelerini ve mali süreçlerin yürütülmesini standardize eder; bankacılık işlemleri için gereken belgeleri belirtir. - Derneklerin maddi yardım alabileceği ve verebileceği tarafları, kamu kurumlarıyla ortak projeler için mali paylaşımına ilişkin esasları ve ilgili sınırlamaları kurallaştırır. - Sandık kurulumu ile üyelerin zaruri ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin esasları düzenler. - Üyelik kabulü, çıkışı, değişiklikler ve organ üyelerinin bildirilmesi gibi işlemlerde uygulanacak usulleri belirler. - Taşınmaz mal edinme ve tasfiye süreçlerini, mal varlığının korunması ve devriyle ilgili esasları düzenler. - Kolluk kuvvetlerinin müdahale yetkileri ve el koyma hallerinde hakim kararının gerekliliğini ve bildirim yükümlülüğünü belirtir. - Yurtdışından yardımların alınması ve yurtdışına yapılacak yardımların bildirilmesi ile kayıt altına alınmasına ilişkin esasları getirir. - Faaliyetlerin ve hesapların şeffaflığı için beyanname verilmesi ve yıl sonunda denetimlerin yapılmasına ilişkin uygulamaları özetler.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5033
2003-12-31

KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN

- Karşılıksız çekler, protestolu senetler, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Merkez Bankası kayıtlarının silinmesi mümkün olabilir. - Silinme için borcun ödenmesi veya yeniden yapılandırılması şartı bulunur. - Silinen kayıtlar, bankalar ve finans kurumlarının kredilendirme, çek karnesi düzenleme ve benzeri işlemlerinde dikkate alınmaz. - Silinme kapsamına gerçek kişiler ile tüzel kişiler ve ticari faaliyette bulunan veya bulunmayanlar girer. - Kayıtların silinmesi sonrasında geçmiş borç nedeniyle kredi başvuruları ve diğer işlemler üzerinde olumlu etkiler doğabilir.