10 / 1.385 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 1814
2019-12-04

TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI HİSSELERİNDEN, DİĞER MÜLHAK VAKIFLARA AİT OLANLARI HARİÇ OLMAK ÜZERE, VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN İDARE VE TEMSİL ETTİĞİ (A) VE (B) GRUBU HİSSELERİN HAZİNEYE DEVREDİLMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1814)

Bu karar, A ve B grubundaki hisselerin devredilmesini ve devletin kayıt defterine kaydedilmesini sağlar. Devir dışında kalan diğer bağlı vakıflara ait hisseler bu işlemden etkilenmez. Uygulama sırasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi yetkisi tek bir mercide toplanmıştır. Bu karar uygulanır.

CB Kararı 1908
2019-12-25

BİRLEŞİK İPOTEK FİNANSMANI ANONİM ŞİRKETİNE HAZİNENİN İŞTİRAK ETMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1908)

Devlete ait hisseler için paylara ilişkin hakların kullanılması suretiyle şirkete iştirak edilmesi mümkün hale gelmiştir. Hisse devralma ve pay devri de dahil olmak üzere paylara ilişkin hakların kullanımıyla yeni paylar alınabilir ve paylar devredilebilir. Bu aktarımların ve hak kullanımının karşılanması için gerekli ödemelerin bütçeden karşılanması öngörülmektedir.

Kanun 5737
2008-02-27

VAKIFLAR KANUNU

Vakıfların yönetimi, denetimi ve mal varlığı ile ilgili esaslar netleşir; vakıflar kendi türlerine göre belirlenen yönetim biçimlerine tabi olur. Mazbut vakıflar Genel Müdürlük tarafından yönetilir ve temsil edilir; mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ise Meclis’in atayacağı yöneticilerle yönetilir; yeni vakıfların yönetim organları vakıf senedine göre oluşturulur ve yöneticilerin Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. Yönetim organlarında ölüm, istifa veya başka nedenlerle boşluk doğduğunda yeni yöneticilerin nasıl belirleneceğine ilişkin süreçler düzenlenir; bazı durumlarda yönetim organı oluşuncaya kadar vakıf işlerinin Genel Müdürlükçe yürütülmesi mümkün olur. Vakıf yöneticileri, yönetici olamayacaklar için belirlenen suçlardan hüküm giymişse görevden alınır; görevden alınma durumlarında sürece ilişkin koruyucu ve denetim mekanizmaları uygulanır. Vakıfların amacıyla mevzuata uygun hareket etmeleri zorunludur; amaç dışı faaliyetler, vakıf mallarını amacına aykırı kullanma, ağır ihmal veya zarara yol açma gibi hallerde görevden alınma ve denetim yolları öngörülür; yöneticiler mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamaz. Vakıflar mal edinme yetkisine sahiptir; mevcut mallar üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler; hayrat taşınmazlar özel koruma altındadır ve bunların kullanımıyla ilgili değişiklikler Meclis kararı ile yapılır; bazı taşınmazlar tamamen ya da kısmen hayra dönüştürülebilir, başka hayratlara devredilebilir veya paraya çevrilebilir; bedelsiz değiştirmeler çoğu durumda bedeller karşılığı yapılır ve bedellerin ödenmesi tamamlanmadan işlem tescil edilmez. Hayrat taşınmazlar haczedilemez veya rehnedilemez; hayra uygunluk kaybettiğinde veya uygun olmayan kullanım ortaya çıktığında başka hayra dönüştürülebilir veya başka bir işlev verilerek gelir elde edilebilir. Vakıfların taşınmazları hakkında tasarruf süreçlerinde tapu tescil işlemleri yapılır; yabancı kökene sahip kurucusu olan vakıfların taşınmaz ediniminde belirli şartlar uygulanabilir. Taviz bedeli, taşınmaz üzerinde serbest tasarruf sağlanması için ödenir ya da başka değerlerle karşılanabilir; bedelin tamamı ödenmeden tasarruflar tescil edilmez ve bedelin tahsiline ilişkin usuller uygulanır. Kiralama uygulamaları belirli sınırlar ve usuller çerçevesinde yürütülür; kira süreleri ve şartlar, yatırım karşılığı kiralamalar, tarımsal faaliyetle ilişkili kiralamalar ve teminat uygulamaları düzenlenir; bazı durumlarda uzun vadeli kira ve yatırım karşılığı kiralamalar için özel onaylar gerekebilir. Vakıf mallarına ilişkin denetim ve uyumsuzluk hallerinde idari para cezaları uygulanabilir; beyanname ve bilgi verme zorunluluğu ile toplantı esaslarına uyum konularında yaptırımlar öngörülür. Vakıflarda yönetim ve denetim organlarının kusurlu fiillerinden doğan zararlar için sorumluluk hükümleri vardır; çalışan ve yöneticiler durumlarına göre sorumluluk taşır. İntifa hakları ve bu hakların kullanımı vakıf şartlarına göre sınırlı ve denetlenebilir; hak kullanımıyla ilgili usuller netleştirilir. Vakıflar, vakfiyelerindeki şartları fiilen veya hukuken yerine getiremeyecek durumda kaldıklarında, şartları değiştirmek veya gelirleri vakıf gelirlerine uygun şekilde güncellemek üzere Meclis’in yetkilerini kullanabilir; mal varlığı ve gelirlerin işlevi, vakıf amaçlarıyla uyumlu olarak güncellenir. Bu düzenlemeler vakıfların yönetim, mal varlığı yönetimi, hayrat taşınmazların korunması ve işlerliğinin sağlanması açısından değişiklikler getirir; vakıf mallarının korunması, kullanımı ve kamu yararına uygun bir şekilde işletilmesi amaçları doğrultusunda uygulama alanı yaratır.

Kanun 3294
1986-06-14

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU

Pratik etki özeti - Amaç, fakirlik ve muhtaçlık içinde bulunan vatandaşlara yardım etmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirerek gelir dağılımında adaletli bir paylaşım sağlamaktır. - Yoksulluk içinde olanlar ile gerekli hallerde Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş kişiler için nakdi ve ayni destekler ile eğitim ve çalışma olanakları sunulur; engelliler ve yaşlılar için özel projeler ve destekler öne çıkar. - Yardımların kapsamına girenler, gelir düzeyi ve ihtiyaç durumuna göre belirlenir; acil durumlar ve şehit yakınıları ile gaziler gibi özel gruplar da bu kapsamda faydalanabilir. - Verilen yardımlar arasında nakdi destekler, ayni yardım ve çeşitli hizmetler ile eğitim, istihdam ve topluma entegrasyonu amaçlayan programlar bulunur. - Fon ve vakıfların gelirleri çeşitli kaynaklardan sağlanır; bağışlar ve yardımlar vergi avantajı ile teşvik edilir; elde edilen gelirler belirlenen hesaplara aktarılır. - Yapılan yardımlar ve projeler, kişinin rızası olsa bile haczedilemez ve temlik edilemez. - Vakıflar tarafından barınma amacıyla yurt veya pansiyon gibi tesisler kurulabilir; bazı durumda bu tesisler kamu idarelerine tahsis edilebilir veya kullanım amacı doğrultusunda devredilebilir. - İstihdamı desteklemek amacıyla, belirli şartları sağlayan işverenlere sigorta primlerinin belirli süreler karşılanması gibi teşvikler sunulur; uygun denetim ve bildirim süreçleriyle uygulama yapılır; teşviklerden yararlanma süresince sorumluluklar ve ceza hükümleri uygulanır. - Sosyal yardımlar ve destekler, haciz veya temlik edilemez olduğundan yardım alan kişilerin temel yaşam güvenliği korunur. - Denetim ve şeffaflık mekanizmaları işletilir; yerel düzeyde mevcut vakıflar ve ilgili aktörler yardımların dağıtımında rol alır.

CB Kararı 463
2018-12-12

POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİNİN SERMAYESİNDE BULUNAN HAZİNEYE AİT HİSSELERİN TAMAMININ 4 SAYILI BAKANLIKLARA BAĞLI, İLGİLİ, İLİŞKİLİ KURUM VE KURULUŞLAR İLE DİĞER KURUM VE KURULUŞLARIN TEŞKİLATI HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNİN YÜRÜRLÜK TARİHİNDEN İTİBAREN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE TÜRKİYE VARLIK FONUNA AKTARILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 463)

Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi sermayesinde Hazineye ait hisseler Türkiye Varlık Fonu’na aktarılacak şekilde düzenlenmiştir. Bu aktarma, devletin PTT üzerindeki sahipliğinin Türkiye Varlık Fonu tarafından yönetilmesi anlamına gelir. Sonuç olarak, PTT üzerindeki kontrol ve yönetim sorumluluğu TVF’nin yönetim yapısına geçer ve varlıkla ilgili kararlar TVF’nin politika ve stratejilerine uygun olarak şekillenecektir.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

CB Kararı 7343
2023-07-07

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT NİSPETLERİNE İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14592 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7343)

Bu karar, borsada işlem gören paylar üzerinden yapılacak tevkifat uygulamasını yeniden düzenlemektedir. Değişiklik, hangi paylar için tevkifat uygulanacağını ve uygulanma koşullarını değiştirecek şekilde mevcut uygulamayı günceller. Sonuç olarak, borsa hisselerinden elde edilen kazançların vergilendirilmesiyle ilgili hesaplama ve beyan süreçleri yeni kurallara göre şekillenecektir. Bu değişiklik yatırımcılar ve ilgili taraflar için vergi uygulamasında yeni uyum gereklilikleri doğurabilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.