10 / 592 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 5125
2022-01-19

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1267 (1999), 1988 (2011) VE 1989 (2011) SAYILI KARARLARIYLA LİSTELENEN KİŞİ, KURULUŞ VEYA ORGANİZASYONLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN MALVARLIĞININ DONDURULMASI HAKKINDAKİ 30/9/2013 TARİHLİ VE 2013/5428 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ (1) SAYILI LİSTEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5125)

Bu karar, yaptırımlar kapsamında uygulanan malvarlığı dondurma tedbirlerinde değişiklik yapılmasını ve ilgili listenin güncellenmesini sağlar. Belirli tüzel kişilerle bağlantılı olanların malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin hükümlerin kaldırılması nedeniyle söz konusu kişilerin malvarlığı üzerindeki dondurma tedbirlerinin uygulanması sona erer. Karar, listenin güncellenmesini ve değişikliğin yürürlüğe girmesini içerir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 5175
2022-02-05

HATAY İLİ, İSKENDERUN İLÇESİ, MEYDAN, CUMHURİYET, MODERNEVLER, NUMUNE, PINARBAŞI VE ESENTEPE MAHALLELERİNDE BULUNAN BAZI ALANLARIN RİSKLİ ALAN İLAN EDİLMESİ HAKKINDAKİ 16/9/2013 TARİHLİ VE 2013/5382 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5175)

Bu karar, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine ilişkin kararların dayandığı yasal çerçeveyi değiştirmiştir. Böylece uygulamalar mevcut yasa kapsamına uygun olarak ele alınır ve süreçler bu çerçeve içinde belirlenir. Bu değişiklik, kararların hangi yasal bağlama dayanarak uygulanacağını netleştirerek yorum ve uygulama için referansları güncellemiştir.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

CB Kararı 7506
2023-08-18

3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNUN 1 İNCİ, 3 ÜNCÜ VE 4 ÜNCÜ MADDELERİ KAPSAMINA GİREN EYLEMLER VEYA TERÖRLE MÜCADELE KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN FAALİYETLER NEDENİYLE ZARAR GÖREN GERÇEK KİŞİLER İLE ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİNİN, 5233 SAYILI TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ VE GEÇİCİ 4 ÜNCÜ MADDELERİ İLE 28/12/2005 TARİHLİ VE 5442 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNE DAYANARAK YAPTIKLARI BAŞVURULARIN SONUÇLANDIRILMA SÜRESİNİN, 2/6/2022 TARİHLİ VE 5634 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARI İLE UZATILAN SÜRENİN BİTİMİNDEN İTİBAREN BİR YIL UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7506)

Bu karar, terörle mücadele kapsamında zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin başvurularının sonuçlandırılma süresinin mevcut uzatma süresi bittikten sonra da uzatılmasına yol açacaktır. Bu uygulama, başvuruların nihai kararlarının verilmesi için bekleyenler açısından ek süre sağlanmasına ve süreçlerin uzamasına neden olur. Başvuru sahipleri zararlarının karşılanmasına ilişkin kararların alınması için daha uzun süre beklemek durumunda kalır. Yetkili kurumlar bu uzatmayı uygulamaya devam eder.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

CB Kararı 5631
2022-06-03

KOCAELİ İLİNDE BULUNAN BAZI ALANLARIN ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARTILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5631)

Bu karar kapsamında Çınarlı Mahallesi’ndeki belirli bir alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu değişiklik, söz konusu alanın orman koruma kapsamı dışında kalmasına yol açtığından, ormanlık alan olarak korunma statüsünü yitirir ve bu alanda yapılaşma, altyapı ve diğer orman dışı kullanımlar için olanaklar doğabilir. Ancak bu potansiyel kullanımlar yerel planlama ve imar kararlarına bağlı olarak şekillenecek ve çevresel koruma ile diğer ilgili mevzuatlar kapsamında düzenlenecektir. Arazinin yatırım ve geliştirme potansiyeli üzerinde etkisi olabilecektir.

Kanun 6284
2012-03-20

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN

Bu yasa, şiddete maruz kalan kadınlar, çocuklar ve aile bireyleri ile şiddet görme veya görme tehlikesi bulunan kişiler için güvenliğini ve yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir. Uygulamasının temel etkileri şu şekillerde ortaya çıkar: - Şiddete karşı koruma, güvenli barınma ve geçici maddi destek gibi acil ve pratik hizmetler sağlanır; mağdurların ihtiyaçlarına uygun güvenli ortamlar sunulur. - Psikolojik, hukuki, mesleki ve sosyal destek hizmetleriyle mağdurların savunmasızlıkları azaltılır ve yeniden topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapılır. - Şiddet uygulayan hakkında, mağduru korumaya yönelik tedbirler uygulanır; kişinin bulunduğu yerden uzaklaştırılması, konut güvenliğinin sağlanması, iletişim ve yakın temasların kısıtlanması gibi önlemler devreye alınır. - Çocukların korunması gözetilir; çocuklarla ilgili ilişkinin güvenli ve kontrollü şekilde sürdürülmesi ya da sınırlandırılması sağlanır. - Şiddet uygulayanın güvenliğini de gözeten konular dahil olmak üzere, kişinin güvenliğini artıracak tedbirler belirlenir ve uygulanır; gerektiğinde sağlık veya rehabilitasyon hizmetlerine yönlendirme yapılır. - Kararların hızlı ve etkili bir şekilde uygulanması için kolluk ve ilgili birimler koordineli çalışır; kararlar gerekli görüldüğünde derhal yürütülebilir. - Korunan kişinin kimlik ve adres gibi hassas bilgilerinin gizliliği korunur; güvenliğin sağlanması için gerekli tedbirler alınır. - Bakanlık ve ilgili kurullar tarafından, şiddeti önlemeye yönelik izleme ve destek hizmetleri ile bilgi paylaşımı ve görevler koordine edilir; bu çalışmalar, mağdurların haklarına ve güvenliğine odaklı yürütülür. - Şiddetin önlenmesi için merkezler kurulur ve bu merkezler, veri toplama, hizmet koordinasyonu, rehberlik, danışmanlık ve toplumsal programların uygulanması gibi hizmetler verir. - Şiddet mağduru ve şiddet uygulayıcıya yönelik hizmetler ayrı birimlerde sunulur; mağdura yönelik haklar, iş bulma ve sosyal destek konularında rehberlik yapılır, uygulamanın sonuçları izlenir; şiddet uygulayıcıya yönelik olarak öfke kontrolü, bağımlılık tedavisi ve meslek edindirme gibi programlar önerilir. - Kontrolsüz veya tekrarlayan ihlallerde uygulanacak yaptırımlar belirli esneklikler içerse de, ölçülü ve caydırıcı tedbirlerle uyumsuzluğun azaltılması hedeflenir. - Merkezler ve hizmetler, kadının insan hakları ve eşitlik ilkeleriyle uyumlu, toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir yaklaşım içinde yürütülür.

CB Kararı 7724
2023-10-17

ŞEHİR İÇİ RAYLI ULAŞIM SİSTEMLERİ, METROLAR VE BUNLARLA İLGİLİ TESİSLERİN ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINCA ÜSTLENİLMESİ, DEVRALINMASI VE TAMAMLANMASINI MÜTEAKİP DEVRİ İLE İLGİLİ ŞARTLARIN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7724)

Şehir içi raylı ulaşım sistemleri ile bunlarla ilgili tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üstlenilmesi, devralınması ve tamamlanmasının ardından Bakanlık tarafından yürütülmesi hedeflenir. Eklenen projeler arasında Bursa Üniversite-Görükle uzatma hattı, Kocaeli Kuzey Hafif Raylı Sistem hattı birinci aşama, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Adapazarı-Serdivan Raylı Sistem Hattı, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Trabzon Raylı Sistem Hattı bulunmaktadır. Bu değişiklikle söz konusu hatlar merkezi yönetimin sorumluluğu altına geçecek ve planlama, yatırım ile işletme kararları Bakanlık tarafından yürütülerek yerel yönetimlerle koordineli biçimde ilerleyecektir.

CB Kararı 2813
2020-07-31

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT NİSPETLERİNE İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14592 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARAR İLE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 15 İNCİ MADDESİNDE YER ALAN VERGİ KESİNTİ ORANLARINA İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14594 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2813)

Bu karar kapsamında bazı kira ödemelerinden tevkifat uygulanması değişmiş ve oran yüzde on olarak belirlenmiştir. Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlara ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden tevkifat uygulanır. Vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden tevkifat uygulanır. Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden tevkifat uygulanır. Geçici maddeyle bu tevkifat oranları belirli bir süre için geçerli olur ve sürenin sonunda önceki oranlar uygulanır. Bu karar kapsamındaki nakden veya hesaben yapılan ödemeler için uygulanır.