10 / 1.013 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 815
1926-04-29

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYİ SANAT VE TİCARET HAKKINDA KANUN

Bu metin Türkiye sahillerinde deniz taşımacılığı ve limanla kara suları içindeki ticari hizmetlerin esas olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere ait olduğunu, Türk tebaasının bu tür işlemleri münhasır olarak yürütmesini öngördüğünü gösterir. Yabancı gemi ve sahiplerinin bu alanda faaliyet göstermesi belirli istisnalarla sınırlanır ve genel olarak iç pazar ve liman hizmetleri Türkler lehine organize edilmiştir. Kara suları ve limanlar içinde yapılan nakliyat, balıkçılık ve deniz esnafı faaliyeti esas olarak Türk bayrağı taşıyan gemiler ve Türk personeli tarafından yürütülür; kaptanlık, tayfalık, amelelik gibi temel denizcilik meslekleri de Türk vatandaşlarına aittir. Petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda, bu alanda hak sahibi yabancıların Türk kara sularında çalışma yürütme imkanı bulunmaktadır; ayrıca hükümet gerektiğinde geçici olarak yabancı tahlisiye gemileri ve petrol arama/üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının icrasını Türk tahlisine uygun şekilde yapabilmesi için yabancı uzman değerlendirmenin ve istihdamının yolunu açabilir. İdare, uygulamada bu hakları delinmesi halinde mevcut yaptırımlarını devreye sokar; ihlaller için para cezaları verilebilir ve gemi ya da deniz taşıtları seferden alıkonulabilir veya limanda malî olarak tutulabilir. Kanun, bu haklarda değişiklikler yapılmasına ve bu alanlarda belirli genişletmelere imkan verir; petrol arama/üretim faaliyetlerinin yabancı sahiplerce yapılması ve bu alanlardaki geçici istihdam konuları da bu kapsamda düzenlenir.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 6132
1953-07-15

AT YARIŞLARI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, at yarışlarının ülke sınırları içinde nasıl düzenleneceğini, yurt içi ve yurt dışı yarışlar üzerinden ortak bahis kabulünü ve yarış gelirlerinin kullanımını belirler. Mahalli olmayan yarışlar için programlar ve ödül planları onaylanır ve gerekli izinler alınır. Yarış gelirleri, ikramiyeler, tesis bakım ve ıslahı, damızlık alımı, teşvikler ve genel giderler gibi amaçlar için kullanılabilir. Belediyelerin Hipodrom ya da yarış yerlerinden aldıkları eğlence payı sınırlı olabilir. Yarışlarda usulsüz hareket edenler veya yarış dürüstlüğünü bozanlar için ihtar, para cezası, geçici veya süresiz yasaklar ve yarışlardan men gibi disiplin cezaları uygulanabilir; cezalar tekrarda artış gösterebilir. Yasaklı madde veya uygulama tespit edildiğinde at, sahip, antrenör ve diğer ilgili kişiler sorumlu tutulabilir; bazı durumlarda atın yarışlara katılımı engellenebilir ve cezalar uygulanabilir. Birden çok yasaklı madde tespit edilirse ağır olan yaptırım uygulanır; numuneler üzerinden yapılan testlerin sonucu kesin olarak kabul edilir ve gerektiğinde ek analiz yapılabilir. Tedavi amacıyla kullanılan bazı yasaklı maddeler için istisnalar bulunabilir; ancak kanıtlanamazsa yaptırımlar uygulanabilir. Yarış dışı numunelerde tespit edilen yasaklı madde veya uygulamanın bazı hallerinde, tedavi amacıyla kullanıldığı ispatlanamazsa ilgili kişilere para cezaları uygulanabilir ve bazı durumlarda yarış dışı kalma veya yasaklar devreye girer. Numune tesiriyle tespit durumlarında ikinci analiz kesin karar olarak kabul edilir. Köy, kasaba ve şehirlerde şenlik ve eğlence amacıyla düzenlenen at yarışları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır. At yetiştirme ve ıslahını teşvik amacıyla derneklere hak ve yetkilerin devri ve bu dernekler aracılığıyla denetim, izleme ve bazı yönetim işlemleri yapılabilir; devrin şartları ve denetim mekanizmaları uygulanabilir. Genel olarak, bu düzenleme yarışların güvenliği, dürüstlüğü ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yapılan disiplin, denetim ve yönetişim önlemlerini içerir.

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

Kanun 3894
1940-07-18

DENİZDE ZAPT VE MÜSADERE KANUNU

Bu metin, savaş halinde deniz yoluyla yapılan zabt ve müsadere işlemlerinin kapsamını, uygulanışını ve muhataplarını belirler; zapt ve müsadere sırasında hangi gemi ve yüklerin hangi şartlarda değerlendirileceğini gösterir. Güç kullanılarak durdurma, arama ve zapt işlemlerini ihtiyaç halinde gerçekleştirmenin yetkisi savaş gemileri, ordular ve bu görevlere özel olarak tayin edilmiş makamlar tarafından kullanılır. Zaptın başlama ve bitişinin belirlenmesi yetkisi devletin en üst makamına aittir. Zaptın uygulanacağı deniz alanları açık denizler, Türkiye’nin, müttefiklerinin ve düşmanın hâkimiyeti altındaki sulardır ve iç sular ile tesisatlar bu yetkiye tabidir; ancak tarafsız sularda bu işlem uygulanmaz. Bir deniz nakil vasıtası, taşıdığı bayrakla düşmanlık veya tarafsızlık sıfatını kazanır; bayrağı olmayan vasıtalar için sahibinin tabiiyeti esas alınır; sıfatı net olarak tespit edilmediği sürece düşman olarak kabul edilir. Tarafsız bayrağa geçiş, düşmanlık sıfatının doğurduğu sonuçlardan kurtulmak amacıyla yapılmış sayılmazsa tanınmaz; bazı özel hallerde bu geçiş geçici olarak ve sınırlı şartlarda kabul edilebilir. Malın düşmanlık veya tarafsızlık sıfatı, mal sahibinin tabiiyetine göre belirlenir; mal bir şirkete ait ise şirketin kanuni ikametgahı esas alınır. Düşman malı yolculuk sırasında sahibini değiştirse de, bu değişme zaptın başladığı andan sonra meydana gelirse düşmanlık sıfatını korur. Düşman nakil vasıtaları ile düşman malı zapt ve müsadereye tabidir; bitaraf mal ise bazı şartlarda serbest kalabilir; ancak belirli durumlarda (örneğin harb kaçağı veya düşman refakatinde seyir gibi) zapt ve müsadere söz konusudur. Bitaraf nakil vasıtalarındaki düşman malı, belirli hallerde zapt ve müsadereye tabidir; yükün yarısından fazlası harb kaçağı ise veya vasıtalar düşman refakatinde bulunuyorsa zapt ve müsadere uygulanır; bazı durumlarda mal sahibine ait kişisel eşyalar serbest olabilir. Bitaraf olup da gemi adamları veya yolcularına ait olan kişisel eşyalar serbesttir. Harp kaçağı kavramı, kara, hava ve denizde düşman tarafına yararlı olan her türlü eşya ve maddeleri kapsar; mutlak harp kaçağı olarak ilan edilenler doğrudan düşman malı sayılır ve zapt edilir; meşrut harp kaçağı ise belirli durumlarda düşmana ait olarak sayılabilir. Hastane gemileri belirli şartlar yerine getirildiğinde zapt ve müsadereye tabi değildir; hastane gemisi oldukları resmi olarak bildirilmiş olmalıdır ve meşru hukuka uygun şekilde kullanılıyor olmalıdır. Birçok durumda, coast fishing ve küçük yerel seyrüsefer için kullanılan vasıtalar, dini, ilmi veya insani görevler için olan vasıtalar, resmi münakaşa ve savaş esirlerinin değişimine hizmet eden vasıtalar ile hükümetler arası yazışma vasıtası olan gemiler zapt edilmeme veya farklı muamele görme avantajına sahip olabilir; bunlar belirli şartları sağladığında koruma altındadır. Abluka uygulanması halinde abluka ilan edilen sahillerdeki nakil vasıtaları zabt ve müsadereye tabi olabilir; abluka ihlali halinde mal ve yükler de zapt edilerek müsadereye konu olabilir; bazı durumlarda ihlal, iyi niyetli olup olmadığına dair kanıtlara bağlı olarak istisnalar bulunabilir. Hasmane himaye ve yardım durumları, nakil vasıtası harbe iştirak ederse, düşmana yönelik doğrudan yardım sağlarsa, düşmanla kiralanmış olarak hareket ederse veya düşman lehine haber taşıma gibi eylemlerde bulunursa zabt ve müsadere ile sonuçlanır; bu hâllerin uluslararası savaş hukuku açısından da uygulanabilirliği göz önünde bulundurulur. Posta ve mektuplar, zapt halindeyken tecavüzden korunur; ancak abluka durumunda bazı istisnalar söz konusu olabilir. Istirdat (geri alınan zapt) durumunda, zapt için mevcut bir gerekçe olmadığında nakil vasıtası serbest bırakılabilir. Durdurma ve arama işlemleri, mümkün olduğunca nazik ve ölçülü yürütülür; arama sonunda ya serbest bırakılır ya da zapt edilir. Netice olarak bu düzenleme, savaş halinde deniz üzerinde yürütülen zabt, müsadere ve ilgili işlemlerin hangi gemi, hangi mal ve hangi durumlarda uygulanacağını, kimlerin yetkili olduğunu, hangi istisnaların bulunduğunu ve nasıl uygulanacağını belirler; ayrıca abluka, hasmane yardım ve ambulans/yardım gemileri gibi özel haller için de uygulama çerçevesi sunar.

Kanun 1380
1971-04-04

SU ÜRÜNLERİ KANUNU

Bu yasa su ürünlerinin korunması, istihsali ve kontrolünü sağlayan esasları belirler ve uygulamaya dönük sonuçlar doğurur. - Ticari amaçlı su ürünleri avcılığı veya yetiştiriciliği faaliyetinde bulunacak gerçek veya tüzel kişiler, ruhsat veya izin almakla yükümlüdür; bu şartlar miktar, bölge ve kullanılan araçlar gibi etkenlere göre belirlenir. - Ruhsat ve izinler, avcılık ve yetiştiricilik faaliyetlerinin hangi türlerle, hangi sahalarda ve hangi yöntemlerle yapılacağını sınırlayan kararlar içerir; gerekli onaylar yönetmeliklerle düzenlenir. - Kamuya ait istihsal yerleri, ihtiyaç ve uygunluk durumuna göre gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilebilir; öncelik belirli üretici kooperatifleri veya birliklerine verilir. - İstihsal yerlerinin sınırları uzman bir heyet tarafından tespit edilir ve kayıtlara geçirilir; sınırlar ilanlarla yürürlüğe girer. - Yeni kurulan veya yeniden oluşan istihsal yerlerinin sınırları ve kullanım şekilleriyle ilgili değişiklikler, ilgili makamların izniyle yapılabilir. - Baraj gölleri ve yapay su havzalarında su verilmeden önce gerekli tedbirler belirlenir ve uygulanır; bu tedbirler su ürünlerinin korunmasına yöneliktir. - Su ürünlerinin zarar görmesini önleyici tedbirler, suyun kullanıldığı amaçlara göre belirlenir ve ilgili kurumlarca uygulanır. - Dalyan ve voli yerlerinde geçiş hakları düzenlenir; geçişin şartları ve süresi, kiracılar ile diğer ilgililer için belirli kurallara bağlanır. - Yabancıların iç sularında veya karasularında su ürünleri avcılığı yapması genel olarak yasaktır; bazı özel durumlar ve istisnalar uygulanabilir. - Akarsularda ağlar ve benzeri engellerin kurulması veya balık geçitleri gibi altyapı tedbirlerinin olması için izin ve planlama gerekir; balık geçitleri, göçün sürdürülmesi amacıyla özel bir denetim ve uygulama süreciyle yönetilir. - Balıkçı barınaklarının işletilmesi, üst yapıların kurulması ve kiraya verilmesi süreçlerinde kooperatifler ve üretici birlikleri öncelikli olarak dikkate alınır; gerekli usul ve esaslar belirli kurallarla kapatılır. - Su ürünleri yatırımları için vergi indirimi ve diğer teşvikler uygulanabilir; kooperatifler ve kredi birlikleri üretim ile pazarlama süreçlerinde teminat olarak kullanılabilecek araçları gösterebilir. - Eğitim ve öğretim olanaklarıyla mesleki bilgi ve becerinin artırılması teşvik edilir; ilgili kurumlar işbirliğiyle kurslar ve meslek okulları açılabilir. - Patlayıcı maddelerle avcılık yasaktır; elektroşokla avcılık gibi yöntemler belirli koşullarda ve izinlere bağlı olarak uygulanabilir; zararlı maddelerin sularda birikmesi ve dökülmesi yasaktır. - Sulara zararlı maddelerin dökülmesi yoluyla çevreye ve su ürünlerine zarar verilmesi önlenir; hangi maddelerin yasak olduğuna ilişkin düzenlemeler uygulanır. - Genel olarak bu düzenlemeler, su ürünlerinin korunması, üretimin ve ticaretin düzenlenmesi, kamu arazilerinin kullanımı ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi amacıyla uygulanır.

CB Kararı 2728
2020-07-09

TÜRK ULUSLARARASI GEMİ SİCİLİNE VE MİLLİ GEMİ SİCİLİNE KAYITLI, KABOTAJ HATTINDA MÜNHASIRAN YÜK VE YOLCU TAŞIYAN GEMİLERE, TİCARİ YATLARA, HİZMET VE BALIKÇI GEMİLERİNE VERİLECEK YAKITIN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ TUTARININ SIFIRA İNDİRİLMESİNE İLİŞKİN 1/7/2003 TARİHLİ VE 2003/5868 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2728)

Bu karar, kabotaj hattında yük ve yolcu taşıyan gemiler, ticari yatlar, hizmet ve balıkçı gemilerine verilecek yakıtın özel tüketim vergisinden muafiyet kapsamını genişleterek genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin deniz araçlarını da dahil etmiştir. Bu değişiklik, kamu idarelerine ait deniz araçlarının da yakıt vergisinden muaf tutulmasını amaçlamaktadır. Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulama bu kapsama uygun olarak yürütülür.

Kanun 4250
1942-06-12

İSPİRTO VE İSPİRTOLU İÇKİLER İNHİSARI KANUNU

- Bu yasa ispirtolu içeceklerin üretimi, ithali, satışı, dağıtımı ve fiyatlandırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler ve bu faaliyetlerin devlet tekelinde veya tekel tarafından denetlenmesini öngörür. - İthalatçı ve üretici tarafında belirli kapasite ve tesis şartlarının karşılanması gereklidir; şartları yerine getiremeyenler, fiyatlandırma ve dağıtım gibi temel işlemleri tekelleştirilmiş kurum üzerinden yürütmeye tabi tutulur. - Bira, şarap ve benzeri içkilerin üretimi, fiyatlandırması, dağıtımı ve satışı belirli şartlar dışına çıkmadan serbest olabilir; bazı ürünler bu kapsamın dışına alınabilir. - İspirto ve ispirtolu içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yasaktır; kampanya, promosyon ve hediyeler aracılığıyla teşvik edilemez; ancak belirli uluslararası veya bilimsel etkinlikler için sınırlı tanıtım izni verilebilir. - Üretici, ithalatçı ve pazarlamacılar için marka, amblem veya ayırt edici işaretlerin kullanılmasına ilişkin kısıtlamalar uygulanır; bazı durumlarda bu işaretler için özel hükümler geçerlidir. - Ambalaj üzerinde zarar bildiren uyarı mesajlarının olması gerekir; bu mesajların şekli ve içeriği onaylı kurallar çerçevesinde belirlenir. - Alkollü içkilerin satış ve sunumunda bazı mekânlar ve alanlar için özel yasaklar vardır; açık olarak tüketim veya satış bu mekânlar dışında yapılamaz. - Kaçak ve kayıt dışı üretim, ithalat ve satış suç sayılır; bu işlerle ilişkili olarak müsadere ve ağır cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Kaçakçılık veya yasa dışı işlemlerde kullanılan ekipman ve malzemelere ilişkin cezai hükümler bulunmaktadır; bazı koşullarda bu araçlar ibraz edilmek zorundadır ve cezalanabilir. - Üretim veya ticaretin izinle yürütüldüğü tesislerde, izin verilen maddeler dışında başka maddelerin üretilmesi yasaktır; buna aykırı hareket edenlere ağır para cezaları uygulanabilir. - Kaçak veya yasa dışı işlem nedeniyle elde edilen kazançlar ile ilgili olarak ek cezai yaptırımlar söz konusu olabilir ve müsadere süreçleri uygulanabilir. - Yasadışı amaçlarla hareket edenler için haklarında uygulanabilecek cezalar ve yaptırımlar çeşitlidir; bazı durumlarda belgenin iptali ve satış yasağı gibi sonuçlar doğabilir.