10 / 320 sonuç gösteriliyor

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 7545
2025-03-19

SİBER GÜVENLİK KANUNU

Bu düzenleme, siber güvenliği ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak ele alır ve kritik altyapı ile kamu hizmetlerinin güvenliğini güçlendirmeyi amaçlar. Kamu kurumları ve kritik altyapı sahipleri varlık envanteri oluşturmaya, risk analizleri yapmaya ve güvenlik tedbirlerini uygulamaya zorunlu kılınır; güvenlik önlemleri hizmet ve ürün yaşam döngüsü boyunca uygulanır. Siber olaylara müdahale yeteneklerini geliştirmek için müdahale ekipleri oluşturulur, tatbikatlar yapılır ve ülkeler arası işbirliğiyle koordinasyon geliştirilebilir; siber tehdit istihbaratı elde edilmesi ve paylaşılması teşvik edilir. Yazılım, donanım, ürün, sistem ve hizmetler için standartlar hazırlanır; uygun bulunanlar benimsenir; üreticilerden veya sağlayıcılardan güvenlik kriterlerine uyum istenir; uyumsuzluk halinde tedbirler uygulanabilir. Güvenlik açısından kritik olan veri envanteri tutulması ve varlık güvenliğinin sağlanması için gerekli adımlar belirlenir; güvenlik açısından izin verilen yetkilendirmeler ve denetimlerle bu envanterin korunması sağlanır. Yetkili denetim ve güvenlik denetimleri yürütülür; bağımsız denetçiler ve bağımsız kurumlar denetim yapabilir; denetim kapsamı elektronik ortamlar ile sınırlı değildir. Loglar toplanır, saklanır ve analiz edilir; bu bilgiler güvenlik kararlarını desteklemek için paylaşılır. Belirli hallerde siber güvenlik tedbirlerinin alınması için talep edilen bilgi ve belgeler talep edilip değerlendirilir; bilgi ve bilgi işlem altyapısı üzerinde yetkili kişiler tarafından irtibat kurulabilir. Kişisel veriler ilgili hukuki çerçeve içinde, amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenir; amaç kalmadığında verinin silinmesi, yok edilmesi veya anonimleştirilmesi sağlanır. Güvenlik alanında ürün ve hizmetler için asgari güvenlik kriterleri belirlenir; bunlara uymayanların kullanımı engellenebilir ve sertifikasyon süreçleri uygulanabilir. Ulusal güvenlik politikaları ve yol haritaları kapsamında kararlar alınır, uygulanacak alanlar ve öncelikli konular belirlenir. Kurallara aykırı faaliyetlerde uyum için denetim ve yaptırımlar mekanizmaları işletilir; kamu kurumları için uygulama esasları belirlenir. Siber güvenlik kültürü ve yetkinliğinin artırılması için eğitimler ve farkındalık çalışmaları desteklenir. Hızlı veya istisnai denetim gereken durumlarda kararlar hızlıca alınabilir; denetimler kamu yararı gözetilerek yürütülür.

CB Kararı 7700
2023-10-06

7452 SAYILI OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA YERLEŞME VE YAPILAŞMAYA İLİŞKİN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUNUN EK 1 İNCİ MADDESİ KAPSAMINDA YAPILACAK YENİ YAPILARIN BULUNDUĞU PARSELLERİN MALİKİ OLAN GERÇEK VEYA TÜZEL KİŞİLERE HİBE VE YAPIM KREDİSİ VERİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7700)

Bu karar depremden etkilenen bölgelerde orta hasarlı ve daha ağır hasarlı yapıların yerinde yeniden yapılmasına ilişkin hak sahiplerine hibeli destek ile yapım kredisi sağlanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Hak sahipleri, hasarlı konut ve işyeri inşası için hibeden ve krediden faydalanabilir; bazı hak sahibi durumları bu desteklerden faydalanmama veya farklı şekilde değerlendirme kapsamına girebilir. Krediler için gelir veya kredi puanı gibi kriterler aranmaksızın başvuru süreçleri öngörülür; başvurular il müdürlüklerine yapılır ve uygun bulunanlar arasında kredi sözleşmesi ile ödeme planı imzalanır. Krediler güvenceyle teminatlandırılır ve geri ödemeler belirlenen planlar doğrultusunda yapılır; krediler faizsiz olarak sağlanır. Hibeler konutlar için konut hibesi ve işyerleri için işyeri hibesi şeklinde verilebilir; ayrıca inşaat için gerekli diğer masraflar ile yapı denetimi, teknik etüt ve harita gibi işlemler için ek hibeler de sağlanabilir. Hibe ve kredi başvurularının değerlendirilmesi, hak sahibi şartları ve talep edilen miktarlara göre yapılır; başvurular uygun görüldüğünde ödemeler gerekli eşiklere göre gerçekleştirilir. Hak sahipliğinin miras yoluyla geçmesi durumunda hak sahipliği devam eder; pay dağılımı ve devri işlemleri belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür. Boş parsellerin birleşmesi halinde hibeden yararlanma durumu değişebilir. İnşaattaki ilerleme durumuna göre müteahhite devre ilişkin gerekli işlemler belirli kurallara göre yapılır; ruhsat alınması veya yapı kullanma izni elde edilmesi durumunda devir işlemleri tamamlanır. Hazineye ait hisselerin teslimi ve bu hisselere ilişkin borçların hesaplanması ile güncellenmesi süreçleri belirli hesaplama esaslarına göre yürütülür ve teslimat sonrası borçlar belirlenen vadeler üzerinden ödenir. Böyle bir uygulamanın yürütülmesinde esas yetkili kurumlar tarafından gerekli koordine sağlanır.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

CB Kararı 5552
2022-05-13

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ ESAS MUKAVELESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5552)

Yabancı ülke merkez bankalarına ait para, alacak, mal, hak ve varlıklar Banka nezdinde bulunduğu sürece haczedilemez ve üzerinde ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz uygulanamaz. Bu hüküm, Banka’da bulunan yabancı merkez bankalarına ait varlıkların Türkiye’deki icra veya benzeri tedbirlerden korunmasını sağlayan bir güvence oluşturur.

CB Kararı 6434
2022-11-30

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 6434)

Bu karar bağımsız denetime tabi olacak şirketleri belirler ve bu denetimin hangi şartlarda başlayacağını ve kapsama nasıl gireceğini düzenler. Şirketler, aktüel varlık toplamı, yıllık net satışlar ve çalışan sayısı gibi göstergeler üzerinden ölçütleri karşılayıp karşılamadıkları bakımından, ana şirket ile bağlı ortaklık ve iştiraklerin toplamlarıyla birlikte değerlendirilebilir. Belirli göstergelerin ardışık hesap dönemlerinde aşılması durumunda bağımsız denetim zorunluluğu başlar ve izleyen hesap döneminden itibaren uygulanır. Ölçütlere uymama veya önemli ölçüde düşüş olması halinde bağımsız denetim kapsamından çıkma ihtimali bulunur. Kamuya ait hisseler veya bazı muafiyetler içeren şirketler için istisnalar veya farklı uygulamalar öngörülebilir; bazı sektörler ise otomatik olarak kapsam içine dahil olabilir. Uygulama usulleri ve tereddütlerin giderilmesine ilişkin esaslar, ilgili kurum tarafından belirlenir. Bu karar önceki kararı kaldırır.

Kanun 4572
2000-06-16

TARIM SATIŞ KOOPERATİF VE BİRLİKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, üretici kooperatifleri ve kooperatif birliklerini, ortaklar ile gerektiğinde diğer üreticilerin mesleki ihtiyaçlarının karşılanması, ürünlerin daha iyi değerlendirilebilmesi ve ekonomik çıkarların korunması amacıyla düzenler ve güçlendirmeyi hedefler. Kooperatif ve birlikler, ortaklarının ve gerektiğinde diğer üreticilerin çıkarlarını gözeterek çalışma konularını belirler; ürün alım, ödeme şekilleri, kredi kullanımı, yatırımlar, giderlerin paylaşımı ve ürünlerin teslimiyle ilgili esasları ana sözleşmesinde belirler; bazı işlemlerden vergi muafiyetleri veya istisnalar uygulanabilir; ortak içi işlemler içeride takip edilerek vergilendirilir. Kooperatif ve birliklerin ortaklık payları, rehin ve hacze karşı korumalıdır; pay devri belirli şartlar altında yapılabilir. Organlar genel kurul ve yönetim kurulu olup, kararlar bu organlar aracılığıyla alınır; yönetim kurulu üyeleri belirli niteliklere sahip kişiler arasından seçilir; genel müdür birlik için, müdür kooperatif için yönetim kurulunun doğal üyesi olarak görev yapar; temsil yetkileri ve müşterek imza gereklilikleri, örnek ana sözleşmede belirlenir. Yönetim kurulu, toplantılarını sürdürür ve gerektiğinde üst düzey yönetim kararlarını alır; müdür ve personelin atama, nakil, terfi ve diğer kadro esasları yönetmeliklerle düzenlenir; kooperatifler için müdürün belirli nitelikleri taşıması hedeflenir. Bağımsız denetim ve risk yönetimi açısından bazı birlikler denetime tabidir; denetim sonuçlarına göre, varlıklarını sürdürmeyi tehlikeye atan durumlarda erken teşhis ve gerekli önlemler için uzmanlardan oluşan bir komite kurulabilir ve telafi edici kararlar alınır. Görünürdeki riskler ve mali zorluklar durumunda birlikler veya ortak kooperatifler gerekli tedbirleri alır; durum düzeltilemezse birleşme veya benzeri çözümler değerlendirilebilir. Muafiyet ve vergilendirme açısından bazı işlemler vergi ve harçlardan muaf veya istisnai olarak değerlendirilir; ortak dışı işlemlerden elde edilen gelir ve giderler vergilendirilir; ortaklardan gelen ürünlerin sonraki işlenmesi ortak içi işlem olarak kabul edilebilir ve buna ilişkin özel kurallar uygulanabilir. Örnek ana sözleşmeleri, tarafların görüşleriyle belirlenir ve uyum için gerekli değişiklikler yapılır; uyum sağlayamayan kooperatifler için uygulanabilecek yaptırımlar bulunduğundan, uyum süreci önemli bir etkendir. Bu çerçevede kooperatif ve birlikler, mevcut mevzuata uygun olarak faaliyet gösterir, kurumsal yönetim ilkelerini benimser ve varlıklarını, mali yapısını ve rekabet gücünü koruyup geliştirme sorumluluğunu taşır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 8313
2024-04-06

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 8313)

Bu karar bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesi ve kapsamına ilişkin değişiklikleri öne çıkarır. Büyüklük kriterleri olarak akti f toplam varlık, yıllık net satış ve çalışan sayısı gibi göstergeler esas alınır; bu göstergeler üzerinden hangi şirketlerin bağımsız denetim yükümlülüğüyle karşı karşıya kalacağının netleşmesi hedeflenir. I sayılı listenin bazı bölümlerinde yapılan değişiklikler, kamu kurum ve kuruluşları ile medya hizmet sağlayıcılarını bağımsız denetim kapsamına alabilir veya kapsamın netleşmesini sağlar; bunlar doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen yapılar olarak tanımlanır. Enerji piyasası düzenleyici kurumu lisansına sahip işletmeler ile kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları gibi alanlarda bağımsız denetim yükümlülüğünün uygulanabilirliği artırılabilir veya kapsamı genişletilebilir. II sayılı listedeki değişiklikler de ek kapsama yönelik netlikler ve değişiklikler içerir. Bu değişiklikler, hangi kuruluşların bağımsız denetime tabi olacağını genişleten ve netleştiren etkilere sahip olur.