10 / 2.052 sonuç gösteriliyor

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

Kanun 6698
2016-04-07

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

Bu kanun, kişisel verilerin işlenmesini güvenlikli ve haklara saygılı bir çerçevede düzenler; veri sorumluları ve veri işleyenler için uyum yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları getirir. - Kişisel verilerin işlenmesinde temel esaslar uygulanır; işlemler hukuka uygun, dürüstçe, doğru ve güncel olmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı; saklama süresi amaca uygun biçimde belirlenmelidir. - Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez; ancak kanunda öngörülen veya sözleşmenin yürütülmesi için gerekli gibi sınırlı durumlarda rıza aranmadan da işlenebilir. - Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi genel olarak yasaktır; ancak açık rıza, hukuken öngörülen durumlar veya hayati riskler gibi istisnalar söz konusudur; ayrıca güvenlik önlemleriyle bu verilerin işlenmesine izin verilebilir. - Verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi, ihtiyaç kalmadığında veya uygun şartlar oluştuğunda zorunlu hâle gelir; süreçler yönetmeliklerle düzenlenir. - Verilerin aktarılması, açık rızan olmadan yapılamaz; belirli güvenli koşullar sağlandığında ve yurt içi/ yurtdışı aktarımı için uygun koruma önlemleri veya yeterlilik kararı bulunması gibi şartlar gerekir. - Veri güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunludur; verinin yetkisiz erişim veya hukuka aykırı kullanımını önlemek için önlemler esas alınır; veri sorumluları, başkaları tarafından işlenen veriler konusunda müştereken sorumlu olabilir ve denetim yükümlülüğü altındadır. - İlgili kişiler, kendileriyle ilgili olan verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenen verinin amacı ve kullanımı hakkında bilgi alma, veri aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme, verilerin düzeltilmesini, silinmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme, ve otomatik kararlar nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin itiraz veya tazminat talep etme haklarına sahiptir. - Başvuru ve şikâyet süreçleri sayesinde bireyler haklarına ilişkin taleplerini iletebilir; cevap verilmediğinde veya yetersiz bulunduğunda denetim/mevzuat otoritesine başvurabilirler; ihlallerin giderilmesi için kararlar uygulanır. - Veri sorumluları sicili aracılığıyla hangi tarafların hangi verileri işlediği ve hangi amaçlarla aktardığı gibi bilgiler kamuya açık olarak kaydedilebilir; kayıt zorunluluğu, kriterlere göre istisnalar içerebilir.

Kanun 6502
2013-11-28

TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkileri şu şekildedir: - Sözleşmelere konulan haksız şartlar geçersiz sayılır; kalan hükümler geçerli olur ve standart şartlar için özel uygulama yapılır. - Sözleşmelerin dili açık, sade ve tüketici açısından anlaşılır olmak zorundadır; tüketici lehine yorumlanır. - Sözleşme kapsamında ücretler ve masraflar hakkında bilgiler yazılı olarak veya uzaktan iletişimde uygun şekilde sunulur; bunların sunulduğunun ispatı düzenleyen taraftadır. - Tüketiciye ayıplı mal veya hizmet durumunda seçimlik haklar tanınır; satıcı, üretici ve/veya ithalatçı birlikte sorumludur; tüketici seçimini yerine getirmekle yükümlüdür; masraflar tüketiciye yüklenmez. - Ayıplı mal teslimi halinde, adreslenen durumlar satıcının sorumluluğundadır ve ayıbın varlığı veya yokluğu konusunda belirli düzenlemeler uygulanır; ürün etiketinde ayıbı belirtici bilgiler bulundurulur. - Üretici veya ithalatçı, malın piyasaya sürülmesinden sonra ortaya çıkan ayıplardan da sorumlu tutulabilir; satıcı bu sorumluluğu paylaşır. - Ayıplı hizmet durumunda da tüketiciye yeniden görülme, ücretsiz onarım, ayıp oranında indirim veya sözleşmeden dönme hakları tanınır; bu haklar sağlayıcı tarafından yerine getirilir ve masraflar sağlayıcıya aittir. - Ayıplı mal veya hizmet için iddia edilen ayıp, teslimden sonra belirli bir süre içinde ortaya çıkarsa satıcı veya sağlayıcı ayıpla ilgili iddia ve kanıt yükümlülüğünü üstlenir; bazı durumlarda tüketiciye aittir. - Sipariş edilmeyen mallar veya hizmetler için tüketicinin hak iddia etmesi korunmaz; bu durumda ilgili tarafların iddiaları ispatla yükümlüdür. - Reklam ve ilanlarda sunulan özellikler ayıba işaret ediyorsa sorumluluk doğar; bu tür ayıplar için satıcı/üretici/ithalatçı birlikte sorumludur. - Sözleşmede haksızlık tespit edilirse, bu şartlar uygulanmaz ve tüketicinin mevcut hakları korunur. - Taşınmazlar gibi özel durumlar için tüketicinin korunmasına yönelik özel hükümler uygulanır; genel olarak tüketiciyi koruyucu düzenler geçerlidir.

Kanun 5464
2006-03-01

BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU

Bu Kanunun pratik etkileri şu şekilde ortaya çıkar. - Kartlı sistem kuran ve kart çıkaran kuruluşlar için faaliyet gösterebilmek amacıyla lisans alma ve kurumsal yönetim ile ilgili güvenilirlik ve mali yeterlilik şartlarının karşılanması gerekir; yurtiçi ve uluslararası faaliyetler için gerekli yapı ve izin süreçleri belirlenir. - Kart çıkaran kuruluşlar, kartlı hizmetlerin güvenli ve güvenilir bir şekilde sunulmasını sağlamak üzere gerekli sistem ve iç kontrolleri kurar; güvenlik ve müşteri bilgilerinin korunmasına yönelik tedbirleri sürekli olarak uygular. - Kredi kartı limitlerinin belirlenmesi ve yönetilmesi konusunda müşterinin mali durumu, riskler ve mevcut hesap bilgileri dikkate alınır; limitler talep edilmedikçe artırılmaz; toplam kart limitiyle ilgili üst sınır ilkeler halinde uygulanabilir. - Hesap özetlerinin belirlenen usullerle sunulması, elektronik ya da basılı olarak bildirilmesi zorunluluğu getirilir; müşteri şikâyet ve itirazlarının yapılabilir ve gerekçeli şekilde yanıtlanması beklenir. - Kartların haksız kullanımı durumunda belirlenen sorumluluk sınırları uygulanır; kartın sigortalanması ve risk paylaşımına ilişkin prosedürler belirlenir; sigorta ve tazminat süreçleri düzenlenir. - Kurumsal yönetim ve raporlama açısından kart çıkaran kuruluşlar, yönetsel yapı, muhasebe ve raporlama sistemlerini belirlenen standartlara uygun olarak süreçler ve kamuoyuna açıklanabilir bilgiler sunar. - Koruyucu hükümler kapsamında, ilgili otoriteler sermaye ve likiditeyle ilgili düzenleyici çerçeveler koyabilir; uyumsuzluk durumlarında gerekli tedbirler uygulanır. - Kart hamillerinin yükümlülükleri netleşir; kartları ve güvenliğini korumak, şifre veya kimlik bilgilerini güvenli tutmak ve kayıp/çalıntı halinde derhal bildirmek zorundadır; adres değişikliklerini bildirmek gerekir. - Üye işyeri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar kart bedellerini kartla ödeme talebini kabul etmekle yükümlüdür; ek ücret talep edilmesi yasaktır; kartın geçerliliğini teyit etmek ve gerektiğinde kimlik doğrulaması yapmak üye işyerinin görevidir; sözleşmelerin uygulanması ve ihlaller halinde yaptırımlar gündeme gelir. - Üye işyerleri, kart kullanımını gösteren işaretleri görünür biçimde bulundurur ve güvenli sistemlerin düzgün çalışmasını sağlar; bazı durumlarda işletmenin sözleşmesi sona erse bile güvenlik ve işlem sürekliliğini sağlamak için gerekli önlemler alınır. - Harcama ve alacak belgelerinin düzenlenmesi ve saklanması, iade veya iptal durumlarında belgelerin teslimi ve tutulması zorunluluğu doğurur; kayıtların doğru ve karşı tarafa tebliğ edilebilir olması sağlanır. - İmza gerektirmeyen işlemlerde de kart numarası veya benzeri doğrulamalarla işlemler gerçekleştirilebilir; bu durumda güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir. - Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, kart ödemelerini kabul eden taraflar olarak müşteri taleplerini yerine getirmek ve kartla yapılan işlemlerde kayıtlama ve doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır; uygunsuz davranışlar sözleşmenin ihlaliyle sonuçlanabilir.

Kanun 5738
2008-02-27

SPOR MÜSABAKALARINA DAYALI SABİT İHTİMALLİ VE MÜŞTEREK BAHİS OYUNLARININ ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİNE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının özel hukuk tüzel kişilerince merkezi bir sistem üzerinden yürütülmesini ve hasılat paylaşımına dayalı finansman modeliyle yaptırılmasını amaçlar. - Merkezî bahis sistemi ile risk yönetim merkezi kurulur ve işletilir; oranların belirlenmesi ve ikramiye riskinin izlenmesi gibi işlevler bu yapı üzerinden yapılır. - Başbayilik işi yükleniciye verilir; idareye hasılat payı karşılığında sözleşme yoluyla yürütülen bu iş ve hizmetler, ülke çapında belirlenen ölçütlerle gerçekleştirilir. - Yüklenici, merkezî sistemle uyumlu çalışacak bahis terminalleri ile bağlantıları kurar, bu bağlantılarla gerçek zamanlı iletişimi sağlar ve iletişim giderlerini üstlenir; ayrıca terminallerin bakımı ve onarımını yapar. - İdare tarafından oyunun pazarlaması, reklamı ve duyuruları yürütülür; kupon gibi sarfiyat malzemeleri temin edilerek bayilere dağıtılır ve müsabaka sonuçları duyurulur. - Süreçte şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele ve kamu denetimine uygunluk esas alınır; ihale usulleri kapalı teklif şeklinde belirlenir ve hasılattan verilecek pay oranı üzerinden değerlendirme yapılır; iş bütün olarak yurt çapında yürütülür. - İhaleye katılım için gerekli ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler belirtilir; başvuru için finansal taahhütler, altyapı ve personel yeterliliği gibi belgeler istenir; ortak girişimler için ortakları tarafından yerine getirilecek yükümlülükler belirtilir. - Yeterlilik için gerekli asgari kriterler, belirli yükümlülükler ve bunların karşılanmaması halinde uygulanacak sonuçlar tanımlanır; pilot ortak ve ortak girişimler için özel düzenlemeler bulunur. - İhaleye katılamayacak kişiler ve ilişkileri sıkı kurallarla belirlenir; yasa dışı fiillerle ilişkilendirilmiş kişiler ya da bağlı tüzel kişiler ihaleden hariç tutulabilir; ihale sürecinde hile, rekabeti bozma ve sahte belge gibi fiiller yasaktır. - Ortak girişimler ve alt yükleniciler kurallarına göre kurulabilir ve birlikte sorumluluk üstlenirler; alt yüklenicilerin yaptığı işlerden yüklenici sorumlu değildir, ancak yüklenici sorumluğunu sürdürür. - İhale ilanı, doküman temini ve değişiklikler gibi süreçler düzenli ve şeffaf şekilde yürütülür; dokümanın bedelsiz görülebilmesi fakat satın alınması zorunlu olur; dokümanda değişiklik gerektiğinde, gerekçeler tutanakla belirtilir ve yeniden ilan yapılır. - Sözleşme ve uygulama süreci, denetim, kabul, ödeme şartları, ihtilaf çözüm yolları ve diğer giderlerin kimin tarafından karşılanacağı gibi hususlar net olarak belirlenir; tüm süreç kamu denetimine açık ve hesap verebilir şekilde uygulanır.

Kanun 4572
2000-06-16

TARIM SATIŞ KOOPERATİF VE BİRLİKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, üretici kooperatifleri ve kooperatif birliklerini, ortaklar ile gerektiğinde diğer üreticilerin mesleki ihtiyaçlarının karşılanması, ürünlerin daha iyi değerlendirilebilmesi ve ekonomik çıkarların korunması amacıyla düzenler ve güçlendirmeyi hedefler. Kooperatif ve birlikler, ortaklarının ve gerektiğinde diğer üreticilerin çıkarlarını gözeterek çalışma konularını belirler; ürün alım, ödeme şekilleri, kredi kullanımı, yatırımlar, giderlerin paylaşımı ve ürünlerin teslimiyle ilgili esasları ana sözleşmesinde belirler; bazı işlemlerden vergi muafiyetleri veya istisnalar uygulanabilir; ortak içi işlemler içeride takip edilerek vergilendirilir. Kooperatif ve birliklerin ortaklık payları, rehin ve hacze karşı korumalıdır; pay devri belirli şartlar altında yapılabilir. Organlar genel kurul ve yönetim kurulu olup, kararlar bu organlar aracılığıyla alınır; yönetim kurulu üyeleri belirli niteliklere sahip kişiler arasından seçilir; genel müdür birlik için, müdür kooperatif için yönetim kurulunun doğal üyesi olarak görev yapar; temsil yetkileri ve müşterek imza gereklilikleri, örnek ana sözleşmede belirlenir. Yönetim kurulu, toplantılarını sürdürür ve gerektiğinde üst düzey yönetim kararlarını alır; müdür ve personelin atama, nakil, terfi ve diğer kadro esasları yönetmeliklerle düzenlenir; kooperatifler için müdürün belirli nitelikleri taşıması hedeflenir. Bağımsız denetim ve risk yönetimi açısından bazı birlikler denetime tabidir; denetim sonuçlarına göre, varlıklarını sürdürmeyi tehlikeye atan durumlarda erken teşhis ve gerekli önlemler için uzmanlardan oluşan bir komite kurulabilir ve telafi edici kararlar alınır. Görünürdeki riskler ve mali zorluklar durumunda birlikler veya ortak kooperatifler gerekli tedbirleri alır; durum düzeltilemezse birleşme veya benzeri çözümler değerlendirilebilir. Muafiyet ve vergilendirme açısından bazı işlemler vergi ve harçlardan muaf veya istisnai olarak değerlendirilir; ortak dışı işlemlerden elde edilen gelir ve giderler vergilendirilir; ortaklardan gelen ürünlerin sonraki işlenmesi ortak içi işlem olarak kabul edilebilir ve buna ilişkin özel kurallar uygulanabilir. Örnek ana sözleşmeleri, tarafların görüşleriyle belirlenir ve uyum için gerekli değişiklikler yapılır; uyum sağlayamayan kooperatifler için uygulanabilecek yaptırımlar bulunduğundan, uyum süreci önemli bir etkendir. Bu çerçevede kooperatif ve birlikler, mevcut mevzuata uygun olarak faaliyet gösterir, kurumsal yönetim ilkelerini benimser ve varlıklarını, mali yapısını ve rekabet gücünü koruyup geliştirme sorumluluğunu taşır.