10 / 3.573 sonuç gösteriliyor

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 3986
1994-05-07

EKONOMİK DENGE İÇİN YENİ VERGİLER İHDASI İLE 1.7.1964 TARİHLİ VE 488 SAYILI, 2.7.1964 TARİHLİ VE 492 SAYILI, 7.11.1984 TARİHLİ VE 3074 SAYILI, 25.10.1984 TARİHLİ VE 3065 SAYILI, 31.12.1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI, 21.7.1953 TARİHLİ VE 6183 SAYILI, 2.2.1981 TARİHLİ VE 2380 SAYILI, 15.7.1963 TARİHLİ VE 277 SAYILI KANUNLARIN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa ekonomi dengesini sağlamak amacıyla bazı vergileri değiştiren ve bazı yeni vergi uygulamaları getiren bir düzenlemedir. - Ekonomik denge vergisinin mükellefleri kimlerdir: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile götürü usulde beyan verenler; bazı özel durumlarda ücret gelirine göre vergilendirilenler; bu Kanunun yayımlandığı tarihte mevcut görevlere sahip ücretliler ve belirli şartlar taşıyan yüksek ücretli çalışanlar. - Verginin konusu ve matrahı: Vergi, çeşitli gelir ve vergi matrahları üzerinden uygulanır; götürü matraha tabi olanlar için özel hesaplamalar içerir; farklı sınıflardaki mükellefler için matrah üzerinden belirli bir oranda vergi alınır; bazı matrahlar vergiden muaf tutulabilir. - İstisnalar: Bazı gelirler veya matrahlar verginin kapsamı dışında bırakılır. - Beyan ve ödeme: Mükellefler beyanname ile tarh ve tahakkuk ettirir; beyanname kapsamındaki bilgiler ekli olarak sunulur; vergi belirli taksitlerle ödenir. - Net aktif vergisi: Net aktif vergisi, bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ve serbest meslek erbabını kapsayan mükelleflere uygulanır; net aktif değeri veya gayri safi hasılatı üzerinden hesaplanır; hesaplamada bazı alt kalemler ve özel uygulamalar söz konusu olabilir; bazı kurumlar için hesaplama yaklaşımı farklı olabilir. - Verginin matrahı ve oranı: Net aktif vergisi, aktifte yer alan değerler veya envanterdeki varlıklar üzerinden hesaplanır; gayri safi hasılat üzerinden hesaplananlar için farklı bir yaklaşım uygulanır; bazı büyük kurumsal gruplar için özel kurallar geçerli olabilir. - Beyan, tarh ve ödenmesi: Mükellefler verginin tarhını beyanname ile belirlenen süreler içinde yapar ve ödemeyi planlı taksitlerle gerçekleştirir; belirli durumlarda rapor ve ekler gerekebilir; verginin gider olarak yazılması veya başka vergilerden mahsup edilmesi söz konusu değildir. - Ek gayrimenkul vergisi: Ek gayrimenkul vergisi, konutlar ve arsalar için tek seferlik uygulanır; bazı konutlar istisna veya muafiyet kapsamında olabilir; beyan üzerine tarh ve tahakkuk eder; ödemeler belirli taksitlerle yapılabilir. - Ek motorlu taşıtlar vergisi: Taşıtlar için tek seferlik uygulanır; taşıtın değeri üzerinden hesaplanır; kayıt ve tescil işlemleri yapılan vergi dairesince tarh ve tebliğ edilir; beyan verilmemesi veya hatalı bildirimin tespiti halinde değeri takdir edilerek vergi tarh edilir; ödemeler belirli süre içinde tamamlanır. - Ortak hükümler ve uygulama: Vergilerin uygulanmasıyla ilgili genel hükümler, dar mükellefiyette vergi sorumluluğu, gider yazılmama ve iade edilmeme ilkeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiler yer alır; tarh dönemi sonrasında farklardan da tarhiyat yapılabilir; belirli paylarla belediyelere ayrılan paylar bu düzenlemede dikkate alınır. - Damga Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklik: Damga vergisiyle ilgili bazı değişiklikler yapılmıştır.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

CB Kararı 48
2018-08-31

7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 10 UNCU MADDESİNİN ONÜÇÜNCÜ FIKRASININ (H) BENDİNDE YER ALAN SÜRELERİN, BİTİM TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 48)

Bu düzenleme ile vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin süreler uzatılmıştır; bu uzatma, ilgili başvuru ve işlem süreçlerinin tamamlanması için ek zaman sağlanmasına yol açmaktadır.

Kanun 2464
1981-05-29

BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU

Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde ilan ve reklamlar vergisi uygulanır; ilanı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler mükelleftir; ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak yürütenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergiyi mükellefler adına belediyeye yatırmaktan sorumludur. Bazı ilan ve reklamlar istisna veya muaf sayılır; kamu yayınıyla ilgili ilanlar, basılı yayınlarda yapılan ilanlar, ikametgah kapılarına konulan kimlik levhaları, ambalaj üzerindeki ilanlar ve bazı küçük alanlı levhalar gibi belirli tipler vergiden muaftır. İlan ve reklam vergisi için temel uygulama alanı ve türüne göre farklı ölçütlerle hesaplanır; sabit ilânlar, araç içi/çevresi ilânlar, geçici dış mekân ilanları, ışıklı veya projeksiyonla yapılan ilanlar, dağıtılan broşür ve kataloqlar, afişler ve çok yüzeyli ilanlar gibi farklı kategorilerde bedeller belirlenir; hesaplama, süre ve alan gibi öğeler dikkate alınır. Verginin tarhı ve ödenmesi: mükellef veya işi mutad meslek olarak yapanlar beyanname verir ve vergiyi beyannameyi takiben öder; ilgili belediyeye beyanname verilir ve ödenir; bazı durumlarda yıllık ilanlar için taksitli ödeme imkânı bulunabilir; belediyeler gerekli uygulamaları yapabilir. Eğlence vergisi: belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren eğlence işletmeleri bu vergiyi öder; bazı faaliyetler ve işletmeler için istisnalar vardır (örneğin kamuya dönük, kar amacı gütmeyen etkinler ile belirli eğitim, kültür, spor, dini ve benzeri faaliyetler veya belirli içkili yerlerle ilgili düzenlemeler). Eğlence vergisi, genelde biletli giriş için kullanılan bedeller üzerinden alınır; ortak bahisler için ayrı bir hesaplama yapılır; bazı durumlarda günlük ve kişi başına belirlenen tutarlara göre vergi uygulanır; toplanan verginin bir kısmı merkezi idare hesabına, bir kısmı belediyeye aktarılır. Ödeme ve beyanler aylık dönemlerde yapılır. Haberleşme vergisi: belediye sınırları içinde telekomünikasyon işlemlerinden elde edilen ücretler üzerinden alınır; mükellefi bu ücretleri tahsil eden kurumdur; beyanname ve ödemeler aylık olarak yapılır; bazı kurumlar için istisnalar söz konusu olabilir. Elektrik ve havagazı tüketim vergisi: elektrik ve havagazı tüketiminden doğan vergi uygulanır; mükellefler tüketim yapanlardır; tüketim bedelleri üzerinden vergi hesaplanır; bazı amaçlar için tüketim üzerinden belirli istisnalar bulunmaktadır; yasa gereği dağıtım ve temin eden kuruluşlar verginin tahsilinden ve belediyeye ödenmesinden sorumludur; organize sanayi bölgelerinde farklı uygulamalar olabilir. Yangın sigortası vergisi: yangın sigortası primleri üzerinden vergi alınır; mükellef sigorta şirketleridir; vergi matrahı ödemiş olunan primlerdir; sigorta işlemleri iptal edilirse iptale ait primler indirime konu edilebilir. Çevre temizlik vergisi: belediye sınırları ve mücavir alanlarda çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut ve iş yerleriyle ilgili vergi uygulanır; bu vergi, çevre temizlik hizmetlerinin finansmanına yöneliktir.

Kanun 7256
2020-11-17

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa belirli kamu alacaklarının yapılandırılmasına ve bazı cezaların ile gecikme faizlerinin hafifletilmesine olanak tanır. Kapsamda yer alan alacaklar geniş bir yelpazeyi kapsar; vergiler ve bunlara bağlı cezalar, gümrük vergileri ve ilgili cezalar, sosyal güvenlik primleri ve bunlara bağlı cezalar ile damga vergisi ve eğitim katkı payı gibi kamu alacakları belediyeler, il özel idareleri ve bağlı kurumlar tarafından takip edilenler bu kapsama dahildir. Ayrıca su, kanalizasyon ve çevreyle ilgili belediye alacakları ile özel nitelikteki inşaat ve ihale işleriyle ilişkili alacaklar da yapılandırmaya tabi olabilir. Yapılandırma kapsamında ödenecek tutar, ödenmesi halinde mevcut fer’i alacaklar yerine belirli bir hesaplama yöntemiyle yeniden belirlenir ve bu ödeme tamamlandığında cezalar ve gecikme zamları gibi fer’i alacaklar itibarıyla bazı yükümlülükler hafifletilir ya da tamamen kaldırılabilir. Ödemelerin belirlenen plana uygun yapılması şarttır; plana uyulmaması durumunda önceki cezalar ve faizler uygulanmaya devam edebilir. Bu yapılandırma, mahkeme yoluyla kesinleşmiş alacaklar için de başvuru ile uygulanabilir ve bazı alacaklar için ek indirim veya hafifletme imkanı sunabilir. Uygulama süreci, ilgili tahsil daireleri tarafından yürütülür.

CB Kararı 7
2018-07-31

11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 2, 3, 4, 7 VE 8 İNCİ MADDELERİ İLE 10 UNCU MADDESİNİN ALTI, YEDİ VE SEKİZİNCİ FIKRALARINDAN YARARLANMAK İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BAŞVURU, BİLDİRİM VE BEYAN SÜRELERİNİN 27/08/2018 TARİHİNE (BU TARİH DÂHİL) KADAR UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7)

Vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yararlanmak amacıyla başvuru, bildirim ve beyan süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, borç yapılandırması ve benzeri imkanlardan yararlanmak isteyen kişiler için başvuru ve bildirim süreçlerini tamamlamak üzere daha esnek bir süre sağlar. Sonuç olarak, ilgili kişiler ve kurumlar için yapılandırma seçeneklerinden yararlanma imkanı genişler ve sürecin uygulanması kolaylaşır.

Kanun 7440
2023-03-12

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanunun pratik etkisi şu şekildedir: - Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kurumlar ile bunlara ilişkin bazı tahsil dairelerinin takip ettiği alacaklar için yeniden yapılandırma imkanı getirir. - Yapılandırma kapsamında mevcut asıl borçlar, buna bağlı cezalar ve gecikme faizleri yerine, değişim oranlarına göre hesaplanan yeni bir tutar üzerinden ödeme yapılabilir. - Ödeme karşılığında bazı cezaların, gecikme faizlerinin ve gecikme zamlarının kısmen veya tamamen silinmesi veya azaltılması ihtimali doğar; şartlar sağlandığında bu tür fer’i alacaklar bakımından indirimler uygulanabilir. - Yapılandırmaya hangi alacaklar dahil olabilir; vergi, gümrük vergileri, sigorta primleri ve bunlara bağlı cezalar ile gecikme ödemeleri, damga vergisi ve özel işlem vergisi gibi vergilere bağlı alacaklar ve bunlara ilişkin fer’î alacaklar bulunur. Belediyelere ait ücret ve paylar; su ve atık su ile katı atık alacakları; büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşların benzeri alacakları da kapsama dahildir; ayrıca yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ile bazı benzeri kuruluşların alacakları da yapılandırmaya dahil edilebilir. - Bazı alacaklar bakımından, dava aşamasında olanlar veya ihtirazî kayıtla verilen beyannameler üzerinden doğan borçlar için de yapılandırma imkanları uygulanabilir; ödeyenler için cezaların kalan kısmı ve benzeri alacaklar açısından tasarruflar söz konusu olabilir. - İcra veya itiraz süreçleri devam eden borçlar için de, yapılandırma yoluyla ödenecek tutarın belirlenmesi ve bu tutara uygun olarak ödemeler yapılması halinde, karşılaşılan cezalar ve fer’i alacaklar konusunda avantajlar elde edilebilir. - Bu yapılandırmadan yararlananlar, aynı zamanda başka indirim kapsamlarından yararlanamazlar; şartları yerine getirmek kaydıyla yapılandırmaya başvurma ve ödeme yükümlülükleri bulunur. - Yapılandırmanın uygulanmasıyla, alacaklı kurumlar için tahsilatın daha hakim ve organize şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanır; borçlu için de mevcut borçlarını daha yönetilebilir şartlarda ödeme imkanı doğar.

CB Kararı 9126
2024-11-14

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 9126)

Bu karar tıbbi amaçlı bazı ürünlerin vergi uygulamaları açısından yeni bir düzenleme getirir; özel tıbbi amaçlı gıdalar ve insan tıbbi ürünlerin vergilendirilmesinde yeni bir yaklaşım öne çıkarır. Listede bazı mallar için vergi kapsamı dışı bırakılma veya istisna olarak gelen hükümler eklenmiştir; özel tüketim vergisine tabi olan mallar ile belirli tarife pozisyonlarında yer alan mallar bu kapsamın dışında kalır. Tarife sınıflandırması ile istatistikî pozisyonlara bölünme yönünde değişiklik öngörülmektedir; bu, ithalat ve vergi uygulamalarında hangi ürünlerin hangi sınıflandırmaya tabi olacağını etkiler. Sonuç olarak, tıbbi ürünlerin ithal ve satış süreçlerinde vergi hesaplaması, fatura düzeni ve fiyatlandırma üzerinde doğrudan etkiler doğurabilir. İşletmeler, özellikle ruhsatlı veya ithal edilen ürünlerle çalışan tedarikçiler ve sağlık hizmeti sağlayıcıları, yeni sınıflandırma ve vergi uygulamalarına uyum sağlamak zorunda kalabilir.