10 / 287 sonuç gösteriliyor

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10280)

Bu Yönetmelik, denizlerde ve iç sularlarda seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımlanmasına ilişkin esasları belirler. Pratik olarak şu etkileri sağlar: - Seyir duyuruları, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgilerle net biçimde hazırlanır; planlı çalışmalar için süreler ve kapsama dair bilgiler de eklenir. - Tehlike türleri kapsamlı şekilde belirlenir ve bu durumlarda hangi tür duyurunun yapılacağı açıkça ortaya konulur. - Duyurular, uluslararası standartlara uyumlu formatta hazırlanır ve bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak yayımlanır. - Yayımlama, NAVAREA ve NAVTEX gibi uydu ve radar/karasal iletişim kanalları ile birlikte diğer iletişim hatları üzerinden yapılır; gerektiğinde radyo ve internet üzerinden de iletilir. - Duyurular ve ilgili bilgiler, kaydedilir ve arşivlenir; haritalar ve notik yayınlar güncellenerek denizcilere duyurulur. - Duyuru süreçleri, ilgili kurumlar arasında koordinasyon ve bilgi akışı sağlanacak şekilde yürütülür. - Seyir güvenliğini tehlikeye atan tesisler ve inşa/işletim işlemleri, arızalar ve değişiklikler hakkında hızlı bildirimde bulunur ve güvenlik tedbirlerini alır. - Gemi kaptanları ve denizciler, güvenliği etkileyebilecek durumları bildirir ve duyuruları dikkate alır. - Duyurular ücretsiz olarak yayımlanır.

Kanun 7223
2020-03-12

ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU

Ürünlerin güvenli ve teknik düzenlemelere uygun olması zorunludur; bu, piyasaya arz edilmesi hedeflenen veya piyasada bulunan tüm ürünleri kapsar ve güvenli olmayan ürünler piyasaya sunulamaz veya bulundurulamaz. İktisadi işletmeciler olarak imalatçı, ithalatçı, dağıtıcı ve yetkili temsilci bu kapsamda sorumludur; uygunluk beyanı, gerekli belgeler ve uygunluk işaretinin sağlanması, ürün üzerinde görülebilir bilgi ve talimatların Türkçe olarak sunulması gereklidir. Üretici, tasarım veya imalat değişiklikleri sonrasında da uygunluğu sürdürmekle yükümlüdür ve teknik dosyalar ile belgelendirme süreçlerini yürütmek ya da yaptırmak zorundadır; ayrıca ürünün seri üretim boyunca uygun olduğunu takip eder. Risk taşıyan ürünlerde acil önlemler alınır, yetkili kuruluşa bildirilir ve gerektiğinde ürünün piyasadan çekilmesi veya geri çağırılması gibi düzeltici işlemler uygulanır. Dağıtıcılar, ürünü piyasaya sunmadan önce uygunluk ve etiket bilgilerini doğrular, riskli durumlarda üretici veya ithalatçı ile yetkili kuruluşa hızlıca bilgi verir. İthalatçılar, ürünün uygunluk işaretlerini ve gerekli belgeleri teyit eder, riskli durumda ürünü piyasaya sürmez ve ilgili tarafları bilgilendirir. Yetkili temsilciler, üreticinin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar, belgelerin uzun süre saklanması ve gerektiğinde sunulması gibi görevleri yürütür. Piyasa gözetimi ve denetimi yoluyla uygunsuzluklar tespit edilir; gerekli durumda düzeltici önlemler uygulanır ve ürünler geri çağırılır veya piyasadan çekilir. Teknik düzenlemeler kamu yararını gözeterek hazırlanır; engellilerin erişebilirliği için önlemler alınır ve AB mevzuatıyla uyum konusunda koordinasyon sağlanır. Ürünler yalnızca uygunluk açısından kabul görürse piyasaya arz edilir; uygunsuzluk halinde zararın tazmini ve ilgili sorumluluklar belirli kurallara göre yürütülür.

Kanun 5187
2004-06-26

BASIN KANUNU

Basın özgürlüğü korunur fakat toplumun yararı ve başkalarının hakları ile kamu güvenliği dikkate alınarak sınırlanabilir; bu sınırlandırmaların amacı sır değil güvenlik ve kamu düzenidir. Basın kartı ve kayıt sistemi uygulanır; basılı eserler ile internet haber sitelerinin kayıt edilmesi ve beyanname sunulması gerekir; beyanname, yayın adı ve türü gibi bilgilerle birlikte ilgili tarafların kimliklerini içerir ve denetimlere tabidir; internet siteleri için ek iletişim ve adres bilgileri gerektiğinde sağlanır. Her süreli yayında sorumlu müdür bulunması gerekir ve bu görevi üstlenen kişinin belirli nitelikleri taşıması beklenir; gerektiğinde müdür yardımcısı görevlendirilebilir. Süreli yayın sahipleri ve basımcılar beyanname ve kayıt yükümlülüklerinden sorumludur; tüzel kişilerde temsilci belirlenmesi gerekir ve bu temsilci görevinin gerektirdiği sorumluluklar yürürlükte kalır. Beyanname ve ekleriyle ilgili değişiklikler bildirilmeli; gerektiğinde eksik bilgiler tamamlanır; beyanname ile yayımlanan bilgiler, kamuya açık biçimde kaydedilir. Süreli ve süresiz yayınlar için sorumlu kişiler tarafından hukuki ve cezai sorumluluklar doğabilir; eser sahibi, yayın sahibi ve ilgili yetkililer birlikte sorumluluk taşıyabilir; sahiplik değişikliklerinde sorumluluk devralan taraflar da sorumlu olabilir. Düzeltme ve cevap hakkı tanınır; zarara uğrayan kişi, haberle ilgili düzeltme ve cevap talebinde bulunabilir ve belirtilen usullere göre yayımlanır; internet sitelerinde bu haklar daha hızlı ve doğrudan uygulanabilir biçimde sunulur. Haber kaynağının gösterilmesi ve diğer bilgi güvenliği yükümlülükleri bulunur; kaynak açıklama zorunluluğu ve ilgili kayıtların sağlanması güvence altına alınır. Niteliklere uygun gösterilmeyen zorunlu bilgiler için ağır yaptırımlar öngörülebilir; bu durum, haberin yayımını etkileyen sonuçlar doğurabilir. Durdurulan yayının usulsüz devam ettirilmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir; mahkeme kararlarına uyulmaması durumunda ek yaptırımlar devreye girebilir. Teslim ve muhafaza yükümlülüğüne uyulmaması durumunda önemli cezai sonuçlar doğabilir; basımcı ve ilgili sorumlu kişiler bu yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Düzeltme ve cevap kararlarının uygulanmaması halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir ve bu yükümlülükler sorumlu müdür ile bağlı oldukları yetkiliyi de kapsayabilir; ilgili kişiler müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 5070
2004-01-23

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

- Güvenli elektronik imza, imza sahibine bağlı olan ve imzalanan verinin kimlik doğrulama ile bütünlüğünü sağlayan bir imzadır ve elle atılan imza ile aynı hukuki sonuç doğurur. - Güvenli elektronik imza oluşturma ve doğrulama araçları, imza verilerinin gizliliğini ve bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlanmalı; veriler üçüncü kişiler tarafından elde edilememeli ve sahteciliğe karşı korunmalıdır. - Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları, sertifikalar ve imzalarla ilgili hizmetleri güvenilir şekilde sunmalı; sertifikaların taklit ve tahrif edilmesini önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdır. - Nitelikli elektronik sertifikalar, imza sahibinin kimliğini güvenilir biçimde tespit eden bilgilerle ve imza doğrulama verisiyle bağ kuran içeriklerle birlikte bulunmalı; sertifikada kullanım şartları ve sınırlamalar belirtilmelidir. - Sertifika sağlayıcılarının yükümlülükleri arasında kimlik doğrulama, ilgili bilgileri resmi belgelere dayandırarak güvenilirlik sağlama, sertifika iletileri ve kayıtları güvenli şekilde tutma ve gizliliği koruma yer alır; iptal ve devri gibi süreçleri yönetme gerekir. - Nitelikli sertifikaların iptali, talep veya bilgilerdeki hatalar ya da fiil ehliyetinin sınırlanması gibi durumlarda derhal gerçekleşir ve iptalin kayda geçmesini güvenli biçimde sağlanır; faaliyetten çekilme durumunda devretme süreci uygulanabilir. - Kişisel verilerin korunması esastır; sertifika talep edenin bilgilerinin amacı dışında kullanılmaması ve üçüncü taraflara izinsiz paylaşılmaması gerekir. - Sertifika sağlayıcıları, kanun ihlallerinden doğan zararlardan sorumlu olabilirler; kusursuzluk ispat edilse bile tazminat sorumluluğu sınırlı değildir; ayrıca sertifika mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerekir. - Yabancı sertifikalar, kabul ve tanınma durumuna göre Türkiye’de kullanılabilir ve doğacak zararlardan Türkiye’deki sağlayıcı da sorumlu olabilir. - Denetimler gerektiğinde yapılır; defter, kayıt ve altyapı dahil tüm işlemler denetlenebilir. - Elektronik imza oluşturma verilerinin izinsiz kullanımı suçtur ve buna ilişkin ihlaller cezalandırılır; sahte sertifika oluşturma veya kullanma fiilleri de cezai yaptırımlara tabidir. - Elektronik mühür, diğer elektronik verilerle ilişkili olarak doğrulama amacıyla kullanılan bir araçtır ve sahibinin bilgilerini güvenilir biçimde doğrulamak için kullanılır.

Kanun 3628
1990-05-04

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU

Kamu görevlileri ve bu kapsama giren diğer görevli konumlarda bulunanlar kendilerine, eşlerine ve bakımları altındaki çocuklarına ait mal varlıklarını beyan etmek zorundadır; beyan konusu taşınmazlar ile para, hisse senetleri, tahviller, altın ve mücevherler, diğer taşınır mallar, haklar, alacaklar ve gelirler ile bunların kaynakları ve borçlar olarak belirlenmiştir. Beyan konusu olanlar ve kapsam aileye ve kişisel mal varlığına yayılarak belirlenir; beyanlar mal varlığıyla ilgili bütün bu unsurları kapsar. Beyanların zamanı, atama ve göreve başlama, görevi sürdürme süreci içinde önemli değişiklikler olduğunda, yönetim kurulu üyelikleri veya benzeri görevler başlangıçlarında; görev sona erince ve beyan yenilendiğinde gerçekleşir. Bildirimlerin verileceği merciler yetkili merciler olarak belirlenir; bildirimler bu mercilere iletilir ve gerektiğinde ilgili kurumlar tarafından işleme alınır. Beyanlar gizli tutulur; özel dosyada saklanır ve içerikleri kamuya açıklanmaz; inceleme amacıyla gerektiğinde kontrole tabi tutulabilir; doğruluk kontrolü için ilgili kurumlar talepte bulunabilir. Yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kişilerden alınan, değeri belirli bir sınırı aşan hediye veya bağışlar beyan edilip teslim edilmelidir; bazı istisnalar bulunabilir. Haksız mal edinme, elde edilen mal veya varlıkların kaynağı ve yaşam standardı ile uyumsuz harcamalar bu kapsamda haksız mal edinme olarak değerlendirilir. Soruşturma ve ihbar süreçleri doğrudan savcılığa yapılır; muhbirlerin kimliği korunur; delil elde edildiğinde ilgili kişiler veya yakınları da mal beyanında bulunmakla yükümlü hâle gelebilir; inceleme ve soruşturma süreçleri ilgili makamlarca yürütülür. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak durumunda cezai yaptırımlar uygulanır; hapis cezaları, para cezaları ve zoralım ya da bedelin devlete ödenmesi gibi sonuçlar doğabilir; ayrıca kamu hizmetlerinden yasaklanma gibi sonuçlar doğabilir. Bu konuların uygulanmasıyla ilgili ayrıntılar için yönetmelikler çıkarılır ve bunlar uygulanır.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.