10 / 1.042 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 8483
2024-05-21

KALİTELİ ÇAY YAPRAĞI TEMİNİ AMACIYLA BUDAMAYA TABİ TUTULAN ÇAYLIKLAR NEDENİYLE ÜRETİCİLERİN UĞRADIĞI GELİR KAYBININ TAZMİNİNE DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8483)

Bu karar budama nedeniyle oluşan gelir kaybının tazminatı için hesaplama esaslarını değiştirerek tazminatın belirlenmesini etkiler. Geçici hüküm, karar uygulanmadan önce yapılan budamalara ilişkin ödemelerin o dönemde geçerli hükümlere göre hesaplandığını ifade eder. Değişikliklerin uygulanmasıyla çay üreticileri için tazminat hesapları yeni kurallar çerçevesinde yapılır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

CB Kararı 5285
2022-03-11

KALİTELİ ÇAY YAPRAĞI TEMİNİ AMACIYLA BUDAMAYA TABİ TUTULAN ÇAYLIKLAR NEDENİYLE ÜRETİCİLERİN UĞRADIĞI GELİR KAYBININ TAZMİNİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5285)

Bu karar ruhsatlı çay bahçelerinin budamasıyla gençleştirme işlemi nedeniyle üreticilerin yaşadığı gelir kaybını tazmin etmeyi amaçlar. Uygulamada gelir kaybının belirli bir süre için ödenmesi öngörülür ve tazminat hesaplamasında alan ve üretimdeki tipik performans ile piyasa fiyatı gibi faktörler dikkate alınır. Budama yapılan alanlar için uygulanacak ödemeler, denetim ve tespit işlemleriyle belirlenir; uygun görülen alanlar ve üretim miktarları için ödemeler yapılır. Harcamalar, bütçeden sağlanan kaynaklar üzerinden karşılanır ve finansman süreci bir banka aracılığıyla yürütülür; bu süreçte hizmet ücreti uygulanır. Uygulamada sahte ya da hatalı belgelerle yapılmış ödemeler geri alınır ve ilgili kişiler hakkında idari ve cezai işlemler uygulanır. Haksız ödemelerden elde edilen faydalanmanın önüne geçmek amacıyla yaptırımlar uygulanır ve destek programlarından belirli bir süre yararlanma kısıtlamaları söz konusudur. Uygulama esas ve usulleri ilgili merci tarafından tebliğlerle belirlenir. Karar, yürürlüğe girdikten sonra uygulanır ve yürütülmesi belirli bir resmi makam tarafından sağlanır.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 3160
1985-03-05

EMNİYET TEŞKİLATI UÇUŞ VE DALIŞ HİZMETLERİ TAZMİNAT KANUNU

Bu Kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde uçuş ve dalış yapan personelin tazminatlarına ilişkin temel çerçeveyi kurar ve uygulamayı sadeleştirir. - Uçuş ve dalış yapan pilotlar, pilot adayları, uçuş ekibi ile kurbağa adam ve kurbağa adam adayları için ödenecek tazminatlar, görev türüne ve hizmet süresine göre belirlenen esaslara göre hesaplanır ve aylık olarak ödenir. - Tazminatın miktarı, görev grubu ve hizmet süresi gibi faktörlere bağlı olarak değişir; farklı görev grupları için farklı oranlar uygulanır. - Yıllık olarak ödenmesi gereken asgari uçuş veya dalış görevlerini tamamlama şartı bulunur; bu şartı sağlayamayanlar için ödenen tazminatta kesinti yapılabilir ve bu kesinti takip eden hizmet yılından itibaren giderilir. - Görev esnasında kazalar veya sağlık sebepleri nedeniyle uçuş veya dalışa ara veren personele belirli süreli ödeme yapılır; bu süre zarfında uçuş/dalış görevi aranmamış sayılır ve süre tamamlandığında ödeme yeniden düzenlenir; iki yıldan fazla ara verilirse tazminat ödemesi kesilir. - Şehitlik, engellilik veya yaralanma durumunda hak sahiplerine tazminat ödenir; mirasçı paylaşımları belirli kurallara göre uygulanır. - Sözleşmeli personelin hakları korunur; hizmet süreleri emekliliğe sayılır ve hastalık izni gibi durumlarda geçici ödemeler yapılır. - Eğitim ve öğretmenlik görevlerini yürüten personele yetiştirme ikramiyeleri verilir; ayrıca kurbağa adam kurslarında eğitim veren öğretmenlere ek ödemeler uygulanır. - Itibarî hizmet süreleri ve ilgili hesaplama kurallarıyla, uçuş/dalış hizmetlerine ilişkin sürenin emeklilik ve diğer haklara yansıması sağlanır; gerektiğinde ek süreler veya istisnalar uygulanabilir. - Eğitim giderleri ve yükümlülükler konusunda istifa ya da ayrılma durumlarında mali sorumluluklar düzenlenir; bununla ilgili ödemeler ve iade hükümleri belirlenir. - Kanunun uygulanması ve yürütülmesi konusunda gerekli yetkili kurumlar aracılığıyla hayata geçirilir.

Kanun 1319
1970-08-11

EMLAK VERGİSİ KANUNU

Bu yasa Türkiye sınırları içindeki binaları bina vergisine tabi kılar ve bina kavramı, karada veya suda sabit olan tüm yapıları kapsar; hareketli veya geçici yapılar bina sayılmaz. Mükellefiyet açısından bina vergisini ödeyecek olanlar, binanın maliki veya intifa hakkı sahibidir; yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler sorumludur. Paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında, elbirliği mülkiyette ise maliklerin tamamı müştereken sorumludur. Daimi muaflıklar, kamuya ait veya kamu yararına hizmet veren bazı binalar ile belirli amaçlar için kullanılan binaları kapsar; örneğin devlet, belediyeler, eğitim, sağlık, dini hizmetler, tarımsal ve bazı altyapı tesisleri gibi alanlarda muafiyetler söz konusudur. Ayrıca bazı binalar için kiraya verilmemek şartı aranmaksızın muafiyet uygulanabilir ve bazı durumlarda organize sanayi bölgeleri gibi özel bölgelerdeki yapılar için de muafiyetler bulunur. Geçici muaflıklar da vardır; mesken olarak kullanılan binalar için belirli şartlarda muafiyetler, turizm işletmesiyle ilgili binalar için muafiyetler, deprem veya sel gibi afetler sonrası zarar görmüş ya da yeni inşa edilen binalar için muafiyetler, fuar/sergi alanları için muafiyetler ve yatırım teşvik kapsamındaki binalar için muafiyetler gibi uygulanabilir. Bu muafiyetlerden yararlanabilmek için ilgili durumda bütçe yılı içinde bildirim yapılması gerekir; bildirim yapılmazsa muafiyet bir sonraki bütçe yılından itibaren geçerli olur. Matrah ve nispet açısından bina vergisinin matrahı binanın vergi değeri olup sabit üretim tesisatları bu değere dahil edilmez. Miktar ve oranlar meskenler ile diğer binalar için farklı uygulanır; büyük şehirlerde uygulanan artırım ve özel indirimler de mevzuatta yer alır. Yeni inşa edilen binaların vergisi, ilgili arsanın vergisiyle ilişkilendirilir ve belirli süreler için muafiyetler öngörülebilir. Verginin tarh ve tahakkuku, vergi değeri üzerinden yıllık olarak yapılır; tarh işlemleri belirli dönemlerde gerçekleştirilir ve vergi değerinde değişiklik olup bildirim yapıldığında bu değişiklikler uygulanır. Bir il veya ilçe sınırında birden çok belediye bulunması halinde, hangi belediyenin tarh yetkili olduğu kurallarla belirlenir. Arazi vergisi de bu yasa kapsamında olup, parsellenmiş arazi belediye sınırında arsa sayılır; paylı mülkiyette malikler payları oranında sorumludur.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.

Kanun 4264
1997-06-11

BAZI YÖRELERDE MEYDANA GELEN TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖRENLERİN GELİR, KURUMLAR VE GEÇİCİ VERGİLERİNİN TERKİNİ İLE KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 7 NCİ MADDESİNE BİR BENT EKLENMESİ VE 28.8.1992 TARİHLİ VE 3838 SAYILI KANUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Afet nedeniyle zarar gören yörelerde, afet dönemine ilişkin gelir ve kurumlar vergisi ile geçici vergilerin hesaplanması, beyannameler ve tahakkuk eden vergiler bakımından terkin ya da iade yoluyla karşılanır; bu uygulama sadece afet bölgesinde elde edilen gelirler için geçerlidir. - Aynı yörelerde zarar görmeyen gelir vergisi mükelleflerine ilişkin olarak hayat standardı temel ve ek gösterge tutarları ile götürü usule tabi olanların götürü safi kazanç ve ücret tutarlarında indirim uygulanır. - Afet bölgelerinde afetin meydana geldiği dönemde vergi mükellefi olanlardan, ilgili yıllara ait beyannameleri vermemiş veya beyanname üzerinden hesaplanan vergileri süresinde ödememiş olanlar için, kanun yürürlüğe girdikten sonra beyannamelerini veren veya ödenmiş vergileri ödeyenler hakkında vergi ceza, gecikme zammı ve faizi uygulanmaz. - Afet döneminde ücretli olarak çalışanlar ve mal varlıklarının zarar gördüğü tespit edilenler ile yakınlarını kaybedenler için, bu durumu izleyen dönemde elde ettikleri ücretler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaz; kanun öncesinde kesilen vergiler iade edilir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 4969
2003-08-12

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, bir bankanın faaliyetinin durdurulması veya kapatılması halinde mevduat sahiplerinin güvence kapsamındaki ödemelerinin nasıl yapılacağını ve ödeme sürecinin hangi esaslara göre işleyeceğini netleştirir; hesaplar arasındaki farklar nedeniyle doğabilecek taleplerin çözümü ile sahte belge ya da yanlış beyan durumlarında uygulanacak yaptırımları ve hatalı ödemelerin geri alınması için izlenecek adımları belirler. Ayrıca ödemelerin güvenli ve adil bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için ödeme süreçlerinin ve ödemeye konu tutarların finansmanına ilişkin mekanizmalar ve yükümlülükler ortaya konur; dolandırıcılık veya yanlış uygulama halinde ödemelerin kısıtlanması ve gerekli geri ödeme süreçlerinin uygulanması öncelik kazanır. İmar ve planlama alanında yetkili makamlar imar planı yapma, değiştirme ve ruhsat verme yetkisini kendi süreçleriyle yürütür; planların uygulanması zorunlu sayılır ve uygulanması için gereken adımlar ilgili birimler ve il teşkilatları tarafından yerine getirilir. Kesinleşen planlar belediyelere bildirilir ve bu planlar doğrultusunda uygulanması zorunlu hale gelir. Taşınmaz mal satışından elde edilecek gelirler üzerinden belirli paylar belediyelere aktarılabilir; kamuya ait taşınmazlarla ilgili işlemler, planlama kararlarıyla uyumlu şekilde yürütülür.