10 / 987 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 2187
2020-03-04

FİKİR VE SANAT ESERLERİNİN ÇOĞALTILMASINA YARAYAN TEKNİK CİHAZLAR İLE BOŞ TAŞIYICI MATERYALLERİN İMALAT VEYA İTHALATINDA YAPILACAK KESİNTİ ORANLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 2187)

Bu karar, fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan teknik cihazlar ile boş taşıyıcı materyallerin imalatı veya ithalatı üzerinden yapılacak kesintileri belirler ve bu kesintilerin uygulanmasına ilişkin esasları ortaya koyar. Üretimini yapanlar, bu cihazlar ve materyallerin imalat bedeli üzerinden belirlenen kesinti tutarlarını ödemekle yükümlüdür; ihraç edenler için istisnalar söz konusudur. İthal edenler, girişlerinde serbest dolaşıma alınmadan önce gümrük değeri üzerinden belirlenen kesinti tutarını ödemekle yükümlüdür. Bazı kuruluşlar bu kesinti yükümlülüğünden muaf tutulabilir. Ödemeler, özel olarak belirlenmiş bir banka hesabına yatırılır. Üretici ve tedarikçiler, kesinti tutarlarının yatırıldığını gösterir belgeleri belirli periyotlarda bildirmekle; ithal edenler ise bu bilgileri gümrük beyannamesi kaydına eklemekle yükümlüdür. Denetim ve tahsilat süreçleri kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği takip edilir; ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar uygulanacak usullerle tahsil edilir. Gerekli düzenlemeler yapılabilir ve karar uygulanabilir hale gelir. Karar kapsamında bazı cihaz kategorileri için uygulanacak kesinti oranları belirlenir ve bu kategorilere ilişkin uygulama bu kararın kapsamındadır.

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

Kanun 6643
1956-02-02

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun, eczacıların mesleki örgütlenmesini ve meslek-adabı ile halk sağlığını korumayı hedefleyen kamu hukukuna uygun bir çerçeve kurar; Türk Eczacıları Birliği ile eczacı odalarını oluşturarak mesleğin genel yararını gözetir ve mesleki faaliyetleri kolaylaştırır. Eczacılar mesleğini serbest icra ediyorsa veya hizmetlerde çalışıyorsa başlamadan önce bulunduğu ilin eczacı odasına kaydolmak ve üyelik görevlerini yerine getirmek zorundadır; kamu kurumlarında çalışanlar ve meslekle ilgili hizmetlerde bulunmayanlar ise isterlerse eczacı odalarına kaydolabilirler. Birlik ve odalar, amacı dışına çıkmamak kaydıyla resmi törenlere katılabilir, taşınır ve taşınmaz mal edinebilir ve mesleki ve sosyal amaçlı tesisler açabilir. Birliğin ve odaların görevi, halk sağlığına öncelik veren eczacılık geleneğini korumak ve geliştirmek, üyelerin hak ve menfaatlerini korumak ve bunları kamu menfaatiyle uyumlu kılmak, kanunların uygulanmasına yardımcı olmak, kütüphane kurmak ve dergi çıkarmak, ilmi konferans ve kongreler tertip etmek ve öğrencilerin stajlarını düzenlemek, ilaç fiyat tariflerini tayin etmek ve uygulanmasını denetlemek, halk sağlığını korumak, üyelere iş sahaları ve refah sağlamak, ihtiyacı olan bölgelerde yeni eczane açılmasını teşvik etmek, resmi makamlarla işbirliği yapmak ve mesleki kayıtları düzenlemek gibi görevleri içerir. İlde yeterli sayıda eczacı varsa o ilde eczacı odası kurulması, yeterli yoksa hangi illerin birleşeceği ve bağlılık konularının Merkez Heyeti önerisiyle Büyük Kongre tarafından kararlaştırılması kuralları vardır; odalar tüzelkişiliklerini Birlik aracılığıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına bildirir ve kurucu üyeler atanır; odalar en kısa sürede organlarını seçer ve kurulu sayılır. Odaların ve Birliğin genel kurulu, idare heyeti ve haysiyet Divanı gibi organları bulunur; bu organlar faaliyet raporlarını, bütçeyi ve denetim raporlarını inceler, yönerge ve önerileri görüşür, temsilci ve muhakkak kararlar için görevler atar ve disiplin süreçlerini yürütür. Haysiyet Divanı, üyelerin meslek adap ve haysiyetine aykırı fiil ve hallerini inceleyerek uygun disiplin cezalarını verir; cezalar yazılı ihtar, para cezası, geçici olarak sanat icrasından men ve bölgesel olarak mesleğin icrasından men gibi yaptırımları içerebilir; cezalar için savunma hakkı tanınır ve gerektiğinde yüksek mahiyetteki kurullara itiraz yolu bulunur. Disiplin süreçleri, dosyaların tilmizde en geç karar bağlanması ve savunma hakkının korunması ilkesine dayanır; cezaların uygulanması ve ceza süreçlerinin tamamlanmasına ilişkin usul ve esaslar bu özetin kapsamı dışındadır, ancak adil yargılanma ve karşı taraf savunmasının esas olduğu belirtilir. Bu kapsamda, meslek etiği ve kamu yararı gözetilerek, denetim ve disiplin mekanizmaları aracılığıyla eczacıların davranışları izlenir, müşterinin güveninin sağlanması ve mesleğin saygınlığının korunması amaçlanır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

CB Kararı 5209
2022-02-24

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5209)

Bu karar yatırım teşviklerinde bazı önemli değişiklikler yaparak uygulamaların hesap verebilirliğini, kapsama alanını ve finansman şeklini etkileyebilir. Ana pratik etkileri şu şekildedir: - Kullanılmış/yenilenmiş makinelerin yatırım tutarına dahil edilebilmesi mümkün hale gelir; ancak bu nitelikteki mallar için vergi ve gümrük muafiyeti uygulanmaz. Bu, yatırım maliyetlerinin değerlendirilmesinde esneklik sağlar fakat vergi/vergiden muafiyet olanaklarını sınırlamış olur. - Otomotiv üretimine yönelik yatırımlarda kapasite artışına bağlı olarak bazı ek ithalatlar gümrük vergisinden muaf tutulabilir; hibrit ve/veya elektrikli ürünlerle ilgili yatırımlarda ek kapasite için ek destekler devreye girebilir. Bu, otomotiv odaklı yatırımlar için ithalat ve teşvik yapılarını yeniden şekillendirebilir. - Teşviklerin iptali veya kısmi uygulanması durumunda ödenen fazladan faiz veya kar payı desteğinin, ilgili kredinin kullandırıldığı veya teminatlandırıldığı tarihteki şartlarla geri alınması öngörülür. Yatırımcılar için geri ödeme riskleri artabilir. - Bu kararla verilen teşvikler ile diğer kamu desteklerinden aynı yatırım için aynı anda yararlanılamaması yönünde kısıtlamalar getirilir; bazı durumlarda başka desteklerden yararlanma imkanı olsa da bu, bu Karar kapsamındaki desteklerle çakışmayacak şekilde sınırlandırılır. - Yatırım tamamlanması sonrası tamamlanma vizesi için belirlenen süre içinde başvurunun yapılması zorunlu hale gelir; bu sürenin aşılması halinde teşvik belgesinin iptal edilmesi ve gecikme halinde sorumluluğun yatırımcıya ait olması gibi sonuçlar doğar. - Bölgesel destekler kapsamında sektör listesi ve kriterlerinde değişiklikler yapılır; bazı enerji üretimi yatırımları (yenilenebilir enerji) belirli bölgelerde, lisanssız üretim kapsamındaki yatırımlar için desteklerden yararlanabilir hale gelir; ayrıca bazı yeni yatırımlar (örneğin lif çeşitleriyle entegre iplik üretimi gibi) bölgesel desteklerden faydalanabilir. Ferro-krom gibi bazı ürün yatırımları için de bölgesel destek kapsamı yeniden düzenlenir. - Gümrük vergisi muafiyeti listesinde bazı makineler ve cihazlar için muafiyet uygulanmayacağı belirtilir; ihtiyaç sahipleri bu cihazlar için vergi yükümlülüklerini dikkate almalıdır. - Değişiklikler, ilgili uygulama kararlarının kapsamı ve geçerliliği konusunda Bakanlık tarafından belirlenecek uygulama usulleriyle yürürlüğe girer; mevcut ve yeni teşvik belgeleri bu usullere göre uygulanır. - Kısa vadede, bazı geçici hükümlerle belirli süreler için esneklik veya uzatma imkanı getirilebilir; ancak bunlar uygulama sürecinde netleşecektir.

CB Kararı 4893
2021-12-09

TRABZON İLİ, BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNE DOĞAL GAZ ULAŞTIRILABİLMESİ İÇİN İHTİYAÇ DUYULAN RMA ŞEHİR GİRİŞ İSTASYONUNUN YAPIMI AMACIYLA, BAZI TAŞINMAZLARIN TAPUDA HAZİNE ADINA TESCİL EDİLMEK ÜZERE ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4893)

Bu karar, kamu yararı amacıyla acele kamulaştırma işlemlerinin uygulanmasına olanak tanımaktadır. Böylece kamulaştırma süreci hızlandırılabilir ve ilgili taşınmazlar veya varlıklar için hızlı bir geçiş sağlanabilir.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

KHK 320
1988-06-06

MİLLİ PİYANGO HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kapsamında Milli Piyango İdaresi’nin piyango ve çekilişleri planlama, tertip etme ve denetleme rolü sürdürülür; iç düzenlemelerin çoğu kaldırılarak denetim, izinler ve yaptırımlar odaklı bir yapı öne çıkarılmıştır. Piyango ve çekilişler için bedeli nakit olanlar kadar olmayanlar için de izin gerekliliği getirilmiş; izin başvuru bedeli uygulanabilir ve bazı kamu kurumları muaf sayılabilir. Denetim yetkisi genişletilmiş; denetim elemanları hesap ve belgeleri inceleyebilir, gerekli görüldüğünde el koyabilir ve gerekli gördüklerinde soruşturma yapabilir; ihlaller için uyarma ve para cezaları uygulanabilir; cezaların uygulanması ve itiraz süreçleri belirlenmiştir. Talih oyunları işletmeleri açısından ihlallerde kapatma, ruhsat iptali ve diğer yaptırımlar öngörülmüş; cezaların uygulanması ve yerinde tahsili için idarenin yetkisi bulunmaktadır. Vergi muafiyeti ve devlet garantisi hükümleri korunmuştur; idarenin hasılatı, ikramiyeler ve ilgili işlemler vergi, resim ve harçtan muaftır; ikramiyeler devlet garantisi kapsamındadır. İdare Kefalet Sandığı kurulması öngörülmüş ve sandığın yönetimi ile denetimi idareye aittir; sandığın işleyişine ilişkin usul ve esaslar düzenlenir. Yurtdışı faaliyetler ve ortaklıklara ilişkin hükümler kaldırılmıştır; bu konular bu kararnameyle düzenlenmez hale gelmiştir. Kadrolar ve personel uygulamalarında bazı hükümler kaldırılmıştır; mevcut çerçeveye göre personel rejiminin temel ilkeleri korunur. Genel olarak, iç yapıdaki çok sayıda hüküm kaldırılarak yerine denetim, izinler, yaptırımlar, devlet garantisi ve kefalet gibi uygulama odaklı hükümler getirilmektedir.

Kanun 618
1925-04-20

LİMANLAR KANUNU

Bu kanun limanların idaresi, güvenliği, çevre korunması ve liman işlerinin yürütülmesi konusunda temel yükümlülük ve çerçeveyi belirler. Gemi ve deniz aracı hareketleri ile liman sınırları, liman içi demirleme, yanaşma ve tehlikeli yüklerin boşaltılması konularında uyulması gereken kurallar tesis edilir; limanlarda can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemler uygulanır. Liman tesisatına verilen zararlar gemi sahipleri veya bağlı şirketler tarafından tazmin edilir; liman görevlileri zararları tazmin ettirmeye yetkilidir. Liman kıyılarında yasağa tabi yapıların yapılması ve belirli atıkların veya inşai kalıntıların atılması yasaktır; liman yönetimi bu kuralları uygulatır. Kara sularında izinsiz dalış yapılamaz; liman başkanlığı, güvenlik ve çevre açısından gerekli gördüğü hallerde tedbirler alır ve bu durumda masraflar ilgili taraflarca karşılanır. Güvenlik, can ve çevre açısından risk oluşturan durumlarda liman başkanlığı özel tedbirler alabilir ve gerektiğinde gemiyi güvenli bir yere nakletme yetkisine sahiptir; masraflar gemi donatanına aittir. Limanlarda yükleme-boşaltma, kömür dağıtımı gibi hizmetler için devlet tarafından anonim şirketler kurulup bu hizmetler kamu-özel katılımı ile yürütülebilir; mevcut merakip sahipleri haklarını bu süreçlere dahil olma yönünde değerlendirebilir. Belediye sınırları içinde kıyıdan kıyıya yolcu veya yük taşıma serbesttir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin sunumu, bölgesel sahalara göre belirli kurallar ve paylar doğrultusunda yürütülür; hizmetleri verecek gerçek veya tüzel kişiler için ihale ve denetim mekanizmaları öngörülür; hizmet verenler için uyumsuzluk cezaları uygulanabilir. Gümrük ve liman gelirleri ile ilgili olarak kılavuzluk, römorkörcülük ve bağlantılı hizmetlerden elde edilen gelirler belirli alanlarda bütçeye özel gelir olarak kaydedilir ve yeşil denizcilik çalışmaları için kullanılabilir; emisyon bedellerinin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili uygulama esasları belirlidir. İlgili hizmetlerin arzında sürekliliğin sağlanması amacıyla gerektiğinde geçici görevler ve kapasite paylaşımı yoluyla hizmetler verilmiş veya verilebilecek durumda tutulur; uygunsuzluk halinde idari tedbirler ve yaptırımlar uygulanır.