10 / 1.807 sonuç gösteriliyor

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 2935
1983-10-27

OLAĞANÜSTÜ HAL KANUNU

- Bu yasa, doğal afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım durumlarında olağanüstü hal ilanı ve uygulanmasına ilişkin usul ve yetkileri belirler. - Olağanüstü hal, gerektiğinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması veya durdurulmasıyla birlikte kamu güvenliğini ve düzenini sağlama amacı güder; bu çerçevede gerekli tedbirler alınır. - Yetkili makamlar, olağanüstü hal kapsamında para, mal ve çalışma yükümlülükleri getirebilir; bu yükümlülükler kamu kaynakları ile karşılanabilir ve bölgedeki ihtiyaçlar hızlı şekilde karşılanmaya çalışılır. - Mal yükümlülüğü kapsamında kamu kurumları, tüzel ve gerçek kişiler, gerekli görülen arazi, bina, ekipman, malzeme vb. vermeye zorlanabilir; ihtiyaçlar bölgeler arası eşit şekilde karşılanmaya çalışılır. - Çalışma yükümlülüğü kapsamında belirli bölgelerde yaşayan vatandaşlar için işlerin yaptırılması öngörülebilir; çalışma saatleri ve çalışma koşulları gerektiğinde esnekleştirilebilir. - Alınacak tedbirler arasında bölgenin belirli yerlerinde giriş-çıkış kısıtlamaları, belirli yerleşim yerlerinde yaşama dair sınırlamalar, eğitim kurumlarının geçici olarak kapatılması, iletişim ve ulaşım araçlarına müdahale ve denetimler gibi önlemler bulunabilir; hayati ihtiyaçların temini için denetim ve dağıtım tedbirleri uygulanabilir. - Şiddet olaylarının yayılmasını önlemek amacıyla ek güvenlik tedbirleri alınabilir; sokağa çıkma konularında kısıtlamalar, topluluk toplanmalarının sınırlanması veya izne bağlanması gibi uygulamalar söz konusu olabilir; basın ve iletişim içeriğinin denetlenmesi veya kısıtlanması için tedbirler uygulanabilir. - Olağanüstü hal koordinasyonu sağlamaya yönelik organlar kurulur; bölge ve il düzeyinde karar alma ve uygulama birimleri oluşturulur; gerekli görüldüğünde diğer kamu kurumları da bu süreçlere dahil edilir. - Yükümlülüklerin duyurulması geniş kitlelere yapılır ve talepler, yazılı veya sözlü olarak iletirilir; yükümlüler bu talepler doğrultusunda mallarını teslim eder ve belirlenen zamanlarda gerekli işlere başlar. - Yükümlülük karşılığının tespit ve ödenmesi için alınan mallar veya yaptırılan çalışmalar karşılığında ödeme yapılır; ödemelerde gecikme durumunda güvence ve ödeme şartları uygulanır.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10280)

Bu Yönetmelik, denizlerde ve iç sularlarda seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımlanmasına ilişkin esasları belirler. Pratik olarak şu etkileri sağlar: - Seyir duyuruları, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgilerle net biçimde hazırlanır; planlı çalışmalar için süreler ve kapsama dair bilgiler de eklenir. - Tehlike türleri kapsamlı şekilde belirlenir ve bu durumlarda hangi tür duyurunun yapılacağı açıkça ortaya konulur. - Duyurular, uluslararası standartlara uyumlu formatta hazırlanır ve bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak yayımlanır. - Yayımlama, NAVAREA ve NAVTEX gibi uydu ve radar/karasal iletişim kanalları ile birlikte diğer iletişim hatları üzerinden yapılır; gerektiğinde radyo ve internet üzerinden de iletilir. - Duyurular ve ilgili bilgiler, kaydedilir ve arşivlenir; haritalar ve notik yayınlar güncellenerek denizcilere duyurulur. - Duyuru süreçleri, ilgili kurumlar arasında koordinasyon ve bilgi akışı sağlanacak şekilde yürütülür. - Seyir güvenliğini tehlikeye atan tesisler ve inşa/işletim işlemleri, arızalar ve değişiklikler hakkında hızlı bildirimde bulunur ve güvenlik tedbirlerini alır. - Gemi kaptanları ve denizciler, güvenliği etkileyebilecek durumları bildirir ve duyuruları dikkate alır. - Duyurular ücretsiz olarak yayımlanır.

CB Kararı 2850
2020-08-21

KAMUDA ENERJİ PERFORMANS SÖZLEŞMELERİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2850)

Kamu idareleri enerji verimliliği önlemleriyle enerji tüketimini ve giderlerini azaltmak amacıyla enerji performans sözleşmeleri yapabilirler. Kapsam; enerji verimliliği önlemleri bina, tesis, araç ve kamu hizmetleri gibi kamuya ait tüm bölümleri kapsayabilir. Sözleşme kapsamında yapılan yatırımların maliyetiyle elde edilecek tasarruflar üzerinden ödeme yapılır; tasarruflar garanti edilir ve uygulama sonucunda elde edilen tasarruflar ödemelerin temelidir. Etüt raporu hazırlanır; uygulanacak enerji verimliliği önlemleri belirlenir; ihale süreci yürütülür; kapalı tekliflerle değerlendirme yapılır ve tasarruf açısından en uygun teklif seçilir. Sözleşmenin kapsamı ve uygulanabilirliği idare tarafından belirlenir; uygulama dönemi boyunca yüklenici sorumludur; tasarruflar proje süresince izlenir, ölçülür ve raporlanır. Tasarrufların doğrulanması için ölçme ve doğrulama uzmanları görevlendirilir; raporlar standartlara uygun şekilde hazırlanır ve paylaşılır. Tasarruf doğrulama raporuna göre ödeme yapılır; doğrulanan tasarruflar üzerinden belirlenen oranda ödeme gerçekleştirilir; tasarruflar hedefin altında kalırsa ödeme yapılmaz ve gerektiğinde sözleşmede revizyon yapılabilir; belirli durumlarda sözleşme feshedilerek teminat iade edilebilir. Projede kurulan ekipmanların mülkiyeti idareye geçer; kabul sonrası devri tamamlanır. Yüklenici, uygulama dönemi boyunca enerji verimliliği önlemlerinin uygulanması, bakımı, işletilmesi ve ilgili şartnamelere uyumundan sorumludur; izleme dönemi sonunda tasarruf raporları hazırlanır ve değerlendirilir. Enerji performans sözleşmeleriyle ilgili yaptırımlar ve cezai hükümler uygulanabilir; yüklenicinin ihlali halinde uygun yaptırımlar uygulanır ve yasaklama gibi işlemler söz konusu olabilir. Ölçme ve doğrulama uzmanlarının eğitilmesi ve sertifikalandırılması için programlar düzenlenir veya düzenletilir.

CB Yönetmeliği 3584
2021-03-02

ENERJİ ETİKETLEMESİ ÇERÇEVE YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmeliğin uygulama etkileri şu şekildedir: - Ürünler için doğru enerji etiketi ve ürün bilgi formu temin edilmesi zorunluluğu doğar; bu belgeler müşterilere bedelsiz olarak sunulur ve gerektiğinde basılı kopya talep edilmesini sağlar. - Üretici/ithalatçı, etiketi ve ürün bilgi formunu doğru ve güncel tutmakla yükümlüdür; ayrıca gerekli teknik dosyayı sunarak doğruluğu kanıtlar. - Ürün üzerinde yapılan enerji verimliliğiyle ilgili değişiklikler için müşteriye önceden açık onay alınması ve güncellemenin amacı hakkında bilgilendirme yapılması gerekir; müşterinin güncellemeyi reddetme seçeneği korunur. - Ürün bilgisi parametreleri, ürün veri tabanı veya üreticinin internet sitesi üzerinden sunulabilir; talep edildiğinde basılı ürün bilgi formunun temin edilmesi zorunludur. - Satıcılar, ilgili etiketi ve ürün bilgi formunu görünür şekilde teşhir etmek ve müşterinin erişimine açık tutmakla yükümlüdür; etiketi ve forma talep halinde üreticiden temin eder. - Reklam ve tanıtım malzemelerinde enerji sınıfı ve aralığına atıfta bulunulması gerekir; yanıltıcı etiketler veya ibareler kullanılmaz; sahte etiketler taklit edilemez. - Yetkili kuruluşlar piyasayı gözetler; uygunsuzluk durumunda düzeltici önlemler talep eder, gerekirse ürünün piyasadan çekilmesini veya geri çağırılmasını sağlar; kararlar ilgili taraflar ve yetkili kurumlar arasında paylaşılır. - Riskli bulunan ürünler için ulusal müdahale ve koruma önlemleri uygulanabilir; tüm birimler ve eşdeğer modeller için bu önlemler geçerli olabilir; gerektiğinde ürünün piyasa dışında kalması veya geri çekilmesi için adımlar atılır. - Uygun olmayan ürünlerle ilgili bildirimler ve koordinasyonlar ulusal ve uluslararası temaslarla yürütülür; ürünlerin güvenli ve enerji etiketleme gerekliliklerine uygun olması için süreci destekler. - Gri enerji sınıfı uygulanması gereken durumlarda etikette gri renkli gösterim kullanılabilir; bu, bazı ürünlerin piyasaya arzı için sınırlamayı yansıtabilir.

Kanun 7223
2020-03-12

ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU

Ürünlerin güvenli ve teknik düzenlemelere uygun olması zorunludur; bu, piyasaya arz edilmesi hedeflenen veya piyasada bulunan tüm ürünleri kapsar ve güvenli olmayan ürünler piyasaya sunulamaz veya bulundurulamaz. İktisadi işletmeciler olarak imalatçı, ithalatçı, dağıtıcı ve yetkili temsilci bu kapsamda sorumludur; uygunluk beyanı, gerekli belgeler ve uygunluk işaretinin sağlanması, ürün üzerinde görülebilir bilgi ve talimatların Türkçe olarak sunulması gereklidir. Üretici, tasarım veya imalat değişiklikleri sonrasında da uygunluğu sürdürmekle yükümlüdür ve teknik dosyalar ile belgelendirme süreçlerini yürütmek ya da yaptırmak zorundadır; ayrıca ürünün seri üretim boyunca uygun olduğunu takip eder. Risk taşıyan ürünlerde acil önlemler alınır, yetkili kuruluşa bildirilir ve gerektiğinde ürünün piyasadan çekilmesi veya geri çağırılması gibi düzeltici işlemler uygulanır. Dağıtıcılar, ürünü piyasaya sunmadan önce uygunluk ve etiket bilgilerini doğrular, riskli durumlarda üretici veya ithalatçı ile yetkili kuruluşa hızlıca bilgi verir. İthalatçılar, ürünün uygunluk işaretlerini ve gerekli belgeleri teyit eder, riskli durumda ürünü piyasaya sürmez ve ilgili tarafları bilgilendirir. Yetkili temsilciler, üreticinin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar, belgelerin uzun süre saklanması ve gerektiğinde sunulması gibi görevleri yürütür. Piyasa gözetimi ve denetimi yoluyla uygunsuzluklar tespit edilir; gerekli durumda düzeltici önlemler uygulanır ve ürünler geri çağırılır veya piyasadan çekilir. Teknik düzenlemeler kamu yararını gözeterek hazırlanır; engellilerin erişebilirliği için önlemler alınır ve AB mevzuatıyla uyum konusunda koordinasyon sağlanır. Ürünler yalnızca uygunluk açısından kabul görürse piyasaya arz edilir; uygunsuzluk halinde zararın tazmini ve ilgili sorumluluklar belirli kurallara göre yürütülür.