10 / 539 sonuç gösteriliyor

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

CB Kararı 5189
2022-02-13

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5189)

- Vergi oranlarını uygulamada kullanılan mevcut yapı yeniden düzenleniyor; gıda ürünleri ile diğer mallar ve hizmetler olarak sınıflandırma yapılıyor. - Gıda maddelerinin bazı teslimlerinde uygulanacak vergi oranı netleşiyor. - Bazı hükümlerin yürürlükten kaldırılması ve bazı maddelerin yeniden sınıflandırılması nedeniyle hangi ürünün hangi vergi oranına tabi olacağı değişebiliyor. - Ayrıca gıda maddeleri ve diğer mal ve hizmetler bölümlerinin kapsamı yeniden düzenleniyor; bazı ürünler farklı kategoriye alınabiliyor. - Çelişki durumlarında hangi kategoriye göre değerlendirildiğine bakılarak uygulanacak oranlar belirlenecek. - İşletmelerin faturalandırma ve beyannamelerini yeni sınıflandırmaya göre düzenlemesi gerekecek.

Kanun 3986
1994-05-07

EKONOMİK DENGE İÇİN YENİ VERGİLER İHDASI İLE 1.7.1964 TARİHLİ VE 488 SAYILI, 2.7.1964 TARİHLİ VE 492 SAYILI, 7.11.1984 TARİHLİ VE 3074 SAYILI, 25.10.1984 TARİHLİ VE 3065 SAYILI, 31.12.1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI, 21.7.1953 TARİHLİ VE 6183 SAYILI, 2.2.1981 TARİHLİ VE 2380 SAYILI, 15.7.1963 TARİHLİ VE 277 SAYILI KANUNLARIN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa ekonomi dengesini sağlamak amacıyla bazı vergileri değiştiren ve bazı yeni vergi uygulamaları getiren bir düzenlemedir. - Ekonomik denge vergisinin mükellefleri kimlerdir: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile götürü usulde beyan verenler; bazı özel durumlarda ücret gelirine göre vergilendirilenler; bu Kanunun yayımlandığı tarihte mevcut görevlere sahip ücretliler ve belirli şartlar taşıyan yüksek ücretli çalışanlar. - Verginin konusu ve matrahı: Vergi, çeşitli gelir ve vergi matrahları üzerinden uygulanır; götürü matraha tabi olanlar için özel hesaplamalar içerir; farklı sınıflardaki mükellefler için matrah üzerinden belirli bir oranda vergi alınır; bazı matrahlar vergiden muaf tutulabilir. - İstisnalar: Bazı gelirler veya matrahlar verginin kapsamı dışında bırakılır. - Beyan ve ödeme: Mükellefler beyanname ile tarh ve tahakkuk ettirir; beyanname kapsamındaki bilgiler ekli olarak sunulur; vergi belirli taksitlerle ödenir. - Net aktif vergisi: Net aktif vergisi, bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ve serbest meslek erbabını kapsayan mükelleflere uygulanır; net aktif değeri veya gayri safi hasılatı üzerinden hesaplanır; hesaplamada bazı alt kalemler ve özel uygulamalar söz konusu olabilir; bazı kurumlar için hesaplama yaklaşımı farklı olabilir. - Verginin matrahı ve oranı: Net aktif vergisi, aktifte yer alan değerler veya envanterdeki varlıklar üzerinden hesaplanır; gayri safi hasılat üzerinden hesaplananlar için farklı bir yaklaşım uygulanır; bazı büyük kurumsal gruplar için özel kurallar geçerli olabilir. - Beyan, tarh ve ödenmesi: Mükellefler verginin tarhını beyanname ile belirlenen süreler içinde yapar ve ödemeyi planlı taksitlerle gerçekleştirir; belirli durumlarda rapor ve ekler gerekebilir; verginin gider olarak yazılması veya başka vergilerden mahsup edilmesi söz konusu değildir. - Ek gayrimenkul vergisi: Ek gayrimenkul vergisi, konutlar ve arsalar için tek seferlik uygulanır; bazı konutlar istisna veya muafiyet kapsamında olabilir; beyan üzerine tarh ve tahakkuk eder; ödemeler belirli taksitlerle yapılabilir. - Ek motorlu taşıtlar vergisi: Taşıtlar için tek seferlik uygulanır; taşıtın değeri üzerinden hesaplanır; kayıt ve tescil işlemleri yapılan vergi dairesince tarh ve tebliğ edilir; beyan verilmemesi veya hatalı bildirimin tespiti halinde değeri takdir edilerek vergi tarh edilir; ödemeler belirli süre içinde tamamlanır. - Ortak hükümler ve uygulama: Vergilerin uygulanmasıyla ilgili genel hükümler, dar mükellefiyette vergi sorumluluğu, gider yazılmama ve iade edilmeme ilkeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiler yer alır; tarh dönemi sonrasında farklardan da tarhiyat yapılabilir; belirli paylarla belediyelere ayrılan paylar bu düzenlemede dikkate alınır. - Damga Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklik: Damga vergisiyle ilgili bazı değişiklikler yapılmıştır.

Kanun 4369
1998-07-29

VERGİ USUL KANUNU, AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN, GELİR VERGİSİ KANUNU,KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU, GİDER VERGİLERİ KANUNU, EMLAK VERGİSİ KANUNU, VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU,MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU, DAMGA VERGİSİ KANUNU, HARÇLAR KANUNU, 3505 SAYILI KANUN,KATMA DEĞER VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ HAKKINDA KANUN, BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU, 1318 VE 4208 SAYILI KANUNLAR İLE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu değişiklikler, vergi ve amme alacaklarının tahsilini ilgilendiren çeşitli kanunlarda terimlerin sadeleşmesini ve tek tip sınıflandırmanın getirilmesini amaçlar. Götürü usulü ifadesiyle tanımlanan bazı vergi hesaplama yöntemleri basit usul veya diğer uygun kavramlar olarak yeniden tanımlanır; böylece hangi mükellefin hangi yönteme tabi olduğu konusunda daha net bir sınıflandırma sağlanır. Birçok vergi türünde (gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, gider vergileri, emlak vergisi, veraset ve intikal vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, damga vergisi, harçlar vb.) hesaplama ve beyan süreçlerinde kullanılan terimler değiştirilir; bu sayede vergi hesaplarının uygulanması daha tutarlı ve öngörülebilir hâle gelir. Vergi cezaları ve gecikme faizinin uygulanmasına ilişkin kuralların standardize edilmesi hedeflenir; bu, vergi ziyaı cezaları ile ilgili uygulamanın tek tip esaslar çerçevesinde yürütülmesini amaçlar. Tahsilat süreciyle ilgili bazı hükümler, borç bakiyelerinin takibi ve alınan yaptırımların uygulanması konusunda daha net ve tutarlı bir çerçeve sağlar; bu, vergi alacaklarının tahsilinde tek tip uygulamayı kolaylaştırır. Mükellefler açısından bakıldığında, esnaf, çiftçi, tüccar ve serbest meslek erbabı gibi çeşitli kategorilerin hangi usulden hangi şekilde vergiye tabi tutulacağına ilişkin sınıflandırmanın sadeleşmesi beklenir; bu durum, bildirim ve beyan süreçlerinde değişikliklere yol açabilir. Genel olarak, bu değişiklikler vergi mevzuatında dil ve uygulama tutarlılığına odaklanır; böylece maliye idaresi ile mükellefler arasındaki iletişim ve uygulamanın sadeleşmesi, aynı zamanda idari yüklerin hafifletilmesi yönünde bir etki yaratır.

CB Kararı 5349
2022-03-23

6802 SAYILI GİDER VERGİLERİ KANUNUNUN 33 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ NİSPETLERİNİN TESPİTİ HAKKINDAKİ 28/8/1998 TARİHLİ VE 98/11591 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5349)

Bu karar, banka ve sigorta muameleleri vergisinin oranlarının belirlenmesine ilişkin usullere ek bir madde ekleyerek, Türk lirası hesaplarındaki vadeli bakiyelerin kullanılması suretiyle hesap sahiplerine banka tarafından yapılan kambiyo satışlarını kapsayacak şekilde uygulanacak vergi oranını belirlemeye ilişkin düzenleme getirir. Bu sayede ilgili kambiyo işlemlerinin vergilendirilmesine dair uygulama netlik kazanır; bankalar bu kapsamda vergi hesaplamasında yeni kuralları dikkate eder ve hesap sahipleri de bu tür kambiyo işlemlerinde vergi yükümlülüğünün nasıl hesaplanacağını görür.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

CB Kararı 22
2018-08-15

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 22)

Bu karar, kamu yararına çalışan dernekler ve vergiden muafiyeti bulunan vakıflara teslim edilen büyük ve küçükbaş hayvanlarda, kararın belirlediği vergi oranının geçici olarak uygulanacağını öngörmektedir.

CB Kararı 4298
2021-07-15

BAZI MALLARA UYGULANAN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ ORANLARININ YENİDEN BELİRLENMESİ HAKKINDAKİ EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4298)

Belirli tütün ürünleri için özel tüketim vergisi oranları yeniden belirlenmiştir. Uygulama kapsamındaki ürünler arasında tütün yerine geçen maddelerden yapılmış purolar ile bunlara ait alt kategoriler ve sigarillolar ile açık uçlu purolar bulunmaktadır. Vergi yapısındaki değişiklik, bu ürünlerin nihai maliyetini ve perakende satış fiyatını etkileyebilir. Üretici ve ithalatçıların vergi hesaplamalarını ve ürünlerin dağıtım maliyetlerini yeniden düzenlemesi gerekebilir. Tüketiciler için maliyet değişiklikleriyle birlikte talepte değişiklik olasılığı ortaya çıkabilir.

CB Kararı 3471
2021-02-02

BAZI MALLARA UYGULANACAK ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ ORANLARI HAKKINDAKİ EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3471)

Bu karar motor gücüne bağlı belirli mallarda özel tüketim vergisi oranlarını yeniden belirler. Motor gücüne göre uygulanacak vergi oranlarında değişiklik yapılmıştır. Vergilendirme yükünün değişmesi nedeniyle ilgili ürünlerin yurtiçi satış fiyatları, ithalat maliyetleri ve üretim/satış kararları üzerinde etkili olabilir. Tüketici talebi ve piyasa rekabeti üzerinde de değişiklikler ortaya çıkabilir.

CB Kararı 475
2018-12-19

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 475)

Bu karar ile gazete ve dergilere ilişkin olarak elektronik ortamda sunulanlar ile bunların tesliminde kullanılan elektronik cihazlar için uygulanacak Katma Değer Vergisi oranı, kararın ilgili bölümünde belirtilen vergi oranına göre uygulanacak şekilde değiştirilmiştir. Ayrıca kitap ve benzeri yayınlar (elektronik kitaplar dahil) ile kurs kalemleri, kalemler, silgiler, defterler ve diğer okul malzemeleri gibi ürünler için de aynı vergi oranının uygulanacağı belirtilmiştir. Bu değişiklikler sonucunda söz konusu mal ve hizmetlerin uygulanan vergi oranı ana vergi oranları çerçevesinde belirlenmiş olacak ve satış maliyetleri/vergilendirme hesapları bu yeni kapsam ve oranlar doğrultusunda etkilenebilir.