10 / 34 sonuç gösteriliyor

Kanun 2576
1982-01-20

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzu bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kurulmasını ve bağımsız genel görevli mahkemeler olarak görev yapmasını sağlar. Bölge idare mahkemeleri, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer, istinaf başvurularını inceler ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirir. Bölge idare mahkemeleri yapısı, başkanlıktan ve dairelerden oluşur; her daire en az başkan ve üye ile çalışır; bölge idare mahkemesi başkanlığı ve daire başkanlıkları atama ile yürütülür ve gerektiğinde kurul halinde çalışabilir. Bölge idare mahkemesi başkanları ve daire başkanları, mahkemenin uyumlu ve verimli çalışmasını sağlama, genel yönetimi yürütme, personeli denetleme ve benzeri görevleri üstlenir. Daire başkanları ise daire içi işlerin koordinasyonunu sağlar, dosyaların uygun üyelere yönlendirilmesini denetler, personelin özlük işlerini yönetir ve daire ile ilgili diğer görevleri yapar. Üyeler ise kendilerine verilen dosyaları inceler, kararları yazar ve duruşmalara katılır. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu, daireler arasındaki iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlar ve gerektiğinde uyumsuzlukları gidermek amacıyla karar verir; bazı durumlarda konuyla ilgili kararı istinaf yoluna başvurma hakkını kullanarak Danıştay gibi merciye yönlendirme yolunu da izleyebilir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. Dairelerin görevleri, istemler doğrultusunda istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak, yürütmenin durdurulması kararlarına itirazları değerlendirmek ve yargı alanı içindeki yetkili mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözmek olarak belirlenir. Aynı zamanda benzer veya uyuşmazlık doğuran hâller için gerektiğinde daireler birlikte karar alabilir. Adalet komisyonu her bölge mahkemesinde bulunur; komisyon başkanlık görevini üstlenen ve daire başkanları arasından belirlenen üyelerden oluşur; komisyon çoğunlukla karar verir ve iş bölümüne ilişkin tedbirler alır, ayrıca mahkeme içi adalet işlerini denetler. Müdürlükler ve memurlar bölge mahkemelerinin yazı işleri ve idari işlerini yürütür; gerektiğinde mali, teknik ve diğer müdürlükler kurulur ve her müdürlükte ilgili görevleri yürütecek personel bulunur. Soruşturma ve kovuşturma usulü çerçevesinde, başkan, daire başkanı ve üyelerin görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarıyla ilgili işlemler, ilgili mevzuata göre yürütülür; bu süreçler bulunduğu yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin uygulamasına göre yürütülür. İdare ve Vergi Mahkemelerinin yapısı, başkan ve üyelerden oluşan bir kurulu ve bu kurulun başkan ile iki üye etrafında düzenli çalışmasını içerir; başkan yokluğunda vekalet uygulanır. Danıştay üyelerinin geçici olarak bölge idare mahkemesi veya daire başkanlıklarına atanabilmesi; bu görevlendirme süresince Danıştay üyeliği korunur ve bütçe, disiplin gibi hususlar ilgili hükümler çerçevesinde yürütülür; görevin sonunda eski görevlerine geri dönebilirler. Tek hâkimle çözülecek bazı basit davalar, belirli türdeki idari işlemler ve vergiyle ilgili bazı davalar tek hâkim tarafından çözümlenebilir; daha karmaşık davalar ise daireler tarafından ele alınır. Vergi mahkemelerinin görevleri, vergi, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davaları çözer; vergi alacaklarının tahsine ilişkin davalarla ilgili işlerle ilgilenir ve diğer kanunlarda verilen görevleri yerine getirir. Yönetmelik, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin idari işleri ve kalem hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli usul ve esasları belirler.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 2575
1982-01-20

DANIŞTAY KANUNU

- Danıştay bağımsızdır ve idari yargı alanında danışma ve inceleme ile karar verme işlevlerini yürütür; yönetim ve temsil işi başkan tarafından yürütülür. - Meslek mensupları Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerden oluşur; bu kişiler yüksek mahkeme hakimleri olarak güvence altındadır. - Danıştay’ın karar organları daireler, Genel Kurul, İdari İşler Kurulu, İdari Dava Daireleri Kurulu ve Vergi Dava Daireleri Kurulu ile İçtihatları Birleştirme Kurulu, Başkanlar Kurulu ve Başkanlık Kurulu ile Disiplin süreçlerini yürüten kurullardır. - Genel Kurul, Danıştay’ın kararlarını esas alır ve kararlar çoğunlukla oy çokluğu ile verilir; eşitlik halinde Başkanın tarafı üstün sayılır. - İçtihatları Birleştirme Kurulu, farklı dairelerin içtihatlarını birleştirmek suretiyle uyuşmazlıklar için ortak prensipler oluşturur ve bu sayede içtihadın tutarlılığı artırılır. - Danıştay Başkanlığı ve ilgili kurullar, dairelerin işleyişini yönetir, karar süreçlerini koordine eder ve idari işlemlerle ilgili kararlar için organizasyonel çerçeveyi sağlar. - Üyelikler için adaylar idari yargı hakim ve savcılığı ile diğer kamu görevlerinden gelen kişiler arasından seçilir; adayların gerekli mesleki niteliklere sahip olması ve ilgili görevlerde deneyim kazanmış olması beklenir; üyelikler belirli sürelerle yapılır ve yeniden görevlendirme veya atama süreçleri vardır. - Tetkik hakimleri ve savcıları, idari yargı alanında deneyimli kişiler arasından atanır; görev yerleri ve yer değiştirme esasları belirli kurallara tabidir. - Memurların nitelikleri, atanmaları ve görevlendirilmeleri merkezi düzeyde belirli esaslara göre yürütülür; atama süreçleri ve sınavlar ile ilgili uygulamalar yönetmelikle düzenlenir. - Daireler, her biri başkan ve üyelerden oluşan yapılandırmaya sahiptir; kararlar gizli görüşmelerde alınır ve her dairede yazı işlerini yürütecek bir kalem bulunur. - Bu yapı, idari ve vergi dava daireleriyle ilgili kararların bir arada ve tutarlı şekilde verilmesini, içtihat birliğinin korunmasını ve Danıştay’ın idari yargıda genel yönelimlerin belirlenmesini hedefler.

Kanun 6216
2011-04-03

ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanunun uygulanmasıyla Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, işleyişi ve yetkileri ile üyelerin seçimi ve sorumluluklarına ilişkin temel kurallar belirginleşir. - Mahkeme, anayasa değişikliklerinin şekil ve esas bakımından aykırı olup olmadığını inceleyebilir, itiraz yoluyla gelen işleri ve bireysel başvuruları karara bağlar; siyasi partilerin kapatılması, mal edinimleri ve gelir-gider denetimi ile dokunulmazlık kararlarına ilişkin başvuruları da karara bağlar. - Bireysel başvurular yoluyla vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan haklarının korunması amacıyla kararlar verilir; ayrıca siyasi partilerin faaliyetleriyle ilgili denetim ve karar süreçleri yürütülür. - İçtüzük ve çalışma usulleri, evrak akışı, kayıtlar, arşivleme, kütüphane ve idari teşkilat ile ilgili esaslar Genel Kurulca belirlenir ve yürütülür; bütçe ve harcamaların denetimi sağlanır. - Üyelerin seçimi ve atanması için çeşitli meslek gruplarından adaylar arasından seçim yapılır; aday gösterecek kurumlar belirli süreçlerle görevlendirilir; üyelikler için süre ve uygunluk şartları öngörülür ve görev süresi dolduğunda ya da emeklilik yaşına gelindiğinde üyelik sona erer; tekrar aday olmak mümkün değildir. - Başkan ve başkanvekillerinin seçimi ve görevleri, Genel Kurul ile Mahkeme’nin yönetimi ve temsilinin yürütülmesi açısından netleşir. - Üyelerin tarafsızlığı, gizliliği ve görevleriyle ilgili davranışlara ilişkin yükümlülükler getirilir; görevle ilgili iddia edilen suçlar ve disiplin işlemleri Genel Kurul kararına bağlı olarak yürütülür. - Görevden ayrılan üyelerin yeni görevlere atanması ve emeklilik sonrası haklar için özel hükümler öngörülür; bazı durumlarda atama sonrası kadro düzenlemeleri yapılabilir. - Üyelerin göreve başlamadan önce bir and içmeleri, bağımsızlık ve vicdanî bağlılık konusunda taahhütlerini güçlendirir.

Kanun 1136
1969-04-07

AVUKATLIK KANUNU

Bu metin avukatlığın kamu hizmeti ve bağımsız savunmayı temsil eden bir meslek olduğunu ve adaletin düzgün işlemesini sağlayacak şekilde uygulandığını gösterir. Avukat olmak için gerekli temel şartlar vatandaşlık veya uyumlu denkliği, hukuk fakültesinden mezuniyeti veya eşdeğerliliği, stajı tamamlamayı, ilgili bölgenin barosuna kayıtlı olmayı ve mesleğe engel bir durumun bulunmamasını içerir. Uzun süreli kamu görevlerinde bulunanlar için bazı şartlar istisna olarak uygulanabilir. Başvuru yapan adayın başvurusu hakkında gerekçeli bir karar alınması gerekir; karar süresi dolarsa reddedilmiş sayılabilir ve bu durumda itiraz hakkı doğar. Kabul edildiği durumda aday ruhsatname elde eder ve avukatlık unvanını kullanma hakkını kazanır; ruhsatname ve kimlikler standart hale getirilir ve resmi olarak tanınır; and içme görevi yerine getirilir ve tutanağa bağlanır. Avukatlıkla bağdaşmayan veya bağdaşan işler belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir; bazı görevler sırasında avukatlık yapılamazken bazı diğer görevlerle birlikte avukatlık yapılabilir. Hâkim veya savcının eşi veya yakın akrabası olan bir avukatın, ilgili davalarda avukatlık yapması kısıtlanabilir. Staj, avukatlığa geçiş için gerekli eğitim sürecidir ve özel bir yönetim çerçevesinde yürütülür; staj başvuruları için gerekli belgeler sunulur; staj sürecinde kamu görevleriyle ilgili izin ve çalışma şartları düzenlenebilir.

Kanun 4686
2001-07-05

MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU

Bu yasa, yabancı unsuru taşıyan ve tahkimin Türkiye’de yer alması veya tarafların tahkim yolunu seçmesi halinde uluslararası nitelikteki uyuşmazlıkları tahkim yoluyla çözüme kavuşturmayı amaçlar; Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradesine tâbi olmayan uyuşmazlıklar ise kapsamın dışında kalır. Yabancılık unsuru şu göstergelerle ortaya çıkabilir: tarafların yerleşim yerleri veya işyerleri farklı devletlerde olması; yükümlülüklerin önemli bölümünün ifa edileceği yerin diğer bir devlette bulunması; ana sözleşmenin yabancı sermayeyi içerdiğini veya yurtdışından kredi/garanti sözleşmelerinin gerekli olduğunu gösteren durumlar; sözleşme veya hukuki ilişkinin bir ülkeden diğerine sermaye/mal geçişini içermesi. Tahkim anlaşması, taraflar arasındaki ilişkiden doğan tüm uyuşmazlıkların ya bazılarını ya da tümünü tahkim yoluyla çözmeyi amaçlayan yazılı bir anlaşmadır; bu anlaşma tarafların belirlediği hukuka uygun olabileceği gibi, taraflar tarafından başka bir hukuk seçilmemişse Türk hukukuna da uygun olabilir. Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı ya da tahkim anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu yönündeki itirazlar kabul edilmez. Bir uyuşmazlık mahkemede dava edilirse, karşı taraf tahkime itiraz edebilir; tahkim itirazı kabul edilirse dava mahkemenin usulüne uygun olarak reddedilir ve dosya ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir. Tahkim öncesi veya sırasında taraflardan birinin talebiyle mahkeme ya da hakem kurulu ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verebilir; hakem kurulu, uygun güvence karşılığında bu tür kararları verebilir; bu kararların uygulanması için gerekli destek, gerektiğinde yetkili mahkeme tarafından sağlanabilir. Hakem sayısı tarafların kararlaştırmasına bağlıdır; aksi kararlaştırılmamışsa bir hakemli veya çok sayıda hakemli bir tahkim yoluna gidilir; hakemler bağımsız ve tarafsız olmalı; reddedilecek durumlar net olarak belirlenir ve reddin kararları kesinleşir; hakemlerin reddi durumunda tahkim sonlanabilir veya hakemler yeniden seçilir. Hakemler kendi yetkilerini ve tahkim sürecinin usulünü belirler; yetkilerini aşan konularda itirazlar en erken cevap dilekçesinde yapılır; yetkisizlik itirazı, tarafların kendi seçtikleri hakemleri ve usulleri etkilemez; yetkileri aşan bir itiraz ileri sürülmezse geçerli olmazsa, sonraki aşamada kabul edilebilir. Hakemler, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadıkları veya tarafsızlığı şüphe uyandıran koşullar bulunduğunu görürlerse reddedebilirler; taraflar hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştıralabilirler. Hakemler görevi kabul ettiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, görevlerini yerine getirmekten kaçınmaları halinde zarardan sorumlu tutulurlar; hakemler fiilen görevlerini hiç ya da zamanında yerine getiremediğinde görevi sona erebilir ve yeni bir hakem seçilir; tahkim süresi, hakemlerin değiştirilmesi nedeniyle durmaz. Hakemler yetkilerini kendi kararlarıyla belirler; hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itiraz en geç ilk cevap dilekçesinde yapılmalıdır; yetkili olduğuna karar verilirse tahkim sürer ve karar verilir; yetkisizlik itirazı ön sorun olarak incelenir ve karara bağlanır; yetkili olduğuna karar verilirse davaya devam edilir. Tahkim yargılamasında uygulanacak usuller taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; aksi belirtilmemişse kanun hükümleri uygulanır; taraflar eşit haklara sahiptir ve yabancı taraflar da temsil edilebilir; tahkim dilinin seçimi taraflarca belirlenebilir, aksi kararlaştırılmamışsa hakemler karar verir; dil ve çeviri için gerektiğinde belgeler sunulur. Tahkim yeri, taraflarca veya seçilen tahkim kurumu tarafından serbestçe belirlenir; anlaşma yoksa hakemler olayın özelliklerine göre yer belirler; gerektiğinde toplantı başka bir yerde yapılabilir. Dava dilekçesi ve cevap, taraflarca belirlenen süreler içinde hakem veya hakem kuruluna sunulur; taraflar delillerini ekleyebilir ve ileride sunacakları delillere yönelik yol gösterimi yapabilirler; taraflar uyuşmazlığı tahkim kapsamı içinde değiştirme veya genişletmede bulunabilir fakat kapsam dışına çıkacak şekilde değiştirme yapılamaz. Görev belgesi, hakemler ve taraflarca imzalanır ve tarafların iletişim adresleri, istemler, hakemlerin kimlikleri, tahkim deren yeri ve süresi gibi bilgiler içerir. Duruşma veya yazılı yargılama kararıyla karar verilir; taraf olma niteliğini kaybetme durumunda tahkim süreci ertelenir; bildirim yapılmaması durumunda belirli süre sonunda tahkim sona erebilir. Tahkim yoluyla çözülen uyuşmazlıklar için Türkçe veya tanınan başka bir devletin resmi dilinde yargılama yapılabilir; dil seçimi belirlenmezse hakemler karar verir; belgelerin çevirileri de gerektiğinde sunulur. Türkiye’deki taşınmazlar üzerindeki aynî hak uyuşmazlıkları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır.

Kanun 6087
2010-12-18

HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KANUNU

- Hâkimler ve Savcılar Kurulu bağımsız bir organ olarak çalışır ve hiçbir organ, makam veya kişi ona emir veremez. - Kurulun temel amacı, adaletin ve hâkimlik ile savcılık teminatının korunmasını sağlamak ve mahkemelerin bağımsızlığını gözetmektir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, ataması, nakli, geçici yetkisi, yükselmesi, kadro dağıtımı ve meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme gibi mesleki işlemleri yürütür. - Hâkim ve savcıların görevlerini kanun ve mevzuata uygun yapıp yapmadıklarını denetler ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma işlemlerini başlatır; ihbar ve şikayetleri inceler. - Hâkim ve savcılarla ilgili etik ilkelerin belirlenmesi ve bunlara uyumun sağlanmasına ilişkin düzenlemeler yapar. - Yargıtay ve Danıştay üyesi seçimi işlemlerini gerçekleştirir. - Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, atama, nakil, geçici yetki, yükselme, kadro dağıtımı ve disiplin gibi konularda yönetmelik çıkarma ve genelgiler düzenleme yetkisine sahiptir. - Kurulun işleyişinin yönetsel ve mali yönleri Genel Sekreterlik tarafından yürütülür; ayrıca Kurulun dava ve icra işlerinde avukatlar aracılığıyla temsil ve takip işlemleri yapılır. - Kurulun büro işlemlerini yürüten Genel Sekreterlik, hâkim ve savcıların sicillerini ve şahıs dosyalarını tutar, arşiv hizmetlerini sağlar, mali hizmet ve strateji geliştirme birimlerine ilişkin hizmetleri yürütür, izin ve emeklilik işlemlerini takip eder ve özlük işlerini yürütür. - Teftiş Kurulu, Kurulun denetim ve teftiş görevlerini yerine getirir; başkan yardımcıları, müfettişler ve tetkik hâkimlerini atayarak inceleme ve soruşturma süreçlerini yönetir. - Kurul, birimlerin ve dairelerin görev ve işbölümü konularında karar verir; gerekli görüldüğünde etik ve mesleki standartlar ile ilgili uygulamaları belirler.

Kanun 6085
2010-12-19

SAYIŞTAY KANUNU

Kamu kaynaklarının elde edilmesi, muhasebeleştirilmesi ve kullanılması süreçlerinde hesap verebilirliği güçlendirmek amacıyla bağımsız bir denetim kurumu kurulur ve bu kurumun görevleri net olarak belirlenir. Denetim kapsamı ve türleri genel olarak mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsar; bu sayede hesapların ve faaliyetlerin hem mevzuata uygunluğu hem de belirlenen hedeflere ulaşıp ulaşılmadığı incelenir. Sayıştay, merkezi yönetim, yerel idareler ve kamuya ait payı bulunan kuruluşlar ile kamu adına kurulan diğer yapıların hesap ve işlemlerinin denetlenmesini sağlar; kamuya ilişkin tüm hesaplar ve kaynaklar denetim kapsamına alınabilir. Sayıştay bağımsız bir kurum olarak hareket eder ve denetim süreçlerinde tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesini korur. Denetim yetkileri arasında gerekli görülen bilgi ve belgelerin sunulması, yerinde inceleme yapılması ve konuyla ilgili uzman görüşü alınması, ilgili kişilerden sözlü bilgi elde edilmesi gibi uygulamalar bulunur. Sorumlular ve kamu idareleri, denetimde istenen bilgi, belge ve kayıtları geciktirmeden vermekle yükümlüdür; sunulmayan bilgi ve belgeler nedeniyle denetim süreci güçleşirse yaptırımlar uygulanabilir ve gerekiyorsa disiplin veya cezai işlemler başlatılabilir. Denetim sonuçları, denetim raporları aracılığıyla açıkça ortaya konur ve hesap verebilirliğin sağlanması amacıyla gerekli bildirim mekanizmaları işletilir. Sayıştay’ın iç yapısı ve personeli, başkanlık, daireler ve diğer komisyonlar gibi organlardan oluşur; nitelikler ve seçim/atama süreçleri kurumsal bağımsızlığı güvence altına almak için belirlenir. Bu düzenleme, kamu idarelerinde hesap verebilirlik, mali saydamlık ve kaynakların etkili kullanımı üzerinde pratik ve sürekli etki yaratır.

Kanun 6328
2012-06-29

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU

Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerini insan haklarına dayalı adalet anlayışıyla inceleyen ve gerekli görülen yerlerde idareye öneride bulunan bağımsız bir denetim kurumudur. Görevi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerini tutum ve davranışlarıyla birlikte incelemek, araştırmak ve uygun gördüğü biçimde idareye öneride bulunmaktır; ayrıca bu çalışmalarla ilgili raporlar hazırlayarak kamuoyuna duyurur. Kapsamı, merkezi yönetim ve sosyal güvenlik kurumları ile yerel idareler ve bağlı kuruluşları, kamu tüzel kişilikleri ve kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişilerini kapsar; ancak yasama işlemleri, yargı kararları ve askerî nitelikteki bazı faaliyetler görev alanı dışındadır. Başvuru konusunda gerçek ve tüzel kişiler başvurabilir; başvuru sahibi talebi üzerine işlemler gizli tutulabilir; başvuru ücrete tabi değildir; illerde ilgili makamlar aracılığıyla da başvuru yapılabilir. İnceleme sürecinde bilirkişi görevlendirilebilir ve gerektiğinde tanık dinletilebilir; inceleme en geç belirlenen sürede sonuçlandırılır ve sonuç idareye iletilir; idarenin önerinin uygulanabilir olmadığı durumlarda gerekçeli yanıt verilir. Başvurunun reddedilmesi veya kabulü, dava süresinin işlemesi üzerinde etkili olabilir; Kurum, yürütülen inceleme sonucunda elde ettiği bulgularla karar ve önerilerini ilgili makama ve başvuran kişiye bildirir. Kurum bağımsız ve tarafsız çalışır; hiç kimse Başdenetçi veya denetçilere emir, talimat, genelge veya baskı kuramaz. Göreve başlanması sırasında ant içilir; görevin süresi belirli bir periyot olarak öngörülmüş olup, belirli koşullar oluştuğunda görevin sona ermesi ve yeni atama süreçleri işletilir. Başdenetçi ve denetçilerin mali ve sosyal hakları, en üst düzey devlet yöneticileriyle karşılaştırılabilir düzeydedir; vergiler ve benzeri kesintilere tabi olmayan haklar sağlanır. Kapsam dışı kalan alanlarda ise denetim yetkisi bulunmaz; bu nedenle bazı kamu yetkileri veya kararları kurumun denetim alanı dışında kalır.

CB Yönetmeliği 20124096
2012-01-17

SERBEST AVUKATLARDAN HİZMET SATIN ALINMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmeliğin amacı, kamu idarelerinin yargı süreçlerinde serbest avukatlardan hizmet satın alımını düzenlemek ve bu alımın kapsadığı nitelikler, görevler, sorumluluklar ve denetim unsurları ile uyulacak esasları ortaya koymaktır. - Hizmet alımının kapsamı: kamu idareleri, özel bütçeli idareler ve ilgili yargı mercileri nezdinde gerektirdiği hallerde serbest avukatlardan hizmet alınmasına olanak sağlar; özel uzmanlık gerektiren durumlarda bu süreç uygulanır. - Rol ve yapı ayrımı: hukuk birimi, birim amiri, koordinasyon görevi üstlenen avukatlar ve serbest avukatlar arasındaki görevler ve iletişim, idarenin merkezi ve dairesel yapılarında belirli bir düzen içinde yürütülür. - Seçim ve karar süreçleri: hizmet almak için bir komisyon kurulur; teklifler toplanır, eksiksiz değerlendirme yapılır ve uygun serbest avukat belirlenerek kararlar harcama yetkilisine sunulur. - Sözleşme ve temsil: karar onaylandıktan sonra avukatla sözleşme yapılır; avukatlara idareyi temsil etmek üzere uygun yetki belgesi verilir; dosya takip ve işlerin yürütülmesi bu çerçevede organize edilir. - Dosya yönetimi ve raporlama: avukatlar yürütülen işlerle ilgili kayıt ve raporlar tutar, süre ve süreç içinde ilgili birim amirine bilgi verir; dosya ve evrakların düzgün korunması sağlanır. - Sorumluluklar ve etik yükümlülükler: avukatlar mevzuat, meslek kuralları ve sözleşme hükümlerine uyar; idarenin çıkarlarını önceleyerek davranır; çıkar çatışması, bilgi paylaşımı ve benzeri yasaklara riayet eder. - Denetim ve fesih: idare tarafından denetimler yapılabilir; uygunsuzluk halinde sözleşmenin feshi ve gerekli yaptırımlar uygulanabilir; fesih durumlarında bildirim ve usuller işletilir. - Ücretlendirme ve ödemeler: sözleşme bedeli ve vekalet ücreti belirlenir; ödeme şekilleri ve şartları uygulanır; gerekli kesintiler ve mali hükümler dikkate alınır. - Bildirim ve tebligat: taraflar işyeri adresi ve iletişim bilgilerini güncellemek zorundadır; tebligatlar ilgili adreslere yapılır. - Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak genel hükümler: özel hükümlerin uygulanmadığı hallerde genel hükümler devreye alınır.