10 / 2.376 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 7
2018-07-31

11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 2, 3, 4, 7 VE 8 İNCİ MADDELERİ İLE 10 UNCU MADDESİNİN ALTI, YEDİ VE SEKİZİNCİ FIKRALARINDAN YARARLANMAK İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BAŞVURU, BİLDİRİM VE BEYAN SÜRELERİNİN 27/08/2018 TARİHİNE (BU TARİH DÂHİL) KADAR UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7)

Vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yararlanmak amacıyla başvuru, bildirim ve beyan süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, borç yapılandırması ve benzeri imkanlardan yararlanmak isteyen kişiler için başvuru ve bildirim süreçlerini tamamlamak üzere daha esnek bir süre sağlar. Sonuç olarak, ilgili kişiler ve kurumlar için yapılandırma seçeneklerinden yararlanma imkanı genişler ve sürecin uygulanması kolaylaşır.

CB Kararı 8179
2024-02-13

ÇEMİŞGEZEK (DAP) PROJESİ BÜNYESİNDEKİ TUNCELİ ÇEMİŞGEZEK CEVİZLİDERE BARAJI (DAP) İŞİ KAPSAMINDA BELİRTİLEN TAŞINMAZLARIN DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8179)

Bu karar, Tunceli ilinde Çemişgezek ilçesi sınırları içinde bulunan bazı parsellerin acele kamulaştırılmasına ilişkin bir plandır ve Cevizlidere Barajı projesi kapsamında uygulanacaktır. Buna göre söz konusu parsellerin maliklerinin mülkiyeti devletin hükmü altına geçebilecektir. Bu süreçte hak sahiplerine tazminat ödenmesi ve mevcut kullanımların kamulaştırma nedeniyle değiştirilmesi ihtimali bulunmaktadır. Proje, baraj ve ilgili altyapı inşaatını kapsadığı için tarım arazileri ve konut gibi alanlarda yer değiştirme, yeniden yerleşim veya kullanım değişiklikleri gündeme gelebilir. İşlemin amacı kamu yararı olarak belirlenen su yönetimi ve altyapı hizmetlerinin sağlanmasıdır ve bu süreçte bahsedilen parseller üzerinden planlama ve ödeme süreçleri uygulanabilir.

Kanun 5442
1949-06-18

İL İDARESİ KANUNU

Bu metin il idaresinin nasıl işlediğini ve valinin pratik olarak ne tür yetkiler kullandığını ortaya koyar. - İllerin, ilçelerin ve bucakların kurulması, kaldırılması ve sınırlarının değiştirilmesi merkezi yönetimin kararıyla olur; bu düzenlemeler il coğrafyası, ekonomik koşullar ve kamu hizmetlerinin gereksinimleri dikkate alınarak yapılır. - Vali ilin idari yürütme temsilcisi olarak tüm devlet kurumlarını yönlendirir ve koordine eder; gerektiğinde devletin işlerini yürütmek için emirler çıkarır ve uygulanmasını sağlar. - Devletin gelirlerinin tahakkuk ve tahsilini, ödemelerin düzenli yapılmasını ve kamuya ait mal varlıklarının korunmasını sağlayacak tedbirler alır ve denetler. - İlin genel ve yerel güvenliğini sağlamak için kolluk kuvvetlerinin amiri olarak suç işlenmesini önlemek ve kamu düzenini korumak için gerekli tedbirleri alır; gerektiğinde diğer illerin kolluk kuvvetlerinden yararlanabilir ve güvenliği artırmak için askeri yardımı talep edebilir. - Kamu hizmetlerinin kesintisiz ve uygun şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla gerekli gördüğü yerlerde kaynak ve araçları kullanır; itfaiye, ambulans, çekici gibi hizmetlerden yararlanılması için koordinasyon sağlar. - Devlete ait veya devlete bağlı tüm kurum ve işletmelerin denetimini yapabilir; bu kurumlar için gerekli bilgileri talep eder ve bilgiler hemen verilir. - Askerlik işlemleriyle ilgili vatandaşların müracaat ve şikayetlerini değerlendirir ve gerektiğinde ilgili makamlara yönlendirir; işlerin mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlar. - Kamu hizmetlerinin daha verimli sunulması amacıyla il içinde bazı birimlerin toplanması ya da tek çatı altında toplanması gibi düzenlemeler yapabilir. - İl sınırları içinde devletin mal varlıklarını ve kamu yararıyla ilişkili her türlü faaliyeti koruyup güvence altına almakla yükümlüdür; risklere karşı önleyici tedbirler alır ve uygular.

KHK 320
1988-06-06

MİLLİ PİYANGO HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kapsamında Milli Piyango İdaresi’nin piyango ve çekilişleri planlama, tertip etme ve denetleme rolü sürdürülür; iç düzenlemelerin çoğu kaldırılarak denetim, izinler ve yaptırımlar odaklı bir yapı öne çıkarılmıştır. Piyango ve çekilişler için bedeli nakit olanlar kadar olmayanlar için de izin gerekliliği getirilmiş; izin başvuru bedeli uygulanabilir ve bazı kamu kurumları muaf sayılabilir. Denetim yetkisi genişletilmiş; denetim elemanları hesap ve belgeleri inceleyebilir, gerekli görüldüğünde el koyabilir ve gerekli gördüklerinde soruşturma yapabilir; ihlaller için uyarma ve para cezaları uygulanabilir; cezaların uygulanması ve itiraz süreçleri belirlenmiştir. Talih oyunları işletmeleri açısından ihlallerde kapatma, ruhsat iptali ve diğer yaptırımlar öngörülmüş; cezaların uygulanması ve yerinde tahsili için idarenin yetkisi bulunmaktadır. Vergi muafiyeti ve devlet garantisi hükümleri korunmuştur; idarenin hasılatı, ikramiyeler ve ilgili işlemler vergi, resim ve harçtan muaftır; ikramiyeler devlet garantisi kapsamındadır. İdare Kefalet Sandığı kurulması öngörülmüş ve sandığın yönetimi ile denetimi idareye aittir; sandığın işleyişine ilişkin usul ve esaslar düzenlenir. Yurtdışı faaliyetler ve ortaklıklara ilişkin hükümler kaldırılmıştır; bu konular bu kararnameyle düzenlenmez hale gelmiştir. Kadrolar ve personel uygulamalarında bazı hükümler kaldırılmıştır; mevcut çerçeveye göre personel rejiminin temel ilkeleri korunur. Genel olarak, iç yapıdaki çok sayıda hüküm kaldırılarak yerine denetim, izinler, yaptırımlar, devlet garantisi ve kefalet gibi uygulama odaklı hükümler getirilmektedir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

CB Kararı 405
2018-12-30

7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 10 UNCU MADDESİNİN ONÜÇÜNCÜ FIKRASININ (A), (B), (C) VE (E) BENTLERİNDE YER ALAN SÜRELERİN, BİTİM TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 405)

İlgili hükümlerde yer alan süreler, bitişlerinden itibaren altı ay uzatılacaktır. Bu uzatma, ilgili başvuru, ödeme ve bildirim gibi işlemler için ek zaman sağlar.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

CB Kararı 1672
2019-10-22

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1267 (1999), 1988 (2011) VE 1989 (2011) SAYILI KARARLARIYLA LİSTELENEN KİŞİ, KURULUŞ VEYA ORGANİZASYONLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN MALVARLIĞININ DONDURULMASI HAKKINDAKİ 30/9/2013 TARİHLİ VE 2013/5428 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ (1) SAYILI LİSTEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1672)

Bu karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla listelenen kişilerin malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin Türkiye uygulamasını güncellemiştir. Güncellenen listede El-Kaide ile bağlantılı gerçek kişiler bölümünde BAH AG MOUSSA adıyla kayıtlı kişinin bilgileri güncellenmiştir. BAH AG MOUSSA'ya ilişkin malvarlıkları Türkiye'de dondurulur ve bu kişiyle ilgili mali işlemler kısıtlanır.

Kanun 5682
1950-07-24

PASAPORT KANUNU

Bu yasa, Türk vatandaşları ile yabancıların Türkiye’ye giriş ve çıkışını düzenler ve bunun için kullanılacak geçerli belgeler ile işlemlerin nasıl yürütüleceğini belirler. - Türkiye’ye giriş-çıkış işlemleri, belirli geçiş noktalarından yapılır ve giriş-çıkış sırasında usulüne uygun ve geçerli bir pasaport veya pasaport yerine geçer belge ibrazı zorunludur; hangi belgelerin pasaport yerine geçerli sayılacağına ilişkin kararlar ortak kararla belirlenir. - Pasaport veya pasaport yerine geçerli vesikalar, yolcuların giriş-çıkış işlemlerinin tamamlanmasıyla işlemin sonuçlandırılması için sunulur; belgelerin geçerliliği ve kabul edilmesi konusundaki esaslar bu belgelerin kıymetinin tespit edilmesiyle belirlenir. - Pasaportsuz veya vesikasız gelenler konusunda, kimlik ve vatandaşlık durumunun tespit edilmesi ve belgelerin uygunluğu durumunda Türkiye’ye kabul veya reddedilme süreçleri uygulanır; vatandaşlık saptanamazsa durum yerel yönetimlere intikal eder ve bazı durumlarda Türkiye’ye kabul edilmeyebilir. - Pasaport türleri ve bunların kullanım kapsamı belirlidir; diplomatik, hususi (özel), hizmet ve umuma mahsus olmak üzere çeşitleri vardır. Ayrıca pasaport yerine geçerli vesikalar da tanımlanmıştır. - Diplomatlar ve belirli kamu görevlileri için özel amaçlı pasaportlar (diplomatik) tahsis edilir; eşlerine ve refakatçilerine de bazı durumlarda hak tanınır; ayrıca sağlık nedeniyle bakıma muhtaç durumda olan çocuklar için belirli kapsamlar dahilinde hak sahibi kişinin pasaportu ile benzer süreler geçerli olacak şekilde ek düzenlemeler bulunur. - Hususi pasaportlar, kamu görevlileri veya devlet adına resmi görev yapan kişiler ile belirli durumlarda meslek sahipleri için düzenlenir; eşlere ve uygun bulunan çocuklara da vurgu yapan düzenlemeler vardır. Ayrıca bazı meslek grupları için özel şartlar ve süreler belirtilmiştir. - Hizmet damgalı pasaportlar, resmi görev kapsamında yurtdışında bulunanlar ile belirli kurumlar tarafından verilen pasaportlardır; eşler ve çocuklar için de benzer haklar ve süreçler öngörülebilir. - Umuma mahsus pasaportlar, Türk vatandaşlarına verilen ve refakatçi durumundaki çocuklar gibi kişilerin pasaporta kaydedilmesiyle ilgili hükümler içerir; pasaportun geçerliliği ve seyahatin refakatçiyle sınırlı olması gibi esaslar bu kapsama dahildir. - Umuma mahsus müşterek pasaportlar, gruplu ve toplu yolculuk yapan Türk vatandaşları için düzenlenir; bu tür yolculuklar için özel hükümler bulunabilir. Bu özet üzerinde, bazı hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı veya değiştiği, mevcut uygulamanın buna göre şekillendiği dikkate alınmalıdır.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.