10 / 3.411 sonuç gösteriliyor

Kanun 677
1925-12-13

TEKKE VE ZAVİYELERLE TÜRBELERİN SEDDİNE VE TÜRBEDARLIKLAR İLE BİRTAKIM ÜNVANLARIN MEN VE İLGASINA DAİR KANUN

Tekkeler ve zaviyeler kapatılmıştır; mevcut sahiplik hakları farklı bir biçimde korunabilir ve bazıları cami veya mescit olarak kullanılabilir. Tarikatlarla ilgili unvanlar ve bu unvanlara ait hizmet, kıyafet ve iktisası yasaktır; bu tür hizmetlerde bulunmak veya bu unvanları taşımak mümkün değildir. Bu yapıların açılması, yeniden ihdas edilmesi veya tarikat uygulamasına yer verilmesi veya bu unvanları taşıyanlar veya bunlara hizmet verenler cezaya tabidir. Şeyhlik, babalık ve halifelik gibi yüksek konumlar söz konusu olduğunda cezalar ağırlaştırılır. Türbelerden önemli Türk büyüklerine ait olanlar veya sanat değeri taşıyanlar kamuya açılabilir; bakım için gerekli personel görevlendirilir. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin değişiklikler yapılmıştır ve bazı sonuçlar değiştirilmiştir.

CB Kararı 1001
2019-04-19

30/5/1985 TARİHLİ VE 3212 SAYILI KANUN KAPSAMINDA 2019 YILINDA ANLAŞMA AKDEDİLMEKSİZİN VERİLEBİLECEK MAL VEYA HİZMETLERİN PARASAL LİMİTİ İLE CİNSİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1001)

Bu karar, dost veya müttefik devletlere ve bu devletlerde bulunan kamu veya özel nitelikteki kurum ve kuruluşlara mal ve hizmetlerin, sözleşme yapılmaksızın protokol yoluyla bağış veya hibe olarak verilmesini ve bunun için bir parasal sınır belirlenmesini sağlamaktadır. Hibe edilebilecek mal ve hizmetlerin cinsi ekli listede gösterilmiştir; liste kapsamına silah ve mühimmat, yiyecek-içecek malzemeleri, askeri giyim ve teçhizat, kişisel teçhizat, üzerine silah monte edilemeyen araçlar ve bunlara ait yedek parçalar, ilaç ve tibbi sarf malzemeleri, sağlık cihazları ve bunlara ait yedek parçalar, ofis ve kırtasiye malzemeleri, döseme ve demirbaş malzemeleri, spor malzemeleri ve spor salonu donanımları, temizlik sarf malzemeleri, bilgisayar ve yazıcı gibi sarf malzemeleri, televizyon ve iletişim cihazları ile bunlara ait yedek parçalar, eğitim ve eğitim yardımı malzemeleri, dikimevinde kullanılan tekstil makineleri ve yedek parçaları, resmi olmayan askeri yayınlar, mutfaklarda kullanılan makineler ve bunlara ait yedek parçalar, sofralık malzemeler, komple jeneratör ve yedek parçaları, giyim/teçhizat malzemeleri ve bunlarla ilgili teçhizat, haritalar ve basılı malzemeler, arama-kurtarma amacıyla kullanılan teknik ekipman ve malzemeler gibi çeşitli kategoriler bulunmaktadır. Ayrıca bazı kalemler için üçüncü taraf malzemesi niteliği ve transfer izni ile Dışişleri Bakanlığı’nın uygun görüşü gibi şartlar belirtilmiştir. Pratik etki olarak bu karar, hibe yoluyla sağlanacak ayni ve hizmet yardımlarını kapsayan, belirli kategorileri içeren hızlı ve resmi bir çerçeve oluşturarak dost/devletlerin kurumlarına yapılacak hibelerin hızlı bir biçimde gerçekleşmesini amaçlamaktadır. Üçüncü taraf malzemelerin hibeleri için transfer izninin alınması gerektiği ve listedeki malzemelerin hibelerinin öncesinde Dışişleri Bakanlığı’nın uygun görüşünün alınmasının gerekliliği, uygulamada gerekli onay süreçlerini öne çıkarmaktadır.

CB Kararı 4875
2021-12-03

30/5/1985 TARİHLİ VE 3212 SAYILI KANUN KAPSAMINDA 2022 YILINDA ANLAŞMA AKDEDİLMEKSİZİN VERİLEBİLECEK MAL VEYA HİZMETLERİN PARASAL LİMİTİ İLE CİNSİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4875)

Bu karar, mal ve hizmetlerin protokolle verilebilecek şekilde hibeyle sağlanmasına olanak tanır ve bu hibeler dost veya müttefik devletler ile bu devletlerdeki kamu/kurumlar için uygulanabilir. Kapsamında silah ve mühimmat, savunma ve savunma dışı malzemeler; ilaçlar ve tıbbi cihazlar; eğitim ve öğretim malzemeleri; ofis ve kırtasiye malzemeleri; giyim, tekstil ve teknik ekipmanlar; mutfak ve sofralık malzemeler; bilgisayar ve iletişim teknolojileri; araçlar ve bunlara ait yedek parçalar; enerji ve aydınlatma malzemeleri; çeşitli diğer ekipmanlar ve sergileme/öğrenim amaçlı malzemeler ile arama-kurtarma ve afet yardımı malzemeleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsar; ayrıca insansız hava araçları, dronlar ve bunlara ait ekipmanlar da dahil listededir. Üçüncü taraf malzemelerin hibesi için transfer izni alınması gerekir ve hibelerin yürütülmesinde Dışişleri Bakanlığı’nın uygun görüşünün alınması şarttır. Bu uygulama, ilgili ülkelerle hibe işlemlerini daha hızlı ve esnek bir şekilde yürütmeyi amaçlar, ancak güvenlik ve dış politika açısından uygunluk gözetimine tabidir.

Kanun 6660
1956-02-24

GÜZEL SANATLARDA FEVKALADE İSTİDAT GÖSTEREN ÇOCUKLARIN DEVLET TARAFINDAN YETİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Güzel sanatlarda fevkalade istidat gösteren çocukların devlet hesabına eğitim görmesi ve ülke içinde veya yurt dışında yetiştirilmesi amaçlanır. - Bu amaçla seçilecek komisyon, eğitim yeri, süresi ve programını belirler ve gerektiğinde değiştirir. - Ayrıca eğitim süreciyle ilgili denetim, kontrol ve gerekli her türlü araç, gereç ve malzemenin temin ya da hibe edilmesini kararlaştırır. - Fevkalade istidatlı çocuklar için gerektiğinde ödüllendirme veya takdir kararı verilebilir. - Gerekli görüldüğünde, çocukların eğitimine devamlarına veya memlekete geri getirilmesine karar verilebilir. - Yabancı ülkelere gönderildiklerinde ana baba veya vasinin olmaması halinde refakat edecek en yakın aile mensubu belirlenir; memleket içinde yetiştirildiklerinde de aynı hükümler uygulanır. - Bu çocuklar için yapılacak harcama türü ve miktarı yıllık bütçe kanunlarında belirlenen esaslara göre saptanır. - Yurt dışında eğitim almış bazı kişilerin haklarının korunmasına ilişkin mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

CB Kararı 24
2018-08-15

8/1/2002 TARİHLİ VE 4736 SAYILI KANUNUN 1 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASI HÜKMÜNDEN MUAF TUTULACAKLARIN TESPİTİNE DAİR 28/1/2002 TARİHLİ VE 2002/3654 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI:?24)

Bu karar, Kurban Bayramı tatili nedeniyle belediyelerin toplu taşıma hizmetlerinden yararlananlar için belirli yükümlülüklerden muafiyet getirir. Ayrıca bu tatil döneminde devletin sorumluluğundaki karayolları üzerinde hizmet verenler ile bazı köprülerden yararlananlar için de aynı muafiyet uygulanır. Bu muafiyetler tatil süresince geçerli olur ve ilgili yükümlülükler uygulanmaz.

Kanun 5682
1950-07-24

PASAPORT KANUNU

Bu yasa, Türk vatandaşları ile yabancıların Türkiye’ye giriş ve çıkışını düzenler ve bunun için kullanılacak geçerli belgeler ile işlemlerin nasıl yürütüleceğini belirler. - Türkiye’ye giriş-çıkış işlemleri, belirli geçiş noktalarından yapılır ve giriş-çıkış sırasında usulüne uygun ve geçerli bir pasaport veya pasaport yerine geçer belge ibrazı zorunludur; hangi belgelerin pasaport yerine geçerli sayılacağına ilişkin kararlar ortak kararla belirlenir. - Pasaport veya pasaport yerine geçerli vesikalar, yolcuların giriş-çıkış işlemlerinin tamamlanmasıyla işlemin sonuçlandırılması için sunulur; belgelerin geçerliliği ve kabul edilmesi konusundaki esaslar bu belgelerin kıymetinin tespit edilmesiyle belirlenir. - Pasaportsuz veya vesikasız gelenler konusunda, kimlik ve vatandaşlık durumunun tespit edilmesi ve belgelerin uygunluğu durumunda Türkiye’ye kabul veya reddedilme süreçleri uygulanır; vatandaşlık saptanamazsa durum yerel yönetimlere intikal eder ve bazı durumlarda Türkiye’ye kabul edilmeyebilir. - Pasaport türleri ve bunların kullanım kapsamı belirlidir; diplomatik, hususi (özel), hizmet ve umuma mahsus olmak üzere çeşitleri vardır. Ayrıca pasaport yerine geçerli vesikalar da tanımlanmıştır. - Diplomatlar ve belirli kamu görevlileri için özel amaçlı pasaportlar (diplomatik) tahsis edilir; eşlerine ve refakatçilerine de bazı durumlarda hak tanınır; ayrıca sağlık nedeniyle bakıma muhtaç durumda olan çocuklar için belirli kapsamlar dahilinde hak sahibi kişinin pasaportu ile benzer süreler geçerli olacak şekilde ek düzenlemeler bulunur. - Hususi pasaportlar, kamu görevlileri veya devlet adına resmi görev yapan kişiler ile belirli durumlarda meslek sahipleri için düzenlenir; eşlere ve uygun bulunan çocuklara da vurgu yapan düzenlemeler vardır. Ayrıca bazı meslek grupları için özel şartlar ve süreler belirtilmiştir. - Hizmet damgalı pasaportlar, resmi görev kapsamında yurtdışında bulunanlar ile belirli kurumlar tarafından verilen pasaportlardır; eşler ve çocuklar için de benzer haklar ve süreçler öngörülebilir. - Umuma mahsus pasaportlar, Türk vatandaşlarına verilen ve refakatçi durumundaki çocuklar gibi kişilerin pasaporta kaydedilmesiyle ilgili hükümler içerir; pasaportun geçerliliği ve seyahatin refakatçiyle sınırlı olması gibi esaslar bu kapsama dahildir. - Umuma mahsus müşterek pasaportlar, gruplu ve toplu yolculuk yapan Türk vatandaşları için düzenlenir; bu tür yolculuklar için özel hükümler bulunabilir. Bu özet üzerinde, bazı hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı veya değiştiği, mevcut uygulamanın buna göre şekillendiği dikkate alınmalıdır.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.