10 / 227 sonuç gösteriliyor

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

CB Kararı 3718
2021-03-20

KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ VE BUNLARLA MÜCADELEYE İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAKIMINDAN FESHEDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3718)

Bu karar Türkiye’nin Avrupa Konseyi Sözleşmesi kapsamındaki taraflığını ve bu sözleşmenin getirdiği bağlayıcı yükümlülükleri sonlandırır. Sözleşmenin öngördüğü koruma ve destek mekanizmaları ile cezai tedbirler için uygulanabilirlik ve standartlar açısından eski yükümlülükler ortadan kalkabilir. Mevcut mevzuat içinde kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetle ilgili uygulama ve hizmetlerin sözleşme gerektirdiği kapsam ve düzeyde sürdürülüp sürdürülemeyeceği belirsizleşebilir. Uluslararası işbirliği, izleme ve karşılıklı yardım çabalarında düşüş veya yeniden yönlendirme olasılığı ortaya çıkabilir; mağdurların uluslararası destek veya raporlama imkanları etkilenebilir. Genel olarak, bu karar mevcut yasal çerçevedeki uyum gerekliliklerini azaltabilir ve yeni politikalarda farklı yaklaşımların benimsenmesi ihtiyacını doğurabilir.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 5378
2005-07-07

ENGELLİLER HAKKINDA KANUN

Engellilerin temel hak ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanması için ayrımcılık yasaktır ve gerekli durumlarda makul düzenlemeler yapılır; özel tedbirler ayrımcılık olarak sayılmaz. Topluma bağımsız ve etkin katılım için engellilerin toplumsal yaşamda yer alması desteklenir; ihtiyaç duydukları bireysel ve toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır. Erişilebilirlik önceliklidir; yapıların, ulaşımın, bilgi ve iletişim teknolojilerinin güvenli ve bağımsız kullanılabilir olması hedeflenir; kamu ve özel toplu taşıma araçları ile bilgi erişimi engellilerin ihtiyaçlarına uygun hale getirilir. Engellilik durumuna uygun destek ve bakım, habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri sunulur; bu hizmetler erken başlatılır ve engellinin bulunduğu yere mümkün olduğunca yakın yerde yapılır; gerekli yardımcı araçlar ve teknolojiler erişilebilir durumda bulundurulur. Erken tanı ve koruyucu sağlık hizmetleri desteklenir; engelliliğin önlenmesi ve var olan durumun kötüleşmesini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülür. Eğitimde kayıtsızlık olmadan erişim sağlanır; engellilerin bütünleşik eğitim içinde yer alması, özel eğitime ihtiyaç duyanlar için uygun değerlendirme ve yönlendirme süreçleri bulunur; işitme engelliler için iletişim desteği ve uygun materyaller (kabartma, alt yazı, işaret dili) sağlanır. İş gücü piyasasında eşitlik ve adil muamele güvence altına alınır; engellilik nedeniyle ayrımcılığa karşı önlemler alınır, işe başvuru ve çalışma koşullarında makul düzenlemeler yapılır; korumalı işyerleri için gerekli düzenlemeler belirlenir. Eğitim ve öğretimde engellilerin ihtiyaçlarına uygun planlar ve destekler uygulanır; ailelerin ve ilgili kurumların katılımı süreç boyunca esas alınır. Engellilerin, ailelerin ve sivil toplum kuruluşlarının politika yapım ve hizmet sunumu süreçlerinde katılımı sağlanır; karar alma süreçlerinde temsil imkanı artırılır. Toplum içinde izolasyon önlenir; engellilerin toplumla bütünleşmesini destekleyen bakıma ve toplumsal yaşamın her alanında eşit erişimi hedefleyen uygulamalar hayata geçirilir.

Kanun 6701
2016-04-20

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU KANUNU

Pratik etki özeti: - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu adıyla kurulan bağımsız ve mali-iddari özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip kurum, insan haklarını korumak, geliştirmek ve ayrımcılığın önlenmesini sağlamak için faaliyette bulunacak ve ihlalleri giderme sürecini yönetecek. - Temel haklar ve hizmetlere erişimde ayrımcılığın önlenmesini hedefleyen bir çerçeve kuracak; kamu ve özel sektörde sunulan hizmetlere erişimde eşitlik sağlanması için uygulanabilir tedbirler geliştirecek. - Eğitim, adalet, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, konaklama, kültür ve spor gibi alanlarda hizmet alan herkesin ayrımcılığa karşı korunacağını güvenceyecek. - Engellilerin haklarını tam ve eşit kullanabilmesini sağlamak için makul düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtecek ve gerekli erişilebilirlik önlemlerinin uygulanmasını teşvik edecek. - İstihdam ve serbest meslek alanında işe alma, kariyer gelişimi, eğitim ve çalışma şartları konularında ayrımcılık yasağını kapsayacak; gebelik ve çocuk bakımı gibi nedenlerle ayrımcılığa karşı koruma getirecek. - Ayrımcılığın çeşitli türlerini tanımlayacak: doğrudan ve dolaylı ayrımcılık, ayrı tutma, ayrımcılık talimatı, çoklu ayrımcılık, işyerinde yıldırma, taciz gibi uygulamaların önüne geçecek. - İstisnaların varlığını tanıyarak gerekli görülen durumlarda amaca uygun ve orantılı farklı muamelenin mümkün olabileceğini belirtecek; bazı özel durumlarda dinî hizmetler gibi istisnaların uygulanabileceğini açıklayacak. - Kurum, ihlalleri resen veya başvuru üzerine inceleyecek, kararlar verecek ve mağdurlara gerekli çözümler konusunda yol gösterecek; uygun gördüğünde adli ve idari süreçleri yönlendirecek. - İnsan hakları ihlallerini ve ayrımcılık vakalarını kamuoyuna bildirecek ve farkındalık amacıyla bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapacak; üniversiteler, sivil toplum ve meslek kuruluşlarıyla işbirliği halinde çalışmalar yürütecek. - Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin uygulanmasını izleyecek ve bu alandaki inceleme/denetim mekanizmalarına katkıda bulunacak; gerektiğinde uluslararası toplantılarda temsilci gönderecek. - Özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin ve koruma altına alınan kişilerin bulunduğu yerleri düzenli ziyaretler yoluyla denetleyecek ve raporlayacak; bu süreçte gerekli kolaylığı sağlayacak. - Sivil toplum örgütleri ve kamu kurumlarıyla işbirliği içinde rehberlik sunacak, başvuruların takip edilmesini sağlayacak ve mağdurların başvuru süreçlerinde yanıt ve yol gösterme sunacak. - Kamuya açık hizmetlerin ve mal- hizmetlerin sunumunda ayrımcılık yapılmaması için planlama, sunum ve denetim süreçlerinde kapsayıcılık ve adreslenebilirlik ilkelerini esas alacak. - Üye olanlar ve görevleri süresince bağımsız hareket etmeye, tarafsız kararlar vermeye ve görevlerini etkileyebilecek ilişki ve çıkar çatışmalarını önlemeye odaklanacak.

CB Genelgesi 19
2025-11-25

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı (2026-2030) ile İlgili

- Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için çok taraflı, disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşım benimsenir; kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum ve özel sektör arasındaki işbirliği kritik öneme sahiptir. - Önceki deneyimlerden elde edilen dersler ışığında güncel ihtiyaçları merkez alan bir stratejik çerçeve kurulur ve ilgili aktörlere kendi plan, program ve bütçelerine entegre etme sorumluluğu verilir. - Kurumlar, planın strateji ve faaliyetlerini kendi çalışmalarına dahil ederek uygulamayı sağlar. - Kurumlar arası koordinasyon mekanizması oluşturulur ve uygulama ile izleme-değerlendirme süreçleriyle takip edilir. - İzleme sistemi üzerinden yürütülen çalışmalar kaydedilir ve performans değerlendirilir; sonuçlar paylaşılır. - Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi uygulanarak her tür şiddetin önlenmesi hedeflenir. - Bu yaklaşım, sorumluluk paylaşımı ve hesap verebilirliği güçlendirir; tüm aktörler kendi alanlarındaki programları plan ve bütçelerine entegre ederek uygulamaya koyar.

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

CB Kararnamesi 63
2020-06-10

SUÇ MAĞDURLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ (KARARNAME NUMARASI: 63)

Bu kararname suç mağdurlarına yönelik hizmet ve yardımların esaslarını ve bu hizmetlerin sunumunda görevli mercilerin sorumluluklarını belirler; mağdurların adli süreçlere etkin katılımını ve adalete erişimini kolaylaştırmayı amaçlar. - Mağdurlara yönelik bilgi verme, yönlendirme ve süreç hakkında açıklayıcı rehberlik sağlanır; iletişim herkesin anlayabileceği dilde ve uygun bir şekilde yürütülür. - Mağdura yönelik korunma önlemleri alınır; mağdurun güvenliği ve güvenilirliği ön planda tutulur; bilginin güvenliği ve gizliliği korunur. - Adli süreçte kırılgan gruplara özel destek hizmetleri sunulur; tekrarlayan mağduriyetlerin önlenmesi için uygun müdahale programları uygulanır; gerekirse vaka yönetimi ve sosyal inceleme talep edilerek sürece entegre destek verilir. - Meslek edinme ve sosyal/ekonomik desteklere erişim için kurslar ve öncelikli yardımlar sağlanır; eğitim ve istihdam imkanları mağdurların ihtiyaçlarına göre uygulanır. - Yaşama ve ikamet değişikliği gerektiren durumlarda mağdurların talebine bağlı olarak konaklama, görev yeri veya eğitim bağlamında uygun düzenlemeler yapılabilir; çocuklar için uygun eğitim ve rehberlik hizmetleri önceliklendirilir. - Adli görüşme odaları gibi özel hizmetler, ifadelerin güvenli ve rahat bir ortamda alınmasını sağlayacak şekilde kullanılır. - Cinsel suç mağdurlarına yönelik adli ve tıbbi işlemlerin koordine edilmesini amaçlayan hizmetler hayata geçirilir. - Adli süreçte gerekli durumda adli destek görevlilerinin görevlendirilmesi ve bu hizmetlerin koordineli şekilde sunulması sağlanır; hizmetlerin verimli yürütülmesi için koordinasyon ve danışma kurulları kurulur. - Hizmetlerin kalitesinin artırılması amacıyla mağdurlardan ve hizmet sunumunu yapanlardan geri bildirimler alınır; elde edilen veriler değerlendirilerek hizmetlerin iyileştirilmesi için raporlar ve öneriler hazırlanır. - Eğitim ve farkındalık artırıcı çalışmalar yürütülür; personel ve gönüllüler için eğitim programları geliştirilir; üniversiteler ve meslek örgütleriyle işbirlikleri kurulur. - Belediyeler, üniversiteler ve diğer kurumlar mağdur hizmetlerine katkı sağlamaya yönelik ortak programlar geliştirebilir; yerleşim alanları ve gerekli altyapı destekleri sağlayabilir.

CB Yönetmeliği 20168520
2016-03-17

SINIR YÖNETİMİ ALANINDA KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik sınır yönetimi alanında görevli kamu kurumları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi kurulur; bu yapılar sınır yönetimi politikalarını belirler, uygulanmasını izler ve ortak risk analizini yürütür. Başkanlık merkezi koordinasyonu sağlar; ilgili kurumlar arasındaki iletişimi ve veri paylaşımını düzenler, politika ile uygulamanın uyum içinde işlemesini gözetir. Sınır yönetimi konularında görevli kurumlar arasındaki sorumlulukları koordine eder ve mevzuat uyumunu güçlendirir. Ortak veri tabanı ve ortak risk analizi merkezi kurulur; kurumlar arası bilgi güvenli bir altyapı üzerinden paylaşılır ve riskler ortak analiz edilerek tedbirler belirlenir. Sınır kapılarında çalışma saatlerinin uyumlu hale getirilmesi, ortak yük kontrolü uygulamaları, hizmet standartlarının oluşturulması ve acil durum planlarının tatbikatları gibi uygulamalar hayata geçirilir. Sınır güvenliği, sınır gözetimi ve halk sağlığı ile hayvan ve bitki sağlığı risklerine karşı ortak önlemler geliştirilir ve uygulanır. Yasadışı geçişler, kaçakçılık ve insan kaçakçılığı gibi fiillere karşı ortak önleyici tedbirler geliştirilir ve bilgi paylaşımı artırılır. Sınır kapıları ve sınır geçişlerinde teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve veri iletişimi geliştirilir; ortak projeler yürütülür. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle temas noktası olarak uluslararası işbirliği sürdürülür ve iletişim güçlendirilir. Ortak eğitim, etik kurallar ve yolsuzlukla mücadele konusunda ortak standartlar ve programlar geliştirilir. İlgili kurumlar için yıllık rapor ve istatistikler hazırlanır ve paylaşılır.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.