10 / 2.715 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 7846
2023-11-24

İTHALATTA GÖZETİM VE KORUNMA ÖNLEMİ UYGULAMALARI KAPSAMINDA HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİN İNDİRİM HAKKININ KALDIRILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7846)

İthalatta gözetim uygulanmasına tabi tutulan mallara ilişkin beyan edilen ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dahil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar üzerinden ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır. Aynı şekilde ithalatta haksız rekabetin önlenmesi amacıyla uygulanan gümrük vergisi ve ek mali yükümlülükler ile bu tutarlar nedeniyle KDV matrahına dâhil olan vergi, resim, harç ve paylar üzerinden hesaplanan KDV’nin indiriminin de kaldırıldığı kabul edilmektedir. Net sonuç olarak ithalat işlemlerinde KDV indiriminin kapsamı daralmış ve bazı vergiler için indirilebilirlik imkanı ortadan kalkmıştır.

Kanun 3787
1992-04-03

BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİLATININ HIZLANDIRILMASI VE MATRAH ARTIRIMI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun kapsamındaki uygulanabilir adımların pratik etkisi şu şekildedir: - Kesinleşmiş kamu alacaklarında gecikme zammı, faiz ve cezalara ilişkin bir kısmı ödenmesi şartıyla kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir; ödeme şartları yerine getirildiğinde tahsilat önemli ölçüde hafifletilir. - Bu hüküm ihtilaflı alacaklar için de geçerlidir; ödenmesi gereken miktar belirlenecek şekilde ödemeler yapıldığında kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir. - Önceden tecil edilmiş alacaklar için de benzer bir yapı uygulanabilir; ödenmesi olanaklı bir kısmın ödenmesi halinde kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir; sürece ve şartlara uyulduğu sürece uygulanabilirlik sağlanır. - İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan alacaklar için, tarhiyat tamamlandıktan sonra belirli bir ödeme yapıldığında kalan tutarların tahsilinden vazgeçilir; bu durumda uzlaşma ve bazı cezai işlemler için özel durumlar söz konusu olabilir. - Götürü usulde vergilendirilenler için de, ilgili dönemlere ilişkin yükümlülükler yeniden tarh edilmeden işleme alınabilir. - Pişmanlıkla beyan halinde, belirli bir zaman diliminde ödeme yapıldığında kalan kısmın tahsilinden vazgeçilir. - Matrah artırımı kapsamında gelirin veya kurum kazancının artırılması halinde, belirli yıllara ilişkin artırım yapıldığında bu yıllar için tarhiyat ve inceleme yapılmaması sağlanır; artırılan matraha göre vergilendirme uygulanır ve bazı harici vergi avantajları veya sınırlamaları doğrudan ilişkilendirilir. - Katma değer vergisi bakımından matrah artırımı yapılırsa, artırılan tutarlara bağlı olarak ilgili dönem için katma değer vergisi ödenmesi halinde, bu noktada inceleme ve tarhiyat yapılmaz; ancak iade, mahsup veya devreden indirimlerle sınırlı bazı durumlar için inceleme hakkı saklı tutulur. - Artırım işlemlerinin uygulanması, ilerideki iç vergi tarhiyatı ve geçici vergi hesaplarını etkilemez; mevcut inceleme ve tarhiyatlar için esneklik sağlasa da, artırımın genel olarak yalnızca ilgili yıllara özgü sonuçları olur. - Çeşitli cezaların uygulanmaması veya indirimler getirilmesi, ödeme sürecinde ve ihtilafsız ödemelerde geçerli olabilir; özellikle işyeri kapatma cezaları ve bazı suçlarla ilgili süreçler, belirli şartlar yerine getirildiğinde etkili olabilir. - Ödeme kaydedici cihazlarla ilgili yükümlülükler konusunda, süreci yerine getiren mükelleflere yönelik cezai yaptırımlarda ilerleyici olarak ilerleme gösterilir; süreçte uyum sağlandığında dava açılmaması veya dava konusunun sona ermesi mümkün olabilir. - Ecrimisil ve bazı cezalar için indirim veya kaldırımlar uygulanabilir; ödemelerin belirli taksitlerle tamamlanması halinde gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir ve bazı cezalar için de sınırlı indirimler söz konusu olabilir. Genel olarak bu Kanun, belirli şartlar altında vergi ve diğer kamu alacaklarının tahsilatını hafifletmeye, bazı durumlarda tamamen kaldırmaya ve vergi inceleme süreçlerini esnetmeye yöneliktir; aynı zamanda artırım yoluyla matrahı yükselten mükellefler için ayrıntılı düzenlemeler ve vergi uygulamalarında özel esneklikler getirir.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

CB Kararı 6830
2023-02-23

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 6830)

Prefabrik yapılar ile konteynerlerin teslimi ve kurulumunu kapsayan işlemler için uygulanacak KDV oranı belirlenen kurala göre uygulanacaktır. Bu uygulama belirli bir süre için geçerli olacaktır.

CB Kararı 5249
2022-03-01

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5249)

Konut ve tarımsal sulama abonelerine yapılan elektrik teslimatları KDV kapsamına alınmıştır. Bu teslimatlara uygulanacak KDV, belirlenen oranlar üzerinden hesaplanacaktır. Değişiklik fatura edilen bedellere uygulanır.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 3065
1984-11-02

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU

- Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler ile mal ithalatı katma değer vergisine tabidir; kapsamı geniş olup bazı işlemler için istisnalar bulunmaktadır. - Teslim ve hizmet kavramları, teslimin mal üzerindeki tasarruf hakkının devri veya hizmetin yerine getirilmesiyle oluşur; enerji dağıtımı gibi bazı durumlar da teslim olarak vergiye tabi sayılır; her işlem bağımsız olarak vergilendirilir. - Vergiyi doğuran olay, genellikle teslimin yapılması veya hizmetin yerine getirilmesiyle meydana gelir; faturaya dayalı olarak da vergi hesaplanabilir; kısmi teslimler veya hizmetler halinde her bir kısmın vergilendirilmesi gerekir. - Vergi mükellefi, mal teslimi ve hizmet ifası yapanlar ile mal ve hizmet ithal edenlerdir; transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemleriyle ilgili taraflar da vergiden sorumlu olabilir; ayrıca bazı özel işlemleri yapanlar da mükellef olarak kabul edilir. - Vergi sorumluluğu, Türkiye’de ikametgahı veya işyeri bulunmayanlar için belirli durumlarda Maliye Bakanlığı’nın verginin ödenmesini güvence altına almasını gerektirebilir; belgesiz mal veya hizmet alımları için süreç ve yaptırımlar uygulanabilir. - Uluslararası taşımacılık ve transit taşımacılık işlemlerinde vergilendirme, Türkiye içinde gerçekleştirilen kısmı kapsayacak şekilde uygulanır. - İhracat istisnası kapsamında yapılan teslimler ve ihracatla ilişkili hizmetler vergiden istisnadır; ihracatçıya vergi iadesi veya tecil yoluyla vergi iadesi/ödeme ertelemesi uygulanabilir; belirli şartların sağlanması halinde iade veya tecil işlemleri gerçekleştirilir. - Türkiye’de ikametgahı olmayanların yurt dışına götürmek üzere yaptıkları alışlar üzerinden ödenen verginin, çıkışta iade edilmesi veya iade edilme koşulları bulunmaktadır; serbest bölgeler ve roaming hizmetleri gibi bazı işlemler de istisnalar kapsamındadır. - Turistik amaçlı satın alınan mallarda vergi uygulamaları ve çıkışta iade süreçleri söz konusudur; bazı durumlarda bu iade talepleri karşılanabilir. - Müzayede, depoculuk ve benzeri özel alanlarda da vergilendirme ile ilgili özel kurallar vardır; uygulanacak vergi, beyan ve iade süreçleri bu alanlara göre şekillenir.

CB Kararı 1950
2019-12-30

3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 37 NCİ MADDESİ İLE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 9 UNCU MADDESİNİN UYGULANMA SÜRELERİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1950)

- İmalat sanayiine yönelik yatırımlarda vergi indirimi ve KDV iadesi konularında destekler tüm bölgelerde uygulanacak şekilde güçlendirilir. - Geçici hükümlere göre, daha önce indirilemeyen KDV’nin iadesi sağlanır. - Yatırım dönemi boyunca yatırımcının diğer belgeler üzerinde işlem yapmadan teşviklerden yararlanması mümkün hale getirilir, bu da vergi yükünü azaltır.

Kanun 1319
1970-08-11

EMLAK VERGİSİ KANUNU

Bu yasa Türkiye sınırları içindeki binaları bina vergisine tabi kılar ve bina kavramı, karada veya suda sabit olan tüm yapıları kapsar; hareketli veya geçici yapılar bina sayılmaz. Mükellefiyet açısından bina vergisini ödeyecek olanlar, binanın maliki veya intifa hakkı sahibidir; yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler sorumludur. Paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında, elbirliği mülkiyette ise maliklerin tamamı müştereken sorumludur. Daimi muaflıklar, kamuya ait veya kamu yararına hizmet veren bazı binalar ile belirli amaçlar için kullanılan binaları kapsar; örneğin devlet, belediyeler, eğitim, sağlık, dini hizmetler, tarımsal ve bazı altyapı tesisleri gibi alanlarda muafiyetler söz konusudur. Ayrıca bazı binalar için kiraya verilmemek şartı aranmaksızın muafiyet uygulanabilir ve bazı durumlarda organize sanayi bölgeleri gibi özel bölgelerdeki yapılar için de muafiyetler bulunur. Geçici muaflıklar da vardır; mesken olarak kullanılan binalar için belirli şartlarda muafiyetler, turizm işletmesiyle ilgili binalar için muafiyetler, deprem veya sel gibi afetler sonrası zarar görmüş ya da yeni inşa edilen binalar için muafiyetler, fuar/sergi alanları için muafiyetler ve yatırım teşvik kapsamındaki binalar için muafiyetler gibi uygulanabilir. Bu muafiyetlerden yararlanabilmek için ilgili durumda bütçe yılı içinde bildirim yapılması gerekir; bildirim yapılmazsa muafiyet bir sonraki bütçe yılından itibaren geçerli olur. Matrah ve nispet açısından bina vergisinin matrahı binanın vergi değeri olup sabit üretim tesisatları bu değere dahil edilmez. Miktar ve oranlar meskenler ile diğer binalar için farklı uygulanır; büyük şehirlerde uygulanan artırım ve özel indirimler de mevzuatta yer alır. Yeni inşa edilen binaların vergisi, ilgili arsanın vergisiyle ilişkilendirilir ve belirli süreler için muafiyetler öngörülebilir. Verginin tarh ve tahakkuku, vergi değeri üzerinden yıllık olarak yapılır; tarh işlemleri belirli dönemlerde gerçekleştirilir ve vergi değerinde değişiklik olup bildirim yapıldığında bu değişiklikler uygulanır. Bir il veya ilçe sınırında birden çok belediye bulunması halinde, hangi belediyenin tarh yetkili olduğu kurallarla belirlenir. Arazi vergisi de bu yasa kapsamında olup, parsellenmiş arazi belediye sınırında arsa sayılır; paylı mülkiyette malikler payları oranında sorumludur.