10 / 4.391 sonuç gösteriliyor

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.

CB Yönetmeliği 5187
2022-02-05

ENERJİ İLE İLGİLİ ÜRÜNLERİN ÇEVREYE DUYARLI TASARIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Enerjiyle ilgili ürünlerin piyasaya arzı veya hizmete sunumu, çevreye duyarlı tasarım gerekliliklerine uyulmasını ve CE işaretinin taşınmasını gerekli kılar. - Üretici ve yetkilendirilmiş temsilci sorumluluğu ürünün mevzuata uygunluğunu sağlamak, uygunluk beyanı ve teknik dosyayı bulundurmak şeklinde yoğunlaşır; Türkiye’de yerleşik bir temsilci yoksa ithalatçı bu sorumlulukları üstlenir. - Ürün üzerinde CE işaretinin doğru uygulanması ve kullanıcıya yanıltıcı işaretlerin yüklenilmemesi gerekir; nihai kullanıcıya ulaşan bilgiler Türkçe veya AB resmi dillerinde sunulabilir. - Piyasa gözetimi ve denetimi yetkili kurumlarca yürütülür; uygunsuzluk durumunda düzeltme, kısıtlama veya piyasadan çekme gibi adımlar uygulanabilir ve kararlar gerekçeli olarak kamuya açıklanır. - Uygunluk değerlendirmesi, iç tasarım kontrolü veya uygunluk yönetim sistemi gibi seçeneklerle yapılır; ilgili belgeler saklanır ve gerektiğinde yetkili kuruluşa sunulur; Türkçe düzenlenen belgelerin gerektiğinde tercümesi eklenir. - Uyum varsayımları çerçevesinde CE işareti olan ürünlerin ve harmonize standartların uygulama tebliğlerine uygun olduğu kabul edilir. - Uygunluk tebliğleri, çevreye duyarlı tasarım gerekliliklerini belirler; bileşen ve alt aksam için enerji, malzeme ve kaynak tüketimi bilgisi talep edilebilir. - Çevreye duyarlı tasarım gereklilikleri, yetkili kurumlar tarafından uygulanır ve bazı ürünlerde özel tasarım gereklilikleri belirlenebilir; bazı ürünler için çevreye duyarlı tasarım gereklilikleri uygulanmayabilir. - Ürünlerin serbest dolaşımı korunur; ancak enerji performansına ilişkin hükümler farklı mevzuatlar kapsamında saklı tutulabilir. - Nihai kullanıcıya yönelik yaşam döngüsü bilgileri sunulurken Türkçe zorunlu olabilir ve gerektiğinde ek dillerle birlikte verilebilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 4628
2001-03-03

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, enerji piyasalarını düzenlemek ve denetlemek için gerekli yetki ve yapısal çerçeveyi kurar ve uygulamaya koyar. - Piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere lisans verme, lisans şartlarını belirleme, sözleşmeleri düzenleme ve bu sözleşmeleri denetleme yetkisi sağlar. - Serbest olmayan tüketiciler için uygulanacak fiyatlandırma esaslarını belirler, her yıl için limitleri ayarlayabilir ve enflasyon nedeniyle gerekirse uyarlama formüllerini uygular. - Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik hizmeti sunulmasına yönelik gerekli düzenlemeleri yapar. - Üretim, iletim ve dağıtım tesisleri ile otoprodüktör ve otoprodüktör gruplarının güvenlik standartlarını tespit eder ve bunların uygulanmasını sağlar. - Piyasanın gelişimine uygun yeni ticaret yöntemleri ve satış kanalları için gerekli altyapıyı geliştirir ve uygulanmasını sağlar. - Model anlaşmalar geliştirmek ve ticari sırlar dahil gizli bilgilerin korunmasına yönelik usul ve esasları belirlemek gibi kamu yararıyla ilgili konularda düzenlemeler yapar. - Piyasa katılımcılarının eşitlik ve şeffaflık standartlarına uyumunu denetler ve gerekli tedbirleri alır. - Talep tahminleri, üretim kapasite projeksiyonu ve yatırım planlarının onaylanması gibi planlama ve mali karar süreçlerinde karar alır ve bu planların uygulanmasını denetler. - Lisans sahipleriyle yapılan tarife ve diğer anlaşmalara ilişkin uygunluk ihlallerinde yaptırımlar uygulama yetkisine ve lisans iptaline sahiptir. - Kamu yararı, çevresel etkiler ve güvenlik hedefleri doğrultusunda gerekli tedbirleri alır ve bu konularda kamu kurumlarıyla koordineli çalışır. - Piyasa rekabetini güçlendirmek amacıyla ilişkili standartlar ve kurallar belirler, bu standartların uygulanmasını sağlar ve gerektiğinde kısıtlamalar getirir. - Yıllık raporlar, piyasa gelişimiyle ilgili raporlar ve benzeri belgeler hazırlayarak ilgili mercilere sunar. - Uluslararası mevzuat ve uygulamaları izler, gerekli gördüğünde ilgili düzenlemeleri yapar ve Bakanlığa sunar. - Doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarıyla ilgili ek görevleri de devralır ve bu alanlarda planlama, tarifeler, lisanslar, denetimler ve uyuşmazlık çözümü gibi konuları yönetir.

Kanun 406
1924-02-21

TELGRAF VE TELEFON KANUNU

Bu kanun hükmü, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesinde devletin belirgin bir rolü ile özel sektörün iştirakinde bir yapı kurulmasını öngörür ve uygulanabilir temel çerçeveyi netleştirir. İşleyişe ilişkin pratik etkiler - Posta ve telgraf hizmetleri devletin ilgili kurumu tarafından işletilirken, telekomünikasyon hizmetleri yetkilendirilmiş işletmeciler tarafından yürütülür; hizmetlerin nasıl ve hangi esaslarla sunulacağına ilişkin usul ve esaslar ilgili kurullar tarafından belirlenir. - Kamu payına dayalı olan yapıda, milli çıkarların korunmasına yönelik özel haklara sahip bir pay devri mekanizması bulunur; bu hak sahipliği, yönetim üzerinde sınırlı ve özellikle stratejik konularda yetkiler sağlar. - Kamu hisselerinin satışına ilişkin süreçler belirli kurullar ve komisyonlar tarafından yürütülür; değerleme, ihale ve satış yöntemleriyle ilgili esaslar uygulanır; satışlardan elde edilen gelirler devlet hazinesine yönlendirilir. - Özelleştirme sürecinin giderleri özel finansman araçları üzerinden karşılanır; danışmanlık ve ihale işlemlerinde gerekli mali ve idari destek sağlanır. - Türk Telekom ve çalışanları için çalışan statüsü, ücret rejimi, emeklilik ve güvenlik konularında geçiş ve uyum düzenlemeleri uygulanır; çalışanların durumuna yönelik güvenlik soruşturması ve benzeri mevzuat uygulamaları devam eder. - Sağlıkla ilgili olarak çalışanlar ve ailelerini kapsayan özel bir sağlık yardımı sandığı kurulması öngörülür; sandığın kaynakları ve işleyişi belirlenir. - PTT ile Türk Telekom arasındaki mevcut kefalet ve benzeri fonlar tasfiye edilir; hak ve yükümlülükler protokolle bölüştürülür ve yeni düzenlemeler kurulur. - Savunma ve güvenlik alanıyla ilgili telekomünikasyon sözleşmeleri mevcut geçerliliğini korur; bu alandaki işbirlikleri ve yükümlülükler sürdürülür. - Yönetim ve mali süreçler, özelleştirme odaklı yeni yapılar ve komisyonlar aracılığıyla yürütülür; giderler ilgili fondan karşılanır ve elde edilen gelirler devlet hazinesine aktarılır. - Bazı hükümlerin Anayasa Mahkemesi kararıyla değiştirilmesi veya iptal edilmesi gibi hukuki uyarlamalarla mevcut düzenlemeler yeniden yapılandırılır.

CB Yönetmeliği 979853
1997-08-29

YAP-İŞLET MODELİ İLE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TESİSLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞININ DÜZENLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenleme, Yap-İşlet modeliyle termik santral kurup işletmeyi ve üretilen elektriği belirlenen esaslar çerçevesinde satmayı sağlayan uygulanabilir bir çerçeve getirir. Kapsam açısından hidroelektrik, jeotermal, nükleer ve diğer yenilenebilir enerji santralleri bu düzenlemenin kapsamı dışındadır. Üretim şirketleri tesisleri kendilerine ait olarak kurar ve işletir; ürettikleri elektriği sözleşmede belirlenen kurallara göre belirli bir alıcıya satar. İhale ve sözleşme süreçleri rekabetçi, şeffaf ve önceden belirlenen şartnameye uygun olarak yürütülür. Projelerin finansmanı tamamen üretim şirketinin sorumluluğundadır; vergi ve diğer mali yükümlülükler de bu şirkete aittir. Çevre izinleri ve ÇED gibi ilgili mevzuata uyum üretim şirketinin sorumluluğundadır; mevzuat değişiklikleri maliyetleri etkileyebilir ve buna uygun düzenlemeler gerekebilir. Üretim tesisinin bağlantı hattı ve entegrasyonu güvenilir enerji iletimine uygun şekilde sağlanır; kamulaştırma ve taşınmaz bedelleriyle ilgili giderler üretim şirketinin sorumluluğundadır ve sözleşme kapsamındadır. Enerji üretim ve satışına ilişkin esaslar sözleşmede netleşir; fiyat yapısı, eskalasyon ve maliyet değişiklikleri için uygulanacak mekanizmalar öngörülür. Faturalandırma, ödemeler ve gecikme durumlarında uygulanacak güvence mekanizmaları sözleşmede belirlenir. Yer seçimi, arazi temini, inşaat ve devreye alma süreçleri üretim şirketinin sorumluluğundadır; test ve kabul süreçleri de bu kapsama dahildir. Sözleşme süresi, izinler ve tesisin işletme süresi dikkate alınarak belirlenir; gerekli görüldüğünde yeniden değerlendirme ve uzatma imkanına ilişki öngörülebilir. Taraflar arasındaki ilişkilerde üçüncü taraf devri ve temlikine ilişkin kurallar netleştirilir ve bu işlemler için yazılı onay gerekir. Şartname ve sözleşmede yer alması gereken hükümler arasında ödenecek ücretler, vergi ve mali yükümlülükler ile geçici teminat ve diğer ilgili belgeler için kurallar bulunur. Bu çerçeve, enerji arz-talep dengesinin korunması ve ulusal enerji sistemi güvenliğinin sağlanması hedefleriyle uyumlu olarak uygulanır.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 7036
2017-10-25

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

Bu metnin iş mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulüne ilişkin temel sonuçları, taraflar için pratik etki olarak şu şekilde özetlenebilir. - İş mahkemeleri, tek hâkimli şekilde kurulup iş ilişkilerine ve buna bağlı uyuşmazlıklara bakar; ihtisaslaşma amacıyla bazı yerlerde bölümler veya daireler oluşturulabilir ve dava, bu kapsamda belirlenen yerlerde görülür. - Arabuluculuk zorunluluğu uygulanır; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi gibi konularda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir; taraflar arabuluculuk sürecinde iletişim bilgilerini paylaşır ve arabuluculuk sonucunda varılan anlaşma veya varılamaması davayı doğrudan etkiler. - Arabuluculuk süreci belirli bir sürede sonuçlandırılmaya çalışılır; taraflar görüşmelere katılmazsa veya iletişim sağlanamazsa arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bazı durumlarda yargılama giderlerinin paylaşımı konusunda yaptırımlar uygulanır; ayrıca arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. - Arabuluculuk şartının istisnaları bulunmaktadır; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri gibi bazı konular için bu şart uygulanmaz. - Arabuluculuk bürosunun görevi, uygun mediatori belirlemek, tarafların iletişimlerini organize etmek ve yetkili büroyu kurumsal olarak belirlemektir; yetki konusunda tarafların itirazları olduğunda yetkili büro ve mahkeme karar verir. - Arabuluculuk sonucunda taraflar eşit olarak ücret ve giderleri paylaşabilir; anlaşma halinde taraflar belirlenen şekilde ödemeyi yapar; anlaşma olmaması durumunda giderler belirli kurallara göre karşı tarafa yüklendirilebilir. - Bazı kararlar temyiz yoluna kapalıdır; bu, fesih bildirimine itiraz, disiplin cezalarının iptali gibi belirli tür kararlar için geçerlidir; bu, bu tür kararların istinaf veya temyiz yoluyla denetlenemeyeceği anlamına gelir. - Sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklarda, Sosyal Güvenlik Kurumu veya ilgili kurumlar davaya taraf olarak müdahil veya ihbar edilmiş olarak katılabilir; bu durum süreçte kurumun görüş ve işlemlerinin dikkate alınmasını sağlar. - Yürürlük, geçiş ve uygulama açısından yeni kurallar mevcut davalara uygulanır; eski davaların akışı devam eder ve bazı hükümler yeni davalarda uygulanır. - Genel olarak, dava süreçleri basit yargılama usulüne uygun olarak yürütülür; tarafların ispat yükü ve delillerinin değerlendirilmesi, dava birikiminin her talep açısından ayrı ele alınması gibi hususlar uygulanır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.