10 / 2.043 sonuç gösteriliyor

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 7076
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Müsadere kararına konu şirketler, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve/veya kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayıyla satış veya tasfiye edilerek yerine getirilir; bu süreçte yönetiminin mevcut haliyle yürütülmesi devam eder. - Tasfiye süreci tamamlandığında tasfiye bakiyesi Hazineye irat kaydedilir. - Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilirse, bu paylar Fonu tarafından satışa çıkarılır; iki kez satışa çıkarılmasına rağmen satış gerçekleşmezse paylar bedeli karşılığında devredilebilir ve bedeli Hazineye ödenir. - Müsadere sonrası sermaye artırımına karar verilirse, bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabidir. - Satış veya tasfiye süreçleri, ilgili esaslar çerçevesinde yürütülür ve tasfiye işlemleri tasfiye komisyonları tarafından tamamlanır.

Kanun 4308
1942-12-05

SEFERBERLİKTE VEYA FEVKALADE HALLERDE ASKERİ ŞAHISLARA AİT HUKUK DAVALARİYLE İCRA TAKİPLERİNDE YAPILACAK MUAMELELER HAKKINDA KANUN

Seferberlikte veya fevkalade hallerde askerlik hizmeti nedeniyle ikametlerinden sürekli ayrılmış olanların açtıkları veya açılacak hukuk davalarında mahkeme veya icra hakimi, ilgili kişinin veya vekiline talebi üzerine veya kendiliğinden adli yardıma ilişkin hükümleri uygulayabilir; bu uygulamanın mecburi olması için gerekli durumlar mevcuttur. Vesika ibraz edenler hakkında da bu uygulama zorunlu sayılabilir. Davaların, bizzat hazır bulunmanın zorunlu görüldüğü hallerde, davaların ertelenmesi mümkündür; ertelenme sonrası terhis edilenler veya ikametine dönenlerin davaya taraflardan birinin talebiyle davaya devam edilmesi sağlanabilir. Ertir kararları için zamanaşımı işlemez; erteleme kararları temyiz edilebilir, ancak temyiz veya tashih konusunda bazı sınırlamalar bulunmaktadır. İcra takibinde borcun, borçlunun askerlik nedeniyle işinden ayrılmış olması nedeniyle mali durumunun bozulduğu hallerde, borcun bir süre içinde taksitle ödenmesine karar verilebilir; bu kararlar temyize tabidir; diğer davalarda ise öncelikli ve hızlı incelenme yönünde uygulanabilir; nafaka borçları bu hükmün kapsamı dışındadır. Seferberlikte veya fevkalade hallerde askeri hizmette bulunanların kiralık konut sözleşmelerini feshetmeleri mümkündür; sözleşmelere konulmuş diğer şartlar bu durumda geçerli sayılmaz. Bu hükümler vergiden doğan kamu alacaklarına uygulanmaz. Bu hükümler yürürlüktedir.

KHK 547
1995-03-09

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİ İLE İLGİLİ BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu Kanun Hükmünde Kararname, memurlar ve kamu görevlileriyle ilgili mevcut mevzuatta bir dizi değişiklik yapmıştır. - Ücretlendirme ve tazminatlar açısından bazı maddeler yeniden yazılmış, makam tazminatı cetveli ve ilgili ödemelerin hesaplanmasıyla ilgili esaslar güncellenmiştir. - Gösterge rakamlarıyla ilgili değişiklikler yapılmış ve bazı görev unvanları değiştirilmiş veya yeni unvanlar eklenmiştir. - Bazı maddeler yürürlükten kaldırılmış veya başka maddelerle değiştirilerek mevcut hükümlerin uygulanması yeniden düzenlenmiştir. - Geçici hükümler kapsamında nöbet karşılığı ödemelerin nasıl ödeneceğine ilişkin uygulama esaslarında kısıtlamalar getirilmiştir. - Değişiklikler, diğer mevzuatla bağlantılı olarak bazı maddelerin değişmesi veya iptal edilmesi sonucunu doğurmuş, bu değişikliklerin uygulanmasıyla ilgili geçiş düzenlemeleri yapılmıştır.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

KHK 430
1990-12-16

OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGE VALİLİĞİ VE OLAĞANÜSTÜ HALİN DEVAMI SÜRESİNCE ALINACAK İLAVE TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararnameyle olağanüstü hal bölgesi valiliği ve bölge illerindeki valilikler, güvenlik, asayiş ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla ilave tedbirleri uygulama yetkisine sahip olur. Bölgeye ilişkin basın ve yayın faaliyetleri üzerinde kamu düzenini bozabilecek, yanlış/yenilik dışı haberlerle halkı tırmandırabilecek içeriklerin basımı, çoğaltılması, yayımlanması ve dağıtılması yasaklanabilir veya izne bağlanabilir; bu tür yayınların bölge içine girişine ilişkin tedbirler uygulanabilir ve gerektiğinde yayınlar durdurulabilir veya geri çekilebilir, basılan matbaaların faaliyetleri sınırlanabilir. Bölge içinde veya dışında ikamet edenler ile güvenlik gerekçesiyle yer değiştirmek zorunda kalanlar için gerekli görülenler için yerleşim ve geçim desteği sağlanabilir; bu amaçla uygulanacak esaslar belirlenebilir. İkamet veya yer değiştirme ihtiyacı doğan kişilere yönelik istihdam etmek amacıyla ek kadrolar ihdas edilerek atama ve görevlendirme yapılabilir; bu kadroların kullanımıyla ilgili şartlar belirlenebilir ve kadrolar ilgili kamu kurumlarına devredilebilir; ücret ve özlük hakları bu kurumlarca karşılanabilir; bazı işçi pozisyonlarının ihdasına yetki verilebilir. Gerekli gördüğü durumlarda güvenlik nedeniyle tutuklu veya hükümlülerin ifadeye çağırılması, yer gösterme, yüzleştirme ve benzeri işlemler için kısa süreli olarak alınması mümkün olabilir; bu süreler içinde sağlık durumu ve haklar gözetilir ve kararlar ilgili mercilerce denetlenir. İller arasında veya bölgeler arası hareket ve arama tedbirleri uygulanabilir; gerekli gördüğünde yol ve umumi alanlarda arama yapılabilir, ev ve işyerleri gibi alanlar incelenebilir. Bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına yönelik yatırım tekliflerinde bulunulabilir ve bu çerçevede uygun çalışmalar desteklenebilir. Bölgeyle ilgili veya etkileyen yayınlar konusunda yetkili medya kuruluşlarıyla koordinasyon sağlanabilir ve bölgenin içeriğinin ulusal mecralarda yansıtılması yönünde talepler iletilabilir. Bölgeyle ilgili kararlar nedeniyle ortaya çıkan zararlar için manevi tazminat talepleriyle ilgili değerlendirme ve karar süreçleri işletilebilir; tazminat miktarları ve hesaplama yöntemi belirlenebilir. Bölge illerinde uygulanacak tedbirler ve yapılan uygulamalar nedeniyle oluşan suçlama ve cezai sorumluluk iddiaları için yargı merciine başvuru yapılmasına ilişkin sınırlamalar getirilebilir; ancak zarara uğrayan kişiler devlet aleyhine tazminat talep etme hakkını saklı tutar. Bu kapsamda yürütülen uygulamalarda meydana gelen değişiklikler ve ek kararlar, mevcut mevzuata göre uygulanır. Ek tabloda yeni kadrolar ve bunların sınıfları ile sayıları belirlenmiş olabilir; kadro yapısı gerektiğinde uyarlamalı olarak düzenlenebilir.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 3645
1939-06-22

İSTANBUL ELEKTRİK,TRAMVAY VE TÜNEL İDARELERİ TEŞKİLAT VE TESİSATININ İSTANBUL BELEDİYESİNE DEVRİNE DAİR KANUN

- Mevcut İstanbul elektrik, tramvay ve tünel işletmeleri ile bunların bağlı olduğu hak ve yükümlülükler belediyeye devredilir ve bu hizmetleri yönetecek kurumsal yapı kurulur. - Oluşturulan Umum Müdürlük, elektrik dağıtımı, elektrikli tramvay şebekesi ve tünel hizmetlerini planlar, bakımını yapar, tadil ve genişletme işlemlerini yürütür; gerekli görürse troleybüs ve otobüs servislerini kurar ve işletir; bu hizmetlerin işletilmesi için gerekli gayrimenkulleri edinir. - Elektrik arzı yalnızca tarifeler üzerinden yapılır; tarifeler dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa elektrik verilmez; sözleşmelere konu elektrik temin işlemleri tarifelerde gösterilir. - Umum Müdürlük kendi bütçesini hazırlar ve belediye meclisince onaylanır; bütçe ve hesaplar belediye meclisi tarafından denetlenir; yıllık raporlar ve mali hesaplar belediye meclisine sunulur. - İşe konu olan tüm hareketler ve varlıklar ayrı defterlere kaydedilir; bu varlıklar müdürlüğün sermayesini oluşturur ve belediyenin toplam sermayesiyle ilişkilendirilir. - Net hasılattan belirli giderler karşılanır ve kalan miktar belediye bütçesine aktarılır; bakım ve genişletme çalışmaları için gerekli fonlar ayrılır. - Umum Müdürlük kendi personelini istihdam eder; personelin görev ve emeklilik hakları ilgili yönetmelikler doğrultusunda düzenlenir; gerekli görüldüğünde uzman kadroların istihdamı sağlanır. - Kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamak için teknik ve idari konularda gerekli destek alınır; bazı durumlarda harici uzmanlar görevlendirilebilir. - Abone talepleriyle ilgili işlemler yazılı olarak yürütülür ve hizmetin kesintileriyle ilgili uygulanacak süreçler belirlenir.

Kanun 1475
1971-09-01

İŞ KANUNU

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi işveren tarafından belirli nedenlerle feshedildiğinde veya işçinin kendi isteğiyle belirli şartlar altında sona ermesi hâllerinde hak olarak doğar ve hizmet süresi üzerinden ödenir; aynı süre için birden fazla tazminat ödenmez. Tazminat hesaplanırken son ücret esas alınır; ücret sabit değilse son bir yıllık dönemde ödenen ortalama ücret üzerinden hesaplanır; son dönemde maaş zammı varsa bu zamlı ücret üzerinden hesaplama yapılır. Ayrıca işçinin aldığı diğer para ve kanunen sağlanan menfaatler de hesaba katılabilir. İşyerinin devri veya başka bir işverene geçmesi hâlinde, kıdem tazminatı süreleri toplam olarak hesaplanır; yeni ve eski işverenler bu toplam süre üzerinden sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir esnasındaki çalışma süresi ve ücretle sınırlı olabilir. İşçinin ölümü halinde haklar mirasçılarına gider. Aynı hizmet süresi için birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez. Kıdem tazminatının ödenmesi geciktirilirse, gecikme faizi uygulanabilir. Kıdem tazminatı için işveren tarafından kamu kurumlarında veya ilgili kurumlardan oluşan bir fon tesis edilmesi mümkün olabilir ve bu fonun kurulumu ile işlemleri kanunla düzenlenir. Kamu hizmetlerindeki geçmiş hizmet süreleri ve emeklilik/yaşlılık durumları kıdem tazminatının hesaplanmasını ve ödenmesini etkileyebilir; bazı hizmet süreleri için kıdem tazminatı gerektirmeyebilecek hâller söz konusu olabilir ve ilgili sınırlamalar uygulanabilir. Geçiş ve değişikliklerle ilgili bazı hükümlerin uygulanmasına dair geçiş hükümleri bulunur.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.