10 / 2.372 sonuç gösteriliyor

Kanun 677
1925-12-13

TEKKE VE ZAVİYELERLE TÜRBELERİN SEDDİNE VE TÜRBEDARLIKLAR İLE BİRTAKIM ÜNVANLARIN MEN VE İLGASINA DAİR KANUN

Tekkeler ve zaviyeler kapatılmıştır; mevcut sahiplik hakları farklı bir biçimde korunabilir ve bazıları cami veya mescit olarak kullanılabilir. Tarikatlarla ilgili unvanlar ve bu unvanlara ait hizmet, kıyafet ve iktisası yasaktır; bu tür hizmetlerde bulunmak veya bu unvanları taşımak mümkün değildir. Bu yapıların açılması, yeniden ihdas edilmesi veya tarikat uygulamasına yer verilmesi veya bu unvanları taşıyanlar veya bunlara hizmet verenler cezaya tabidir. Şeyhlik, babalık ve halifelik gibi yüksek konumlar söz konusu olduğunda cezalar ağırlaştırılır. Türbelerden önemli Türk büyüklerine ait olanlar veya sanat değeri taşıyanlar kamuya açılabilir; bakım için gerekli personel görevlendirilir. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin değişiklikler yapılmıştır ve bazı sonuçlar değiştirilmiştir.

Kanun 1062
1927-06-15

HUDUTLARI DAHİLİNDE TEBAAMIZIN EMLAKİNE VAZİYET EDEN DEVLETLERİN TÜRKİYE´DEKİ TEBAALARI EMLAKİNE KARŞI MUKABELEİ BİLMİSİL TEDABİRİ İTTİHAZI HAKKINDA KANUN

Pratik olarak bu düzenleme, Türkiye’deki belirli devletlerin tebaasının malvarlığı üzerinde kısıtlamalar uygulanabilir hale gelmesini öngörür ve bu devletlerin Türkiye’deki tebaası olanların malları üzerinde kısmen veya tamamen tasarruf ve sınırlama imkanını ortaya koyar. Sınırlanan veya tasfiye edilen malların varlığı karşılığında elde edilecek gelirler, ispat edilmesi gereken zarar miktarına göre zarar gören Türk tebaasına dağıtılır. Zararların ispatı için gerekli vesikaların şekil ve içeriği belirli bir yönerge ile tespit olunur. Kanun yürürlüğe girdikten sonra uygulanır.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 6777
1956-07-14

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDAKİ 3573 SAYILI KANUNUN SAKIZ VE NEVİLERİYLE HARNUPLUKLARA DA TEŞMİLİNE DAİR KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi zeytinciliğin ıslahı amacıyla sakız türlerinin aşı yoluyla zeytin ağaçlarına ve yabani harnupluklar için kullanılmasına olanak tanımaktadır. Aşıya konu sakız türleri menengiç, buttun, yabani sakız, adi sakız ve Filistin sakızı olarak belirlenmiştir. Aşı işlemleri ayrı yerlerde gerçekleştirilebileceği gibi zeytin, sakız ve nevileriyle yabani harnuplukların karışık olarak bulunduğu yerlerde de bir arada tesis edilebilir. Uygulama hükümleri mevcut mevzuat kapsamında uygulanır. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

Kanun 984
1927-03-12

ECZA TİCARETHANELERİYLE SANAT VE ZİRAAT İŞLERİNDE KULLANILAN ZEHİRLİ VE MÜESSİR KİMYEVİ MADDELERİN SATILDIĞI DÜKKANLARA MAHSUS KANUN

Bu düzenleme ecza ticarethanelerinin açılmasından işletilmesine, satışına, depolanmasına ve denetlenmesine ilişkin kapsamlı kurallar getirir; uyulmaması durumunda çeşitli yaptırımlar uygulanır. - Ecza ticarethanelerinin açılması için izin alınması ve müdür olarak diploması olan bir eczacının görevlendirilmesi şartı bulunur; gerektiğinde eczacı olmayan bir kişi de müdür olarak gösterilebilir, ancak yetkili bir eczacı müdür olarak atanır. - Şubeler açılabilir; her şubenin açılması için izin ve o şubenin mesul müdürünün bir eczacı olması gerekir; depolama ve ardiye gibi yerlerin gerekli niteliklere sahip olması zorunludur. - Satışlar belirli sınırlar içinde yapılır; ecza ticarethaneleri yalnızca ecza ve kimyevi maddelerle ilgili işlemleri gerçekleştirir ve belirli satış türleri için ayrı kurallar uygulanır; bazı ürünler ve işlemler için ek düzenlemeler bulunur. - Zehirli ve müessir maddelerin muhafazası için özel talimatlar uygulanır; bu maddelerin saklanması, güvenli bulundurulması ve gerektiğinde denetimlerde görülmesi zorunludur; teftişler sırasında uygun olmayan durumlar tespit edilirse tedbirler alınır ve işlemler mühürlenir. - Defter tutma, kayıt ve bildirim yükümlülükleri vardır; teftişlerde gerekli belgeler ve bilgiler sunulmak zorundadır; denetimlerde istenen bilgi ve mevzuata uygunluk sağlanmalıdır. - Denetim ve cezai yaptırımlar ciddi olup, kurallara aykırılık halinde para cezaları ve ruhsatın iptali gibi sonuçlar doğabilir; kamu sağlığı açısından tehlike durumunda işletmenin faaliyeti geçici olarak durdurulabilir. - Yurt dışından ithal edilen tıbbi ürünler ve zehirli maddeler için kalite kontrolleri ve laboratuvar incelemeleri yapılır; uygun bulunan ürünler piyasaya sürülür. - Beşeri tıbbi ürünler ile özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içinde izlenebilirlik sağlanır; bu izlenebilirliğe aykırı hareket edenler hakkında yaptırımlar uygulanır; tekrarlayan ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Genel olarak, denetimler sıkı uygulanır ve ilgili makamlar gerektiğinde müdahale ederek düzenleyici önlemler alır.

Kanun 1117
1927-07-07

KÜÇÜKLERİ MUZIR NEŞRİYATTAN KORUMA KANUNU

Küçüklerin manevi gelişimini bozabileceği düşünülen basılı eserler için inceleme ve sınırlama mekanizması oluşturulur. Yetkili bir kurul, hangi eserlerin zararlı olduğuna karar verir ve kararında temel amaç ve ilkeleri dikkate alır. Kurulun bir kararı halinde, eser sahipleri ve sorumlu müdürler bilgilendirilir ve zararlı bulunduğu belirtilen eserler için okunabilir bir uyarı damgası basılır; ayrıca bu eserler aleni olarak teşhir edilemez, reklamı yapılamaz ve açık bir şekilde satışa sunulamaz. Satış yalnızca yetişkinlere yönelik ve içi görünmeyen zarflı veya poşetli olarak yapılır; bu şekilde dağıtılması gerekir. Eserler okul gibi yerlere sokulamaz ve kamuya açık alanlarda sergilenemez. Kurul kararları sonraki baskılar için de geçerli olur; ancak eser sahipleri kararın yeniden incelenmesini talep edebilir ve uygun bulunursa sonraki baskılar için uygulanmaz. Karar verilmediği durumda, eser sahipleri kendi takdirleriyle zararlı gördükleri eserleri damgalı olarak satışa çıkarabilir; bu durumda da aynı sınırlamalar uygulanır. Kurulun herhangi bir karar vermemiş olması halinde bile, eserlerin konusu veya içeriği nedeniyle zararlı olduğu düşünülen eser sahipleri bu durumu kendiliğinden belirterek damga basabilir ve satışa sunabilir; bu durumda da ilgili sınırlamalar uygulanır. Eserlerin ve baskılarının, kurula iletilmesi amacıyla her nüshadan kopya sunulması zorunludur; bu yükümlülüğe uyulmaması halinde cezai yaptırımlar uygulanır. Güzel, kıymetli edebi, ilmi ve sanatsal eserler bu sınırlamaların kapsamı dışındadır. Küçükler için zararlı olduğuna karar verilen eserler için karar tebliğinden itibaren uygulanacak sınırlamalar, cezai yaptırımlar ve yükümlülükler söz konusudur; tüm uygulama ve denetim, ilgili makamlarca yürütülür.

Kanun 4654
1944-08-14

MEMLEKET İÇİ DÜŞMANA KARŞI SİLAHLI MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

Bu metnin amacı olağanüstü hallerde iç düşmana karşı savunmaya yönelik olarak belirli vatandaşların silah ve ilgili araçlarla karşı koyma yükümlülüğünü getirmektir. Erkek ve kadın vatandaşlar için uygun yaş grubundaki bireylerin, belirli bölgelerde ve gerekli görüldüğünde silahlanmaya ve savunmaya katılması öngörülür; eğitim ve hazırlık çalışma ve talimatlar bu kapsamda uygulanır. Ayrıntılı eğitim ve talim süreçleri, belirlenen yerleşim yerlerinde ilgili öğreticilerin gözetiminde yürütülür; sağlık durumları ve özel hallerin söz konusu olduğu durumlarda muaflık veya ayrı düzenlemeler uygulanabilir. Silahlar, cephaneler, gerekli teçhizat ve ikamet yerinden temin edilerek, muhataplara sağlanır ve gerektiğinde barınma imkanı sunulur. Hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, kaçanlar, vazifeyi ihmal edenler veya görevlerin uygulanmasını güçleştirenler cezai yaptırımlarla karşılaşır; ceza verilmesi, yükümlülüğün uygulanmasını durdurmaz. Halkı korkutacak veya yanlış tedbir almaya yöneltecek ölçüde asılsız veya abartılı haberler yayanlar hapis cezası ile cezalandırılır. Müdafaa amacıyla kullanılan tesis ve teçhizatın zarar görmesi veya çalınması durumunda ciddi cezalar uygulanır; zarar veya ziyan kasıtlı mı yoksa ihmal sonucu mu olduğuna göre cezalar değişir. Müdafaa amacıyla verilen silah ve eşyayı temellük edenler, bu eşyaları kasıtlı olarak tahrip edenler veya imha edenler için belirlenen cezalar uygulanır; bu eşyaların zayi olması veya kullanılamaz hale gelmesine yol açan fiiller için de hapis cezaları söz konusudur. Kanunun uygulanması ve denetimiyle ilgili uygulama görevi ilgili makam tarafından yürütülür.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 2548
1934-07-09

CEZA EVLERİYLE MAHKEME BİNALARI İNŞASI KARŞILIĞI OLARAK ALINACAK HARÇLAR VE MAHKÜMLARA ÖDETTİRİLECEK YİYECEK BEDELLERİ HAKKINDA KANUN

- Icra yoluyla tahsil edilen paradan belirli bir oran harç olarak alınır; sabit harçlar icra başladığında peşin olarak tahsil edilir; harçlar borçluya yüklenemez; borç tutarı belli bir eşik değerin altında ise harç alınmaz. - Mahkûmlar, bulundukları süre boyunca yiyecek bedellerini ödemekle yükümlüdür; bu bedeller periyodik olarak hesaplanır ve borç olarak kayda geçer; ödeme güçleri olup olmadıklarının incelenmesi için ilgili yerel merciler devreye girer; ödeme yapılmazsa tahsilat için gerekli işlemler başlatılır; yiyecek bedellerinin alacakları süre aşımına uğrayabilir; çalışma yapanlar veya ödeme gücü olmadığı anlaşılanlar için istisnalar uygulanır. - Yiyecek bedelleri ve ilgili tahsilatlar makbuz karşılığı yapılır ve güvenli şekilde kaydedilir; tahsilat süreci belirli usullere göre yürütülür. - Yiyecek bedellerinin hesaplanmasında ekmek ve diğer gıda maddelerinin satış fiyatı temel alınır. - Kanunun bazı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır; uygulanması icra makamları tarafından yürütülür.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.