10 / 783 sonuç gösteriliyor

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

CB Yönetmeliği 3584
2021-03-02

ENERJİ ETİKETLEMESİ ÇERÇEVE YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmeliğin uygulama etkileri şu şekildedir: - Ürünler için doğru enerji etiketi ve ürün bilgi formu temin edilmesi zorunluluğu doğar; bu belgeler müşterilere bedelsiz olarak sunulur ve gerektiğinde basılı kopya talep edilmesini sağlar. - Üretici/ithalatçı, etiketi ve ürün bilgi formunu doğru ve güncel tutmakla yükümlüdür; ayrıca gerekli teknik dosyayı sunarak doğruluğu kanıtlar. - Ürün üzerinde yapılan enerji verimliliğiyle ilgili değişiklikler için müşteriye önceden açık onay alınması ve güncellemenin amacı hakkında bilgilendirme yapılması gerekir; müşterinin güncellemeyi reddetme seçeneği korunur. - Ürün bilgisi parametreleri, ürün veri tabanı veya üreticinin internet sitesi üzerinden sunulabilir; talep edildiğinde basılı ürün bilgi formunun temin edilmesi zorunludur. - Satıcılar, ilgili etiketi ve ürün bilgi formunu görünür şekilde teşhir etmek ve müşterinin erişimine açık tutmakla yükümlüdür; etiketi ve forma talep halinde üreticiden temin eder. - Reklam ve tanıtım malzemelerinde enerji sınıfı ve aralığına atıfta bulunulması gerekir; yanıltıcı etiketler veya ibareler kullanılmaz; sahte etiketler taklit edilemez. - Yetkili kuruluşlar piyasayı gözetler; uygunsuzluk durumunda düzeltici önlemler talep eder, gerekirse ürünün piyasadan çekilmesini veya geri çağırılmasını sağlar; kararlar ilgili taraflar ve yetkili kurumlar arasında paylaşılır. - Riskli bulunan ürünler için ulusal müdahale ve koruma önlemleri uygulanabilir; tüm birimler ve eşdeğer modeller için bu önlemler geçerli olabilir; gerektiğinde ürünün piyasa dışında kalması veya geri çekilmesi için adımlar atılır. - Uygun olmayan ürünlerle ilgili bildirimler ve koordinasyonlar ulusal ve uluslararası temaslarla yürütülür; ürünlerin güvenli ve enerji etiketleme gerekliliklerine uygun olması için süreci destekler. - Gri enerji sınıfı uygulanması gereken durumlarda etikette gri renkli gösterim kullanılabilir; bu, bazı ürünlerin piyasaya arzı için sınırlamayı yansıtabilir.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

Kanun 7068
2018-03-08

GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu Kanun, polis, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında görev yapan personel için disiplin işlemlerini, cezalarını, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturması usulünü ve ilgili diğer hususları düzenler. Kapsam ve uygulanabilirlik açısından - Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ile yükümlü erbaş/erler, bu düzenlemenin kapsamındadır. - Sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erler için kendi mevzuatları uygulanabilir. Disiplin cezalarının niteliği ve uygulanması - Disiplin cezaları çeşitlidir ve uygulanabilir; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma gibi yaptırımlar öne çıkar. - Aynı fiilden birden fazla disiplin cezası verilemez; ağır olan ceza uygulanır. - Geçmiş olumlu hizmet durumları, cezaların uygulanmasında hafifletici etki yaratabilir. Disiplin soruşturması ve adli süreçler arasındaki ilişki - Disiplin soruşturması, adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsız olarak yürütülebilir; adli süreç bu disiplin işlemlerini engellemez. Takdir hakkı ve kararların gerekçelendirilmesi - Disiplin cezalarını uygulayan yetkili amirler veya kurullar, takdir haklarını ölçülü ve adil biçimde kullanır; kararlar gerekçelendirilir. - Takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kararlar yalnızca sınırlı durumlarda reddedilebilir veya kaldırılabilir; genel kural, kararın gerekçeli olmasıdır. - Disiplin kararlarına itiraz halinde verilen kararlar, kararın gerekçelendirilmesi ve ölçülü değerlendirme ilkelerini gözetir. Disiplin fiillerinin niteliğine ilişkin örnekler - Disiplin fiilleri, hizmetin gerektirdiği davranış kurallarına aykırı tutumlar, emir ve görevlerin gereği gibi yerine getirilmemesi, zamanında gelmeme veya gereğince bildirimde bulunmama gibi davranışları kapsar. - Görev sırasında saygısızlık göstermek, emirleri uygulamamak veya amirlere karşı tutumlar gibi hususlar ceza nedenleri arasında yer alır. - Ekip içinde baskı, taciz veya görevlerle ilgili sorumlulukları yerine getirmeme gibi hususlar da cezai kapsama girer. Özlük dosyası ve sicil sonrası etkiler - Ceza türüne göre, cezaların özlük dosyasından silinmesi mümkün olabilir; bu süreçler belirli süreler sonunda gerçekleşebilir. - Belirli durumlarda geçmiş hizmetin olumlu olduğu durumlar, cezaların hafifletici etkisi olarak değerlendirilebilir. Süreç ve prosedürler - Disiplin kurulları ve disiplin amirleri, yapılan işlemler sırasında usul ve kurallara uygun hareket eder; takdir ve karar süreçlerinde şeffaf ve gerekçeli yaklaşım benimsenir.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

CB Kararı 21
2018-08-15

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ MENŞELİ BAZI ÜRÜNLERİN İTHALATINDA EK MALİ YÜKÜMLÜLÜK UYGULANMASINA DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 21)

Amerika Birleşik Devletleri menşeli bazı ürünlerin ithalinde uygulanacak ek mali yükümlülük uygulamasını değiştiren karar, hangi ürünlerin ek mali yükümlülüğe tabi olduğu ve uygulanacak ek yükümlülük oranlarının belirli ürün grupları için yeniden düzenlendiğini ifade eder. Bu kapsamda pirinç, tütün ürünleri, alkollü içecekler, güzellik veya makyaj ürünleri, plastik ve kauçuk esaslı ürünler, kağıt ve karton ürünleri, selüloz ürünleri, tekstil ürünleri, mobilya ile otomobiller ve bazı makineler gibi geniş bir yelpazede ürünlerin ek mali yükümlülüğe tabi tutulması amaçlanmıştır. Geçici hüküm uyarınca daha önce sevk edilmek üzere taşıma belgeleri düzenlenmiş olan eşyaların bu değişiklikten önceki ek yükümlülük oranları uygulanabilecektir. Karar yürürlüğe girer ve uygulanır; uygulama süreçleri ilgili mevzuata göre yürütülür.

Kanun 6098
2011-02-04

TÜRK BORÇLAR KANUNU

Sözleşme tarafların karşılıklı ve uygun iradelerini açıkça ya da örtülü olarak ifade etmesiyle kurulur; esaslı noktalar üzerinde anlaşılırsa diğer ayrıntılar üzerinde görüş ayrılığı olsa bile sözleşme geçerli sayılabilir. Bir teklif için süre belirlenirse kabul o süre içinde ulaşmazsa taraflar bağlılıktan kurtulur; süre belirlenmezse hazır olanlar arasındaki teklifler hemen kabul edilmiş sayılabilir, hazır olmayanlar arasındaysa kabulün ulaştığı anda taraflar bağımlı hale gelebilir. İstek üzerine ya da örtülü kabul durumlarında, reddedilmediği sürece sözleşme kurulmuş sayılabilir; ismarlanmış mal ise teklif olarak kabul edilmez. Öneriyle ilgili olarak, bağlayıcı olmayan bir öneri açıkça ifade edilmişse ya da işin özelliğinden bağlanma niyeti anlaşılırsa, öneri bağlamaz; fiyatlı mal sergilenmesi gibi durumlar da açıkça anlaşılmadıkça öneri sayılır. Genel işlem koşulları, tarafların çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak için önceden hazırladığı hükümler olabilir; bu hükümler yazılı olarak bildirilip kabul edilmediği sürece kapsam dışı sayılabilir veya yazılı olarak kabul edilen hükümler geçerli olur; ancak bu koşullarda taraflara ağır yükler yükleyen veya tek taraflı değişiklikler içeren hükümler dürüstlük ve adalet ilkeleriyle denetlenir. Sözleşmenin içeriği tarafların özgür iradesiyle belirlenir; emredici hükümler ve kamu düzenine aykırı olanlar geçersiz sayılır; sözleşmede aşırı yararlanma varsa zarar gören, edimlerin dengesinin sağlanmasını talep edebilir veya sözleşmeden cayabilir. Yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle yapılan sözleşmelerde durum değişebilir; esaslı yanılmada taraf bağlayıcı olmayabilir; dürüstlük kuralları gereği hatalı durumda zarar görenin hakları korunur; aldatma veya korkutmanın etkisiyle yapılan sözleşmelerde bağlayıcılık doğabilir veya zarar gören tazminat talep edebilir. Yetkili temsil, temsil edilen adına hareket eder ve sonuçlar doğrudan temsil olunanı bağlar; temsil yetkisi sınırlandırılabilir, ölüm veya iflas gibi durumlarda yetki sona erebilir; yetkisiz temsil söz konusuysa onayla bağlayıcılık doğabilir; onay yoksa zarar görme ihtimali ortaya çıkabilir. Zarardan sorumlu olan, zararı gidermekle yükümlüdür; zarar ve kusur ispatı zarar görene aittir; tazminatın kapsamı ve ödenme biçimi, durumun gereğine göre belirlenir ve gerektiğinde indirim yapılabilir. Ön sözleşme, ileride kurulacak sözleşmenin geçerliliğini içerir; ilerideki sözleşmenin biçimi ile ilgili esaslar bununla bağlıdır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 1130
2019-05-22

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ MENŞELİ BAZI ÜRÜNLERİN İTHALATINDA EK MALİ YÜKÜMLÜLÜK UYGULANMASINA DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1130)

Bu karar ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uygulanacak ek mali yükümlülüklerin kapsamını değiştirmiştir. Çeşitli ürün grupları için ek yükümlülük uygulanması öngörülmüş ya da mevcut yükümlülükler artırılmıştır. Kapsamı geniş ürün grupları arasında gıda ve tüketici ürünleri, enerji ve sanayiye yönelik ürünler ile plastik, kağıt ve benzeri diğer kategoriler bulunabilir. Bu değişiklikler ithalat maliyetlerini artırabilir ve bu ürünlerin tedarik maliyetleri ile nihai fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilir. İthalat süreçlerinde ve tedarik zinciri yönetiminde etkiler görülebilir.