10 / 3.394 sonuç gösteriliyor

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

Kanun 5253
2004-11-23

DERNEKLER KANUNU

- Derneklerin Türkiye’deki faaliyetlerinin çerçevesini belirler; amaçları, yapıları, denetimleri ve uygulanacak yaptırımları kapsar. - Dernek kurma hakkını güvence altına alır ve tüzükte bulunması gereken asgari konuları tanımlar. - Genel kurul, yönetim ve denetim kurulları ile diğer organların görevlerini, yetkilerini ve üyelik süreçlerini düzenler. - Şubeler, temsilcilikler, platformlar, federasyonlar ve konfederasyonlar gibi tüzel kişilikleri ve organları arasındaki ilişkiyi ve yönetimini kurallandırır. - Uluslararası faaliyetlere ilişkin esasları getirir; yurt dışında temsilcilik veya şube açma, yabancı kuruluşlarla işbirliği ve Türkiye’de faaliyet için gerekli izin/görüş süreçlerini belirler. - Tüzel kişilerin oy kullanmasını ve temsil yetkilerini düzenler. - İç denetim zorunluluğu getirir ve bağımsız denetim kuruluşlarıyla denetim yapılmasına olanak tanır; denetim sonuçlarının ilgili kişiler ve kurul tarafından sunulmasını sağlar. - Gelir ve giderlerin belgelenmesini, saklama sürelerini ve mali süreçlerin yürütülmesini standardize eder; bankacılık işlemleri için gereken belgeleri belirtir. - Derneklerin maddi yardım alabileceği ve verebileceği tarafları, kamu kurumlarıyla ortak projeler için mali paylaşımına ilişkin esasları ve ilgili sınırlamaları kurallaştırır. - Sandık kurulumu ile üyelerin zaruri ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin esasları düzenler. - Üyelik kabulü, çıkışı, değişiklikler ve organ üyelerinin bildirilmesi gibi işlemlerde uygulanacak usulleri belirler. - Taşınmaz mal edinme ve tasfiye süreçlerini, mal varlığının korunması ve devriyle ilgili esasları düzenler. - Kolluk kuvvetlerinin müdahale yetkileri ve el koyma hallerinde hakim kararının gerekliliğini ve bildirim yükümlülüğünü belirtir. - Yurtdışından yardımların alınması ve yurtdışına yapılacak yardımların bildirilmesi ile kayıt altına alınmasına ilişkin esasları getirir. - Faaliyetlerin ve hesapların şeffaflığı için beyanname verilmesi ve yıl sonunda denetimlerin yapılmasına ilişkin uygulamaları özetler.

Kanun 4628
2001-03-03

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, enerji piyasalarını düzenlemek ve denetlemek için gerekli yetki ve yapısal çerçeveyi kurar ve uygulamaya koyar. - Piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere lisans verme, lisans şartlarını belirleme, sözleşmeleri düzenleme ve bu sözleşmeleri denetleme yetkisi sağlar. - Serbest olmayan tüketiciler için uygulanacak fiyatlandırma esaslarını belirler, her yıl için limitleri ayarlayabilir ve enflasyon nedeniyle gerekirse uyarlama formüllerini uygular. - Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik hizmeti sunulmasına yönelik gerekli düzenlemeleri yapar. - Üretim, iletim ve dağıtım tesisleri ile otoprodüktör ve otoprodüktör gruplarının güvenlik standartlarını tespit eder ve bunların uygulanmasını sağlar. - Piyasanın gelişimine uygun yeni ticaret yöntemleri ve satış kanalları için gerekli altyapıyı geliştirir ve uygulanmasını sağlar. - Model anlaşmalar geliştirmek ve ticari sırlar dahil gizli bilgilerin korunmasına yönelik usul ve esasları belirlemek gibi kamu yararıyla ilgili konularda düzenlemeler yapar. - Piyasa katılımcılarının eşitlik ve şeffaflık standartlarına uyumunu denetler ve gerekli tedbirleri alır. - Talep tahminleri, üretim kapasite projeksiyonu ve yatırım planlarının onaylanması gibi planlama ve mali karar süreçlerinde karar alır ve bu planların uygulanmasını denetler. - Lisans sahipleriyle yapılan tarife ve diğer anlaşmalara ilişkin uygunluk ihlallerinde yaptırımlar uygulama yetkisine ve lisans iptaline sahiptir. - Kamu yararı, çevresel etkiler ve güvenlik hedefleri doğrultusunda gerekli tedbirleri alır ve bu konularda kamu kurumlarıyla koordineli çalışır. - Piyasa rekabetini güçlendirmek amacıyla ilişkili standartlar ve kurallar belirler, bu standartların uygulanmasını sağlar ve gerektiğinde kısıtlamalar getirir. - Yıllık raporlar, piyasa gelişimiyle ilgili raporlar ve benzeri belgeler hazırlayarak ilgili mercilere sunar. - Uluslararası mevzuat ve uygulamaları izler, gerekli gördüğünde ilgili düzenlemeleri yapar ve Bakanlığa sunar. - Doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarıyla ilgili ek görevleri de devralır ve bu alanlarda planlama, tarifeler, lisanslar, denetimler ve uyuşmazlık çözümü gibi konuları yönetir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5225
2004-07-21

KÜLTÜR YATIRIMLARI VE GİRİŞİMLERİNİ TEŞVİK KANUNU

Bu mevzuat, kültür yatırımlarını ve kültür girişimlerini teşvik etmek amacıyla yatırımcı ve girişimcilerin belge alarak belirli avantajlardan yararlanmasını sağlar. Teşvik kapsamında kültür merkezlerinin yapımı, onarımı ve işletilmesi ile bunlara bağlı alanlarda çalışmalar yapılabilir; ayrıca kütüphane, müze, arşiv, galeriler, sahne sanatları ve benzeri faaliyetlerin yapıldığı mekânlar ile kültürel ve sanatsal alanlara yönelik çalışmalar desteklenir. Taşınmaz mal tahsisi ve bedelsiz haklar sağlanabilir; kamu arazilerinin kullanımına ilişkin kolaylıklar ve uygun koşullarla tahsisler yapılır. Vergi ve sosyal güvenlik konularında indirimler ve destekler uygulanabilir; bu kapsama giren işletmeler için vergi stopajı indirimi, sigorta prim ödemelerinde destek ve enerji ile su giderlerinde kolaylıklar söz konusu olabilir. Belgeli yatırım veya girişimlerde yabancı uzman personel ve sanatçı çalıştırılmasına imkan verilir; ilgili izinlerle sınırlı olmak üzere çalışan sayısı ve süreye ilişkin düzenlemeler uygulanabilir. Faaliyetlerin hafta sonu ve resmi tatillerde sürdürülmesi olanaklı kılınabilir; altyapı hizmetlerinin temini için kamu kurumlarının öncelikli çalışması öngörülür. Belgelendirme süreçleri ve denetim mekanizmaları ile hangi faaliyetlerin teşvikten yararlanabileceği belirlenecek ve gerektiğinde denetim sonucunda belgenin iptali veya cezai yaptırımlar uygulanabilir. Projelerin güvenli ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi için uygun gördürülen altyapı ve raporlama yükümlülükleri hayata geçirilir; değişiklikler, devirler ve faaliyetin sona ermesi durumunda teşviklerin uygulanabilirliği kurallara bağlanır.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 2937
1983-11-03

DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNU

Bu kanun devlet istihbaratının elde edilmesi ve kullanılması ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın kuruluş, görev ve faaliyetlerine ilişkin esasları düzenler. Teşkilat merkezi bir yapı olarak başkan ve yardımcıları ile birimler halinde örgütlenir ve yönetim başkana aittir. Teşkilat ülke güvenliğini tehdit eden iç ve dış olaylar hakkında istihbarat üreterek gerekli makamlara iletmeyi amaçlar. Kamu kurum ve kuruluşlarının milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanması ve uygulanmasına katkıda bulunur ve bu kapsamda ihtiyaçları karşılamaya yönelik koordinasyonu sağlar. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumları bu istihbarat çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunda bilgi ve haber sağlamaya, istihbarat faaliyetlerine karşı koymaya ve gerekli yardımı göstermeye yükümlüdür. Teşkilat, görevlerini yerine getirirken gizli çalışma usul ve tekniklerini kullanabilir ve gerektiğinde kimlik veya tüzel kişilik gibi yöntemlerle çalışma yapabilir. İstihbarat faaliyetleri, dış istihbarat, millî savunma, terörle mücadele ve siber güvenlik konularında bilgi toplama, kaydetme, analiz etme ve ilgili kurumlara ulaştırma yönünde uygulanabilir. Teşkilat kapasitesini geliştirmek amacıyla çağdaş istihbarat yöntemlerini araştırır ve teknolojideki gelişmeleri takip eder. Faaliyetler, belirli denetim mekanizmaları ve güvenlik ilkelerine tabidir; elde edilen kayıtlar ve bilgiler yalnızca öngörülen amaçlarla kullanılabilir, gizlilik korunur ve gerektiğinde imha edilebilir. Olağanüstü hallerde gerekli personel ve malzeme planları ilgili kurumlarla önceden belirlenir ve uygulanır.

Kanun 6001
2010-07-13

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun uygulamasıyla Karayolları Genel Müdürlüğü, karayollarını üç ana sınıfta (otoyolları, devlet yollarını ve il yollarını) kapsayacak şekilde planlar, yönetir ve bu yolların kamu yararı ve milli ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesini sağlar. Karayolları ağının hangi yolları kapsayacağına ilişkin kararlar ilgili kurumların görüşleriyle birlikte Bakanlık onayıyla uygulanır; hak ve sorumluluklar, bu ağlardan çıkarılan yollar için gerekli bildirimlerin yapıldığı andan itibaren ilgili idarelere devredilir. Geçiş ve kullanım koşullarıyla ilgili olarak geçiş ücretli yollar ve erişme kontrolü uygulaması, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakanın onayıyla belirlenir; ücretler, yolun sınıfı, trafik yoğunluğu ve diğer ilgili faktörler dikkate alınarak belirlenir ve sözleşmelere uygun şekilde uygulanır. Ücretli olmayan kesimler ile işletme hakkı verilen veya devredilen alanlar için geçişler genel hükümler doğrultusunda belirlenir. Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantılar ve şehir geçişleri, Genel Müdürlük önerisi ve Bakanlık ile belediyelerin ortak kararıyla düzenlenir; erişim kontrollü yol çevresindeki taşınmaz sahiplerinin doğrudan giriş-çıkış hakları yoktur ve bağlantıların ulaşımı toplayıcı yol veya bağlantı noktaları üzerinden sağlanır. Belediyeler ve mücavir alanlar dışında kalan yerlerde imar planı çalışmalarında Genel Müdürlük görüşü aralıklı olarak dikkate alınır; kesinleşen güzergâh planları imar planlarına işlenir ve bu süreçler koordineli yürütülür. Tesisler ve yapılarla ilgili olarak erişme kontrollü karayolları sınırları içinde Genel Müdürlük izniyle kurulacak tesisler, mimari ve mühendislik sorumluluğu Genel Müdürlükte olmak üzere plan, ruhsat ve lisans süreçlerine tabi değildir; ancak bu tesislerin bulunduğu alanlar karayoluna bağlı olarak yürütülür ve ilgili izinler bu kapsamda değerlendirilir. Kamulaştırma ve trampa yetkileri, gerekli taşınmazların temini için Genel Müdürlük tarafından kullanılır; trampa yoluyla taşınmazlar kamu yararı amacıyla uygun görüldüğünde değiş tokuş edilerek kullanıma alınır; kamulaştırılan taşınmazlar devlet malı olarak kabul edilir. Genel Müdürlüğün mal ve gelirleri devlet malı hükmünde olup haczedilemez; bazı vergilerden ve harçlardan muaf olabilir; gelirler vergiden istisnai olarak etkilenebilir; bu muafiyetler mevzuat çerçevesinde uygulanır. Güzergâh planları ve imar planı uyumu üzerinde yoğun bir koordinasyon vardır; güzergâhlar, imar planlarına işlenmek üzere belediye ve ilgili kurumlarla paylaşılarak değerlendirilir; itirazlar Genel Müdürlükçe karara bağlanır ve karayolu güzergâhı kesinleşince ilgili kurum ve kamu kurumlarına bildirilir; jeolojik, jeoteknik ve fotogrametrik raporlar bu süreçlerde temel alınır. Çevre ve güvenlik açısından, karayolları kenarında atık bırakılması yasaktır; güvenlik ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerektiğinde müdahaleler Genel Müdürlük gözetiminde veya yetkili makamlarca gerçekleştirilir ve zarar veya masraflar sorumlu kişilerden talep edilir. Ulaşımın sürekliliği amacıyla, erişme kontrolü uygulanması nedeniyle yolların kapatılması durumunda, taşınmaz sahipleri için en kısa mesafeden alternatif erişim sağlanır ve bu haklar korunur. Özetle, bu yapılandırma karayolları ağını planlama, sınıflandırma, erişim ve geçiş koşullarını belirleme, kamulaştırma ve taşınmaz temin süreçlerini düzenleme, bağlantı ve şehir geçişlerini koordine etme, tesisleşme ve güvenlik konularını merkezi bir yönetim altında tutar; kamu yararı, çevre güvenliği ve imar alanıyla uyum ilkeleri doğrultusunda karar alınmasını ve uygulanmasını hedefler.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 6361
2012-12-13

FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU

Bu mevzuat finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerinin kuruluşu, faaliyeti ve denetimine ilişkin temel kuralları belirler. Kapsam olarak Türkiye’de kurulu bu tür şirketler ile bazı işlemler bu kurallara tabidir; bazı işlemler için saklı hükümler bulunur. Kuruluş için gerekli izin süreci ve uygunluk şartları düzenlenir; anonim şirket şeklinde kurulma ve adın ilgili tanıma uygun olması, kurucuların ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması, ortaklık yapısının şeffaf olması gibi hususlar gereklidir. Kurucuların mali güç, itibar ve kontrol açısından uygun olması ile belirli etik ve yasal kriterleri taşıması gerekir. Faaliyet izni için ayrıca bir başvuru ve onay süreçleri gereklidir; faaliyete geçiş için sermaye, muhasebe ve iç kontrol sistemlerinin kurulması, raporlama süreçlerinin belirlenmesi ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması gerekir. Şubeler yurt içi veya yurt dışı olarak açılabilir; bunun için izne ihtiyaç vardır. Şirketin yapamayacağı işler ve sınırlamalar net olarak belirlenir; ana faaliyet konularının dışına çıkılamaz, belirli oranlar dahilinde kredi verme, garanti ve kefalet verme gibi işlemler sınırlanır, mevduat toplama veya tasarruf finansmanı dışında finansman sağlama konusunda kısıtlar uygulanır. Sigorta mevzuatı saklıdır; sigorta işlemleriyle aracılık kapsamı dışına çıkılamaz. Tasarruf finansman şirketleri için özel kısıtlamalar getirilir; konut veya taşıt edinimine yönelik tasarruf finansmanı dışında finansman sağlanamaz, üçüncü taraflara borç verilemez, ortaklık edinilemez, reklam ve banka imajı yaratacak ifadeler kullanılamaz, sadece yurt içinde kayıtlı konut/taşıt/çatılı işyeri edinimini finanse edebilir. Şirketlerin iştirakleri ve ortaklık yapıları ile ilgili usul ve esaslar kurum tarafından belirlenir.