10 / 1.697 sonuç gösteriliyor

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 5404
2022-04-07

FİKİR VE SANAT ESERİ SAHİPLERİ İLE BAĞLANTILI HAK SAHİPLERİ MESLEK BİRLİKLERİ TİP STATÜSÜNÜN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5404)

Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri Tip Statüsü yürürlükten kaldırıldığı için artık uygulanmayan bir çerçeve haline gelmiştir ve buna dayanarak faaliyet gösteren meslek birliklerinin yasal dayanağı ortadan kalkmıştır.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

Kanun 4629
2001-03-03

BAZI FONLARIN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme bazı kamu fonlarını kaldırır ve ilgili gelirler ile varlıkları bütçelere devreder; gerektiğinde özel ödenek veya özel tertipler olarak kaydedilir. - Kaldırılan fonlar kapsamındaki personel, bağlı oldukları kurumun genel veya katma bütçesine naklen atamalı olarak devredilir ve eski kadrolardaki özlük hakları korunur; uygun kadroya atananların arasındaki fark tazminat olarak ödenebilir. - Sözleşmeli personele üç ay içinde uygun boş kadro bulunması halinde atama yapılır; faydalanmak istemeyenlerin sözleşmeleri feshedilir. - Sürekli işçiler ile geçici işçiler, fonların bağlı olduğu kurumlara devredilir; faydalanmak istemeyenlerin ilişikleri kesilir ve hakları ödenir. - Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) döner sermaye işletmesi kurulur ve ÖSYM’ye ait varlıklar bu işletmeye devredilir; ilk sermaye karşılığı bütçeden karşılanır; işletmenin giderleri döner sermaye gelirleriyle karşılanır ve uygulama esasları belirlenir. - ÖSYM’nin mevcut personeli dışındaki döner sermaye uygulamasıyla ilgili ödemeler üzerinde düzenleme yapılır; personele maktu fazla mesai ödemesi gibi imkanlar getirilir. - Kültür Bakanlığı’na film gösterimlerinden elde edilen vergilerden pay ayrılır ve bütçede özel gelir olarak kaydedilir; kullanılmayan paylar ertesi yıla devredilebilir. - Turizm tanıtımı için gelecek yıllara yönelik taahhüt yetkisi verilir; kullanılmayan ödenekler aynı amaçla yeniden devredebilinir. - Çevre, karayolları ve maden gibi bazı alanlardaki fon gelirleriyle kredilerin geri dönüşleri yönetmeliklerle düzenlenir; bu gelirler bütçeye gelir olarak kaydedilir ve gerektiğinde özel ödenekler olarak kullanılabilir.

CB Yönetmeliği 3933
2021-04-30

BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA A.Ş. (BOTAŞ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (F) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu usul ve esaslar BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından AR-GE hizmet alımlarında uygulanmak üzere belirlenmiştir. - Amaç ve kapsam: AR-GE odaklı hizmet alımlarını düzenler; projelerin BOTAŞ tarafından finanse edilmesi halinde elde edilen sonuçların kendisinin faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik olarak uygulanır; bu kapsamda araştırma ve geliştirme faaliyetleri, yeni süreçler ve uygulamaların tasarımı için yapılan hizmet alımlarını kapsar. - Temel ilkeler: Şeffaflık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamu denetimi ve ihtiyaçların uygun şartlarda, zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması hedeflenir; hizmet alımları bütünlükleri bozulmadan tek bir bütçe ve kapsam altında yürütülür; ödeneğin bulunmaması halinde ihaleye çıkılmaz. - İhale işlemleri ve dosya yönetimi: İhaleye ilişkin bir işlem dosyası tutulur; ihale kararları ve tutanaklar kayda geçirilir; işlemler şeffaf bir süreç içinde yürütülür. - Eşik değer ve maliyet: Hak ediş sınırları belirlenir ve yaklaşık maliyet hesapları yapılır; maliyet değerlendirme süreçleri dokümante edilir ve gerektiğinde güncel maliyetler üzerinden reevaluasyon yapılabilir. - Yeterlik ve katılım koşulları: Ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler için belgelendirme gereklidir; adaylar ilgili meslek odalarına kayıtlı olma ve teknik kapasite gibi kriterleri karşılamak zorundadır; belirli bir geçmişteki proje deneyimi ve kalite güvence belgeleri istenebilir. - Katılım dışı bırakılma kriterleri: İflas, tasfiye, vergi veya sosyal güvenlik prim borçları gibi mali mevzuata aykırılık, meslek ahlakına aykırı davranışlar gibi hallerde ihaleye katılım engellenebilir. - Ortak girişimler: İş ortaklığı veya konsorsiyum kurulabilir; ortaklar arasında sorumluluklar birlikte veya koordinatör üzerinden yürütülür; ihalenin kazanması halinde noter tasdikli ortak girişim sözleşmesi istenebilir. - Alt yükleniciler: Teklifi veren muhtemel alt yükleniciler önceden belirtilir ve onaylanabilir; ancak yüklenicinin sorumlulukları devre dışı bırakılmaz. - İhaleyi iptal etme: Gerekli hallerde ihalenin iptali yapılabilir ve katılımcılara bildirimde bulunulur; iptal nedeniyle teklifler reddedilir ve iade edilmezler. - İhale usulleri: Doğrudan temin veya ihale yoluyla alımlar gerçekleştirilebilir; belli istekliler arasında ihale veya pazarlık gibi yöntemler kullanılabilir; hangi yöntemin uygulanacağı ihalenin niteliğine göre belirlenir. - Belli istekliler arasında ihale: Ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda davet edilen istekliler teklif verebilir; adaylara teklif hazırlama süresi tanınır ve ön yeterlik kriterleri karşılaştırılır. - Gerekli belgeler ve süreç: Değerlendirme aşamasında hangi belgelerin kullanılacağı ihale dokümanında belirtilir; değerlendirme sonuçlarına itiraz süreçleri ve kararlar kaydedilir. - İhale dokümanı ve teknik şartname: İşin teknik ve idari şartları ile proje tanımı, sözleşme taslağı ve diğer ilgili belgeler ihale dokümanında yer alır. - Proje ve proje yönetimi: Proje koordinatörü ve proje yürütme komitesi gibi yapıların görev ve sorumlulukları tanımlanır; proje doğrulaması ve sözleşme uyum kontrolleri yapılır. - Projelendirme ve kalite güvence: Üretim/imalat kapasitesi ile AR-GE faaliyetleri ve kalite güvence süreçleri için gerekli belgeler talep edilebilir; uygunluk için akredite kalite kontrol kuruluşlarının sertifikaları istenebilir. - Yasal ve etik uyum: İhaleye katılım ve yürütüm sırasında yasalara ve etik kurallara uyum gereklidir; yasa dışı fiil veya davranışlar tespit edildiğinde işlemler ayrıca hükümlere tabidir. - Direkt temin veya ihale uygulanabilirliği: İhtiyaca göre doğrudan temin veya ihale yöntemiyle alım yapılabilir; ihalenin tipo ve süreçleri uygun şekilde belirlenir.

KHK 633
2011-06-08

SOSYAL HİZMETLER ALANINDA BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu düzenleme sosyal hizmetler ve aile alanında hizmetlerin sunumunu etkili kılmak amacıyla teşkilat ve görevlerin yeniden yapılandırılmasını öngörür. Sosyal yardımların hedef kitle tespiti, hak kazanma süreçleri ve muhtaçlık durumlarının doğrulanması için entegre bir veri tabanı kurulması sağlanır; böylece muhtemel tekrarlanan veya hatalı ödemelerin önlenmesi hedeflenir. Veri tabanının kamu kurumları ve yerel yönetimler ile dayanışma içinde paylaşılabilirliğine ilişkin esaslar belirlenir; bilgiler güvenli ve yetkili kişilerle sınırlı olarak erişime açılır. Sosyal yardım projelerinin kaynaklarıyla ilgili kararlar almak ve uygulamaları yönlendirmek amacıyla bir fon kurulu oluşturulur; koordinasyon ve karar alma süreçleri netleşir. İlkel ve ilçe düzeyinde sosyal yardımlara ilişkin taleplerin değerlendirilmesi, ihtiyaç sahiplerinin belirlenmesi ve hizmetlerin planlanması süreçleri daha sistematik hale getirilir. Aile yardımlarında doğum yardımı ve konut hesabı gibi destekler için ödeme esasları, hesaplama ve denetim süreçleri belirlenir; haksız ödemelerin geri alınması ve önleyici uygulamalar öne çıkar. Doğum yardımları uygulaması getirilir ve ödemelerin vergisel muafiyet ve haciz dışı şekilde gerçekleştirilmesi sağlanır; hatalı başvurular halinde iade süreçleri uygulanır. Şehit yakınları ve gazilere yönelik dayanışmayı güçlendirmek amacıyla bir vakıf kurulması ve vakıf faaliyetlerinin finansmanı için çeşitli gelir kaynakları öngörülür; vergi muafiyetleri ve denetim mekanizmaları uygulanır. Vakfın işlemleri ve faaliyetleri üzerinde denetim ve uyum süreçleri işletilir; vakıf ve ilgili hizmetlerin şeffaf ve hesap verebilir biçimde yürütülmesi hedeflenir. Genel olarak, vatandaşların sosyal yardım ve desteklere erişiminin iyileştirilmesi, hizmetlerin daha koordineli ve etkili sunulması ile hesap verebilirliğin artırılması amaçlanır.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.