10 / 2.482 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 20146883
2014-10-22

GEÇİCİ KORUMA YÖNETMELİĞİ

- Bu yönetmelik, ülkeden ayrılmaya zorlanan yabancılar için geçici koruma olarak adlandırılan özel bir güvence sistemi kurar ve uygulanmasını düzenler; bu koruma, bireysel olarak uluslararası koruma statüsü verilmesini doğrudan sağlamaz. - Geçici korumadan yararlanabilecek kişiler, acil ve kitlesel akın durumlarında gelenler ve bireysel olarak uluslararası koruma statüsü belirlenemeyenler arasından belirlenir. - Geçici koruma kapsamına alınanlar Türkiye’de kalış süresi boyunca güvenlik, barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması dahil belirli haklara sahip olur; ancak bu koruma, daha sonraki uluslararası koruma başvurularının otomatik olarak kabulü anlamına gelmez. - Belirli koşullarda ve nitelikteki kişiler geçici korumadan yararlanamaz veya yararlandıysa korumaları iptal edilebilir; bu, ciddi suç işlemek veya insanlığa karşı suçlar gibi ağır gerekçeleri kapsar. - Geçici koruma kararları ana yetkili bir makam tarafından alınır ve uygulama ile içeriğiyle ilgili hususlar daha ayrıntılı olarak belirlenir; bireysel kararlar ise ilgili kurumlar tarafından yürütülür. - Geçici koruma kapsamında bulunan yabancılar için geçici barınma merkezleri kurulur; bu merkezlerde güvenlik ve gerekli hizmetler sağlanır; aile üyelerinin aynı yerde barındırılma imkanı da mümkün olabilir. - Geçici koruma uygulanırken, yabancıların ülkeye kabulü ve sınır kapılarından giriş/çıkış işlemleri organize edilir; belgeli veya belgesiz gelenlere gerekli tedbirler uygulanır; sınır güvenliği kontrolleri yapılır. - Geçici koruma süreci boyunca bireysel uluslararası koruma başvuruları işlemeye alınmaz; bu, korumanın uygulanabilirliğini güçlendirmek amacıyla yapılır. - Geçici korumanın sona ermesi veya kısmi/kalıcı olarak değiştirilmesi halinde, ülkelerine dönüş ya da ülkede kalmaya devam etmek gibi seçenekler değerlendirilebilir ve uygulanır; bu süreçte gerekli süreler ve koşullar belirlenir. - Geçici koruma kapsamındaki kişilerin yeniden Türkiye’ye gelmesi veya durumlarının tekrar ele alınması gerektiğinde, ilgili otoriteler tarafından uygun kararlar alınabilir. - Özel ihtiyaç sahibi kişiler için psikososyal destek ve uygun diğer hizmetler sağlanır; bu destekler bireylerin uyum ve yeniden topluma entegrasyonlarına katkı sağlar.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

CB Yönetmeliği 20168375
2016-01-15

GEÇİCİ KORUMA SAĞLANAN YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİNE DAİR YÖNETMELİK

Geçici koruma sağlanan yabancılara çalışma izni olmadan çalışma veya çalıştırılma hakkı verilmez; çalışma izni, yasal olarak çalışma amacıyla gerekli olan bir belgedir. Çalışma izni başvuruları iki yoldan yapılabilir: ya geçici koruma sahibi yabancı kendisi başvurur, ya da onu çalıştıracak işveren başvuru yapar; başvurular resmi kanallar üzerinden gerçekleştirilir. Mevsimlik tarım veya hayvancılık gibi istihdam alanlarında istisniler uygulanabilir; bu tür başvurular ilgili yerel makamlara iletilir ve uygunluk durumu bu açıklama sürecinde değerlendirilir. Bazı işler için yalnızca Türk vatandaşları tarafından icra edilmesine izin verildiği durumlar bulunur; bu tür işler için yapılan başvurular değerlendirmeye alınmadan reddedilir. Sağlık meslek mensupları ve eğitim meslek mensupları için ön izin almak gerekir; ön izin olmadan yapılan başvurular dikkate alınmaz. Çalışma izinlerinin hangi illerde verileceği bazı güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle etkilenebilir; bazı illerde izinlerin verilmesi durdurulabilir veya uzatılmayabilir; mevcut durumda uzun süre geçerlilik taşıyan izinler süreleri dolana kadar kullanılabilir. İstihdam kotası uygulamaları çerçevesinde, yabancı çalıştırılacak kişi sayısı işyerindeki Türk çalışanı sayısına göre sınırlandırılır; çok küçük işyerlerinde yabancı çalıştırma olasılığı sınırlı olabilir; Türk çalışanı bulunamadığı durumlarda istihdam kotasının uygulanmayabileceği durumlar söz konusu olabilir. Çalışma izni elde eden yabancılar için izin haber verilir ve ilgili taraflar bilgilendirilir. Mevsimlik tarım veya hayvancılık için verilen çalışma izni muafiyetleri ilgili yetkili makama bildirilir. Geçici koruma sağlanan yabancılar için çalışmanın usul ve esasları ile ücretlendirme hususlarında asgari standartlar korunur; asgari ücretten düşük ücret ödenmesi yasaktır. Dernekler ve vakıflar gibi belirli sivil toplum kuruluşları ile vergi muafiyeti tanınan bazı kurumlar, geçici koruma sağlanan yabancıları çalıştırmak üzere başvurabilir; diğer benzer kuruluşların başvuruları da uygun görüş alınmasına bağlı olarak değerlendirilebilir. Mesleki eğitim kapsamında kurslar ve programlar aracılığıyla mesleki eğitim alan yabancılar için çalışma imkanı doğabilir; bu durumda istihdam kotası farklı uygulanabilir. Geçici korumanın kapsamı ve bu yönetmelik hükümleri dışında kalan konularda genel çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatı uygulanır; geçici koruma süresi sona erdiğinde veya iptal edildiğinde alınan çalışma izinleri iptal olur. Bu metnin yürürlüğe girmesiyle uygulanması başlar ve uygulanmasını yetkili daireler yürütür.

Kanun 4857
2003-06-10

İŞ KANUNU

Bu Kanunun uygulanması, işverenler ile çalışanlar arasındaki çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları netleştirmeyi amaçlar ve kapsamı büyük ölçüde geniştir; bazı istisnalar hariç tüm işyerlerini kapsar. - İşveren, işveren vekili ve işçi kavramları netleşir; vekil de işverenin sorumluluklarını taşır. - Alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin sorumlulukları devam eder; muvazaalı bir uygulama tespit edilirse çalışanlar başlangıçtan itibaren asıl işverenin çalışanı sayılır; böylece çalışan hakları korunur. - İşin bölünerek alt işverene verilmesi konusunda sınırlamalar bulunur; ana işin çoğu veya tamamı dışındaki işler için alt işverenlik kurulabilir; bu durumda taraflar birlikte sorumluluk taşıyabilir. - İşyerinin devri durumunda mevcut iş sözleşmeleri devralana geçer; devralan, çalışanın hizmet süresi esas alınan haklarını bu devretme sürecinde korur; devreden ve devralandan önceki borçlar için ortak sorumluluk olabilir; bazı durumlarda ortak sorumluluk sınırlı olabilir. - Geçici iş ilişkileri belirli koşullarda kurulabilir; süre ve yenileme sınırları öngörülür; geçici işçi, geçici iş veren ve özel istihdam bürosu arasındaki yazılı sözleşmeye bağlı olarak çalışır; ücret ödemeleri ve sigorta hakları güvence altındadır; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve tedbirler alınır; geçici işçiler için sosyal hizmetlerden eşit muamele sağlanır. - Eşit davranma ilkesi uygulanır; dil, ırk, cinsiyet, engellilik gibi sebeplerle ayrım yapılamaz; eşit işe eşit ücret ilkesi geçerli olur; cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapılamaz; ihlal halinde haklar ve tazminat doğabilir. - İş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve gerekli tedbirler tüm çalışanlar için sağlanır; özellikle geçici işçiler için yükümlülükler belirlenmiştir. - İş yerinin veya bölümünün devri, hakların korunması ve yükümlülüklerin paylaşılması açısından kurallara tabi tutulur; tescil ve bildirim gibi hususlar uygulanır. - Kanunun uygulanmaması gereken bazı işler ve iş ilişkileri de öngörülmüştür (örneğin bazı tarım, aile ekonomisi kapsamındaki işler ve ev içi hizmetler gibi alanlar). - Muvazaalı işlem nedeniyle çalışan haklarının ihlal edildiği durumlar için gerekli denetim ve itiraz mekanizmaları öngörülür; tespit halinde işçiler başlangıçtan itibaren haklarını talep edebilir. Bu düzenlemeler, çalışanların korunmasını, adil çalışma koşullarını sağlamayı ve işverenler için çalışan hakları ile sorumluluklarının netleşmesini hedefler.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 4959
2003-08-06

TOPLUMA KAZANDIRMA KANUNU

Bu yasa topluma yeniden entegrasyonu sağlayarak toplumsal huzurun güçlendirilmesini amaçlar. Kapsam olarak, silah kullanmaksızın teslim olanlar, örgütten ayrıldığı veya yakalandığı anlaşılanlar ile örgüte yardım edenler yasa kapsamındaki olanaklardan yararlanabilir. Yararlanamayacak olanlar arasında örgütün yönetim kadrolarında bulunanlar, daha önceki beyanlarını reddedenler veya yardım istemediğini beyan edenler ile bazı diğer hâllerde hüküm uygulanmış olanlar bulunur. Koruma tedbirleriyle, topluma kazandırmaya dönük güvenlik ve destek önlemleri uygulanabilir; bu tedbirler gizlilik içinde yürütülür. Koruma tedbirlerinin uygulanması ve harcamalar ilgili kamu kurumlarıyla koordineli olarak belirli bütçe çerçevesinde karşılanır. Verilen bilgiler yetkili merciler ve mahkeme tarafından gizlilik içinde ilgili kuruma iletilir; doğruluk denetlenir ve gerektiğinde ek inceleme ve süreçler yürütülür. Gerekli görüldüğünde hükümlülerin ifadelerinin kayıtları üzerinden infazla ilgili kararlar alınabilir ve bazı durumlarda infaz ertelenebilir. Bu kapsamda kimlik değişiklikleri kaydedilir ve adli sicil kayıtları merkezi olarak güncel tutulur. Yasanın uygulanması için geçici hükümler ve eski hükümlerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemeler bulunur.

Kanun 5320
2005-03-31

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mevcut soruşturma ve kovuşturma süreçleri yeni hükümler temel alınarak yürütülür; kesinleşmiş kararlar korunur. Gıyabi tutuklama kararları, yeni hükümlerin uygulanmasıyla yakalama emrine dönüşür ve yabancı ülkelerdeki kaçaklar için özel bir düzenleme söz konusu olur. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümler, uygulamada belirli dönemler için geçerli olur; önceki dönemdeki işlemler için eski mevzuat uygulanmaya devam eder. İtiraz ve temyiz süreçlerine ilişkin süreler ve usuller netleşir; acele itirazlar için uygulanacak hükümler geçerli olur. Şahsî dava kavramı kamu davasına dönüşür; mevcut şahsî dava dosyaları kamu davası olarak sürdürülür ve davacı olanlar katılan statüsüne geçer; uzlaştırma hükümleri uygulanır. Müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin esaslar belirlenir ve bu ödemelerin yargılama gideri sayılacağı öngörülür; uygulanacak tarifeler yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik çıkarılması, zamanaşımı, kolluk bildirimi, sahte para bilgileriyle ilgili uygulamalar ve eski hükümlerle uyum sağlama konuları düzenlenir; geçiş sürecinde eski hükümlere uygun çözümler geliştirilir. Ek ve geçici hükümler sulh Ceza mahkemelerinin yapısı ve yetkileriyle ilgili geçişleri düzenler; denetimli serbestlik ve tedavi uygulamalarıyla uyum sağlanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 5147
2004-04-30

ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, orijinal entegre devre topoğrafyalarının korunmasını sağlayarak bu alanda rekabetin korunmasına ve sanayinin gelişimine katkıda bulunur. Koruma yalnızca topoğrafyanın kendisine uygulanır; içeriğe, işlem süreçlerine veya topoğrafyanın dayandığı tekniklere olan etkisi kapsama dahil değildir. Korumadan yararlanma, topoğrafyanın ilk ticari sürümü yapılmış olması veya tescil başvurusunun yapılması halinde başlar ve belirli bir süre boyunca sürer; kullanım yoksa veya başvuru süreci tamamlanmamışsa koruma talebi reddedilebilir. Korumanın süresi dolduğunda topoğrafya kamu malı olur ve ilan edilir. Koruma, tasarımcının fikri emeğiyle oluşan ve bütün halinde özgünlük gösteren topoğrafyalar için geçerlidir; bilinen elemanların düzenlenmesinden oluşanlar da kapsama alınabilir. Hak sahibi, topoğrafyayı tasarlayan kişi veya onların mirasçılarına aittir; hizmet sözleşmesi kapsamında tasarlananlar ise hakları işverene aittir. Üniversite mensuplarının tasarladığı topoğrafyaların hakları öğretim elemanlarına aittir; kurum bu konumda pay talep ederse talep edilecek tutarı belirli koşullarda alabilir. Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleriyle tasarlanan topoğrafyalar için hak, aksine bir anlaşma olmadıkça işi veren kişiye aittir. Hak sahibi, izni olmadan topoğrafyanın tamamını veya bir kısmını çoğaltma, bir entegre devreye dahil etme veya bununla ilişkili ürünleri ithal etme, satma veya ticarî amaçla dağıtma fiillerine karşı tekelleştirilmiş yetkilerini kullanır. Koruma kapsamı dışında kalan fiiller arasında ticari olmayan kişisel kullanım, analiz ve değerlendirme amacıyla yapılan çoğaltmalar ile bu tür çalışmalar sonucu ortaya çıkan özgün topoğrafyaya uygulanması sayılabilir; bunun dışında kalan durumlarda ilgili fiiller yasağa tabidir. Başka birinin bağımsız olarak aynı topoğrafyayı tasarlaması halinde bazı istisnalar uygulanabilir. Haklar devredilebilir, miras yoluyla intikal eder ve rehin ile haciz gibi işlemler için sicile kayıt ve ilan gerekir. Lisans sözleşmeleri yapılabilir; lisans sicilde kaydedilmediği sürece üçüncü taraflara karşı ileri sürülemez; münhasır lisans halinde lisans veren başka bir tarafla lisans veremez ve kendisi de kullanamaz. Hükümsüzlük talepleriyle hak geçerliliğini yitirebilir; hükümsüzlük kararının etkileri belirli koşullarda geriye dönük olarak uygulanabilir. Hak sona erdiğinde konu kamu malı olur ve ilgili ilan yapılır. Hak sahipleri haklarından vazgeçebilir; vazgeçme yazılı olarak bildirilir ve sicile kaydedildiği anda hüküm doğurur; üçüncü kişilerden izin alınmazsa vazgeçilemez. Yetkili işlemler, başvuru yapanlar ve sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür.

CB Kararı 3248
2020-12-02

4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNUN GEÇİCİ 19 UNCU VE GEÇİCİ 21 İNCİ MADDELERİNDE YER ALAN BAZI TARİHLERİN UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3248)

Bu karar, geçici hükümlerin uygulanabilirliğinin süresinin uzatılmasına yol açmaktadır. Böylece mevcut haklar, muafiyetler ve yükümlülükler süre dolmadan önceki biçimde devam eder. Etkilenen vatandaşlar ve işletmeler için mevcut uygulamanın kesintisiz sürdürülmesi sağlanır ve ani değişiklik riski azaltılır. Sonuç olarak, bu geçici düzenlemeler kapsamında yürütülen faaliyetler mevcut koşullara uygun şekilde uzatılmış bir süre boyunca aynen devam eder.