10 / 2.002 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 6360
2012-12-06

ON DÖRT İLDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE YİRMİ YEDİ İLÇE KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, belediyelerin yapısını büyüteç altına alarak daha merkezi bir yönetime doğru evrilmesini sağlar; küçük yerel birimler tüzel kişiliğini kaybeder ve bağlı oldukları ilçelerin mahallesi olarak hizmet üretir. Bu durum, kamu hizmetlerinin kent genelinde tek merkezli bir çatı altında sunulmasını hedefler. İlçe yöneticilikleri yeniden oluşturulur ve sınırlar yeniden belirlenir; bazı yerleşim birimleri farklı ilçelere bağlanır veya yeni ilçeler kurulur; bu, bölgedeki idari organizasyonun yeniden yapılandırılması anlamına gelir. İl özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılır; bu kurumun görev ve yetkileri diğer kamu yapıları ve ilçeler arasında paylaşılır. İmar ve planlama alanında standartlaştırılmış yaklaşım uygulanır; köy ve beldelerde geleneksel, kültürel ve mimari özelliklere uygun tip projeler benimsenir ve uygulanır; bu projeler belediyelerce halka ücretsiz olarak sunulur. Mali yönetimde bazı gelirler ve harcamalar genel bütçeye kaydırılır; bu süreç, bütçe ve harcama şekillerinde merkezi düzene uyumu sağlamak amacı taşır. Doğal kaynaklar ve ruhsatlar gibi konulardaki yetkiler merkezi mekanizmalara bağlı olarak yürütülür; ihale ve ceza gibi uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilir. Geçici ve gönüllü köy korucularının hakları korunur; mevcut görevlerine devam edebilirler ve ihtiyaç duyulduğunda yeni görevlendirmeler yapılabilir. Devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin yönetimi için bir geçiş komisyonu kurulur ve bu komisyon süreçleri düzenler.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

Kanun 6698
2016-04-07

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

Bu kanun, kişisel verilerin işlenmesini güvenlikli ve haklara saygılı bir çerçevede düzenler; veri sorumluları ve veri işleyenler için uyum yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları getirir. - Kişisel verilerin işlenmesinde temel esaslar uygulanır; işlemler hukuka uygun, dürüstçe, doğru ve güncel olmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı; saklama süresi amaca uygun biçimde belirlenmelidir. - Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez; ancak kanunda öngörülen veya sözleşmenin yürütülmesi için gerekli gibi sınırlı durumlarda rıza aranmadan da işlenebilir. - Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi genel olarak yasaktır; ancak açık rıza, hukuken öngörülen durumlar veya hayati riskler gibi istisnalar söz konusudur; ayrıca güvenlik önlemleriyle bu verilerin işlenmesine izin verilebilir. - Verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi, ihtiyaç kalmadığında veya uygun şartlar oluştuğunda zorunlu hâle gelir; süreçler yönetmeliklerle düzenlenir. - Verilerin aktarılması, açık rızan olmadan yapılamaz; belirli güvenli koşullar sağlandığında ve yurt içi/ yurtdışı aktarımı için uygun koruma önlemleri veya yeterlilik kararı bulunması gibi şartlar gerekir. - Veri güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunludur; verinin yetkisiz erişim veya hukuka aykırı kullanımını önlemek için önlemler esas alınır; veri sorumluları, başkaları tarafından işlenen veriler konusunda müştereken sorumlu olabilir ve denetim yükümlülüğü altındadır. - İlgili kişiler, kendileriyle ilgili olan verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenen verinin amacı ve kullanımı hakkında bilgi alma, veri aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme, verilerin düzeltilmesini, silinmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme, ve otomatik kararlar nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin itiraz veya tazminat talep etme haklarına sahiptir. - Başvuru ve şikâyet süreçleri sayesinde bireyler haklarına ilişkin taleplerini iletebilir; cevap verilmediğinde veya yetersiz bulunduğunda denetim/mevzuat otoritesine başvurabilirler; ihlallerin giderilmesi için kararlar uygulanır. - Veri sorumluları sicili aracılığıyla hangi tarafların hangi verileri işlediği ve hangi amaçlarla aktardığı gibi bilgiler kamuya açık olarak kaydedilebilir; kayıt zorunluluğu, kriterlere göre istisnalar içerebilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 4276
2021-07-14

GELENEKSEL KIYI BALIKÇILIĞININ KAYIT ALTINA ALINMASI VE DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4276)

- Amaç: Geleneksel kıyı balıkçılığının kayıt altına alınması ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması için avlanma ve sosyoekonomik verilerin güncellenmesi hedeflenir. - Kapsam: Ruhsatlı içsular balıkçı gemileri ile denizde faaliyet gösteren belirli boylardaki gemilere yönelik kayıt ve destekleme uygulanır. - Kayıt kapsamında toplanacak veriler: avlanma yöntemi, avlanan ürün ve miktar ile ilgili sosyoekonomik bilgiler kayda geçirilir. - Destekleme esasları: gemi başına ödeme yapılır; ödemeler gemi boyuna göre sınıflandırılan kriterler doğrultusunda belirlenir. - Marmara bölgesine özel uygulama: Marmara Denizi kıyısında faaliyet gösteren gemilere ek bir ödeme uygulanır; bu uygulama belirli bir dönem için geçerlidir. - Ödemelerin finansmanı ve süreçleri: ödemeler ilgili birimler tarafından yürütülen işlemlerin tamamlanmasının ardından yapılır; ödemelerin finansmanı ilgili bütçeden karşılanır, hizmet bedeli uygulanabilir. - Kamu kaynağı olduğu ve güvenlik: ödemelerin kaynağı kamu olduğundan gerekli kontrol ve doğrulamalar yapılır; haksız ödeme durumunda geri ödeme ve yasal yaptırımlar uygulanır. - Denetim ve yaptırımlar: sahte belge veya haksız yararlanım durumunda idari ve hukuki işlemler başlatılır; haksız yararlananlar belirli bir süre boyunca destek programlarından yararlanamaz. - Uygulama usul ve esasları: uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak tebliğlerle belirlenir. - Yürütme ve uygulama: uygulama Bakanlık tarafından yürütülür.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 6769
2017-01-10

SINAİ MÜLKİYET KANUNU

Bu kanun markalar, coğrafi işaretler, tasarımlar, patentler, faydalı modeller ve geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunmasını ve bu hakların ihlallerine karşı uygulanacak yaptırımları kapsar; korumanın amacı teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemeye katkı sağlamaktır. Korumadan yararlanacaklar, Türkiye sınırlarında ikamet eden veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile bu haklara başvuru yapma imkanı bulunan kişiler ve uyruğuna bakılmaksızın korumadan yararlanması mümkün olan ülkelerin vatandaşı olarak görülen kişilerden oluşur. Marka kavramı, ayırt edici niteliği olan ve sicilde gösterilebilen her türlü işareti kapsar; bunlar sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ile malların veya ambalajlarının biçimini içerebilir. Mutlak ret sebepleri, başvurunun tescil edilmemesini gerektiren durumları içerir; ayırt edici nitelik olmaması veya marka olarak yeterli belirlilik gösterememesi, ticaret alanında genel olarak kullanılan işaretler, malın doğası gereği ortaya çıkan şekil veya teknik gereklilikleri içeren işaretler, halkı yanlış yönlendirebilecek veya coğrafi kaynak, kalite veya malın niteliğini doğrudan belirtmiş olan işaretler bu kapsama girer; ayrıca dini değerler, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler ve tescilli coğrafi işaret içeren işaretler de reddedilebilir. Başvurunun, önceki tescilli veya başvurusu yapılmış marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzerliği nedeniyle reddedilme imkanı da bulunur. Nispi ret nedenleri, başvuru konusu markanın mevcut tescilli ya da önceki başvuruya sahip bir marka ile aynı veya benzer olması ve mal veya hizmetlerin aynı veya benzer olması durumunda itiraz üzerine reddedilmesini kapsar; hak sahibinin izni olmadan başvuru yapanlar için de benzer reddetme ihtimali söz konusudur; ayrıca hak sahiplerinin itirazı üzerine önceki haklarının korunması güvence altına alınır. Marka tescilinden elde edilen haklar markanın sahibine aittir ve tescil kapsamında yer alan kullanımları yasaklama ve engelleme yetkisini verir; aynı veya benzerinin kullanılması sonucunda karıştırılma ihtimali olan durumlar, markanın itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek şekilde kullanım, marka sahibinin izni olmadan yapılan bazı kullanımlar için yasaktır. Bununla birlikte doğrulukla rekabet kurallarına uygun olarak, gerçek kişilerin kendi adlarını belirtmesi veya malların türü, kalitesi gibi açıklayıcı bilgiler kullanılması gibi durumlarda, hak sahibinin bu kullanımları sınırlandırıcı olmayan şekilde hareket etme yükümlülüğü yoktur. Tescilli markanın başvuru eserlerinde jenerik ad izlenimi verecek biçimde yayımlanması durumunda, yayıncı markanın tescilli olduğunu belirtmek suretiyle yanlışlığı düzeltmek veya eserden kaldırmakla yükümlüdür. Markanın kullanımı ile ilgili olarak, hak sahibi tarafından belirlenen süre içinde ciddi bir kullanım olmaması halinde veya kullanımda kesinti olması durumunda iptal yoluna gidilebilir; bazı kullanımlar ise istisnai olarak hak sahibinin izniyle veya ihracat amacıyla yapılan kullanımlarda mümkün olabilir. Ticari vekil veya temsilci adına, sahibinin izni olmadan aynı veya benzerinin tescil edilmesi halinde, hak sahibi itiraz yoluyla kullanımı yasaklama veya tescilin kendisine devredilmesini talep edebilir. Başvuru süreci ve öncelik hakları, başvuru sahibinin kimlik bilgilerini ve marka örneğini içeren uygun başvurularla başlar; mal ve hizmetlerin sınıflandırılması ve gerektiğinde bölünme yoluyla başvuru yönetilebilir; rüçhan hakkı, belirli ülkelerin vatandaşlarına veya vatandaşı olmayanların bu ülkelerdeki faaliyetlerine bağlı olarak tanınabilir ve bu haklar uygun süre içinde beyan edilmelidir; rüçhan hakları, belirli koşullar ve belgelerle kullanılabilir ve süreler içinde kullanılmayan haklar düşer. Uluslararası başvurular, uluslararası aşamalarda yapılan başvuruların bazı yönlerden ulusal başvurularla aynı sonuçları doğurması amacıyla değerlendirilir; bu kapsamda başlangıç aşamaları, başvuru sahiplerinin hakları ve öncelik esasları dikkate alınır. Markanın kullanımı ile ilgili olarak, ticari hayatta dürüstlük çerçevesinde, kişinin kendi adı veya adresine ilişkin beyanlar veya malın türüne ilişkin genel açıklamalar gibi kullanımlar hak sahibinin müdahalesine tabi değildir; ayrıca marka sahibinin hakları, haksız rekabet ve yanıltıcı karşılaştırmalı reklamlarda sınırlamalara tabidir. Overall olarak bu düzenleme, markaların ve diğer fikri mülkiyet haklarının elde edilmesi, korunması ve ihlallerinin önlenmesi yoluyla ticari aktörlere net haklar ve yükümlülükler getirir; başvuru ve kullanım süreçlerinde hak sahiplerinin korunması ile rakiplerin rekabetinin sağlıklı işlemesi hedeflenir.

CB Kararı 200915481
2009-10-07

4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA KARAR

Bu karar, bazı gümrük mevzuatı hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler; nihai kullanıma tabi eşyaların ithalinde vergi muafiyetleri veya indirimli vergilerin uygulanması süreçlerini ve buna ilişkin şartları açıklar, iznin nasıl alınacağı, süresi ve gerektiğinde değiştirilmesi veya iptali hususlarını belirler; iznin verilmesi halinde tarafların kayıt tutma, denetim ve teminat gibi yükümlülüklerini zorunlu kılar. Nihai kullanım izni için başvuru esaslarını, iznin geçerlilik süresini ve iznin gerektirdiği değişiklik durumlarındaki işlemleri; iznin devri ve teminat iadesiyle ilgili esasları düzenler; aynı zamanda taşıtlar, gemi ve hava araçlarının geçici ithalat veya serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartları ve bunların karşılanması için gerekli belgeleri belirler. Gemilerin ve hava taşıtlarının serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartlar ile özet beyan uygulamasına ilişkin istisnaları getirir; ayrıca bu uygulamaların denetimi ve cezai sonuçları için gerekli mekanizmaları öngörür. Kısacası, eşyaların nihai kullanım veya geçici ithalat kapsamında serbest dolaşıma girişi ile ilgili işlemlerin, denetim, teminat ve yaptırımlar dahil olmak üzere uygulanabilir kurallarını netleştirir.

CB Yönetmeliği 3933
2021-04-30

BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA A.Ş. (BOTAŞ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (F) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu usul ve esaslar BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından AR-GE hizmet alımlarında uygulanmak üzere belirlenmiştir. - Amaç ve kapsam: AR-GE odaklı hizmet alımlarını düzenler; projelerin BOTAŞ tarafından finanse edilmesi halinde elde edilen sonuçların kendisinin faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik olarak uygulanır; bu kapsamda araştırma ve geliştirme faaliyetleri, yeni süreçler ve uygulamaların tasarımı için yapılan hizmet alımlarını kapsar. - Temel ilkeler: Şeffaflık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamu denetimi ve ihtiyaçların uygun şartlarda, zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması hedeflenir; hizmet alımları bütünlükleri bozulmadan tek bir bütçe ve kapsam altında yürütülür; ödeneğin bulunmaması halinde ihaleye çıkılmaz. - İhale işlemleri ve dosya yönetimi: İhaleye ilişkin bir işlem dosyası tutulur; ihale kararları ve tutanaklar kayda geçirilir; işlemler şeffaf bir süreç içinde yürütülür. - Eşik değer ve maliyet: Hak ediş sınırları belirlenir ve yaklaşık maliyet hesapları yapılır; maliyet değerlendirme süreçleri dokümante edilir ve gerektiğinde güncel maliyetler üzerinden reevaluasyon yapılabilir. - Yeterlik ve katılım koşulları: Ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler için belgelendirme gereklidir; adaylar ilgili meslek odalarına kayıtlı olma ve teknik kapasite gibi kriterleri karşılamak zorundadır; belirli bir geçmişteki proje deneyimi ve kalite güvence belgeleri istenebilir. - Katılım dışı bırakılma kriterleri: İflas, tasfiye, vergi veya sosyal güvenlik prim borçları gibi mali mevzuata aykırılık, meslek ahlakına aykırı davranışlar gibi hallerde ihaleye katılım engellenebilir. - Ortak girişimler: İş ortaklığı veya konsorsiyum kurulabilir; ortaklar arasında sorumluluklar birlikte veya koordinatör üzerinden yürütülür; ihalenin kazanması halinde noter tasdikli ortak girişim sözleşmesi istenebilir. - Alt yükleniciler: Teklifi veren muhtemel alt yükleniciler önceden belirtilir ve onaylanabilir; ancak yüklenicinin sorumlulukları devre dışı bırakılmaz. - İhaleyi iptal etme: Gerekli hallerde ihalenin iptali yapılabilir ve katılımcılara bildirimde bulunulur; iptal nedeniyle teklifler reddedilir ve iade edilmezler. - İhale usulleri: Doğrudan temin veya ihale yoluyla alımlar gerçekleştirilebilir; belli istekliler arasında ihale veya pazarlık gibi yöntemler kullanılabilir; hangi yöntemin uygulanacağı ihalenin niteliğine göre belirlenir. - Belli istekliler arasında ihale: Ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda davet edilen istekliler teklif verebilir; adaylara teklif hazırlama süresi tanınır ve ön yeterlik kriterleri karşılaştırılır. - Gerekli belgeler ve süreç: Değerlendirme aşamasında hangi belgelerin kullanılacağı ihale dokümanında belirtilir; değerlendirme sonuçlarına itiraz süreçleri ve kararlar kaydedilir. - İhale dokümanı ve teknik şartname: İşin teknik ve idari şartları ile proje tanımı, sözleşme taslağı ve diğer ilgili belgeler ihale dokümanında yer alır. - Proje ve proje yönetimi: Proje koordinatörü ve proje yürütme komitesi gibi yapıların görev ve sorumlulukları tanımlanır; proje doğrulaması ve sözleşme uyum kontrolleri yapılır. - Projelendirme ve kalite güvence: Üretim/imalat kapasitesi ile AR-GE faaliyetleri ve kalite güvence süreçleri için gerekli belgeler talep edilebilir; uygunluk için akredite kalite kontrol kuruluşlarının sertifikaları istenebilir. - Yasal ve etik uyum: İhaleye katılım ve yürütüm sırasında yasalara ve etik kurallara uyum gereklidir; yasa dışı fiil veya davranışlar tespit edildiğinde işlemler ayrıca hükümlere tabidir. - Direkt temin veya ihale uygulanabilirliği: İhtiyaca göre doğrudan temin veya ihale yöntemiyle alım yapılabilir; ihalenin tipo ve süreçleri uygun şekilde belirlenir.