10 / 358 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 6414
2022-11-12

HAC VE UMRE SEYAHATLERİ İLE İLGİLİ İŞLERİN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 6414)

Hac ve umre ile ilgili işlerin yürütülmesinde temsilin kim tarafından ve nasıl seçileceğine ilişkin düzenlemeler getirir. Temsilci, sözleşme imzalamış acentalar arasından kendi aralarında seçilir. Seçim için uygulanacak usul ve esaslar belirlenen kurallar çerçevesinde yürütülür.

CB Kararı 2269
2020-03-12

HAC VE UMRE SEYAHATLERİ İLE İLGİLİ İŞLERİN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 2269)

Hac ve Umre ile ilgili seyahat işlemlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülmesi öngörülmektedir. Bu kapsamda ilgili süreçlerin düzenlenmesi ve uygulanması bu kurum tarafından gerçekleştirilecektir.

CB Kararı 201
2018-10-24

Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Bakanlığınca Yürütülmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 201)

Bu karar hac ve umre işlerinin yürütülmesini Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak yürütülmesi yönünde yeniden düzenler ve işlemlerin Cumhurbaşkanı kararlarıyla yönetilmesini sağlar. - Hac ve umre işlerini yürüten acenteler hakkında uygulanacak yaptırımlar netleşir; sözleşmeye uymayan veya hizmeti tamamlamayan acentelere uyarı, kısıtlama ve organizasyondan men gibi tedbirler uygulanabilir; ilgili acente yetkilileri başka bir isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarda görev yapamayabilir; güvence ve teminatlar üzerinden mali yaptırımlar uygulanır. - Hac mevsiminde çalıştırılacak vasıflı veya vasıfsız işçiler ile bu işi taşıyacak firmalar için belirlenen esaslar düzenlenir ve bu konudaki işlemler ilgili kurumlarca yürütülür. - Hac ve Umre hesabından yapılacak harcamalarla ilgili kararlar merkezi olarak belirlenir; dini, ilmi ve hayri faaliyetler ile eğitim, yayın, bilimsel proje ve benzeri hizmetler için hangi harcamaların yapılacağı, miktar ve koşulların bir program çerçevesinde belirlenmesi öngörülür. - Hac ve Umre ile ilgili işlemler ve ilgili harcamalar üzerinde denetim mekanizmaları kurulur; Başkanlık müfettişleri ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığı tarafından görevlendirilecek denetim elemanları tarafından denetlenir. - Kararın uygulanmasıyla ilgili süreçler ve yetkilerin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi söz konusu olur.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 1136
1969-04-07

AVUKATLIK KANUNU

Bu metin avukatlığın kamu hizmeti ve bağımsız savunmayı temsil eden bir meslek olduğunu ve adaletin düzgün işlemesini sağlayacak şekilde uygulandığını gösterir. Avukat olmak için gerekli temel şartlar vatandaşlık veya uyumlu denkliği, hukuk fakültesinden mezuniyeti veya eşdeğerliliği, stajı tamamlamayı, ilgili bölgenin barosuna kayıtlı olmayı ve mesleğe engel bir durumun bulunmamasını içerir. Uzun süreli kamu görevlerinde bulunanlar için bazı şartlar istisna olarak uygulanabilir. Başvuru yapan adayın başvurusu hakkında gerekçeli bir karar alınması gerekir; karar süresi dolarsa reddedilmiş sayılabilir ve bu durumda itiraz hakkı doğar. Kabul edildiği durumda aday ruhsatname elde eder ve avukatlık unvanını kullanma hakkını kazanır; ruhsatname ve kimlikler standart hale getirilir ve resmi olarak tanınır; and içme görevi yerine getirilir ve tutanağa bağlanır. Avukatlıkla bağdaşmayan veya bağdaşan işler belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir; bazı görevler sırasında avukatlık yapılamazken bazı diğer görevlerle birlikte avukatlık yapılabilir. Hâkim veya savcının eşi veya yakın akrabası olan bir avukatın, ilgili davalarda avukatlık yapması kısıtlanabilir. Staj, avukatlığa geçiş için gerekli eğitim sürecidir ve özel bir yönetim çerçevesinde yürütülür; staj başvuruları için gerekli belgeler sunulur; staj sürecinde kamu görevleriyle ilgili izin ve çalışma şartları düzenlenebilir.

CB Kararı 5635
2022-06-03

KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ HİZMETLERİ TESPİT EDİLEN ŞEHİT VE GAZİLERİN MİRASÇILARINA "İSTİKLAL MADALYASI" VERİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5635)

Bu kararın pratik etkisi, vatan hizmeti nedeniyle hayatını kaybeden veya kahramanlık gösteren askerlerin mirasçılarına madalya ve taltif verilmesini güvence altına almaktır. Mirasçı olarak genellikle oğul, torun veya diğer yakın akrabalar belirlenir ve bu hak onların arasında tanımlanır. Böylece ilgili mirasçılar, atalarına karşılıksız olarak verilmiş olan madalya ve taltif haklarına sahip olurlar.

KHK 659
2011-11-02

GENEL BÜTÇE KAPSAMINDAKİ KAMU İDARELERİ VE ÖZEL BÜTÇELİ İDARELERDE HUKUK HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu Kanun Hükmünde Kararname, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesini ve uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlar. Hukuk hizmetleri muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri kapsar. İdareler için kurulan hukuk birimleri, adli ve idari davalarda idareyi temsil eder, dava ve icra işlemlerini takip eder ve hizmet satın alınması süreçlerini koordine eder. Hukuk birimleri ayrıca mevzuat taslaklarını inceleyerek hukuki mütalaa verir, uyuşmazlıkları önleyici tedbirler konusunda görüş bildirir ve idarenin amaçlarını mevzuata, plan ve programa uygun şekilde gerçekleştirmek için gerekli hukuki teklifleri hazırlar. Hukuk birimleri, hukuk uyuşmazlıklarının komisyon yoluyla değerlendirilmesi ve sekreterya hizmetlerini yürütür. Cumhurbaşkanlığı ve Maliye Bakanlığı gibi kurumların teşkilat kararnamelerindeki hükümler saklıdır. Muhakemat hizmetinin temini, idarenin ihtiyacına göre hukuk birimlerinden veya gerekli görüldüğünde Maliye Bakanlığı aracılığıyla sağlanabilir; özel hallerde doğrudan temin yoluyla serbest avukatlar veya avukatlık ortaklıklarından da hizmet satın alınabilir. Hizmetler, vekil sıfatıyla temsil yetkisini haiz avukatlar ve hukuk birimleri tarafından yürütülür. İdareler kendi iş ve işlemleriyle ilgili adli ve idari davalarda taraf sıfatını haizdir; vekil sıfatıyla temsil yetkisi hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir. Üst yönetici talimatı ile gerekli görüldüğünde temsil yetkisi, merkez veya taşra birim amirine devredilebilir. Gerekli görüldüğünde belirli durumlarda idare vekili veya temsilcisiyle birlikte duruşmalar yapılabilir; vekil listesi yazılı veya elektronik olarak ilgili mercilere bildirilir ve listede yer alanlar vekaletname olmaksızın temsiliyet yetkisine sahiptir. Yetkinin devrine ilişkin usuller ve sınırlar üst yöneticinin belirleyeceği esaslarla uygulanır. Birden çok idarenin taraf olduğu davalarda ve Cumhurbaşkanlığına bağlı öncelikli hususlarda takip ve müdafaa belirli usuller çerçevesinde yürütülür. Ulusal ve uluslararası mahkeme ve tahkim mercilerinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti veya idareler taraflı veya müdahil olduğunda gerekli görülenler Cumhurbaşkanlığı hukuk birimi tarafından takip edilir. Adli uyuşmazlıklarda sulh yoluyla hallin esas olduğu benimsenir. Sulh için taraflara uygun süreler tanınır ve başvuru sonuçlandırılıncaya kadar dava açma süresi işlemeye devam eder. Sulh başvurularının sonuçlandırılması zorunlu olup süresinin sonunda sonuç alınamazsa istek reddedilmiş sayılır. Sulh anlaşmaları ilam hükmünde sayılır ve icra hükümlerine göre infaz olunur; vadeye bağlanmış alacaklarda vadelerin dolması beklenir, aksi halde kanuni faiz hesaplarıyla takip ve tahsil edilir. Sulh halinde üzerinde anlaşılan hususlar kamu yararına uygun olmadıkça dava açılamaz veya yeniden incelenemez. İdari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli ve vazgeçme yetkileri, maddi ve hukuki olarak kamu menfaati görülen durumlarda karar mercileri tarafından uygulanır. Tutarlara göre kararlar ve yetkilerin devri hususunda üst yönetime başvuru ve onay süreçleri uygulanır; alt kademe yetkilileri belirli sınırlar içinde bu yetkileri kullanabilir. Görüleceği üzere bu çerçeve, hukuk hizmetlerinin planlı, merkezi ve denetimli bir şekilde yürütülmesini; uyuşmazlıkların önlenmesi ve sulh yoluyla çözülmesini; temsil yetkilerinin net biçimde belirlenmesini ve gerektiğinde özel sektöre başvurulmasını amaçlar. Bu yaklaşımla maliyetlerin ve süreçlerin daha öngörülebilir olması hedeflenir.