10 / 5.124 sonuç gösteriliyor

Kanun 4341
1998-02-22

MUHTAÇ ERBAŞ VE ER AİLELERİNİN ÜCRETSİZ TEDAVİSİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun muhtaç erbaş ve erlerin ailesinin hastalanması durumunda tedavilerinin ücretsiz karşılanmasını sağlar; tedavi hizmetleri birinci basamak resmi sağlık kuruluşları ile devlet ve üniversite hastanelerinde yürütülür. Ayakta veya evde tedavi sırasında kullanılan hayati öneme sahip ilaçların bedelleri devletçe karşılanır; özellikle uzun süreli tedaviyi gerektiren bazı hastalıklar için bedeller tamamen ödenir. Hak eş, erbaş ve erlerin karıları; yardım edemediği takdirde zarurete düşecek ana ve babaları ile çocukları kapsar. Hak hizmet süresi boyunca geçerlidir ve terhis sonrası belirli bir süre içinde sona erer. Uygulamanın giderleri devlet bütçesinden karşılanır ve usul ile esaslar yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik ile uygulama alanına birinci basamak resmi sağlık kuruluşları da dahil edilmiştir; böylece daha geniş bir sağlık hizmet ağı üzerinden destek sağlanır. Geçici maddeler gereği geçmişte borçlandırılmış olanlar hak kazanabilir ve mevcut idari işlemler durdurulur.

Kanun 5258
2004-12-09

AİLE HEKİMLİĞİ KANUNU

- Aile hekimliği hizmetlerinin yürütülmesi için Sağlık Bakanlığı, ilgili kurumlar ve çalışanlar arasındaki sözleşmeli veya görevlendirmeye dayalı istihdam yapısını düzenler; bu sayede acil durumlarda personel temininde esneklik sağlanır. - Aile hekimi ile birlikte çalışan aile sağlığı çalışanlarının (hemşire, ebe, sağlık memuru gibi) da sözleşmel ile görevlendirilmesi öngörülür; ihtiyaç halinde kurumlarca görevlendirilebilirler ve gerektiğinde fazladan personel alınabilir. - Sözleşmeli çalışanların mevcut kadro veya statüleri korunur, önceki hizmet süreleri dikkate alınır ve istek halinde eski görevlerine dönme imkanı tanınır. - Ödemeler, bölgesel gelişmişlik düzeyi, hizmet giderleri ve performans gibi kriterlere göre belirlenir; performans hedeflerine ulaşılamaması durumunda ödeme veya sözleşme yenilenmeme gibi yaptırımlar uygulanabilir. Ayrıca nöbet ve ek ödemeler gibi yan ödemeler sözleşmelere göre düzenlenir. - Disiplin cezaları, mevcut yöntemler ve disiplin kurulları aracılığıyla uygulanır; bazı durumlarda sözleşmenin feshiyle sonuçlanan yaptırımlar sözleşme hükümleri kapsamı dışında uygulanır. - Hizmetin esasları kapsamında vatandaşlar aile hekimine kaydeder ve hizmetler bu kaydı esas alarak planlanır; hasta kayıtları ve sevk belgeleri devredilir ve kişiye ait sağlık dosyaları güvenli şekilde muhafaza edilir. - Taşınmazlar, aile sağlığı merkezlerinin kurulması ve işletilmesi amacıyla kamu kurumlarına kiralanabilir; kamuya ait taşınmazların kullanımıyla merkezlerin fiziki altyapısı sağlanır. - Aile hekimliği hizmetleri kapsamında kayıtlama, değiştirme ve hizmet akışını düzenleyen süreçler netleştirilir; toplumun birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimi ve sürekliliği artırılır. - Yabancılar için bazı hizmetler ücretsiz veya belirlenen koşullarda sunulur; acil durumlar ve özel istisnalar için ise uygulamalar Bakanlığın belirlediği esaslara göre yapılır. - Yabancılar ve yerel halk için hizmet veren merkezler, dış hizmetler ve ek ödemeler konusunda gelir akışlarını yönetir; bu kapsamda gelirlerin ve giderlerin nasıl hesaplanacağına ilişkin esaslar belirginleşir. - Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından tutulan kişisel kayıtlar il/ilçe sağlık idarelerinde saklanır ve gerektiğinde güvenli şekilde devredilir; raporlar, sevkler ve reçeteler resmî kayıt olarak kabul edilir. - Aile hekimliği dışındaki birinci basamak hizmetleri toplum sağlığı merkezleri tarafından sunulur; bu merkezlerin organizasyonu ve çalışma esasları Bakanlıkça belirlenir. - Kamu sağlığının geliştirilmesi amacıyla desteklemeler ve performans ölçütleriyle ilgili uygulamalar devreye alınır; gerekli gördüğünde hizmet sunumu için gerekli kaynak ve altyapı kullanılır.

Kanun 4787
2003-01-18

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

Aile hukukundan doğan dava ve işler bu mahkemeler tarafından görülür ve bu konularda karar verilir. Önce sulh yoluyla çözüm teşvik edilir; sulh sağlanamazsa dava esasına girilir ve yargılama devam eder. Mahkemeler, taraflar arasındaki ihtilaflarda anlaşma ve uzlaşı için gerekli çalışmaları yapar ve gerektiğinde uzman desteğiyle konulara ilişkin araştırma ve inceleme yürütür. Gerektiğinde mahkeme tarafından uzman olarak psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi kişilerden yararlanılır; bu uzmanlar aile sorunları alanında eğitimli kişiler arasından görevlendirilebilir. Uzmanın bulunmaması veya çalışamaması durumunda başka kamu kurumları veya serbest meslek sahiplerinden yararlanılabilir. Yetişkinler için evlilik birliğinin korunması, mal varlığının güvence altına alınması ve yerine getirilmesi gereken yükümlülükler için önlemler alınır; ihtiyaç halinde yerleştirme veya eğitim olanakları sağlanabilir. Küçükler için bakım ve gözetim, korunması gereken durumlarda gerekli tedbirler alınır; çocuk mallarının yönetimi konularında kararlar verilir ve uygun yerlere yerleştirme yapılabilir. Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfiziyle ilgili hususlar aile hukukunun uygulanması kapsamında ele alınır. Bir bölgede aile mahkemesi kurulamazsa ilgili konular başka mahkemeler tarafından görülür. Kararların takibi ve uygulanması süreçlerinde uzmanlardan yararlanılır; uyulmaması halinde ilgili yaptırımlar uygulanabilir. Geçiş halinde mevcut dava ve işler yetkili aile mahkemesine devredilir ve yönlendirme yapılır.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

CB Yönetmeliği 20146289
2014-05-09

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU KAPSAMINDA KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İSTİHDAM EDİLECEKLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönerge, terörle mücadele kanununa dayanarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmek üzere hak sahibi olanların istihdam haklarına ilişkin usul ve esasları belirler; kimlerin hak sahibi sayılacağını ve hak sahibi olanların hangi durumlarda istihdam edilebileceğini tanımlar. Başvuru ve feragat süreçleri, başvuruların hangi kurumda yapılacağı, kimlerin hangi durumlarda feragat beyanı vereceği ve gerekli belgelerin nasıl temin edileceğini düzenler; eşlerin, çocukların, anne-baba ve kardeşlerin hak kullanımı için gerekli feragat hallerini ve bu hallerde beyan şartlarını açıklar. Hak sahibi tespit komisyonu kurulması ve görevleri; başvuruların kapsamı ve uygunluk durumunun belirlenmesi; hak sahibi olarak tespit edilenler için belgelerin düzenlenmesi süreçlerini kapsar; ikinci kez başvuru durumunda belgelerin hazırlanması işlemlerini düzenler. Hak sahipleri arasındaki ihtilafların giderilmesi için uyuşmazlık komisyonu kurulur; komisyon kararları yazılı olarak tebliğ edilir ve tarafların itiraz süreci ile kararların kesinleşmesi aşamaları yer alır; karar Bakanlığa iletilir ve mevzuata uygunluk denetlenir. Kadro ve atama usulları; hak sahiplerine ait kadro ve pozisyon taleplerinin belirlenmesi, kura yoluyla atama yapılması ve hangi kurumlara atama teklifinin iletileceğinin düzenlenmesi; taleplerin elektronik sistem üzerinden yürütülmesi; atama şartlarını taşımayanların atamasının yapılmaması ve şartların sağlanması halinde atama işlemlerinin tamamlanması süreçleri bulunur. Atama süreci ve göreve başlama; hak sahiplerinin atama tekliflerinin kura ile belirlenen kamu kurumu ve kuruluşlarına iletilmesi ve atama şartlarının kurumlarca kontrol edilmesi, uygun olmayan başvurularla ilgili işlemlerin uygulanması için gerekli çerçeve oluşturulur. Belgeler ve bildirimler ile elektronik sistem üzerinden yürütülen iş akışları; başvuru ve atama süreçlerinde gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesi, hatalı veya eksik belgelerin giderilmesi için süreçler ve bildirimler sağlanır. İstihdam haklarının kullanımıyla ilgili denetim ve uyum; uygulamanın mevzuata uygun olarak yürütülmesi, gerektiğinde düzeltici işlemlerin yapılması ve süreçlerin kayıt altına alınması sağlanır.

Kanun 1136
1969-04-07

AVUKATLIK KANUNU

Bu metin avukatlığın kamu hizmeti ve bağımsız savunmayı temsil eden bir meslek olduğunu ve adaletin düzgün işlemesini sağlayacak şekilde uygulandığını gösterir. Avukat olmak için gerekli temel şartlar vatandaşlık veya uyumlu denkliği, hukuk fakültesinden mezuniyeti veya eşdeğerliliği, stajı tamamlamayı, ilgili bölgenin barosuna kayıtlı olmayı ve mesleğe engel bir durumun bulunmamasını içerir. Uzun süreli kamu görevlerinde bulunanlar için bazı şartlar istisna olarak uygulanabilir. Başvuru yapan adayın başvurusu hakkında gerekçeli bir karar alınması gerekir; karar süresi dolarsa reddedilmiş sayılabilir ve bu durumda itiraz hakkı doğar. Kabul edildiği durumda aday ruhsatname elde eder ve avukatlık unvanını kullanma hakkını kazanır; ruhsatname ve kimlikler standart hale getirilir ve resmi olarak tanınır; and içme görevi yerine getirilir ve tutanağa bağlanır. Avukatlıkla bağdaşmayan veya bağdaşan işler belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir; bazı görevler sırasında avukatlık yapılamazken bazı diğer görevlerle birlikte avukatlık yapılabilir. Hâkim veya savcının eşi veya yakın akrabası olan bir avukatın, ilgili davalarda avukatlık yapması kısıtlanabilir. Staj, avukatlığa geçiş için gerekli eğitim sürecidir ve özel bir yönetim çerçevesinde yürütülür; staj başvuruları için gerekli belgeler sunulur; staj sürecinde kamu görevleriyle ilgili izin ve çalışma şartları düzenlenebilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

CB Yönetmeliği 2505
2020-05-09

NÜFUS HİZMETLERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik nüfus hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve kişilerin medeni durum bilgilerinin kaydedilmesini merkezi bir veritabanına iletilebilmesini sağlayacak şekilde düzenler; hizmetlerin birliğini ve tutarlılığını hedefler. Nüfus kütüklerinin kâğıt ve elektronik ortamda tutulmasına, dış temsilcilikler ve yetkili kurumlarca dayanak belgelerinin merkezi veritabanına gönderilmesine veya tesciline ilişkin usul ve esasları belirler. Aile kütüğü, özel kütük ve diğer kayıt türlerini, bu kayıtların hangi belgelerle ve nasıl tutulacağını standartlaştırır; kayıtların arşivlenmesi ve muhafazasıyla ilgili esasları ortaya koyar. Genel Müdürlük’e nüfus hizmetlerini düzenlemek, yürütmek, izlemek ve denetlemek gibi yetkiler ve sorumluluklar verir; hatalı veya eksik kayıtların dayanak belgelere uygun şekilde düzeltilmesini sağlar. Kayıtların doğruluğunu ve tutarlılığını korumak amacıyla düzeltme, birleştirme, silme ve taşıma işlemlerinin usul ve esaslarını belirler; saklı nüfus ve tescil işlemlerine ilişkin kuralları düzenler. Doğum, evlenme, boşanma, ölüm gibi nüfus olaylarının kaydedilmesi ve tescil edilmesi ile ilgili genel kuralları ve gerekli belgeleri belirler; kayıtların hangi makamlarca hangi yollarla yapılacağını tanımlar. Doğum bildirimlerinin hangi kişi veya kurumlar tarafından nasıl yapılacağını ve kayıtların nasıl tescil edileceğini düzenler; yurt dışı doğumlarda bildirim ve tescil süreçlerini açıklar. Soybağının kurulması ve bunun tescil işlemlerine ilişkin esasları belirler. Kapatılmış kayıtlar ve denetim açısından erişim, muhafaza ve yetkili makamların denetimine ilişkin kuralları düzenler; mahkeme taleplerine ilişkin istisnaları belirtir. Saklı nüfus kavramını ve bu nüfusun aile kütüklerine tesciline ilişkin esasları ortaya koyar; vatandaşlık farklılıklarını gözeterek kayıtlama süreçlerini düzenler. Kayıt dışı kalmış kişilerin başvurusunda hangi belgelerin gerektiğini ve başvuru sahiplerinin işlemler için hangi yerlere başvuracağını belirtir; başvuru sürecinin nasıl işleyeceğini özetler. Çok vatandaşlığa sahip olan kişilerin nüfus olaylarının aile kütüklerine tesciline ilişkin başvuru şartlarını ve hangi durumlarda tescilin mümkün olacağını açıklar; başvuruların nasıl değerlendirileceğini özetler. Uluslararası belge düzenleme, tescil ve arşivleme işlemlerinin nasıl yürütüleceğini ve bu belgelerin ilgili kütüklere nasıl dahil edileceğini belirtir. Genel olarak, nüfus olaylarının kaydı, tescili ve doğrulaması için gerekli süreçleri, yetkili kurumlar arasında koordinasyonu ve arşivleme düzenini getirir; kimlik, vatandaşlık ve yerleşim ile ilgili kayıtların tutarlı ve izlenebilir şekilde yönetilmesini amaçlar.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.