10 / 5.203 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5738
2008-02-27

SPOR MÜSABAKALARINA DAYALI SABİT İHTİMALLİ VE MÜŞTEREK BAHİS OYUNLARININ ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİNE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının özel hukuk tüzel kişilerince merkezi bir sistem üzerinden yürütülmesini ve hasılat paylaşımına dayalı finansman modeliyle yaptırılmasını amaçlar. - Merkezî bahis sistemi ile risk yönetim merkezi kurulur ve işletilir; oranların belirlenmesi ve ikramiye riskinin izlenmesi gibi işlevler bu yapı üzerinden yapılır. - Başbayilik işi yükleniciye verilir; idareye hasılat payı karşılığında sözleşme yoluyla yürütülen bu iş ve hizmetler, ülke çapında belirlenen ölçütlerle gerçekleştirilir. - Yüklenici, merkezî sistemle uyumlu çalışacak bahis terminalleri ile bağlantıları kurar, bu bağlantılarla gerçek zamanlı iletişimi sağlar ve iletişim giderlerini üstlenir; ayrıca terminallerin bakımı ve onarımını yapar. - İdare tarafından oyunun pazarlaması, reklamı ve duyuruları yürütülür; kupon gibi sarfiyat malzemeleri temin edilerek bayilere dağıtılır ve müsabaka sonuçları duyurulur. - Süreçte şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele ve kamu denetimine uygunluk esas alınır; ihale usulleri kapalı teklif şeklinde belirlenir ve hasılattan verilecek pay oranı üzerinden değerlendirme yapılır; iş bütün olarak yurt çapında yürütülür. - İhaleye katılım için gerekli ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler belirtilir; başvuru için finansal taahhütler, altyapı ve personel yeterliliği gibi belgeler istenir; ortak girişimler için ortakları tarafından yerine getirilecek yükümlülükler belirtilir. - Yeterlilik için gerekli asgari kriterler, belirli yükümlülükler ve bunların karşılanmaması halinde uygulanacak sonuçlar tanımlanır; pilot ortak ve ortak girişimler için özel düzenlemeler bulunur. - İhaleye katılamayacak kişiler ve ilişkileri sıkı kurallarla belirlenir; yasa dışı fiillerle ilişkilendirilmiş kişiler ya da bağlı tüzel kişiler ihaleden hariç tutulabilir; ihale sürecinde hile, rekabeti bozma ve sahte belge gibi fiiller yasaktır. - Ortak girişimler ve alt yükleniciler kurallarına göre kurulabilir ve birlikte sorumluluk üstlenirler; alt yüklenicilerin yaptığı işlerden yüklenici sorumlu değildir, ancak yüklenici sorumluğunu sürdürür. - İhale ilanı, doküman temini ve değişiklikler gibi süreçler düzenli ve şeffaf şekilde yürütülür; dokümanın bedelsiz görülebilmesi fakat satın alınması zorunlu olur; dokümanda değişiklik gerektiğinde, gerekçeler tutanakla belirtilir ve yeniden ilan yapılır. - Sözleşme ve uygulama süreci, denetim, kabul, ödeme şartları, ihtilaf çözüm yolları ve diğer giderlerin kimin tarafından karşılanacağı gibi hususlar net olarak belirlenir; tüm süreç kamu denetimine açık ve hesap verebilir şekilde uygulanır.

CB Yönetmeliği 20146289
2014-05-09

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU KAPSAMINDA KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İSTİHDAM EDİLECEKLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönerge, terörle mücadele kanununa dayanarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmek üzere hak sahibi olanların istihdam haklarına ilişkin usul ve esasları belirler; kimlerin hak sahibi sayılacağını ve hak sahibi olanların hangi durumlarda istihdam edilebileceğini tanımlar. Başvuru ve feragat süreçleri, başvuruların hangi kurumda yapılacağı, kimlerin hangi durumlarda feragat beyanı vereceği ve gerekli belgelerin nasıl temin edileceğini düzenler; eşlerin, çocukların, anne-baba ve kardeşlerin hak kullanımı için gerekli feragat hallerini ve bu hallerde beyan şartlarını açıklar. Hak sahibi tespit komisyonu kurulması ve görevleri; başvuruların kapsamı ve uygunluk durumunun belirlenmesi; hak sahibi olarak tespit edilenler için belgelerin düzenlenmesi süreçlerini kapsar; ikinci kez başvuru durumunda belgelerin hazırlanması işlemlerini düzenler. Hak sahipleri arasındaki ihtilafların giderilmesi için uyuşmazlık komisyonu kurulur; komisyon kararları yazılı olarak tebliğ edilir ve tarafların itiraz süreci ile kararların kesinleşmesi aşamaları yer alır; karar Bakanlığa iletilir ve mevzuata uygunluk denetlenir. Kadro ve atama usulları; hak sahiplerine ait kadro ve pozisyon taleplerinin belirlenmesi, kura yoluyla atama yapılması ve hangi kurumlara atama teklifinin iletileceğinin düzenlenmesi; taleplerin elektronik sistem üzerinden yürütülmesi; atama şartlarını taşımayanların atamasının yapılmaması ve şartların sağlanması halinde atama işlemlerinin tamamlanması süreçleri bulunur. Atama süreci ve göreve başlama; hak sahiplerinin atama tekliflerinin kura ile belirlenen kamu kurumu ve kuruluşlarına iletilmesi ve atama şartlarının kurumlarca kontrol edilmesi, uygun olmayan başvurularla ilgili işlemlerin uygulanması için gerekli çerçeve oluşturulur. Belgeler ve bildirimler ile elektronik sistem üzerinden yürütülen iş akışları; başvuru ve atama süreçlerinde gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesi, hatalı veya eksik belgelerin giderilmesi için süreçler ve bildirimler sağlanır. İstihdam haklarının kullanımıyla ilgili denetim ve uyum; uygulamanın mevzuata uygun olarak yürütülmesi, gerektiğinde düzeltici işlemlerin yapılması ve süreçlerin kayıt altına alınması sağlanır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5464
2006-03-01

BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU

Bu Kanunun pratik etkileri şu şekilde ortaya çıkar. - Kartlı sistem kuran ve kart çıkaran kuruluşlar için faaliyet gösterebilmek amacıyla lisans alma ve kurumsal yönetim ile ilgili güvenilirlik ve mali yeterlilik şartlarının karşılanması gerekir; yurtiçi ve uluslararası faaliyetler için gerekli yapı ve izin süreçleri belirlenir. - Kart çıkaran kuruluşlar, kartlı hizmetlerin güvenli ve güvenilir bir şekilde sunulmasını sağlamak üzere gerekli sistem ve iç kontrolleri kurar; güvenlik ve müşteri bilgilerinin korunmasına yönelik tedbirleri sürekli olarak uygular. - Kredi kartı limitlerinin belirlenmesi ve yönetilmesi konusunda müşterinin mali durumu, riskler ve mevcut hesap bilgileri dikkate alınır; limitler talep edilmedikçe artırılmaz; toplam kart limitiyle ilgili üst sınır ilkeler halinde uygulanabilir. - Hesap özetlerinin belirlenen usullerle sunulması, elektronik ya da basılı olarak bildirilmesi zorunluluğu getirilir; müşteri şikâyet ve itirazlarının yapılabilir ve gerekçeli şekilde yanıtlanması beklenir. - Kartların haksız kullanımı durumunda belirlenen sorumluluk sınırları uygulanır; kartın sigortalanması ve risk paylaşımına ilişkin prosedürler belirlenir; sigorta ve tazminat süreçleri düzenlenir. - Kurumsal yönetim ve raporlama açısından kart çıkaran kuruluşlar, yönetsel yapı, muhasebe ve raporlama sistemlerini belirlenen standartlara uygun olarak süreçler ve kamuoyuna açıklanabilir bilgiler sunar. - Koruyucu hükümler kapsamında, ilgili otoriteler sermaye ve likiditeyle ilgili düzenleyici çerçeveler koyabilir; uyumsuzluk durumlarında gerekli tedbirler uygulanır. - Kart hamillerinin yükümlülükleri netleşir; kartları ve güvenliğini korumak, şifre veya kimlik bilgilerini güvenli tutmak ve kayıp/çalıntı halinde derhal bildirmek zorundadır; adres değişikliklerini bildirmek gerekir. - Üye işyeri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar kart bedellerini kartla ödeme talebini kabul etmekle yükümlüdür; ek ücret talep edilmesi yasaktır; kartın geçerliliğini teyit etmek ve gerektiğinde kimlik doğrulaması yapmak üye işyerinin görevidir; sözleşmelerin uygulanması ve ihlaller halinde yaptırımlar gündeme gelir. - Üye işyerleri, kart kullanımını gösteren işaretleri görünür biçimde bulundurur ve güvenli sistemlerin düzgün çalışmasını sağlar; bazı durumlarda işletmenin sözleşmesi sona erse bile güvenlik ve işlem sürekliliğini sağlamak için gerekli önlemler alınır. - Harcama ve alacak belgelerinin düzenlenmesi ve saklanması, iade veya iptal durumlarında belgelerin teslimi ve tutulması zorunluluğu doğurur; kayıtların doğru ve karşı tarafa tebliğ edilebilir olması sağlanır. - İmza gerektirmeyen işlemlerde de kart numarası veya benzeri doğrulamalarla işlemler gerçekleştirilebilir; bu durumda güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir. - Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, kart ödemelerini kabul eden taraflar olarak müşteri taleplerini yerine getirmek ve kartla yapılan işlemlerde kayıtlama ve doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır; uygunsuz davranışlar sözleşmenin ihlaliyle sonuçlanabilir.

Kanun 6306
2012-05-31

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa afet riski altındaki alanlarda güvenli ve sağlıklı yaşama olanaklarını artırmaya yönelik olarak riskli yapıların tespiti, tasfiye ve yenilenmesini düzenler. Riskli yapıların tespiti maliklerin masrafları kendilerine ait olacak şekilde lisanslı kuruluştan ya da yetkili birimlerce yaptırılır; sonuçlar tapu kaydına bildirilir ve ilgili hak sahiplerine duyurulur. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlarla ilgili işlemler kamu yararına devri veya devri seçenekleriyle ele alınabilir ve gerekli hallerde taşınmazlar üzerinde imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabilir. Tahliye ve yıkım süreçlerinde öncelik maliklerle anlaşma sağlamaktır; anlaşma sağlanamazsa geçici konut veya kira yardımı ile yapım için yardım gibi destekler sağlanabilir ve masraflar maliklerden payları oranında tahsil edilir. Uygulama kapsamında hak sahiplerinin görüşü alınır ve tespit sonuçları ilan edilerek bildirilir. Riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlar ve ilgili mühendisler için denetimler ve ihlal halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir; raporlarda hatalı veya usulsüz işlem yapılması durumunda uyarı, para cezası veya lisans iptali gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

CB Yönetmeliği 200713012
2008-01-09

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ VE TERÖRÜN FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE DAİR TEDBİRLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenlemenin pratik etkileri, suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik yükümlülüklerin uygulanmasına yöneliktir. - Yükümlüler, risk bazlı bir uyum programı kurmakla ve bu program kapsamında müşteri kimlik tespiti, müşteri izleme, risk değerlendirmesi ve kayıt tutma gibi tedbirleri almakla yükümlüdür; şüpheli işlemleri ilgili merciilere bildirme yükümlülüğü de bulunmaktadır. - Müşteri kimliğinin tespiti ve doğrulanması, gerçek kişiler ve tüzel kişiler için belirli bilgi ve belge toplama ile gerçekleştirilir; gerçek kişinin kimlik tespiti için ad-soyad, doğum tarihi, uyruğu, kullanılan kimlik belgesi türü ve numarası, adres ve iletişim bilgileri ile gerektiğinde kimlik belgelerinin asıllarının veya onaylı suretlerinin sunulması gereklidir; tüzel kişiler için şirket adı, ticaret sicil bilgileri, vergi kimlik bilgileri, faaliyet konusu, açık adres, iletişim bilgileri ve temsil edenlerin kimlik bilgileri istenir. - İşlem öncesi ve süreklilik arz eden ilişkilerde kimlik tespiti tamamlanır; sürekli iş ilişkisi süresince ilişkinin amacı ve niteliği hakkında bilgi alınır ve gerektiğinde doğrulama yapılır. - Uzaktan kimlik tespiti imkanı, taraflar arasında yüz yüze görüşmenin zorunlu olmadığı durumlarda kullanılabilir; uzaktan kimlik tespiti için uygulanacak yöntemler ve kapsamı Bakanlık tarafından belirlenir. - Gerçek faydalanıcının kimliğinin tespit edilmesi ve nihai kontrolün hangi kişilerde olduğunun belirlenmesi zorunludur; bu süreç, müşterinin nihai faydalanıcılarına ilişkin bilgilerin elde edilmesini ve gerektiğinde teyidini kapsar. - Yükümlüler, müşterinin risk durumuna göre ek veya güçlendirilmiş yeterlilik (due diligence) uygulayabilir; riskli görülen işlemler veya müşteriler için ek tedbirler uygulanır. - Noterler, avukatlar ve bazı meslek grupları gibi bazı mesleki gruplar için sınırlı alanlarda özel istisnalar veya ek kısıtlamalar bulunmaktadır. - Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve bazı yeni hizmet alanları da uyum sistemi kapsamına dahil edilmiştir; bu alanlarda da kimlik tespiti, izleme ve raporlama yükümlülükleri geçerlidir. - Yükümlüler, müşterinin kimlik ve adres bilgilerini doğrulayarak kayıtlarını düzenli olarak güncel tutar ve gerektiğinde bilgilerin güvenli biçimde saklandığını güvence altına alır. - İşlemler ve müşteri işlemleri, risk durumuna göre sürekli izlenir; olağandışı, yüksek riskli veya şüpheli işlemler için ek tedbirler uygulanır ve raporlanır.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.