10 / 2.325 sonuç gösteriliyor

Kanun 4706
2001-07-18

HAZİNEYE AİT TAŞINMAZ MALLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu kanun Hazineye ait taşınmazların ekonomik değere dönüştürülmesini hızlandırmayı amaçlar ve taşınmazların nasıl değerlendirileceği ve kime, hangi yöntemle satılacağına ilişkin esasları belirler. - Taşınmazların satışında çeşitli yöntemler öngörülür; doğrudan satış, üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilerek satış, arsa karşılığı inşa ettirme veya diğer uygun yöntemlerle değerlendirme yapılabilir. Hangi idarelerin hangi yöntemi kullanacağına karar verilir. - Satışa konu olabilecek taşınmazlar çeşitli kamu ve yarı-kamu kuruluşlarına, özel hukuk tüzelkişiliklerine, vakıflara ve kamu hizmetlerinde kullanılan alanlara göre çeşitlenir; bazı taşınmazlar rayiç bedeli üzerinden doğrudan satılabilir veya belirli amaçlar için sınırlı kullanım amacıyla satılabilir. - Kamu konutlarıyla ilgili özel süreçler ve haklar uygulanır; mevcut konut kullanıcılarına öncelikli satın alma hakkı doğabilir, bedelin ödenmesi halinde öncelik hakkı kullanılarak konutlar satın alınabilir; gerekli durumlarda ihale süreci ve bildirimler yürütülür. - Satıştan elde edilen gelirler bütçeye kaydedilir ve yatırım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılır; masraflar bu gelirlerden düşülür ve işlemler yatırım ve konut ihtiyaçlarına yönelik harcamalar için ayrıntılı şekilde yönetilir. - Tarım arazileri ve kırsal alanlarla ilgili özel kurallar bulunur; tarımsal amaçla kullanılan arazilerin doğrudan satışıyla ilgili şartlar ve tarım dışı kullanımın sınırlanmasına ilişkin hükümler uygulanır; gerektiğinde tarımsal kullanımı sürdürmeyi güvence altına almak için ek tedbirler alınır. - Uygulama ve uygulama sürecine ilişkin usul ve esaslar ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir; uygulamada çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi için gerekli kararlar alınır ve süreçler yönetilir.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6292
2012-04-26

ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, orman nedeniyle başka yerlere çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazilerinin değerlendirilmesi ve köylülerin kalkındırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler; orman köylülerinin yaşayışını ve üretimini desteklemeyi amaçlar. Köylülerin nakli ve yerleşmesi açısından uygulanabilir etkiler - Köylerin yeniden yerleşimi ve kalkındırılması için karar verildiğinde, bu süreçlerin uygulanması ve koordinasyonu ilgili orman kurumları tarafından yürütülür. - Bazı alanlar, köylülerin yaşamlarını sürdürmesi için yeniden düzenlenir ve iskan süreci bu doğrultuda planlanır; gerekli hallerde diğer yerlere kısmen veya tamamen nakil yapılabilir. - Yerleşim planları, arazi kullanımını tarımsal faaliyetlere uygunluk açısından incelenir ve uygun bulunan alanlar için tarımsal ıslah, imar ve ihya işlemleri yapılır; bu işlemler için ilgili kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanır. Arazi sınıflandırması ve yönetim - Değerlendirme kapsamında bazı araziler ormana dönüştürülmek üzere yeniden tasarlanır; bu arazilerin hangi kamu idaresine devredileceği belirlenir. - Tarım arazileri veya ormanlık alanlar gibi farklı kategorilerdeki yerlerin kadastro ve tapu kayıtları üzerinde gerekli düzeltmeler ve terkin çalışmalarına ihtiyaç duyulur. - Değerlendirme sonucunda, orman içindeki veya çevresindeki yerleşim yerleri için gerekli iskan ve tescil işlemleri ilgili idarelerce yürütülür. Kamulaştırma ve arazilerin ağaçlandırılması - Gerekli durumlarda kamulaştırma yapılabilir; kamulaştırılan arazilerin ağaçlandırılması ve ormana dönüştürülmesi Orman Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır. - Kamulaştırılan arazilerin tescili ve kullanım amacı, kamu idareleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasındaki işbirliği çerçevesinde yürütülür. Hak sahibi olanlar ve doğrudan satış - Önceden kullanıcı olan veya üzerinde tarımsal işler yapan kişiler, belirli kayıtlar ve beyanlar doğrultusunda doğrudan satış için başvurabilir; bu başvurular belirlenen süre içinde sonuçlandırılır. - Satış bedeli, güncel değerlemelere göre hesaplanır ve peşin ödemede indirimler, taksitli ödemelerde ise belirli taksit seçenekleri uygulanır. - Satış bedelinin ödenmesi tamamlandığında tapu ve gerekli ipotek işlemleri resen gerçekleştirilir; bu işlemlerde resmi şekil şartı aranmamış olabilir. - Hak sahibinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde haklar korunur; ödenmeyen tutarlara ilişkin yaptırımlar uygulanabilir ve hak sahibi için satış hakları düşebilir. - Hak sahipliği konusunda halefiyet durumu söz konusu olduğunda noter aracılığıyla muvafakatname düzenlenebilir ve buna ilişkin masraflar uygulanır. Sınırlamalar ve kapsam dışı kalan alanlar - Su havzaları, içme suyu koruma alanları ve bazı özel kullanım alanları için hak sahiplerine satış yapılması kısıtlanabilir; bu durumlarda alternatif olarak benzer alanlarda hak sahipliği düzenlemeleri yapılabilir. - Kamu hizmetlerine ayrılan veya belirlenen amaçlar için kullanılan araziler bu kanun kapsamındaki doğrudan satış için uygun olmayabilir. İskân ve planlama çerçevesi - Iskan süreçleri, mevcut iskan mevzuatı ve ilgili planlama süreçleriyle uyumlu olarak yürütülür; iskan talepleri, mevcut mevzuat çerçevesinde desteklenir. - Tarımsal faaliyetler için uygunluk ve planlama konularında ilgili bakanlıklar ile bakanlıklar arası koordinasyon sağlanır; planlar onaylanır ve uygulanır. Genel imkânlar ve güvence - Yasal süreçler, kayıtlar ve bedel hesaplama konusunda şeffaflık ve belirlenen usullerin uygulanabilirliği hedeflenir; hak sahiplerine adil işlem yapılması güvence altına alınır. - Bahsedilen işlemler kapsamında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar için gerekli başvuru ve itiraz imkanları sunulur; uygun görülen durumda iade veya düzeltme mekanizmaları uygulanır.

Kanun 4737
2002-01-19

ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNU (ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNU VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN)

- Endüstri bölgelerinin kurulması, yönetimi ve işletilmesi için bir çerçeve oluşturulur; bölgelerin yönetimi bir yönetici şirketi tarafından yürütülür ve tek yatırımcı bulunması halinde o yatırımcı yönetici olarak hareket eder. - Yatırım yapmak isteyen gerçek kişi veya tüzel kişiler için başvuru ve ön yer tahsisi süreçleri uygulanır; yatırım için gerekli izin ve ruhsatlar, belirlenen esaslar çerçevesinde sağlanır; yatırımcıya belirli türde haklar tesis edilebilir ve kullanma izni verilebilir. - Endüstri bölgelerindeki arazi ve kamulaştırma işlemleri yapılabilir; kamulaştırılan araziler devlet adına tescil edilerek bölgenin kullanımına alınabilir; yatırımcılar lehine haklar tesis edilebilir veya bedelsiz devri mümkün olabilir. - Altyapı ve üstyapı yatırımları planlanır ve denetlenir; altyapı giderleri yatırımcılar tarafından karşılanabilir; altyapı tamamlandığında hizmetler başlatılır ve işletilir. - İmar planları ve parklar, sağlık koruma bandı gibi alanlar belirli usullere göre düzenlenir ve ilan edilir; bölge sınırları içindeki bazı yapılar ve yollar yönetici şirketin sorumluluğundadır ve gerektiğinde işlemler yürütülür. - Endüstri bölgelerinde elektrik, su, doğal gaz gibi altyapı ve hizmetlerin temini için gerekli düzenlemeler yapılır; yatırımcılar bu altyapı hizmetlerini bölge içinde kullanır; serbest tüketici ve ilişkin haklar konusunda çeşitli esneklikler bulunabilir. - Özel endüstri bölgeleri ilanı için belirli yatırım taahhütleri ve sahiplik/irtifak haklarına ilişkin şartlar aranır; ilan edilen alanlar başka amaçlarla kullanılamaz ve yatırım tamamlandığında bölgenin özel statüsü korunur. - Yatırımlar için çevresel etki değerlendirme kararları gibi çevresel mevzuat gereklilikleri dikkate alınır; çevre ve sağlık güvenliği açısından gerekli tedbirler alınır.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 7269
1959-05-25

UMUMİ HAYATA MÜESSİR AFETLER DOLAYISİYLE ALINACAK TEDBİRLERLE YAPILACAK YARDIMLARA DAİR KANUN

Pratik etki şu şekilde olabilir: - Afet sonrası ve muhtemel afetler için hayatı ve kamu hizmetlerini korumaya yönelik acil yardım ve tedbirler uygulanır. - Hasar tespiti yapılarak tehlikeli durumlar belirlenir; gerekli görülen yapılar boşaltılır veya güvenli hale getirilir, yeniden yapım ve onarım için teknik şartlar uygulanır. - Binaların yeniden yapımı, onarımı veya önemli değişiklikleri için uygulanacak kurallar belirlenir; hatalı yapılar için gerekli tedbirler alınır. - Afet bölgelerinde veya yakınında acil kurtarma ve yardım çalışmaları koordine edilir; sivil savunma ile iş birliği yapılır. - Afetlerden etkilenen vatandaşlar için temel hizmetler sağlanır; sağlık hizmetine erişim güvence altına alınır; gerektiğinde özel hastanelerdeki tedaviler için ödemeler sonradan yapılabilir. - İlk kurtarma çalışmalarında çalışanlara ücret ödenmez; ancak beslenme ve temel ihtiyaçlar karşılanır; hasar gören ekipmanlar onarılır veya değiştirilir. - Hasar tespitine dayalı kararlar hızlıca uygulanır; tehlikeli durumlar giderilene kadar gerekli güvenlik ve yıkım önlemleri sürdürülür. - Geçici barınma, yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlar karşılanır; geçici konutlar sağlanabilir veya kiralama/tedarik imkânları kullanılır; nakdi yardım da verilebilir. - Hasar gören bölgelerde yeni yapılaşma veya ikamet için sınırlamalar uygulanabilir; güvenli olmayan alanlarda inşaata ve ikamete izin verilmeyebilir; bu tedbirler gerektiğinde daraltılabilir veya kaldırılabilir. - Toplulukların bir kısmının veya tamamının başka yerlere taşınması gerekiyorsa, uygun planlar ve kararlar doğrultusunda yerleşim sağlanır. - Teknik çalışmalarla hasar ve riskler değerlendirilir; buna uygun olarak hasarsız görülen yerlerin veya zararların giderilmesine ilişkin uygulamalar yürütülür.

Kanun 5917
2009-07-10

BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE EKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

- Bu yasa, kamu idarelerinde ücretlendirme politikaları, ek ödemeler ve bazı mali haklar üzerinde yeniden düzenleme getirir. - Sözleşmeli ve geçici personel istihdamı ile ilgili esaslar netleştirilir ve kurumlarca uygulanır. - Kamu idarelerinin ödeme işlemleri güvenli elektronik imza veya buna uygun güvenlik kriterleriyle yapılacak şekilde düzenlenir; uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Elektrik dağıtım şirketlerinin alacaklarının sulh yoluyla tahsiline ilişkin bir mekanizma kurulur; taraflar karşılıklı sulh sözleşmesi yapabilir ve icra/davaların masrafları belirlenir. - Tarımsal sulama için hizmet bedellerinin toplanması ve bütçelere aktarılması konusunda yeni uygulamalar getirilir. - Bazı kurum ve kuruluşların bütçe ve teşkilat yapısında değişiklikler yapılır; adlandırma ve atıflar güncellenir. - Vergi ve mali yönetim alanında çeşitli güncellemeler yapılır ve kamu idarelerinin mali işlemlerinin düzenlenmesine ilişkin yeni esaslar getirilir. - Bu değişiklikler, uygulamanın genel yürütüş biçimini ve uygulanabilirliğini etkiler.

Kanun 7174
2019-06-01

KAPADOKYA ALANI HAKKINDA KANUN

- Bu kanun Kapadokya Alanı’nın tarihî ve kültürel değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusu ve doğal kaynaklarının korunması, yaşatılması ve yönetilmesi için kapsamlı bir çerçeve kurar; planlama, geliştirme, tanıtım ve denetimi düzenler. - Bölgeyi yönetmek üzere bir idare ve bir komisyon oluşturulur; kararlar bu kurulların yetki ve görevleriyle belirlenir ve uygulanır. - Geçiş dönemi koruma esaslarına ve mevcut planlara aykırı uygulamalar yasaktır; aykırı uygulamalar giderilir ve gerektiğinde ilgili yapıların yıkılması söz konusu olabilir. - Hazineye ait veya kamuya ait taşınmazlar üzerinde satış, kiralama ve benzeri işlemler için idarenin uygun görüşü gerekir; bazı istisnalar uygulanabilir. - Kapadokya Alanı için üst ölçekli planlar idarece hazırlanır ve kararla yürürlüğe girer; nazım ve uygulama imar planları da komisyon onayıyla yürürlüğe girer. - Alan içinde plan yapma ve onama yetkisi bu çerçeveye göre yürütülür; bu kanun yürürlüğe girdikten sonra ilgili diğer idarelerce yeni plan onaylanamaz. - Komisyonda görüşülecek konulara ilişkin kararlar aldırılabilir; komisyon, doğal sit alanlarının tescili, sınır değişiklikleri ve yeniden değerlendirilmesi gibi kararlar da verebilir. - Kamu kurumları, belediyeler ve gerçek/tüzel kişiler karar ve planlara uymakla yükümlüdür. - Mevcut ve gelecekteki uygulamalara karşı aykırılık durumunda ağır idari yaptırımlar ve para cezaları uygulanır; ayrıca izinsiz yapı ve çevre/jeolojik dokuyu bozacak müdahaleler ciddi yaptırımlar doğurur. - Kanun, idarenin finansmanı için çeşitli gelir kaynakları öngörür; bağışlar, sponsorluklar, hizmet ücretleri ve benzeri gelirler ile ulusal/uluslararası destekler değerlendirilebilir ve vergi açısından bazı avantajlar sağlanabilir. - Muafiyetler ve vergi açısından bazı düzenlemeler belirlenir; belirli işlemler için vergi ve harçlardan muafiyetler uygulanabilir. - Mevcut durumda ve gelecekte uygulanacak planlar ile kararlar, diğer mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hallerde de yönlendirici olur; eksik kalan konularda ilgili mevzuat hükümleri devreye girer.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.