10 / 431 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 357
2018-11-23

İSTANBUL GEDİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE BAĞLI OLARAK HUKUK FAKÜLTESİ KURULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 357)

İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlüğü altında Hukuk Fakültesinin kurulmasına karar verilmiştir. Bu karar, üniversitede hukuk eğitiminin ve ilgili akademik faaliyetlerin yürütülmesini sağlar.

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

CB Kararnamesi 63
2020-06-10

SUÇ MAĞDURLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ (KARARNAME NUMARASI: 63)

Bu kararname suç mağdurlarına yönelik hizmet ve yardımların esaslarını ve bu hizmetlerin sunumunda görevli mercilerin sorumluluklarını belirler; mağdurların adli süreçlere etkin katılımını ve adalete erişimini kolaylaştırmayı amaçlar. - Mağdurlara yönelik bilgi verme, yönlendirme ve süreç hakkında açıklayıcı rehberlik sağlanır; iletişim herkesin anlayabileceği dilde ve uygun bir şekilde yürütülür. - Mağdura yönelik korunma önlemleri alınır; mağdurun güvenliği ve güvenilirliği ön planda tutulur; bilginin güvenliği ve gizliliği korunur. - Adli süreçte kırılgan gruplara özel destek hizmetleri sunulur; tekrarlayan mağduriyetlerin önlenmesi için uygun müdahale programları uygulanır; gerekirse vaka yönetimi ve sosyal inceleme talep edilerek sürece entegre destek verilir. - Meslek edinme ve sosyal/ekonomik desteklere erişim için kurslar ve öncelikli yardımlar sağlanır; eğitim ve istihdam imkanları mağdurların ihtiyaçlarına göre uygulanır. - Yaşama ve ikamet değişikliği gerektiren durumlarda mağdurların talebine bağlı olarak konaklama, görev yeri veya eğitim bağlamında uygun düzenlemeler yapılabilir; çocuklar için uygun eğitim ve rehberlik hizmetleri önceliklendirilir. - Adli görüşme odaları gibi özel hizmetler, ifadelerin güvenli ve rahat bir ortamda alınmasını sağlayacak şekilde kullanılır. - Cinsel suç mağdurlarına yönelik adli ve tıbbi işlemlerin koordine edilmesini amaçlayan hizmetler hayata geçirilir. - Adli süreçte gerekli durumda adli destek görevlilerinin görevlendirilmesi ve bu hizmetlerin koordineli şekilde sunulması sağlanır; hizmetlerin verimli yürütülmesi için koordinasyon ve danışma kurulları kurulur. - Hizmetlerin kalitesinin artırılması amacıyla mağdurlardan ve hizmet sunumunu yapanlardan geri bildirimler alınır; elde edilen veriler değerlendirilerek hizmetlerin iyileştirilmesi için raporlar ve öneriler hazırlanır. - Eğitim ve farkındalık artırıcı çalışmalar yürütülür; personel ve gönüllüler için eğitim programları geliştirilir; üniversiteler ve meslek örgütleriyle işbirlikleri kurulur. - Belediyeler, üniversiteler ve diğer kurumlar mağdur hizmetlerine katkı sağlamaya yönelik ortak programlar geliştirebilir; yerleşim alanları ve gerekli altyapı destekleri sağlayabilir.

Kanun 2802
1983-02-26

HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU

Bu düzenleme, adli ve idari yargıda çalışan hakim ve savcıların bağımsızlık ve güvence içinde görev yapmasını sağlamayı amaçlar. Hakimler ve savcılar, vicdani kanaatlerine göre karar verir ve yetkili makamların emir veya telkinde bulunması yasak olarak kabul edilir. Gözetim ve denetim mekanizmalarıyla meslekî davranışlar ile görevlerin yerine getirilmesi yakından izlenir ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma süreçleri işletilir. Hâkim ve savcı yardımcılığı, mesleğe girişin ilk aşaması olarak tanımlanır; adaylardan sağlık, ahlaki uygunluk ve mesleğe ilişkin temel yeterlilikler gibi kriterler istenir. Giriş için adli ve idari yargı ayrımlarına göre farklı nitelikler aransa da genel olarak yükseköğrenim ve mesleğe uygunluk gibi şartlar esas alınır. Yazılı sınav ve mülakatla yürütülen değerlendirme süreçlerinde adaylar, yetenek, bilgi ve mesleğe uygunluk açısından ölçülerek, ihtiyaç doğrultusunda karar verilir. Avukatlık geçmişi olan adaylar için özel kurallar ve ek değerlendirme hususları uygulanabilir; geçmiş deneyimler ve akademik başarılar atama sıralamasında dikkate alınır. Disiplin cezaları ve meslekten çıkarılma gibi yaptırımlar için gerekli çerçeve ve süreçler öngörülerek mesleki etik ve güvenilirlik korunur.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 7540
2025-02-27

TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ KANUNU

Bu kanun Türkiye Adalet Akademisi’nin kuruluşunu ve görevlerini düzenler. Akademi, kamu tüzel kişiliğine sahip, bilimsel, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olarak kurulur ve kendi bünyesinde başkanlık, daire başkanlıkları ve bir hukuk araştırmaları merkezi ile eğitim kurulu gibi organları barındırır. Amaç hâkim ve savcı yardımcıları ile hâkim ve savcılar için eğitim planları hazırlamak, yayımlamak ve uygulamaktır; noterler ve avukatlar ile eğitim ve öğretim hizmetlerinden faydalanması uygun görülen diğer kişilere yönelik programlar da oluşturulur ve yürütülür. Ayrıca hukuk ve adalet alanında araştırma ve bilimsel çalışmalar yapmak, ihtiyaçları tespit etmek, uluslararası gelişmeleri takip etmek, proje geliştirmek ve uygulamak amaçlanır. Uzmanlık ve sertifika programları ile kurs, seminer, sempozyum ve benzeri etkinlikler düzenlemek, bilgi bankası ve kütüphane kurmak, yayımlar yapmak da akademinin faaliyetleri arasındadır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin strateji ve hedeflerini belirlemek, yurt içi ve yurt dışındaki kurumlarla iş birliği yapmak, hâkim ve savcı yardımcıları ile hâkim ve savcıların lisansüstü ve yabancı dil eğitimlerini desteklemek amacıyla ilgili kurumlarla iş birliği yapmak ve bu konularda görüş bildirmek de kanunun kapsamındadır. Bunun yanında mevzuatla verilen diğer görevler de yerine getirilir. Başkanlık, daire başkanlıkları ve Eğitim Kurulu ile Hukuk Araştırmaları Merkezi’nden oluşan yapı içinde çalışılır; eğitim müfredatı, yıllık eğitim plan taslakları ve standartlar belirlenir, Akademi mevzuatıyla ilgili görüş ve öneriler geliştirilebilir. Akademide görev yapan personelin atama ve görevlendirme süreçleri ile öğretim elemanlarının görevlendirme süreçleri yürütülür; hizmetler için gerekli idari işlemler yapılır ve bazı hizmetlerden ücret alınabilir. Akademinin gelirleri çeşitli kaynaklardan sağlanır ve mali özerklikle faaliyette bulunur. Denetim mekanizması işletilir ve kadrolar ile ilgili düzenlemeler bu yapıya göre yürütülür; gerekli yönetmelikler çıkarılır.

Kanun 1136
1969-04-07

AVUKATLIK KANUNU

Bu metin avukatlığın kamu hizmeti ve bağımsız savunmayı temsil eden bir meslek olduğunu ve adaletin düzgün işlemesini sağlayacak şekilde uygulandığını gösterir. Avukat olmak için gerekli temel şartlar vatandaşlık veya uyumlu denkliği, hukuk fakültesinden mezuniyeti veya eşdeğerliliği, stajı tamamlamayı, ilgili bölgenin barosuna kayıtlı olmayı ve mesleğe engel bir durumun bulunmamasını içerir. Uzun süreli kamu görevlerinde bulunanlar için bazı şartlar istisna olarak uygulanabilir. Başvuru yapan adayın başvurusu hakkında gerekçeli bir karar alınması gerekir; karar süresi dolarsa reddedilmiş sayılabilir ve bu durumda itiraz hakkı doğar. Kabul edildiği durumda aday ruhsatname elde eder ve avukatlık unvanını kullanma hakkını kazanır; ruhsatname ve kimlikler standart hale getirilir ve resmi olarak tanınır; and içme görevi yerine getirilir ve tutanağa bağlanır. Avukatlıkla bağdaşmayan veya bağdaşan işler belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir; bazı görevler sırasında avukatlık yapılamazken bazı diğer görevlerle birlikte avukatlık yapılabilir. Hâkim veya savcının eşi veya yakın akrabası olan bir avukatın, ilgili davalarda avukatlık yapması kısıtlanabilir. Staj, avukatlığa geçiş için gerekli eğitim sürecidir ve özel bir yönetim çerçevesinde yürütülür; staj başvuruları için gerekli belgeler sunulur; staj sürecinde kamu görevleriyle ilgili izin ve çalışma şartları düzenlenebilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

KHK 652
2011-09-14

ÖZEL BARINMA HİZMETİ VEREN KURUMLAR VE BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- Özel barınma hizmeti veren kurumların kurulması, faaliyete geçmesi ve denetimi için lisans ve uygunluk süreçleri belirlenir; bu kurumlar öğrenci barınma hizmetleriyle sınırlı olarak iş görür ve bazı süreçler kamu ihale kurallarından muaf olabilir. - Kamuya ait taşınmazların veya kullanıma uygun alanların, belirli şartlar altında özel veya tüzel kişilere uzun süreli kullanım/ devri karşılığı kiralanması veya devredilmesi mümkün hale gelir; bu süreçler kullanım amacına uygunluk garantisiyle yürütülür. - Barınma tesislerinin yenilenmesi ve sözleşme yoluyla dış katılım sağlayıcılar tarafından işletilmesi imkanı doğar; eğitim hizmetlerinin dışındaki alanların işletilmesi de sözleşmeyle belirlenen koşullara bağlanabilir. - Milli eğitim kapsamında tesisler ve hizmetler arasındaki koordinasyon ve işbirliği için belirli yapısal düzenlemeler uygulanır; bazı yapı ve görevler yeniden düzenlenebilir veya kaldırılabilir. - Engelli bireylerin özel eğitim giderlerinin bütçeden karşılanması uygulaması devam eder; destek miktarları, engellilik durumuna ve eğitim programının kapsamına göre belirlenir; yanlış beyan durumunda geri ödeme ve yaptırımlar uygulanabilir; engelli öğrencilerin devam ve ölçüm işlemleri biyometrik veya kamera tabanlı doğrulama ile izlenebilir. - Uzak bölgelerde görev yapan öğretmenlerin istihdamı için sözleşmeli veya yerel statüye dair esnek uygulama imkanları doğar; yabancı ülkelerden denkliği kabul edilen programlar için belirli istihdam seçenekleri ortaya çıkabilir. - Sınavlarda görev alanlara ödenen ücretler ile yol giderleri ve ilgili uygulama esasları yeniden düzenlenebilir; sınav süreçlerinde güvenlik ve organizasyon görevlerine yönelik düzenlemeler yapılabilir. - Yasal değişiklikler kapsamında bazı yapılar kaldırılmış veya yeniden yapılandırılmış olabilir; bu, eğitim hizmetlerinin organizasyonu ve kaynak kullanımında etkiler yaratabilir.

CB Kararı 200611239
2006-12-08

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLI HER DERECE VE TÜRDEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM KURUMLARI İLE HİZMET İÇİ EĞİTİM, KURS VE SEMİNERLERDE ÜCRETLE OKUTULACAK DERS SAATLERİNİN SAYISI, DERS GÖREVİ ALACAKLARIN NİTELİKLERİ VE DİĞER HUSUSLARIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR

- Bu karar, Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim ve öğretim kurumlarında ders görevi, zorunlu ve isteğe bağlı ücretli ek dersler ile bu derslerin ödenmesine ilişkin esasları belirler. - Ders görevi veren kadrolu öğretim elemanlarının haftalık ders saatleri ve ek derslerin hesaplanması, hangi eğitim faaliyetlerinde uygulanacağı ve kimlerin görevlendirilebileceği hususlarını tanımlar. - Hizmet içi eğitim, uluslararası eğitim, kurs ve seminerler gibi faaliyetler için ödenecek ek ders ücretinin türüne göre uygulanacağını ifade eder. - Atış eğitimleri gibi özel eğitim alanlarında görev alan personel için ek ders görevi ve ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin kuralları getirir. - Sınav görevlerinde görev alan öğretim elemanları ve ilgili komisyonlarda görev alanların ek ders ücretlerinin nasıl belirleneceğini ve sınav türlerine göre ödemelerin hesaplanacağını belirtir. - Ders dışı faaliyetler kapsamında yapılan çalışmalar için ek ders ücreti ödenebileceğini ve bu ödemelerin şartları ile sınırlarını düzenler. - Ücretli ek ders görevi için gerekli onay ve yetki süreçlerini netleştirir. - Kapsam ve uygulama açısından hangi birimler ve personel için geçerli olduğunu tanımlar.