10 / 420 sonuç gösteriliyor

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 3998
1994-06-13

MEZARLIKLARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

- Mezarlıklar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez; asli amacı dışında hiç bir amaç için kullanılamaz. Yol geçişinin zorunlu olduğu durumlar hariçtir. - Umumi mezarlıklar satılamaz ve zamanaşımı yoluyla iktisap edilemez. - Mezarlıkların etrafının duvarla çevrilmesi, ağaçlandırılıp çiçeklendirilmesi ve gerekli bakım ile onarımının yapılması zorunludur. - Bu hizmetlerin yürütülebilmesi için gerekli ödenek ayrılır ve yeterli personel görevlendirilir; ödeneklerin bütçelere konulup konulmadığının denetlenmesi sağlanır.

Kanun 7076
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Müsadere kararına konu şirketler, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve/veya kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayıyla satış veya tasfiye edilerek yerine getirilir; bu süreçte yönetiminin mevcut haliyle yürütülmesi devam eder. - Tasfiye süreci tamamlandığında tasfiye bakiyesi Hazineye irat kaydedilir. - Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilirse, bu paylar Fonu tarafından satışa çıkarılır; iki kez satışa çıkarılmasına rağmen satış gerçekleşmezse paylar bedeli karşılığında devredilebilir ve bedeli Hazineye ödenir. - Müsadere sonrası sermaye artırımına karar verilirse, bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabidir. - Satış veya tasfiye süreçleri, ilgili esaslar çerçevesinde yürütülür ve tasfiye işlemleri tasfiye komisyonları tarafından tamamlanır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.

Kanun 4875
2003-06-17

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımlar serbestçe gerçekleştirilebilir ve yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muamele görür. Doğrudan yatırımlar kamulaştırma veya devletleştirme açısından güvence altındadır; kamu yararı bulunmadıkça ve karşılığı ödenmedikçe uygulanamaz. Yabancı yatırımların elde ettiği kar, temettü, satış, tasfiye bedelleri ve lisans gibi ödemeler dış ülkelere serbestçe transfer edilebilir. Uyuşmazlıklar için milli veya uluslararası tahkim dahil çeşitli çözüm yolları kullanılabilir. Nakit dışı sermayenin değeri yasal çerçeve içinde belirlenir ve uluslararası aktörler tarafından değerlemesi yapılabilir. Yabancı uyruklu personelin istihdamına çalışma izni sağlanır. Türkiye’de ticari faaliyet gerektirmeden irtibat büroları açılabilir. Yatırımlara ilişkin istatistiki bilgilerin toplanması ve paylaşılması yoluyla yatırım politikalarının belirlenmesi amaçlanır; bilgiler yalnızca istatistik amacıyla kullanılır. Yatırımla ilgili politika belirleme sürecinde ilgili görüşler dikkate alınır ve mevzuat değişiklikleri için uygun görüş alınır. Mevzuatta mevcut yabancı sermayeli kuruluşlar bu düzenlemenin uygulanmasına tabidir ve geçmiş haklar korunur. Uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılır ve bu düzenlemelere göre uygulanır.

CB Yönetmeliği 20059207
2005-08-10

İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Bu yönetmelik işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi, denetlenmesi ve gerekli şartların sağlanması süreçlerini düzenler. İşletme sahipleri açılış için gerekli ruhsatı almak zorundadır; ruhsatsız açılan işletme kapatılır. Başvuru süreci, yerleşim planı, hizmet türü ve tesisin uygunluğu ile ilgili bilgiler ve ek belgeler sunulmalıdır. İşyerleri sağlık ve güvenlik tedbirleri, çevre sağlığı ve genel güvenlik açısından mevzuata uygun şekilde kurulmalı ve işletilmelidir; uyulmaması durumunda ruhsatlandırma, güncelleme veya kapatma gibi sonuçlar doğabilir. Konut alanlarında bazı işletme türlerinin açılması için yer seçimi kararları veya izinler gerekebilir. Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde güvenlik, mesafe ve tehlikeli maddelerle ilgili kurallara uyulur; patlayıcı ve benzeri tehlikeli maddelerle ilgili tedbirler alınır. Yangına karşı önlemler için gerekli raporlar istenir ve çok sayıda işletmenin bulunduğu binalarda itfaiye raporu gibi belgelerin bulunması gerekir; gerekli tedbirler alındığında ruhsat verilmiş sayılır. Sıvılaştırılmış petrol gazı tüpü dağıtım merkezleri ve benzeri yerler için güvenlik kayıtları ve izlenebilirlik kuralları uygulanır; kayıtlar saklanır ve yetkili kişiler dışında paylaşılamaz. Turizm belgeli tesislerle ilgili süreçler uygulanır ve bazı yatırımlar için çevresel etki değerlendirmesi gerekliliği durumu belirlenir. Ruhsat verildikten sonra yerinde denetimler yapılır; eksik görülen hususlar tamamlanır. Tesislerde değişiklik yapılması halinde ruhsat süreçleri yeniden başlatılır; bazı değişiklikler için ek adımlar gerekebilir. Ek belgeler ve beyanlar ile başvuru süreçleri yürütülür; başvurunun kabul edildiğini gösteren kayıtlar sunulur ve eksik belgelerin tamamlanması sürenin başladığı duruma göre belirlenir. Bazı sektörlere ilişkin özel tedbirler ve uygulamalar bulunabilir; bazı yatırımlar için süreçler daha hızlı uygulanabilir.

Kanun 6301
1954-03-08

ÖĞLE DİNLENMESİ KANUNU

- Büyükşehirlerdeki fabrikalar, imalathaneler, dükkan ve benzeri işyerlerinde çalışanlar için öğle dinlenmesi zorunludur; dinlenme süresi işyeri tarafından belirlenir. - Dinlenme süresi boyunca işyerleri kapalı olur; çalışanlar isterlerse dinlenme sırasında işyerinden ayrılabilir. - Belirli yerler için dinlenmenin hangi saatlerde ve nasıl uygulanacağı belediye kararlarıyla belirlenir; bu tür yerlerde dinlenme süresi boyunca kapalı olma zorunluluğu olmayabilir ve çalışanlar dinlenmeyi münavebe ile sağlayabilir. - Kanunun hükümleri, işçilere ve müstahdemlere ait mevcut hakları daha aşağı seviyelere düşürmez; daha elverişli haklar varsa bunlar geçerli olur. - İşverenler öğle dinlenmesini yaptırmazsa yaptırım uygulanabilir; bu yaptırımlar belediye tarafından uygulanır. - Uygulama, nüfusu yoğun olan yerlerle sınırlı olup, küçük yerleşim yerlerinde yerel belediye karar ve ilanlarına bağlıdır. - Bu düzenleme, mevcut diğer mevzuat ve teamüllerin sağladığı hakları zedelemez veya engellemez.