10 / 4.681 sonuç gösteriliyor

Kanun 6361
2012-12-13

FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU

Bu mevzuat finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerinin kuruluşu, faaliyeti ve denetimine ilişkin temel kuralları belirler. Kapsam olarak Türkiye’de kurulu bu tür şirketler ile bazı işlemler bu kurallara tabidir; bazı işlemler için saklı hükümler bulunur. Kuruluş için gerekli izin süreci ve uygunluk şartları düzenlenir; anonim şirket şeklinde kurulma ve adın ilgili tanıma uygun olması, kurucuların ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması, ortaklık yapısının şeffaf olması gibi hususlar gereklidir. Kurucuların mali güç, itibar ve kontrol açısından uygun olması ile belirli etik ve yasal kriterleri taşıması gerekir. Faaliyet izni için ayrıca bir başvuru ve onay süreçleri gereklidir; faaliyete geçiş için sermaye, muhasebe ve iç kontrol sistemlerinin kurulması, raporlama süreçlerinin belirlenmesi ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması gerekir. Şubeler yurt içi veya yurt dışı olarak açılabilir; bunun için izne ihtiyaç vardır. Şirketin yapamayacağı işler ve sınırlamalar net olarak belirlenir; ana faaliyet konularının dışına çıkılamaz, belirli oranlar dahilinde kredi verme, garanti ve kefalet verme gibi işlemler sınırlanır, mevduat toplama veya tasarruf finansmanı dışında finansman sağlama konusunda kısıtlar uygulanır. Sigorta mevzuatı saklıdır; sigorta işlemleriyle aracılık kapsamı dışına çıkılamaz. Tasarruf finansman şirketleri için özel kısıtlamalar getirilir; konut veya taşıt edinimine yönelik tasarruf finansmanı dışında finansman sağlanamaz, üçüncü taraflara borç verilemez, ortaklık edinilemez, reklam ve banka imajı yaratacak ifadeler kullanılamaz, sadece yurt içinde kayıtlı konut/taşıt/çatılı işyeri edinimini finanse edebilir. Şirketlerin iştirakleri ve ortaklık yapıları ile ilgili usul ve esaslar kurum tarafından belirlenir.

Kanun 6103
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin geçiş kuralları netleşir; eski haklar korunur ve kazanılmış haklar güvence altına alınır. - Eski hukuka ait işlemler ve olaylar için hangi yasa uygulanacağı, olayın niteliğine göre belirlenir; yeni hükümler, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. - Eski hukuk altında olması gereken haklar, hak kazanılmış ise korunur; bazı durumlarda eski haklar saklı kalır. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler önceki hukuka tabidir; diğer konular yeni kanuna göre yürütülür. - Yollamalarla ilgili eski referanslar, yeni düzenlemelere uyacak şekilde yeniden yorumlanır. - Deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalar için yetkili merci ve görevler yeniden düzenlenir; ilgili davaların devri sağlanır. - Bileşik faiz konusunda mevcut sözleşmelerdeki düzenlemeler değiştirilir; değişiklik tamamlanana kadar bileşik faize ilişkin uygulama sınırlanabilir; gerektiğinde borçludan talep edilebilir. - Ticari işletmenin merkezi, Türkiye içindeki veya dışında bulunan bir işin Türkiye’de şube olarak tescili ve merkezi yurt dışına taşınması gibi hususlar, tarafların beyanı ve gerekli belgelerle yürütülür; özel düzenlemeler yönetmeliklerle belirlenir. - Şube kaydı için gerekli bilgiler ve belgeler, kayıt dairesine beyan edilir; taşıyıcı hükümler, düzenlemeler ve uygulanma şekli ileride çıkarılacak yönetmeliklerle netleşir. - Sermaye artırımı ve esas sözleşme değişiklikleri için uyum süreci uygulanır; uyum sağlanmazsa yeni kanuna göre genel kurul kararları ve uygulanış şekli devreye girer. - Tek pay sahibi anonim şirketler ve tek ortaklı limited şirketler için bildirim ve tescil ile ilan yükümlülükleri belirlenir; bu yükümlülükler zamanında yerine getirilmezse sonuç doğurur. - Yönetim kurulundaki mevzuat değişiklikleri ve görevlerin sürekliliği konusunda mevcut yöneticiler görevlerini sürdürür; belirli durumlarda tüzel kişi temsilcisiyle ilgili düzenlemeler gerekir. - Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarına ilişkin uyum zorunluluğu doğar; aksi halde eski genel hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. - Özel denetçinin mevcut görevi, raporu tamamlayıncaya kadar yürütülür; bu durumda denetçi istediği takdirde görevinden ayrılabilir. - Oy hakları ve nama yazılı payların devri konusundaki sınırlamalar önceki hükümler çerçevesinde uygulanmaya devam eder. Genel olarak, bu düzenleme şirketler ve ticari işletmeler için geçiş süreçlerini belirler, uyum gerekliliklerini ortaya koyar, eski hakların korunmasını ve yeni hükümlerin uygulanmasını sağlar.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 3385
1987-06-25

KÜÇÜK SANAYİ BÖLGELERİ İÇİNDE DEVLETÇE İNŞA EDİLMİŞ ÖRNEK SANAYİ SİTESİ İŞ YERLERİNİN MÜLKİYETİNİN DEVREDİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Devletçe inşa edilmiş örnek sanayi sitelerindeki işyerlerinin sahipliğinin, kiracı olarak uzun süre faaliyet gösteren küçük sanayicilere rayiç bedel üzerinden devredilmesi öngörülür. - Devirde arsa ve üzerindeki yapıların değeri tespit edilerek, peşin ödeme veya taksitle ödeme seçenekleri sunulur; taksitle ödeme durumunda borçlar ödenmediği takdirde kayıt devlet adına düzeltilir. - Taşınmazlar, hak sahibi küçük sanayici adına kayıtlanır ve belirli süre boyunca bazı haklar açısından kısıtlar uygulanır; miras yoluyla intikal hariç başka bir nedenle devir ve temlik yapılamaz. - Devirden sonra işletmenin amaca uygun işletilmemesi veya yazılı bildirime rağmen düzeltilmemesi halinde tapu kaydı devlete geçirilebilir ve ödenen bedel iade edilebilir. - Devirle ilgili uygulanacak şartlar, yönetmelikte belirlenecek olan esaslar ve uygulama usulleriyle düzenlenir. - Geçici hükümler kapsamında mevcut durumda olanlar başvurabilir ve belirli şartları taşıyanlar haklardan yararlanabilir; bazı durumlarda tahliye veya benzeri sonuçlar doğabilir.

CB Yönetmeliği 20059207
2005-08-10

İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Bu yönetmelik işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi, denetlenmesi ve gerekli şartların sağlanması süreçlerini düzenler. İşletme sahipleri açılış için gerekli ruhsatı almak zorundadır; ruhsatsız açılan işletme kapatılır. Başvuru süreci, yerleşim planı, hizmet türü ve tesisin uygunluğu ile ilgili bilgiler ve ek belgeler sunulmalıdır. İşyerleri sağlık ve güvenlik tedbirleri, çevre sağlığı ve genel güvenlik açısından mevzuata uygun şekilde kurulmalı ve işletilmelidir; uyulmaması durumunda ruhsatlandırma, güncelleme veya kapatma gibi sonuçlar doğabilir. Konut alanlarında bazı işletme türlerinin açılması için yer seçimi kararları veya izinler gerekebilir. Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde güvenlik, mesafe ve tehlikeli maddelerle ilgili kurallara uyulur; patlayıcı ve benzeri tehlikeli maddelerle ilgili tedbirler alınır. Yangına karşı önlemler için gerekli raporlar istenir ve çok sayıda işletmenin bulunduğu binalarda itfaiye raporu gibi belgelerin bulunması gerekir; gerekli tedbirler alındığında ruhsat verilmiş sayılır. Sıvılaştırılmış petrol gazı tüpü dağıtım merkezleri ve benzeri yerler için güvenlik kayıtları ve izlenebilirlik kuralları uygulanır; kayıtlar saklanır ve yetkili kişiler dışında paylaşılamaz. Turizm belgeli tesislerle ilgili süreçler uygulanır ve bazı yatırımlar için çevresel etki değerlendirmesi gerekliliği durumu belirlenir. Ruhsat verildikten sonra yerinde denetimler yapılır; eksik görülen hususlar tamamlanır. Tesislerde değişiklik yapılması halinde ruhsat süreçleri yeniden başlatılır; bazı değişiklikler için ek adımlar gerekebilir. Ek belgeler ve beyanlar ile başvuru süreçleri yürütülür; başvurunun kabul edildiğini gösteren kayıtlar sunulur ve eksik belgelerin tamamlanması sürenin başladığı duruma göre belirlenir. Bazı sektörlere ilişkin özel tedbirler ve uygulamalar bulunabilir; bazı yatırımlar için süreçler daha hızlı uygulanabilir.

CB Yönetmeliği 979853
1997-08-29

YAP-İŞLET MODELİ İLE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TESİSLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞININ DÜZENLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenleme, Yap-İşlet modeliyle termik santral kurup işletmeyi ve üretilen elektriği belirlenen esaslar çerçevesinde satmayı sağlayan uygulanabilir bir çerçeve getirir. Kapsam açısından hidroelektrik, jeotermal, nükleer ve diğer yenilenebilir enerji santralleri bu düzenlemenin kapsamı dışındadır. Üretim şirketleri tesisleri kendilerine ait olarak kurar ve işletir; ürettikleri elektriği sözleşmede belirlenen kurallara göre belirli bir alıcıya satar. İhale ve sözleşme süreçleri rekabetçi, şeffaf ve önceden belirlenen şartnameye uygun olarak yürütülür. Projelerin finansmanı tamamen üretim şirketinin sorumluluğundadır; vergi ve diğer mali yükümlülükler de bu şirkete aittir. Çevre izinleri ve ÇED gibi ilgili mevzuata uyum üretim şirketinin sorumluluğundadır; mevzuat değişiklikleri maliyetleri etkileyebilir ve buna uygun düzenlemeler gerekebilir. Üretim tesisinin bağlantı hattı ve entegrasyonu güvenilir enerji iletimine uygun şekilde sağlanır; kamulaştırma ve taşınmaz bedelleriyle ilgili giderler üretim şirketinin sorumluluğundadır ve sözleşme kapsamındadır. Enerji üretim ve satışına ilişkin esaslar sözleşmede netleşir; fiyat yapısı, eskalasyon ve maliyet değişiklikleri için uygulanacak mekanizmalar öngörülür. Faturalandırma, ödemeler ve gecikme durumlarında uygulanacak güvence mekanizmaları sözleşmede belirlenir. Yer seçimi, arazi temini, inşaat ve devreye alma süreçleri üretim şirketinin sorumluluğundadır; test ve kabul süreçleri de bu kapsama dahildir. Sözleşme süresi, izinler ve tesisin işletme süresi dikkate alınarak belirlenir; gerekli görüldüğünde yeniden değerlendirme ve uzatma imkanına ilişki öngörülebilir. Taraflar arasındaki ilişkilerde üçüncü taraf devri ve temlikine ilişkin kurallar netleştirilir ve bu işlemler için yazılı onay gerekir. Şartname ve sözleşmede yer alması gereken hükümler arasında ödenecek ücretler, vergi ve mali yükümlülükler ile geçici teminat ve diğer ilgili belgeler için kurallar bulunur. Bu çerçeve, enerji arz-talep dengesinin korunması ve ulusal enerji sistemi güvenliğinin sağlanması hedefleriyle uyumlu olarak uygulanır.

Kanun 3332
1987-03-31

SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkisi, sermayenin tabana yaygınlaşması ve sermaye piyasasının geliştirilmesi hedefine uygun olarak işletilir. Devlet Yatırım Bankası özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yeniden yapılandırılarak ihracat ve yurt içi/kurumsal yatırım faaliyetlerini finansman, sigorta ve garanti hizmetleriyle destekleyen bir finans kurumu olarak faaliyette bulunmaktadır. Banka için uygulanacak organizasyon ve yönetim esasları, sermaye yapısı ve faaliyet alanları belirli ölçütlere bağlanır; bankanın amacı bu kapsamda Finansman, sigorta ve garanti alanlarında hizmet sunmaktır. Banka için iki tür teminat yükümlülüğü öngörülür; sabit ve mütehavvil teminatlar kurumsal risklere karşı güvence sağlar; teminatlar genelde belirtilen yatırım araçları ve varlık sınıflarında tutulur. Bankanın önceki dönem sigortalılıkları ve primleriyle ilişkili bazı hesaplar dikkate alınır; primlerden elde edilen gelirin belirli bir oranı teminat olarak ayrılır. Banka vergi açısından bazı muafiyetlerden yararlanır. Banka, politik riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararların devlet tarafından karşılanması kapsamına dahil olan işlemler için güvence sağlar. Bankanın ihtiyatî tedbirler, ihtiyatî haciz ve icra taleplerinde teminat şartı aranmaz; bu durum bazı işlemlerin daha hızlı ve esnek yürütülmesini amaçlar. Bankanın kredi teminatını oluşturan taşınır ve taşınmazlar üzerinde icra veya tasfiye süreçlerinde belirli sınırlamalar ve uygulanacak usuller söz konusu olabilir. Sermayeye iştirak yoluyla kurulan sermaye yapılarına ilişkin düzenlemeler, iştirak paylarının yeni sermaye kompozisyonunda bankaların ve nitelikli üçüncü kişilerce temel ölçüde karşılanması yönündedir; payların kayıtlı yazılı olması ve borsada işlem görmesi hedeflenir. Tasfiye halinde, bankaların alacaklarına dönüştürülen sermaye hisseleri diğer hisselere göre öncelikli olarak ödenir. Sermayeye dönüşüm yoluyla oluşturulan teminatlar, yeni sermaye yapılandırmaları süresince varlık üzerinde kalabilir ve tasfiye durumunda belirli koşullara göre tasfiye bakiyesinden tahsil edilebilir. İştirak paylarının halka arzı ve bununla ilgili satış süreçleri, belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir; satış bedellerinin belirlenmesi ve vergilendirme konularında muafiyetler veya istisnalar söz konusu olabilir. Yeni sermaye oluşumu sırasında bankalar ve iştirak eden diğer yatırımcılar, hisselerin yazılı ve hisselerin borsada işlem görür hâle getirilmesi gibi düzenlemelere tabi tutulur. Bu kapsamda bankaların iştiraklerinden doğan kazançların belirli vergisel istisnalardan yararlanması ve bu kazançların tevkifata tabi olmaması öngörülebilir. Tasfiye veya yeniden yapılandırma süreçlerinde teminata ilişkin mevcut düzenlemeler, alacaklıların haklarının korunması açısından uygulanır.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.