10 / 2.955 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 6658
2023-01-10

İTHALATTA İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ UYGULANMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 6658)

İthalatta ilave gümrük vergisi uygulanmaz. Yatırım teşvik belgesi kapsamında gümrük vergisi muafiyetinden yararlanılabilir.

CB Kararı 5743
2022-06-24

İTHALATTA İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ UYGULANMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5743)

İthalatta ilave gümrük vergisi uygulanmasına ilişkin kararın eki Ek-1 tablosundan bazı satırlar çıkarılmıştır. Bu değişiklik, çıkarılan satırlara ilişkin ilave gümrük vergisi uygulamasını değiştirmektedir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

CB Kararı 5902
2022-07-28

İTHALATTA İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ UYGULANMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5902)

İthalatta ek bir gümrük vergisi uygulanmasına karar verilmiştir. Bu ilave vergi, belirlenen ürün sınıflarını içeren listeye dahil edilen malları kapsar.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 4760
2002-06-12

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU

Bu yasa kapsamında özel tüketim vergisi, malların Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren satışa sunulana kadar olan süreçlerde uygulanabilir hale gelir; vergiyi doğuran olay çoğunlukla malın teslimi veya ilk iktisabıdır ve bu süreçte faturanın düzenlenmesi, kısım kısım teslimler ve komisyon/konşinyasyon yoluyla yapılan satışlar da vergiyi etkileyen haller olarak dikkate alınır. Mükellefler ve sorumluluklar açısından, malların üretimi, inşası veya ithaliyle uğraşanlar ile bu malların müzayedeyle satışını gerçekleştirenler verginin nihai yükümlüleri olarak kabul edilir; bazı durumlarda vergi ödemesiyle ilgili sorumluluk, malın Türkiye içinde kim tarafından ne şekilde kullanıldığına bağlı olarak genişletilebilir. İhracat istisnası kapsamında, malların yurtdışına teslim edilmesi ve Türkiye’nin Gümrük Bölgesi dışına çıkması şartıyla vergiden muaf tutulabilir; ayrıca ihracat için özel olarak beyan edilen işlemler üzerinde iade yapılabilir. Diplomatik istisna ve diğer özel istisnalar, yabancı devletlerin temsilcilikleri, uluslararası kuruluşlar ve bunların Türkiye’deki bazı personelleri için vergiden muafiyetler sağlar. Diğer istisnalar arasında belirli kamu kurumlarına teslim edilen mallar, bazı enerji ve güvenlikyle ilgili işlemler, engellilik durumlarına yönelik özel muafiyetler ve afetler sonrası hurdaya çıkarma durumları için muafiyetler bulunabilir. Bu istisnalar, malların türüne ve teslim şekline bağlı olarak uygulanır. Belgesiz mal bulundurma veya vergiyi ödemeden işlem yapılması halinde cezai tarhiyat ve vergi ziyaı cezası gibi yaptırımlar uygulanabilir; belgenin ibrazı gerektiğinde belirli süreler içinde belgelere ilişkin işlemlerin tamamlanması gerekir ve aksi halde tarhiyat yapılabilir. İhracat veya serbest bölge teslimleri gibi özel durumlarda verginin tecil/terkin edilmesi veya iadeye konu edilmesi gibi uygulamalar söz konusu olabilir; bu durumda gerekli belgelerin ve beyanların uygun şekilde yürütülmesi gerekir.

CB Kararı 7846
2023-11-24

İTHALATTA GÖZETİM VE KORUNMA ÖNLEMİ UYGULAMALARI KAPSAMINDA HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİN İNDİRİM HAKKININ KALDIRILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7846)

İthalatta gözetim uygulanmasına tabi tutulan mallara ilişkin beyan edilen ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dahil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar üzerinden ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır. Aynı şekilde ithalatta haksız rekabetin önlenmesi amacıyla uygulanan gümrük vergisi ve ek mali yükümlülükler ile bu tutarlar nedeniyle KDV matrahına dâhil olan vergi, resim, harç ve paylar üzerinden hesaplanan KDV’nin indiriminin de kaldırıldığı kabul edilmektedir. Net sonuç olarak ithalat işlemlerinde KDV indiriminin kapsamı daralmış ve bazı vergiler için indirilebilirlik imkanı ortadan kalkmıştır.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.