10 / 2.089 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 8323
2024-04-07

154 KV HASANÇELEBİ-MALATYA ENERJİ İLETİM HATTI PROJESİ KAPSAMINDA GÜZERGÂH DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMASI GEREKTİĞİNDEN; 256 NUMARALI DİREK YERİNİN TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8323)

Bu karar ile iletken hat geçiş alanında irtifak hakkı kurulması öngörülmekte ve gerektiğinde acil kamulaştırma uygulanabilir. Böylece hat için gerekli alanların kullanım hakkı güvence altına alınır ve projenin hızlı şekilde hayata geçirilmesi hedeflenir. Kullanıma konu olan arazilere ilişkin tazminat ve diğer uygulama süreçleri ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür.

Kanun 6458
2013-04-11

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

Bu kanun yabancıların Türkiye’ye giriş, kalış ve Türkiye’den koruma talep edenlerin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve uygulanabilir kapsamı belirler. Yabancılar için Türkiye’ye giriş ve kalış süreçlerinde sınır kapılarında ve ülke içinde yapılacak işlemler ile uluslararası koruma taleplerinin incelenmesi süreçleri öngörülür; kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılar için geçici koruma uygulanabilir. Uluslararası koruma statüsü olarak mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma gibi statüler tanımlanır ve bu statülerin kazanılması veya korunmasıyla ilgili esaslar belirlenir. Geri gönderme yasağı, bir kişinin işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleyle karşı karşıya kalacağı yerlere gönderilmesini engeller. Türkiye’ye giriş için gerekli belgeler gösterilmek zorundadır; bazı durumlarda sınır kapılarında vize verilebileceği veya vize muafiyetinin uygulanabileceği öngörülür. Bazı yabancılar için ise kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca olması halinde giriş yasağı uygulanabilir ve bu kararlar bildirilir. Uluslararası koruma başvuruları, başvuranın talebinin engellenmesini hedeflemeyen şekilde değerlendirilir ve kararlar başvuru sahibine tebliğ edilir; kararlar aleyhine başvuru ve yargı yolu vardır. Giriş yasağı kararları, sınır dışı edilme durumları ve bu kararların uygulanmasına ilişkin hükümler vardır; bazı hallerde giriş yasağının süresi ve uygulanması düzenlenir. Sınır kapılarında durumda özel olarak verilebilen geçici vizeler ve havalimanı transit vizeleri uygulanabilir; bu vizelerin süreleri ve koşulları belirlenir. Uzun süre Türkiye’de kalacak yabancılar için ikamet izni zorunluluğu bulunur; bazı statülerde ikamet izninden muafiyetler öngörülebilir ve muafiyetlerden yararlanmak için gerekli belgeler şekillendirilir. İkamet izni başvuruları konsolosluklar aracılığıyla yapılır; diploması ve uluslararası kuruluşlar gibi özel statülerde bulunan kişiler ile aileler için ikamet izninden muafiyetler söz konusu olabilir. Vize uygulamaları, vizelerin verilmesi, vizeden muafiyetler ve sınır kapılarında verilebilecek vizelere ilişkin esaslar belirlenir; bazı durumlarda vizelerin tek taraflı kolaylıklar sağlaması öngörülür. Cumhurbaşkanı ve ilgili makamlar, pasaport ve vize işlemlerine ilişkin yetkileri kullanabilir ve belirli durumlarda vize kolaylıkları veya muafiyetler getirebilir.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 6735
2016-08-13

ULUSLARARASI İŞGÜCÜ KANUNU

Bu yasa, Türkiye’de çalışmak isteyen yabancıların çalışma izni veya muafiyeti almakla yükümlü olduğunu ve izinsiz çalışmanın yasak olduğunu belirtir. Çalışma izni, uluslararası işgücü politikası çerçevesinde Bakanlık tarafından verilir; değerlendirme sürecinde kamu düzeni, güvenlik ve sağlığı gözetilir ve ilgili kurumların görüşleri alınabilir. Başvurular yurt içinde doğrudan Bakanlığa veya yurt dışındaki temsilciliklere yapılabilir; bazı durumlarda yetkili aracı kurumlar da başvuru yapabilir. Ön izin gerektiren mesleklerde çalışma izni başvuruları için ön izin almak zorunludur. Çalışma izni muafiyeti bulunan yabancılar, muafiyet kapsamında çalışabilir ve bu süreler diğer çalışma izni sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Turkuaz Kartı ve süresiz çalışma izni gibi özel statüler, belirli kriterlere göre verilir; Turkuaz Kartı sahibi olanlar eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına ikamet izni yerine geçen haklar kazanabilir ve geçiş süresi dolduğunda süresiz haklar elde edebilir. Çalışma izni veya muafiyeti geçerliliğini yitirir veya iptal edilirse çalışma hakkı sona erer. Kamu düzeni, güvenlik veya sağlık açısından sakınca görüldüğünde başvurular reddedilebilir veya iptal edilebilir. Uluslararası işgücü politikası doğrultusunda izleme ve bilgi paylaşımı amacıyla bir sistem kurulması öngörülür. Diplomatik ve konsüler temsilciliklerde görevli yabancılar için belirli muafiyetler ve başvuru mekanizmaları mevcut olabilir.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

CB Kararı 8325
2024-04-07

154 KV ŞİNİK TM-(AKYAZI TM-MAÇKA TM EİH) BRŞ. N. ENERJİ İLETİM HATTI (İKİ AYRI HAT) PROJESİ KAPSAMINDA BAZI TAŞINMAZLARIN TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8325)

Bu karar iletken hat geçişine uygun bir alan üzerinde irtifak hakkı kurulması suretiyle acele kamulaştırma yoluyla gerekli taşınmaz haklarının elde edilmesini sağlar. Böylece ilgili alanlarda hat için geçiş ve kullanım hakları güvence altına alınır.

Kanun 5901
2009-06-12

TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU

- Bu kanun, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin yolları ve vatandaşlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini temel olarak belirler; vatandaşlık edinimi farklı yollarla mümkün olabilir ve bu süreçlar herkes için geçerli kurallara bağlanır. - Doğumla vatandaşlık, çocuğun nerede doğdu veya kiminle ilişkili olduğuna bağlı olarak otomatik olarak kazanılabilir; bazı durumlarda doğum anından itibaren vatandaşlık hüküm ifade eder. - Sonradan vatandaşlık kazanımı için yabancı kişi belirli şartları taşıdığında başvurabilir; başvurunun kabulü mutlak hak değil, yetkili makam kararına bağlıdır ve şartlar ülkedeki mevzuata uygun olarak değerlendirilir. - Vatandaşlık başvuruları için genel olarak erginlik, Türkiye’de kesintisiz ikamet süresi, Türkiye’ye yerleşme niyetinin davranışlarla görülmesi, sağlık durumunun kamu sağlığına tehlike oluşturmaması, iyi ahlak, yeterli Türkçe bilgi, geçimini sağlayacak gelir veya meslek ve güvenlik/düzen açısından uygunluk gibi kriterler aranır. - İstisnai durumlar kapsamında bazı yabancılar, özel hizmetler veya belirli statüde olanlar için Cumhurbaşkanı kararıyla vatandaşlık kazanabilirler. - Evlenme yoluyla vatandaşlık için direkt olarak kazanım sağlanmaz; belirli sürenin üzerinde evli olmak ve uygun şartları taşımak gerekir; evli olan yabancı, eşin ölümü halinde şartlarda esneklik kazanabilir. - Evlat edinme yoluyla yetişkin olmayan kişiler vatandaşlık kazanabilir. - Yetkili makam kararıyla vatandaşlığı kazanma süreci, başvurunun dosyalanması, araştırma ve inceleme süreçlerini kapsar; uygun bulunanlar vatandaşlığı kazanır, uygun olmayanların başvuruları reddedilir. - Vatandaşlığını kaybetme, yetkili makam kararıyla veya belirli hakları kullanma sonucunda gerçekleşebilir; çıkma izni veya belgesi alınmasıyla vatandaşlıktan çıkış mümkün olabilir; bazı durumlarda eşlerin durumu farklı etkilenmez. - Çıkma izniyle vatandaşlıktan çıkıldığında, ilgili kişi vatandaşlıktan çıkar ve bu durum ailesinin diğer üyelerini doğrudan etkilemez; bazı haklar sınırlı veya saklı olabilir. - Mavi Kart gibi özel belgeler, çıkış sonrası haklar açısından belirli kolaylıklar sağlayabilir; bu tür haklar için gerekli kayıtlar ve belgelendirme süreçleri uygulanır. - Vatandaşlığını kaybedenlerin mallarıyla ilgili tasfiye yükümlülükleri olabilir; tasfiye süreci sonucunda malların tasfiye edilmesi veya devlete devredilmesi gerektiği durumlar olabilir.

CB Yönetmeliği 2010139
2010-04-06

TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Bu düzenlemenin amacı Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybı, ispatı ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerde uygulanacak usul ve esasları belirleyerek uygulamada birlik sağlamaktır. - Vatandaşlık başvuruları yurt içinde ilgili makamlarca, yurt dışında ise dış temsilcilikler tarafından yürütülür. - Türk vatandaşlığını kazanmanın yolları ikiye ayrılır: doğumla kazanılan ve sonradan kazanılan. - Doğumla kazanılan vatandaşlık, anne veya baba ile soy bağına dayanılarak veya doğum yerine göre kendiliğinden kazanılır; bazı durumlarda doğumdan itibaren vatandaşlık gerçekleşir. - Doğumla kazanılan vatandaşlık çocuk için, evlilik birliği içindeki çocuklar için ve baba tarafından vatandaşlık durumuna bağlı olarak uygulanır. - Sonradan vatandaşlık, yetkili makam kararıyla veya evlat edinme ya da seçme hakkının kullanılmasıyla mümkün olur. - Genel olarak vatandaşlık kazanımı için adayların, uzun süreli ikamet, yasal ikamet ve toplumsal uyum göstergeleri, sağlık durumu, iyi ahlak ve kamu güvenliği açısından engel olmama, Türkiye’de geçimini sağlayacak gelir veya mesleğe sahip olma ile Türkçe dil becerisi gibi şartları karşılaması gerekir. - Başvurular ön inceleme, gerekli belgelerin incelenmesi, güvenlik ve adli soruşturma süreçleriyle değerlendirilir; mülakat yapılabilir ve son karar bu değerlendirme sonucunda verilir; şartları taşımayanların başvurusu reddedilebilir. - İstisnai olarak vatandaşlık kazanımı, devletin kararına bağlı olarak belirli yatırım veya katkı türleriyle sağlanabilir; bu kapsamda yatırım, konut edinimi, istihdam yaratma ve benzeri alanlarda şartlar bulunur. - Çocuklar için doğumla vatandaşlık kazanımı veya sonradan kazanım süreçleri ayrıca belirlenen prosedürler çerçevesinde uygulanır; ispat ve kayıt işlemleri buna göre gerçekleştirilir.

Kanun 4857
2003-06-10

İŞ KANUNU

Bu Kanunun uygulanması, işverenler ile çalışanlar arasındaki çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları netleştirmeyi amaçlar ve kapsamı büyük ölçüde geniştir; bazı istisnalar hariç tüm işyerlerini kapsar. - İşveren, işveren vekili ve işçi kavramları netleşir; vekil de işverenin sorumluluklarını taşır. - Alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin sorumlulukları devam eder; muvazaalı bir uygulama tespit edilirse çalışanlar başlangıçtan itibaren asıl işverenin çalışanı sayılır; böylece çalışan hakları korunur. - İşin bölünerek alt işverene verilmesi konusunda sınırlamalar bulunur; ana işin çoğu veya tamamı dışındaki işler için alt işverenlik kurulabilir; bu durumda taraflar birlikte sorumluluk taşıyabilir. - İşyerinin devri durumunda mevcut iş sözleşmeleri devralana geçer; devralan, çalışanın hizmet süresi esas alınan haklarını bu devretme sürecinde korur; devreden ve devralandan önceki borçlar için ortak sorumluluk olabilir; bazı durumlarda ortak sorumluluk sınırlı olabilir. - Geçici iş ilişkileri belirli koşullarda kurulabilir; süre ve yenileme sınırları öngörülür; geçici işçi, geçici iş veren ve özel istihdam bürosu arasındaki yazılı sözleşmeye bağlı olarak çalışır; ücret ödemeleri ve sigorta hakları güvence altındadır; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve tedbirler alınır; geçici işçiler için sosyal hizmetlerden eşit muamele sağlanır. - Eşit davranma ilkesi uygulanır; dil, ırk, cinsiyet, engellilik gibi sebeplerle ayrım yapılamaz; eşit işe eşit ücret ilkesi geçerli olur; cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapılamaz; ihlal halinde haklar ve tazminat doğabilir. - İş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve gerekli tedbirler tüm çalışanlar için sağlanır; özellikle geçici işçiler için yükümlülükler belirlenmiştir. - İş yerinin veya bölümünün devri, hakların korunması ve yükümlülüklerin paylaşılması açısından kurallara tabi tutulur; tescil ve bildirim gibi hususlar uygulanır. - Kanunun uygulanmaması gereken bazı işler ve iş ilişkileri de öngörülmüştür (örneğin bazı tarım, aile ekonomisi kapsamındaki işler ve ev içi hizmetler gibi alanlar). - Muvazaalı işlem nedeniyle çalışan haklarının ihlal edildiği durumlar için gerekli denetim ve itiraz mekanizmaları öngörülür; tespit halinde işçiler başlangıçtan itibaren haklarını talep edebilir. Bu düzenlemeler, çalışanların korunmasını, adil çalışma koşullarını sağlamayı ve işverenler için çalışan hakları ile sorumluluklarının netleşmesini hedefler.