10 / 1.167 sonuç gösteriliyor

Kanun 6749
2016-10-29

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Olağanüstü hal kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplarla ilişkili özel sağlık, özel öğretim, vakıflar ve sendikalar gibi kurumların kapatılması ve varlıklarının uygun bir kamu kurumuna bedelsiz devredilmesi, borçlardan sorumluluk taleplerinin karşılanmaması sonucunu doğurur. Taşınmazlar ve diğer mal varlıkları ilgili kamu otoriteleri tarafından devralınır ve kayıtlar buna göre düzenlenir. - Kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlar ve yöneticiler için kamu görevinden çıkarılma tedbirleri uygulanır ve bu kişilerin kamu hizmetinden men edilmesi sağlanır; bazı haklar ve pozisyonlar yeniden yapılandırılır. - Kapatılan yükseköğretim kurumlarındaki öğrenciler için yerleştirme ve geçiş süreçleri yapılır; öğrenciler mevcut durumlarına göre Devlet veya kamuya ait üniversitelere yönlendirilir ve öğrenim sürecinin devamı kapsamında ödemelerin nasıl sürdürüleceği belirlenir. - Yargı ve ilgili meslek grupları için milli güvenliğe tehdit oluşturan yapı, oluşum veya gruplara üyelik veya iltisak bulunanlar hakkında meslekten çıkarılma kararları uygulanır; bu kararlar yayımlanır ve gerektiğinde itiraz süreçleri işletilir. - Kamu görevlileri için geniş kapsamlı çıkarılma yetkileri kullanılır; her kurum kendi yapısına uygun usullerle çalışır ve görevden çıkarılanlar bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmez. - Tutuklu ve savunma süreçlerinde güvenlik ve kamu yararı gerekçesiyle denetim, kayıt altına alma ve sınırlamalar uygulanabilir; avukat görüşmeleri denetim ve kayıtlara konu olabilir. - Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde belirlenen güvenlik tedbirleri uygulanır; yakalama, gözaltı ve ifadelerin alınması süreçleri bu tedbirlere uygun olarak yürütülür. - Mağdur ve hak sahiplerine yönelik maddi ve sosyal haklar ile emeklilik ve tazminat konularında ilgili uygulamalar devreye girer; bu haklar belirli şartlar dahilinde sağlanır ve nakdi tazminatlar söz konusu olabilir.

Kanun 3628
1990-05-04

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU

Kamu görevlileri ve bu kapsama giren diğer görevli konumlarda bulunanlar kendilerine, eşlerine ve bakımları altındaki çocuklarına ait mal varlıklarını beyan etmek zorundadır; beyan konusu taşınmazlar ile para, hisse senetleri, tahviller, altın ve mücevherler, diğer taşınır mallar, haklar, alacaklar ve gelirler ile bunların kaynakları ve borçlar olarak belirlenmiştir. Beyan konusu olanlar ve kapsam aileye ve kişisel mal varlığına yayılarak belirlenir; beyanlar mal varlığıyla ilgili bütün bu unsurları kapsar. Beyanların zamanı, atama ve göreve başlama, görevi sürdürme süreci içinde önemli değişiklikler olduğunda, yönetim kurulu üyelikleri veya benzeri görevler başlangıçlarında; görev sona erince ve beyan yenilendiğinde gerçekleşir. Bildirimlerin verileceği merciler yetkili merciler olarak belirlenir; bildirimler bu mercilere iletilir ve gerektiğinde ilgili kurumlar tarafından işleme alınır. Beyanlar gizli tutulur; özel dosyada saklanır ve içerikleri kamuya açıklanmaz; inceleme amacıyla gerektiğinde kontrole tabi tutulabilir; doğruluk kontrolü için ilgili kurumlar talepte bulunabilir. Yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kişilerden alınan, değeri belirli bir sınırı aşan hediye veya bağışlar beyan edilip teslim edilmelidir; bazı istisnalar bulunabilir. Haksız mal edinme, elde edilen mal veya varlıkların kaynağı ve yaşam standardı ile uyumsuz harcamalar bu kapsamda haksız mal edinme olarak değerlendirilir. Soruşturma ve ihbar süreçleri doğrudan savcılığa yapılır; muhbirlerin kimliği korunur; delil elde edildiğinde ilgili kişiler veya yakınları da mal beyanında bulunmakla yükümlü hâle gelebilir; inceleme ve soruşturma süreçleri ilgili makamlarca yürütülür. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak durumunda cezai yaptırımlar uygulanır; hapis cezaları, para cezaları ve zoralım ya da bedelin devlete ödenmesi gibi sonuçlar doğabilir; ayrıca kamu hizmetlerinden yasaklanma gibi sonuçlar doğabilir. Bu konuların uygulanmasıyla ilgili ayrıntılar için yönetmelikler çıkarılır ve bunlar uygulanır.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

CB Yönetmeliği 200712454
2007-08-04

AKLAMA SUÇU İNCELEMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik aklama suçu ile mücadelede inceleme ve denetim elemanı süreçlerini belirler; incelemenin nasıl başlatılacağı, kimin görevlendirileceği ve hangi sürelerle tamamlanacağına dair esaslar getirir. İnceleme süreçleri ilgili birimler ve yükümlü makamlar tarafından yürütülür; aklama suçunun işlendiğine dair güçlü emareler bulunduğunda inceleme sonuçlandırılır ve raporlar hazırlanır. Cumhuriyet savcısının talebi veya savcılığın koordinasyonu halinde incelemenin savcılık denetiminde veya savcının yönlendirmesiyle yürütülmesi mümkün kılınır. İranıza ilişkin uluslararası bilgi taleplerine uygun hareket edilmesi için usuller belirlenir ve bilgi talepleri bu usullere göre yerine getirilir. Denetim elemanlarının yetkileri ve görevleri tanımlanır; inceleme süresince gerekli görülen hallerde malvarlığına el koyma gibi koruma tedbirleri için savcılığa öneride bulunma imkanı öngörülür. Kamu kurumları ve kolluk birimleri dahil olmak üzere ilgili tarafların inceleme sürecine kolaylık göstermekle yükümlü olduğu belirtilir. Raporlar düzenlenir; inceleme sonuçları başkana sunulur ve gerekiyorsa raporlar üzerinde düzeltme veya nihai karar süreçleri işletilir. El koyma talepleri ve diğer koruma tedbirlerinin izlenmesiyle dava takibi için gerekli işlemler ilgili mevzuata göre yürütülür. Çoklu denetim elemanlarıyla çalışmanın koordinasyonu ve bilgi akışının sağlanması için ekip yapıları ve koordinasyon mekanizmaları belirlenir. İnceleme sırasında gerekli görüldüğünde savcılık veya ilgili birimlerin talebiyle güvenlik ve operasyonel kolaylıklar sağlanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

Kanun 4483
1999-12-04

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

Pratik etki özeti: - Bu kanun, görevleri nedeniyle işlenen suçlar için soruşturma izni almayı zorunlu kılar ve izni kimin vereceği, kişinin görev yaptığı kurum ve makam seviyesine göre belirlenir. - Şikayet ve ihbarlar, somut bilgiler ve belgelerle yetkili mercilere iletilir; ihbarcı veya şikayetçinin kimliği gizli tutulabilir. - İhbar ya da şikayet alındığında ön inceleme başlatılır; ön incelemede olayla ilgili deliller toplanır, memurun ifadesi alınabilir ve görüşler içeren bir rapor düzenlenir. - Ön incelemeyi yapacaklar, yetkili merciin kendi birimlerinden veya ilgili kurumlardan seçilir ve inceleme sonucunda karar verilir. - Soruşturma izninin kapsamı, ihbar ve iddia konusu olayları kapsar; ileride ortaya çıkabilecek konular için yeniden izne ihtiyaç duyulabilir. - Kararlar gerekçeli olur ve itiraz yoluyla üst mercilere veya ilgili adli makamlara başvurulabilir; itirazlar en kısa sürede karara bağlanır ve kararlar kesinleşir. - İştirak halinde işlenen suçlarda, eylemi birlikte işleyenler aynı mahkemede yargılanır. - İzinin verilmesi veya reddi sonucunda dosya ilgili savcılığa iletilir; savcılık hazırlık soruşturmasını yürütür. - Hazırlık soruşturması, genel hükümlere göre yürütülür; bazı yüksek makamlar için özel yetkili merciler devreye girer ve gerektiğinde mahkeme kararları alınır. - Yargılamanın hangi mahkemede yapılacağı, genelde genel hükümlere göre belirlenir; bazı yüksek makamlar için özel mahkemeler söz konusudur. - Bu süreçte, işlemleri yürütenler için idare aleyhine tazminat davası açma ve idareye karşı rücu hakları doğabilir, ancak suç teşkil eden eylemlerle ilgili kararlar bu durumları etkiler. - Geçici hükümler ve yürürlükle ilgili düzenlemeler, mevcut davaların yeni usullerle yürütülmesini ve uygulanmasını sağlar.

Kanun 5402
2005-07-20

DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU

Bu yasa, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerini koordine eden yapıların kurulmasını ve bu yapıların görev ve çalışma esaslarını düzenler. Uygulama, insan onuruna saygı, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine dayanır; bilgi güvenliği korunur ve tarafsızlık gözetilir. Denetimli serbestlik kapsamındaki kişiler, belirlenen programlara uymak ve denetim görevlilerinin uyarı ve önerilerine riayet etmek zorundadır; bu yükümlülüklerin ihlali tedbir ihlali sayılır. Kurumlar, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinin uygulanmasını düzenler ve koordinasyonu sağlar; planlar ve çalışma raporları hazırlanır, gerektiğinde hizmet alanında bürolar açılır veya kapatılır. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde sosyal inceleme raporu düzenlenebilir ve gerekirse psiko-sosyal destek sağlanabilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar için tedaviye tabi olmak ve belirlenen programlara katılmak yükümlülüğü getirilebilir; yükümlülükler ve denetim tedbirleri, ihtiyaca göre değiştirilebilir ve sağlık kurumları ile rehabilitasyon merkezleri devreye girebilir. Tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için uygun merkezler açılabilir; sağlık kurumları ve diğer kamu kurumları bu hizmetleri destekler. Denetimli serbestlik süreci boyunca gerekli hallerde testler yapılabilir; aile bilgilendirilebilir veya bilgi istenebilir; başvuru ve itiraz süreçleri değerlendirilebilir.

Kanun 5320
2005-03-31

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mevcut soruşturma ve kovuşturma süreçleri yeni hükümler temel alınarak yürütülür; kesinleşmiş kararlar korunur. Gıyabi tutuklama kararları, yeni hükümlerin uygulanmasıyla yakalama emrine dönüşür ve yabancı ülkelerdeki kaçaklar için özel bir düzenleme söz konusu olur. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümler, uygulamada belirli dönemler için geçerli olur; önceki dönemdeki işlemler için eski mevzuat uygulanmaya devam eder. İtiraz ve temyiz süreçlerine ilişkin süreler ve usuller netleşir; acele itirazlar için uygulanacak hükümler geçerli olur. Şahsî dava kavramı kamu davasına dönüşür; mevcut şahsî dava dosyaları kamu davası olarak sürdürülür ve davacı olanlar katılan statüsüne geçer; uzlaştırma hükümleri uygulanır. Müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin esaslar belirlenir ve bu ödemelerin yargılama gideri sayılacağı öngörülür; uygulanacak tarifeler yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik çıkarılması, zamanaşımı, kolluk bildirimi, sahte para bilgileriyle ilgili uygulamalar ve eski hükümlerle uyum sağlama konuları düzenlenir; geçiş sürecinde eski hükümlere uygun çözümler geliştirilir. Ek ve geçici hükümler sulh Ceza mahkemelerinin yapısı ve yetkileriyle ilgili geçişleri düzenler; denetimli serbestlik ve tedavi uygulamalarıyla uyum sağlanır.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.