10 / 5.141 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

CB Kararı 452
2018-12-11

İRAN İSLAM CUMHURİYETİ MENŞELİ DÜZ CAM İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ UYGULANMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 452)

İran menşeli belirli cam türlerinin ithalatında ek mali yükümlülük uygulanır. Ek yükümlülük, ithalatta alınan gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden bağımsız olarak tahsil edilir ve genel bütçeye gelir olarak kaydedilir. Tahsilat, mevcut mevzuata göre yürütülür. Ek yükümlülüğünün kapsamına giren ürünler cam türlerinin belirli tanımlarıyla sınırlıdır. Tescil, tahakkuk, tahsilat, iade, takip ve teminat işlemleri mevcut gümrük mevzuatına uygun olarak yürütülür. Bu ek yükümlülüğü yerine getirmeyen ithalat işlemleriyle ilgili olarak yasal yaptırımlar uygulanır.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 5147
2004-04-30

ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, orijinal entegre devre topoğrafyalarının korunmasını sağlayarak bu alanda rekabetin korunmasına ve sanayinin gelişimine katkıda bulunur. Koruma yalnızca topoğrafyanın kendisine uygulanır; içeriğe, işlem süreçlerine veya topoğrafyanın dayandığı tekniklere olan etkisi kapsama dahil değildir. Korumadan yararlanma, topoğrafyanın ilk ticari sürümü yapılmış olması veya tescil başvurusunun yapılması halinde başlar ve belirli bir süre boyunca sürer; kullanım yoksa veya başvuru süreci tamamlanmamışsa koruma talebi reddedilebilir. Korumanın süresi dolduğunda topoğrafya kamu malı olur ve ilan edilir. Koruma, tasarımcının fikri emeğiyle oluşan ve bütün halinde özgünlük gösteren topoğrafyalar için geçerlidir; bilinen elemanların düzenlenmesinden oluşanlar da kapsama alınabilir. Hak sahibi, topoğrafyayı tasarlayan kişi veya onların mirasçılarına aittir; hizmet sözleşmesi kapsamında tasarlananlar ise hakları işverene aittir. Üniversite mensuplarının tasarladığı topoğrafyaların hakları öğretim elemanlarına aittir; kurum bu konumda pay talep ederse talep edilecek tutarı belirli koşullarda alabilir. Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleriyle tasarlanan topoğrafyalar için hak, aksine bir anlaşma olmadıkça işi veren kişiye aittir. Hak sahibi, izni olmadan topoğrafyanın tamamını veya bir kısmını çoğaltma, bir entegre devreye dahil etme veya bununla ilişkili ürünleri ithal etme, satma veya ticarî amaçla dağıtma fiillerine karşı tekelleştirilmiş yetkilerini kullanır. Koruma kapsamı dışında kalan fiiller arasında ticari olmayan kişisel kullanım, analiz ve değerlendirme amacıyla yapılan çoğaltmalar ile bu tür çalışmalar sonucu ortaya çıkan özgün topoğrafyaya uygulanması sayılabilir; bunun dışında kalan durumlarda ilgili fiiller yasağa tabidir. Başka birinin bağımsız olarak aynı topoğrafyayı tasarlaması halinde bazı istisnalar uygulanabilir. Haklar devredilebilir, miras yoluyla intikal eder ve rehin ile haciz gibi işlemler için sicile kayıt ve ilan gerekir. Lisans sözleşmeleri yapılabilir; lisans sicilde kaydedilmediği sürece üçüncü taraflara karşı ileri sürülemez; münhasır lisans halinde lisans veren başka bir tarafla lisans veremez ve kendisi de kullanamaz. Hükümsüzlük talepleriyle hak geçerliliğini yitirebilir; hükümsüzlük kararının etkileri belirli koşullarda geriye dönük olarak uygulanabilir. Hak sona erdiğinde konu kamu malı olur ve ilgili ilan yapılır. Hak sahipleri haklarından vazgeçebilir; vazgeçme yazılı olarak bildirilir ve sicile kaydedildiği anda hüküm doğurur; üçüncü kişilerden izin alınmazsa vazgeçilemez. Yetkili işlemler, başvuru yapanlar ve sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür.

Kanun 6701
2016-04-20

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU KANUNU

Pratik etki özeti: - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu adıyla kurulan bağımsız ve mali-iddari özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip kurum, insan haklarını korumak, geliştirmek ve ayrımcılığın önlenmesini sağlamak için faaliyette bulunacak ve ihlalleri giderme sürecini yönetecek. - Temel haklar ve hizmetlere erişimde ayrımcılığın önlenmesini hedefleyen bir çerçeve kuracak; kamu ve özel sektörde sunulan hizmetlere erişimde eşitlik sağlanması için uygulanabilir tedbirler geliştirecek. - Eğitim, adalet, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, konaklama, kültür ve spor gibi alanlarda hizmet alan herkesin ayrımcılığa karşı korunacağını güvenceyecek. - Engellilerin haklarını tam ve eşit kullanabilmesini sağlamak için makul düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtecek ve gerekli erişilebilirlik önlemlerinin uygulanmasını teşvik edecek. - İstihdam ve serbest meslek alanında işe alma, kariyer gelişimi, eğitim ve çalışma şartları konularında ayrımcılık yasağını kapsayacak; gebelik ve çocuk bakımı gibi nedenlerle ayrımcılığa karşı koruma getirecek. - Ayrımcılığın çeşitli türlerini tanımlayacak: doğrudan ve dolaylı ayrımcılık, ayrı tutma, ayrımcılık talimatı, çoklu ayrımcılık, işyerinde yıldırma, taciz gibi uygulamaların önüne geçecek. - İstisnaların varlığını tanıyarak gerekli görülen durumlarda amaca uygun ve orantılı farklı muamelenin mümkün olabileceğini belirtecek; bazı özel durumlarda dinî hizmetler gibi istisnaların uygulanabileceğini açıklayacak. - Kurum, ihlalleri resen veya başvuru üzerine inceleyecek, kararlar verecek ve mağdurlara gerekli çözümler konusunda yol gösterecek; uygun gördüğünde adli ve idari süreçleri yönlendirecek. - İnsan hakları ihlallerini ve ayrımcılık vakalarını kamuoyuna bildirecek ve farkındalık amacıyla bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapacak; üniversiteler, sivil toplum ve meslek kuruluşlarıyla işbirliği halinde çalışmalar yürütecek. - Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin uygulanmasını izleyecek ve bu alandaki inceleme/denetim mekanizmalarına katkıda bulunacak; gerektiğinde uluslararası toplantılarda temsilci gönderecek. - Özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin ve koruma altına alınan kişilerin bulunduğu yerleri düzenli ziyaretler yoluyla denetleyecek ve raporlayacak; bu süreçte gerekli kolaylığı sağlayacak. - Sivil toplum örgütleri ve kamu kurumlarıyla işbirliği içinde rehberlik sunacak, başvuruların takip edilmesini sağlayacak ve mağdurların başvuru süreçlerinde yanıt ve yol gösterme sunacak. - Kamuya açık hizmetlerin ve mal- hizmetlerin sunumunda ayrımcılık yapılmaması için planlama, sunum ve denetim süreçlerinde kapsayıcılık ve adreslenebilirlik ilkelerini esas alacak. - Üye olanlar ve görevleri süresince bağımsız hareket etmeye, tarafsız kararlar vermeye ve görevlerini etkileyebilecek ilişki ve çıkar çatışmalarını önlemeye odaklanacak.

CB Kararı 5986
2022-08-25

E-İHRACAT DESTEKLERİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5986)

Bu karar, e-ihracat faaliyetlerini desteklemek için kamu kaynaklarını kullanarak Türk ürünlerinin yurtdışında online olarak sergilenmesini, pazarlara giriş süreçlerini kolaylaştırmayı, yurt dışı siparişlerin hızlı karşılanmasını ve teslimat süreçlerini iyileştirmeyi amaçlar. Bu çerçevede yararlanıcılar olarak e-ihracata yönelik konsorsiyumlar, B2B platformları, perakende e-ticaret siteleri, pazaryerleri ve ilgili sektör kurumları öne çıkar; ayrıca yurtdışı pazarlarda faaliyet gösteren platformlar ile bu alandaki ortaklıklara vurgu yapılır. Sağlanan destek türleri arasında pazara giriş için raporlar, dijital pazaryeri tanıtımı ve dijital pazarlama giderleri, e-ihracat tanıtım projeleri ve diğer pazarlama faaliyetleri, sipariş karşılama hizmetleri, yurt dışı depolarının kira giderleri, yurtdışı pazaryeri entegrasyonu, çevrimiçi mağaza açılması ve hedef ülkeler için hizmet giderleri ile pazaryeri komisyon giderleri yer alır. Destekler belirli süreler ve ülke bazında sağlanır; ödemelerin yapılması, hangi giderlerin destekleneceği ve hangi koşullarda yararlanılacağı genelgelerle belirlenir. Uygulamada, yanlış bilgi veya belgenin ibrazı halinde desteklerin geri alınması veya yararlanıcının destek başvurularının reddedilmesi gibi yaptırımlar uygulanır. Programın amacı doğrultusunda Türkiye’deki ihracatçılar için dijital platformlar üzerinden ürün envanterinin toplanması, alıcılarla buluşmaların kolaylaştırılması ve alışveriş süreçlerinin dijitalleştirilmesi hedeflenir; aynı zamanda Türkiye E-ihracat Platformunun kurulumu ve işletilmesiyle ihracat süreçlerinin koordinasyonu güçlendirilir. Üst limitler ve destek oranlarına ilişkin uygulama ve güncellemeler her yıl gözden geçirilip duyurulur; uygulama esasları genelgelerle belirlenir. İzinsiz veya yanıltıcı bilgiler verildiğinin tespiti halinde destekler arasında kesinti, iade veya benzeri yaptırımlar uygulanır ve bu durumda yararlanıcılar belirli süre için destek başvurusu yapamaz hale gelebilir. Karar kapsamında yer alan projeler ve işbirliği kuruluşları için performans ve uygunluk izlenir; uygunluk sağlanmayan işlemler veya uygun olmayan faaliyetler destek kapsamı dışında bırakılır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

Kanun 5726
2007-01-05

TANIK KORUMA KANUNU

Bu yasa, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile bu tanıkların yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi tehlike altında olduğunda uygulanacak koruma tedbirlerini düzenler ve uygulanmasını sağlar. Koruma kapsamına giren kişiler, tanık olarak dinlenenler ile onların nişanlısı veya evlilik bağı kalmasa dahi eşi, yakın kan bağı veya kayın hısımlıkları bulunanlar ve evlatlık bağı bulunanlar gibi yakın ilişki içinde olanları içerir. Tedbirler arasında kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması, duruşmada dinlenme şeklinin değiştirilmesi veya ses/ görüntüsüyle özel ortamda dinlenilmesi, tutuklu veya hükümlü olanlar için uygun ceza infaz kurumlarında yerleştirilmesi, fizikî koruma sağlanması, kimlik ve ilgili belgelerin değiştirilmesi, maddi yardım sağlanması, iş yerinin veya öğrenim gördüğü kurumun değiştirilmesi, yurt içinde başka bir yere yerleşilmesi ve gerektiğinde uluslararası alanda yerleşim sağlanması ile görünümlerin değiştirilmesi gibi tedbirler uygulanabilir. Bu tedbirler birbirleriyle birlikte veya tek başına uygulanabilir; aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabiliyorsa o yönde hareket edilir. Tedbir kararları soruşturma aşamasında savcı tarafından, kovuşturma aşamasında ise ya savcının veya tanığın talebiyle ya da resen verilir; acil durumlarda geçici kararlar da alınabilir; kovuşturma sonrasında bazı tedbirler kurul tarafından tanığın talebiyle verilebilir. Tedbir kararlarında korunan kişinin açık kimlik ve adres bilgileri, tanıkla ilgili bilgiler, tedbirin şekli ve süresi gibi hususlar belirtilir; kararlar ve ilgili belgeler gizli tutulur ve uygulanması için gerekli kayıtlar güvenli biçimde saklanır. Koruma birimleri kurulur ve gerektiğinde diğer kamu kurumlarıyla işbirliği sağlanır; kararlar ve protokoller belirli kurallara göre saklanır ve yazışmalar buna göre yapılır. Koruma Kurulu, kararları verir ve tedbirlerin uygulanmasını denetler; tarafların rızası alınarak mutabakat metni hazırlanır ve uygulanır. Koruma tedbirlerinin giderleri ilgili bütçeye uygun olarak karşılanır; koruma tedbirleri süresince ve sona erdikten sonra da gizlilik kuralları devam eder.

CB Kararı 6729
2023-01-26

İTHALATTA KORUNMA ÖNLEMLERİ HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 6729)

İthalatta koruma önlemlerinin değerlendirilmesi amacıyla bir kurul oluşturulmuştur. Bu kurul, ithalatla ilgili koruma önlemlerinin uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerinde karar almakla görevlidir; gerektiğinde toplantılar yapılabilir. Kurul başkanlığı, mevcut bir yönetsel kademeden biri veya görevlendirilecek bir yönetici yardımcısından yürütülür. Metindeki bazı ifadeler netleştirilmiş; uygulama yetkisinin hangi kurum tarafından yürütüleceği konusundaki dil açıklığa kavuşturulmuştur. Karar hükümlerinin uygulanması sorumluluğu belirlenecek kuruma verilmiştir.