10 / 766 sonuç gösteriliyor

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

CB Yönetmeliği 5738
2022-06-16

KORUNMASI GEREKLİ KÜLTÜR VARLIKLARININ ONARIMLARI VE RESTORASYONLARI İLE ÇEVRE DÜZENLEMESİNE İLİŞKİN MAL VE HİZMET ALIMLARINA DAİR USUL VE ESASLAR

Bu düzenlemeler, korunması gereken kültür varlıklarının rölöve, restitüsyon, restorasyon, sokak sağlıklaştırma, çevre düzenleme ve teşhir tanzim projeleri ile bunların uygulamalarına ilişkin mal ve hizmet alımlarının ihale süreçlerini ve uygulanmasını netleştirir. Yüklenici seçiminde gerekli olan ekonomik ve mali güç ile mesleki ve teknik yeterlilik şartlarını belirler; geçmiş tecrübeye dayalı uygunluk gösterimi ve rekabeti koruyan esaslar sağlar. Yurt içi ve yurt dışı projelerde proje hazırlama ve uygulama süreçlerinin nasıl yürütüleceği konusunda ortak çerçeve sunar; yurt dışı projelerinin onay ve denetim mekanizmalarının uygulanabilirliğini öngörür. Şartnamelerde yer alacak teknik ve idari kriterleri standartlaştırır; rekabeti bozmayacak; bütün isteklilere eşit fırsat sağlayacak şekilde kriterlerin belirlenmesini sağlar; belirli marka veya modele ilişkin zorunlulukları sınırlama veya dengi ifadelerin kullanımını mümkün kılar. İhaleye katılım yasağı ve kısıtlamalarını netleştirir; belirli kişiler, kurumlar ve ilişkiler açısından katılımın engellenmesini hedefler; danışmanlık ile yüklenicilik arasındaki ilişkilerde uyum kumaşı oluşturur. Bütçe planlaması ve ödeneklerin projeye uygun olarak dağıtılması gerekliliğini ortaya koyar; avans, teminat ve ödeme şartları ile sözleşme yönetiminin uygulanabilirliğini güvence altına alır; mali risklerin kontrolünü kolaylaştırır. Sözleşme kapsamında işin niteliğine uygun çalışmaların yapılması, raporlama ve denetim süreçlerinin yerine getirilmesi yükümlülüklerini belirtir; proje uygulamasının takip ve kontrol mekanizmalarını güçlendirir. Uluslararası projeler ve yurt dışı uygulamalarda uyum ve koordinasyonun sağlanması amacıyla gerekli onay ve süreçlerle güvenli, şeffaf ve tutarlı bir ihale ortamını destekler.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 6360
2012-12-06

ON DÖRT İLDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE YİRMİ YEDİ İLÇE KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, belediyelerin yapısını büyüteç altına alarak daha merkezi bir yönetime doğru evrilmesini sağlar; küçük yerel birimler tüzel kişiliğini kaybeder ve bağlı oldukları ilçelerin mahallesi olarak hizmet üretir. Bu durum, kamu hizmetlerinin kent genelinde tek merkezli bir çatı altında sunulmasını hedefler. İlçe yöneticilikleri yeniden oluşturulur ve sınırlar yeniden belirlenir; bazı yerleşim birimleri farklı ilçelere bağlanır veya yeni ilçeler kurulur; bu, bölgedeki idari organizasyonun yeniden yapılandırılması anlamına gelir. İl özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılır; bu kurumun görev ve yetkileri diğer kamu yapıları ve ilçeler arasında paylaşılır. İmar ve planlama alanında standartlaştırılmış yaklaşım uygulanır; köy ve beldelerde geleneksel, kültürel ve mimari özelliklere uygun tip projeler benimsenir ve uygulanır; bu projeler belediyelerce halka ücretsiz olarak sunulur. Mali yönetimde bazı gelirler ve harcamalar genel bütçeye kaydırılır; bu süreç, bütçe ve harcama şekillerinde merkezi düzene uyumu sağlamak amacı taşır. Doğal kaynaklar ve ruhsatlar gibi konulardaki yetkiler merkezi mekanizmalara bağlı olarak yürütülür; ihale ve ceza gibi uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilir. Geçici ve gönüllü köy korucularının hakları korunur; mevcut görevlerine devam edebilirler ve ihtiyaç duyulduğunda yeni görevlendirmeler yapılabilir. Devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin yönetimi için bir geçiş komisyonu kurulur ve bu komisyon süreçleri düzenler.

Kanun 5225
2004-07-21

KÜLTÜR YATIRIMLARI VE GİRİŞİMLERİNİ TEŞVİK KANUNU

Bu mevzuat, kültür yatırımlarını ve kültür girişimlerini teşvik etmek amacıyla yatırımcı ve girişimcilerin belge alarak belirli avantajlardan yararlanmasını sağlar. Teşvik kapsamında kültür merkezlerinin yapımı, onarımı ve işletilmesi ile bunlara bağlı alanlarda çalışmalar yapılabilir; ayrıca kütüphane, müze, arşiv, galeriler, sahne sanatları ve benzeri faaliyetlerin yapıldığı mekânlar ile kültürel ve sanatsal alanlara yönelik çalışmalar desteklenir. Taşınmaz mal tahsisi ve bedelsiz haklar sağlanabilir; kamu arazilerinin kullanımına ilişkin kolaylıklar ve uygun koşullarla tahsisler yapılır. Vergi ve sosyal güvenlik konularında indirimler ve destekler uygulanabilir; bu kapsama giren işletmeler için vergi stopajı indirimi, sigorta prim ödemelerinde destek ve enerji ile su giderlerinde kolaylıklar söz konusu olabilir. Belgeli yatırım veya girişimlerde yabancı uzman personel ve sanatçı çalıştırılmasına imkan verilir; ilgili izinlerle sınırlı olmak üzere çalışan sayısı ve süreye ilişkin düzenlemeler uygulanabilir. Faaliyetlerin hafta sonu ve resmi tatillerde sürdürülmesi olanaklı kılınabilir; altyapı hizmetlerinin temini için kamu kurumlarının öncelikli çalışması öngörülür. Belgelendirme süreçleri ve denetim mekanizmaları ile hangi faaliyetlerin teşvikten yararlanabileceği belirlenecek ve gerektiğinde denetim sonucunda belgenin iptali veya cezai yaptırımlar uygulanabilir. Projelerin güvenli ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi için uygun gördürülen altyapı ve raporlama yükümlülükleri hayata geçirilir; değişiklikler, devirler ve faaliyetin sona ermesi durumunda teşviklerin uygulanabilirliği kurallara bağlanır.

CB Kararı 180
2018-10-12

BAZI ANLAŞMALARIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 180)

Belçika ile sosyal güvenlik alanında uyum sağlayan anlaşma, tarafların çalışanlarının sosyal güvenlik haklarının uyumlu hale getirilmesini ve çalışma sürelerinin sayılabilirliğini kolaylaştırır. Bu sayede çifte sigorta ve çifte prim yükümlülüklerinin önüne geçilmeye yönelik uygulama desteklenir. İdari mekanizmayı içeren Belçika uygulanmasına ilişkin anlaşma, sosyal güvenlik anlaşmasının uygulanmasına yönelik idari işbirliğini güçlendirir. Bosna-Hersek ile yolcu ve eşyanın karayoluyla uluslararası taşınmasına ilişkin anlaşma, karayolu taşımacılığıyla ilgili kuralların uygulanmasını ve lojistik süreçlerin kolaylaştırılmasını sağlar. Belçika ile ilgili çifte vergilendirmeyi önleme protokolünün güncellemesi, gelir vergisi konularında çifte vergilendirme riskinin azaltılmasına ve yatırım ile ticaret akışının kolaylaştırılmasına katkı sağlar. Kuzey Makedonya ile Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında menşe kavramı ile ilgili değişiklikler ve idari işbirliği yöntemlerinin yerini alacak düzenlemeler, ticaretin netleşmesini ve gümrük süreçlerinin hızlanmasını destekler. Karadağ ile gümrük konularında karşılıklı yardım çerçevesinde işbirliği, gümrük işlemlerinde koordinasyon ve yardım mekanizmalarının güçlendirilmesini sağlar. Güney Kore ile yatırım çerçeve anlaşması, yatırım akışlarının kolaylaştırılması, yatırım güvenliğinin artırılması ve yatırım ilişkilerinin desteklenmesini amaçlar. Arnavutluk ile gümrük işbirliğini kapsayan düzenlemeler, gümrük prosedürlerinin karşılıklı olarak kolaylaştırılmasını ve ticaretin hızlanmasını sağlar. Deniz kuvvetleri ve ilgili savunma mevzuları ile yapılan işbirliği, karşılıklı iletişim, ortak eğitim ve tatbikatlar gibi savunma alanında etkileşimi güçlendirir. Kültürel ifadelerin çeşitliliğinin korunması ve geliştirilmesi sözleşmesi, kültürel çeşitliliğin korunması, paylaşımı ve kültürel değişimin teşvik edilmesini hedefler.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 2634
1982-03-16

TURİZMİ TEŞVİK KANUNU

Bu yasa turizm alanını düzenlemek, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerini belirler, bu alanlarda yatırım ve işletmeleri planlı, kontrollü ve kamu-özel iş birliğiyle yürütmeyi öngörür. İşletmeler için belgelendirme zorunluluğu getirilir; turizm yatırımı belgesi veya turizm işletmesi belgesi alanlar teşviklerden yararlanabilir ve işletme faaliyetine geçebilir; belgenin iptali halinde yeniden belgelendirme gerekebilir. Konaklama ve plaj işletmeleri için belge almak zorunludur; bazı kamu hizmetleri için belge zorunluluğu istisnaları uygulanabilir; belirli plaj işletmeleri için denetim ve belgelendirme süreçleri işletilir. Planlama ve altyapı açısından, koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinde bütüncül planlar yapılır ve uygulanır; bu süreçte ilgili resmi kurumlardan görüş ve bilgi alınır ve gerekli hallerde süreçler ilerletilebilir. Taşınmaz malların turizm amaçlı kullanımı için kamuya ait veya devlete ait alanlar turizm kullanımına tahsis edilebilir; haklar tescil edilerek işletmeye açılır; yatırım veya işletme belgesine sahip hurdaki taraflar için belirli yükümlülükler ve süreçler uygulanır. Doğal ve kültürel değerlerin korunması esas alınır; imar planlarına uygun biçimde yapı ve tesisler kurulup işletilir; çevre kirliliğinin önlenmesi ve doğal değerlerin bozulmaması için gerekli önlemler alınır; kıyı, deniz ve su kaynaklarının kullanımıyla ilgili özel kurallar uygulanır. Deniz, göl ve kıyılar üzerinde zarar verici uygulamalara sınırlama getirilir; belirli durumlarda bedelsiz kullanım veya özel istisnalar olabilir; kıyı kullanımları için ilgili düzenlemeler uygulanır. Altyapı ve planlama işlemlerinde yatırımcılardan sosyal ve teknik altyapı katkıları talep edilebilir; kamu yararı gözetilerek altyapı projeleri gerçekleştirilir. Alt ölçekli planlar ve kapasite belirlenmesiyle ilgili esaslar belirlenir; yatırımların planlı ve kontrollü büyümesi önceliklidir; altyapı ve çevresel etkilerin yönetimi gözetilir. Geçici konaklama tesisleri gibi bazı alternatif yapıların kurulması belirli kriterlere bağlanır; uygunluk durumunda ruhsat işlemleri hızla tamamlanabilir; sözleşme ihlallerinde kira veya tahliye işlemleri uygulanabilir. Belgelendirilmiş yatırım veya işletmelere yönelik güven ve denetim mekanizmaları işletilir; uygun olmayan uygulamalarda ilgili yönetmeliklere göre adım atılır. Genel olarak, bölgelerin özel statüsü çevresel ve kültürel değerlerin korunmasıyla uyumlu bir turizm gelişimini, yatırım çekimini ve sektörde kalite standartlarını hedefler; planlama, belgelendirme, kullanım hakları ve altyapı yükümlülükleri merkezî bir koordinasyon çerçevesinde yürütülür.

Kanun 5147
2004-04-30

ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, orijinal entegre devre topoğrafyalarının korunmasını sağlayarak bu alanda rekabetin korunmasına ve sanayinin gelişimine katkıda bulunur. Koruma yalnızca topoğrafyanın kendisine uygulanır; içeriğe, işlem süreçlerine veya topoğrafyanın dayandığı tekniklere olan etkisi kapsama dahil değildir. Korumadan yararlanma, topoğrafyanın ilk ticari sürümü yapılmış olması veya tescil başvurusunun yapılması halinde başlar ve belirli bir süre boyunca sürer; kullanım yoksa veya başvuru süreci tamamlanmamışsa koruma talebi reddedilebilir. Korumanın süresi dolduğunda topoğrafya kamu malı olur ve ilan edilir. Koruma, tasarımcının fikri emeğiyle oluşan ve bütün halinde özgünlük gösteren topoğrafyalar için geçerlidir; bilinen elemanların düzenlenmesinden oluşanlar da kapsama alınabilir. Hak sahibi, topoğrafyayı tasarlayan kişi veya onların mirasçılarına aittir; hizmet sözleşmesi kapsamında tasarlananlar ise hakları işverene aittir. Üniversite mensuplarının tasarladığı topoğrafyaların hakları öğretim elemanlarına aittir; kurum bu konumda pay talep ederse talep edilecek tutarı belirli koşullarda alabilir. Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleriyle tasarlanan topoğrafyalar için hak, aksine bir anlaşma olmadıkça işi veren kişiye aittir. Hak sahibi, izni olmadan topoğrafyanın tamamını veya bir kısmını çoğaltma, bir entegre devreye dahil etme veya bununla ilişkili ürünleri ithal etme, satma veya ticarî amaçla dağıtma fiillerine karşı tekelleştirilmiş yetkilerini kullanır. Koruma kapsamı dışında kalan fiiller arasında ticari olmayan kişisel kullanım, analiz ve değerlendirme amacıyla yapılan çoğaltmalar ile bu tür çalışmalar sonucu ortaya çıkan özgün topoğrafyaya uygulanması sayılabilir; bunun dışında kalan durumlarda ilgili fiiller yasağa tabidir. Başka birinin bağımsız olarak aynı topoğrafyayı tasarlaması halinde bazı istisnalar uygulanabilir. Haklar devredilebilir, miras yoluyla intikal eder ve rehin ile haciz gibi işlemler için sicile kayıt ve ilan gerekir. Lisans sözleşmeleri yapılabilir; lisans sicilde kaydedilmediği sürece üçüncü taraflara karşı ileri sürülemez; münhasır lisans halinde lisans veren başka bir tarafla lisans veremez ve kendisi de kullanamaz. Hükümsüzlük talepleriyle hak geçerliliğini yitirebilir; hükümsüzlük kararının etkileri belirli koşullarda geriye dönük olarak uygulanabilir. Hak sona erdiğinde konu kamu malı olur ve ilgili ilan yapılır. Hak sahipleri haklarından vazgeçebilir; vazgeçme yazılı olarak bildirilir ve sicile kaydedildiği anda hüküm doğurur; üçüncü kişilerden izin alınmazsa vazgeçilemez. Yetkili işlemler, başvuru yapanlar ve sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür.

CB Kararı 5068
2022-01-06

SU ALTINDA KORUNMASI GEREKLİ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ BULUNDUĞU BÖLGELERDE DALIŞ YASAĞI UYGULANMASINA DAİR 5/4/2016 TARİHLİ VE 2016/8743 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ EGE DENİZİ'NDE YER ALAN DALIŞA YASAK SAHALARA İLİŞKİN KOORDİNAT LİSTESİNDE BULUNAN E17 NUMARALI SAHAYA AİT KOORDİNATLARIN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5068)

Bu karar, su altında korunması gereken kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu bölgelerde dalış yasağı uygulanacak sahaların sınırlarını değiştiren koordinat güncellemesini içermektedir. Bu güncelleme ile Ege Denizi’ndeki dalış yasağına konu olan sahaların sınırları yeniden belirlenmiştir. Bu değişiklik, bu bölgelerde dalış yapanlar için hangi alanların yasağa tabi olduğunu etkiler ve korunan varlıkların korunmasına yönelik uygulanabilirliği değiştirebilir. Bu nedenle dalış ve benzeri faaliyetlerin planlanması yeni sınırlar dikkate alınarak yapılmalıdır.