10 / 811 sonuç gösteriliyor

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

Kanun 2022
1976-07-10

65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa, muhtaç durumda olan 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına aylık bağlama imkanı sağlar ve ayrıca bazı engelli bireyler için de aylık ödemeyi öngörür; bu ödemeler, muhtaçlık devam ettikçe devam eder. Aylıkların miktarı, belirli bir katsayıyla hesaplanan bir tutarda olup, kişinin ve hısımının gelir durumuna göre muhtaçlık şartı sürdürülmelidir; toplam gelir belirli bir seviyenin üzerinde olanlar muhtaç kabul edilmez ve aylık alamaz. 65 yaşına ulaşmadan önce bağlanan aylıklar da bu kapsamda ödenmeye devam eder ve engellilik durumuna göre aylıklar yeniden tespit edilir. Engelliliğin tespiti sağlık kurulu raporuyla yapılır; engelli olanlar ile engelli yakınlarına aylık bağlanabilir ve bazı durumlarda bakımı üstlenenlere, ailenin gelir durumuna göre aylık verilecek şekilde düzenlemeler bulunur. Engelli çocuklar için de özel kapsama dair hükümler uygulanır ve bakımıyla ilgili düzenlemeler yaş gruplarına göre çeşitlilik gösterebilir. Aylıklar peşin olarak ve belirlenen ödeme günlerinde ödenir; durum değişikliği veya ölüm halinda ödemeler kesilir ve haklar bozulursa geri ödeme talep edilebilir. Aylık bağlama ve ödemeyle ilgili gerekli belgeler için uygun usul ve esaslar ortak bir yönetmelikle belirlenir. Yanıltıcı sağlık raporuyla aylık alanlar tespit edilirse ödenen tutarlar geri alınır ve raporları düzenleyenler ile bunlardan yararlananlar hakkında cezai işlemler uygulanabilir. Yersiz ödemelerle ilgili bazı geçici hükümler, önceki ödemelerin terkin edilmesini ve bu kapsamda uygulanacak işlemleri öngörür. Bu kapsamdaki ödemelerin vergiden muaf olduğu hüküm altına alınır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 3160
1985-03-05

EMNİYET TEŞKİLATI UÇUŞ VE DALIŞ HİZMETLERİ TAZMİNAT KANUNU

Bu Kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde uçuş ve dalış yapan personelin tazminatlarına ilişkin temel çerçeveyi kurar ve uygulamayı sadeleştirir. - Uçuş ve dalış yapan pilotlar, pilot adayları, uçuş ekibi ile kurbağa adam ve kurbağa adam adayları için ödenecek tazminatlar, görev türüne ve hizmet süresine göre belirlenen esaslara göre hesaplanır ve aylık olarak ödenir. - Tazminatın miktarı, görev grubu ve hizmet süresi gibi faktörlere bağlı olarak değişir; farklı görev grupları için farklı oranlar uygulanır. - Yıllık olarak ödenmesi gereken asgari uçuş veya dalış görevlerini tamamlama şartı bulunur; bu şartı sağlayamayanlar için ödenen tazminatta kesinti yapılabilir ve bu kesinti takip eden hizmet yılından itibaren giderilir. - Görev esnasında kazalar veya sağlık sebepleri nedeniyle uçuş veya dalışa ara veren personele belirli süreli ödeme yapılır; bu süre zarfında uçuş/dalış görevi aranmamış sayılır ve süre tamamlandığında ödeme yeniden düzenlenir; iki yıldan fazla ara verilirse tazminat ödemesi kesilir. - Şehitlik, engellilik veya yaralanma durumunda hak sahiplerine tazminat ödenir; mirasçı paylaşımları belirli kurallara göre uygulanır. - Sözleşmeli personelin hakları korunur; hizmet süreleri emekliliğe sayılır ve hastalık izni gibi durumlarda geçici ödemeler yapılır. - Eğitim ve öğretmenlik görevlerini yürüten personele yetiştirme ikramiyeleri verilir; ayrıca kurbağa adam kurslarında eğitim veren öğretmenlere ek ödemeler uygulanır. - Itibarî hizmet süreleri ve ilgili hesaplama kurallarıyla, uçuş/dalış hizmetlerine ilişkin sürenin emeklilik ve diğer haklara yansıması sağlanır; gerektiğinde ek süreler veya istisnalar uygulanabilir. - Eğitim giderleri ve yükümlülükler konusunda istifa ya da ayrılma durumlarında mali sorumluluklar düzenlenir; bununla ilgili ödemeler ve iade hükümleri belirlenir. - Kanunun uygulanması ve yürütülmesi konusunda gerekli yetkili kurumlar aracılığıyla hayata geçirilir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

CB Yönetmeliği 923809
1993-01-18

NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu Yönetmelik, güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görev yapanler ile bu görevler nedeniyle ölen, yaralanan veya engelli hale gelenler ile bunların bakıma muhtaç yakınlarına maddi tazminat, aylık bağlanması ve öğrenim/sağlık yardımı sağlanmasına ilişkin esasları belirler. Uygulamada temel amaç, görev sırasında zarar görenlerin ve ailelerinin maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Pratik etkiler - Ölen veya engelli hale gelenlerin yaklaşık olarak kendisi ile yakınları için tazminat ve aylık hakları düzenlenir; bu haklar talep edilerek, öncelik sırasına göre paylaştırılır ve bazı durumlarda mirasçıların hakları devreye girer. - Engellilik durumunda, engellilik derecesine göre belirlenen tutarlarda ödeme yapılır; bu tutarlar, bakım gereksinimi ve yaşam sürdürme etkileri gözetilerek hesaplanır. - Yaralanma halinde yapılan ödeme, yaralanmanın ciddiyetine göre belirli oranlarda gerçekleştirilir; tedavi sürecinde geçici olarak avans ödenmesi ve sonrasında kesin tutarın netleşmesi söz konusudur. - Ölenler ve engelli hale gelenler için bağlanacak aylıklar, ilgili sigorta kurumunun işlemleriyle belirlenir ve bu aylıklar çeşitli durumlarda dul ve yetimlere devredilir; bazı durumlarda artış uygulanabilir. - Öğrenim yardımları ve sağlık yardımları ile ilgili haklar güvence altına alınır: çocukların eğitimleri için uygun imkanlar (kamu kurumlarına ilişkin yatılılık/sınav esasları) ve yükseköğrenim için yurt/kredi destekleri sağlanır; tedavi giderleri kamu kurum ve hastanelerinde karşılanır. - Nakdi tazminatın ödenmesi, ilgili kurumlarca incelenen bir süreçle belirlenir ve onaylanan kararlar doğrultusunda ödemeler gerçekleştirilir. - Kapsama, sadece iç güvenlik göreviyle sınırlı kalmaz; yabancı ülkelerde veya uluslararası sahalardaki görevler nedeniyle meydana gelen kayıplar için de haklar aynen uygulanır. - Tazminat ve yardımların izlenmesi, kayıtların tutulması ve gerektiğinde yeniden değerlendirme süreçleri ile yürütülür; bu çerçevede ilgili kurumlar arasındaki koordinasyon sağlanır.

Kanun 492
1964-07-17

HARÇLAR KANUNU

Bu düzenleme, yargı ve noter işlemleri başta olmak üzere çeşitli işlemler için ödenecek harçları belirler ve bu harçların nasıl hesaplanacağını, kimlerin ödemekle yükümlü olduğunu ve hangi durumlarda muafiyet, iade veya ödeme zamanlarını düzenler. - Harçlar, işlemin türüne ve değerine göre nispi veya maktu olarak alınır; bazı işlemler için değer gösterilmesi gerekir; değer beyanı eksikse gerekli tespit yapılır. - Yargı işlemlerinde harçlar, davayı açan veya işlemi yaptıran kişinin ödemesi gerekir; vasinin hesaplarına ilişkin işlemlerde harçlar vasiden alınır; bazı resen yapılan işlemlerde harçlar ilgili taraftan talep edilir. - Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi ve Danıştay/yerel idareler gibi kurumların işlemleri için harç uygulanır; bazı işlemler bu kapsam dışında değildir. - Hakem kararlarının infazı ve ihtilaf konularında verilen kararlar için harçlar ödenir; bozulan hükümlere ait harçlar da yeni hükme dahil olur. - Karşılık davalar, müdahaleler ve davaya müdahale edenler için harçlar geçerli olur; bazı durumlarda harçlar talep eden taraftan alınır. - Yeniden harç alınması, muamelelerin yeniden yapılması gereken durumlarda uygulanır; haklı çıkılan durumlarda harçlar geri veya mahsup edilebilir. - Harçtan muaf olan işlemler ve kişiler bulunmaktadır; işçi alacaklarının takibi gibi bazı durumlarda harç alınmaz; kamu makamlarının belirli işlemleri ve bazı vakıflar için muafiyetler söz konusudur. - İcra ve icra takiplerinde harçlar, takiple ilgili işlemler için hesaplanır; takip sonrası faizler harç hesaplamasında dikkate alınmaz; feragat, kabul veya sulh halinde harçlar belirli oranda azaltılabilir. - Merkezî Takip Sistemi kapsamında başlatılan takiplerde harçlar peşin alınır ve bazı durumlarda iadesi söz konusu değildir; takip sonuçlandırılamazsa harç iade edilmez; kesinleşen takipte ise ilgili tutar hesaplamaya dahil edilir. - Ödeme usulü ve zamanına ilişkin esaslar: harçlar ilgili mahkeme veya daire tarafından alınır; işlemin yapılmasından önce veya belirlenen aşamalarda ödenir; süresi içinde ödenmeyen harçlar için takip süreçleri durabilir veya başka yollarla tahsil edilebilir. - Noter işlemlerinde harçlar, düzenlenen işlemin değerine veya türüne göre hesaplanır; çok nüshalı belgeler için sadece bir nüsha harç alınır; bazı özel bağışlar veya vakıflar için harç muafiyetleri uygulanabilir. - Kamu hukuku ile ilgili bazı talepler için istenen suretlerden harç alınmaz; yetkili makamların talep ettiği suretler bu kapsamda değildir. - İşlemi yapan kişiler, noter harçlarını ödemekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyonlar veya ek olarak ödenmesi gereken tutarlar belirlenir. - Taşınır ve taşınmaz değerlerine ilişkin işlemlerde harç hesapları, işlem kapsamındaki değer üzerinden yapılır; kiralar veya mukavele süresi gibi unsurlar harç hesaplamasında dikkate alınır. - Harç ödemeleriyle ilgili eksik veya yanlış beyanlar, işlemlerin ilerleyişini etkileyebilir ve gerektiğinde düzeltici adımlar uygulanır.

Kanun 7036
2017-10-25

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

Bu metnin iş mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulüne ilişkin temel sonuçları, taraflar için pratik etki olarak şu şekilde özetlenebilir. - İş mahkemeleri, tek hâkimli şekilde kurulup iş ilişkilerine ve buna bağlı uyuşmazlıklara bakar; ihtisaslaşma amacıyla bazı yerlerde bölümler veya daireler oluşturulabilir ve dava, bu kapsamda belirlenen yerlerde görülür. - Arabuluculuk zorunluluğu uygulanır; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi gibi konularda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir; taraflar arabuluculuk sürecinde iletişim bilgilerini paylaşır ve arabuluculuk sonucunda varılan anlaşma veya varılamaması davayı doğrudan etkiler. - Arabuluculuk süreci belirli bir sürede sonuçlandırılmaya çalışılır; taraflar görüşmelere katılmazsa veya iletişim sağlanamazsa arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bazı durumlarda yargılama giderlerinin paylaşımı konusunda yaptırımlar uygulanır; ayrıca arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. - Arabuluculuk şartının istisnaları bulunmaktadır; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri gibi bazı konular için bu şart uygulanmaz. - Arabuluculuk bürosunun görevi, uygun mediatori belirlemek, tarafların iletişimlerini organize etmek ve yetkili büroyu kurumsal olarak belirlemektir; yetki konusunda tarafların itirazları olduğunda yetkili büro ve mahkeme karar verir. - Arabuluculuk sonucunda taraflar eşit olarak ücret ve giderleri paylaşabilir; anlaşma halinde taraflar belirlenen şekilde ödemeyi yapar; anlaşma olmaması durumunda giderler belirli kurallara göre karşı tarafa yüklendirilebilir. - Bazı kararlar temyiz yoluna kapalıdır; bu, fesih bildirimine itiraz, disiplin cezalarının iptali gibi belirli tür kararlar için geçerlidir; bu, bu tür kararların istinaf veya temyiz yoluyla denetlenemeyeceği anlamına gelir. - Sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklarda, Sosyal Güvenlik Kurumu veya ilgili kurumlar davaya taraf olarak müdahil veya ihbar edilmiş olarak katılabilir; bu durum süreçte kurumun görüş ve işlemlerinin dikkate alınmasını sağlar. - Yürürlük, geçiş ve uygulama açısından yeni kurallar mevcut davalara uygulanır; eski davaların akışı devam eder ve bazı hükümler yeni davalarda uygulanır. - Genel olarak, dava süreçleri basit yargılama usulüne uygun olarak yürütülür; tarafların ispat yükü ve delillerinin değerlendirilmesi, dava birikiminin her talep açısından ayrı ele alınması gibi hususlar uygulanır.

Kanun 5502
2006-05-20

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

- Birçok madde yürürlükten kaldırılarak kurumun iç yapısı ve görevleri sadeleştirilmiştir; bu, karar alma süreçlerinde esneklik ve basitleştirme doğurabilir. - Taşınmazlar ve mal varlığına ilişkin hükümler, devlet malı statüsünü ve kuruma ilişkin sınırlamaları belirginleştirir; kurumun malvarlığı haczedilemez ve teminat yatırma zorunluluğundan muaf tutulabilir; taşınır ve taşınmaz işlemlerinde yetkiler belirli kurumlarca yönlendirilir. - Dava ve icra süreçlerinde teminat yatırma yükümlülüğü olmadığından, kurumun yargı süreçlerindeki finansal riskleri sınırlı kalır. - Veri güvenliği ve paylaşımı konusunda net çerçeve getirilmiştir; kişisel ve sağlık verilerinin korunması ve paylaşımına ilişkin kurallar uygulanır; paylaşımlar anonimliğin korunması ve belirli kamu veya araştırma amaçları için açık bir usul ile yapılabilir; paylaşılan verinin güvenliğini paylaşım yapanlar üstlenir. - Sağlık ve diğer özel verilerin paylaşımı için noter onaylı muvafakat veya e-Devlet üzerinden kimlik teyidi gibi şartlar öngörülür; kamu idareleri, Merkez Bankası ve üniversiteler gibi kurumlarla belirli hallerde ücretsiz paylaşım yapılabilir. - Sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek personel sınırlı sayıda ve belirli alanlarda (örneğin teknik ve bilgisayar hizmetleri) istihdam edilebilir; ücretlendirme ve sözleşme esasları, üst yönetim ve maliye ile ortak belirlenir; çalışanlar için özel haklar ve ek ödemeler öngörülebilir. - Yönetim kurulu üyeleri ve kurum personeli kamu görevlisi sayılır ve ilgili mevzuat hükümlerine tabidir; görevden uzaklaştırma gibi tedbirler uygulanabilir durumlar öngörülebilir. - Kurumun faaliyet alanında belirli danışma ve yardımcı birimlerinin yapısında değişiklikler veya kaldırmalar gerçekleşmiş olabilir; bu durum operasyonel odakların ve hizmet sunumunun yeniden yapılandırılmasına yol açabilir.